Bul
App Store Google Play

Diyetkolik'i telefonunda kullan

sitede bul
facebooktwitterlinkedinwhatsappmail
Diyetkolik Diyetisyenim 11.01.2019 2 dakikada okunur
yorumlar
3
kaydet

Alkali diyet nedir?

Vücudun pH derecesini dengede tutmayı amaçlayan alkali beslenmeye yakından bakalım.

Vücudunun pH derecesini dengede tutmayı amaçlayan bir beslenme çeşidi olan alkali beslenme konusunda birçok şey yazılıp çizildi. Peki alkali diyet nasıl uygulanır ve yararları nelerdir?

Besinler vücutta sindirime uğradıktan sonra bulundukları yeri alkali ya da asidik hale getiriyor. Alkali diyet besinlerin sindirildikten sonra bulundukları yerdeki hücreleri alkaliye çevirdiği, yani vücudun pH dengesini alkali hale getirmenin amaçlandığı bir beslenme biçimi olarak özetlenebilir.

Vücudun pH derecesini kandaki asidik ve bazik özellikleri gösteren ölçü birimi olarak tanımlamak mümkün. pH dereceleri 0-14 aralığında yer alıyor. 0 aşırı asit, 14 aşırı bazikken 7 ise nötr kabul ediliyor. Sayısal değer arttıkça baziklik, yani alkalilik artıyor. Alkali beslenmede enerjinin %80’inin alkali besinlerden, %20’sininse asidik besinlerden alınması gerekiyor.

Alkali diyetin kuralları neler?

Alkali beslenme biçiminin genel kuralları şu şekilde sıralanabilir:

-Asidik yiyeceklerden uzak durmak

-Kahve, çay ve asitli içeceklerden kaçınmak

-Sebze ve meyve tüketimini artırmak.

Şunu önemle belirtmekte yarar var: Yüksek seviyede asidik besinler vücudumuza uzun dönemde bazı zararlar verebiliyor. Bu etkiler depresif ya da üşengeç ruh hali, kolay sinirlenme gibi psikolojik olabildiği gibi mide ağrısı, midede yanma ve kolay kilo alma gibi fiziksel de olabiliyor.

Alkali ve asidik besinleri yüksek, orta ve düşük seviyeli olarak 3 grup altında inceleyebiliriz.

Alkali besinler

Yüksek seviyede alkali besinler: avokado, brokoli, salatalık, lahana, sarımsak, karalahana, maydanoz, ıspanak, domates, kereviz sapı.

Orta seviyede alkali besinler: roka, pancar, fesleğen, kabak, havuç, pazı, zencefil, taze fasulye, marul, pırasa, bamya, turp, kırmızılahana, kırmızı soğan, kuru fasulye, kinoa, chia tohumu, taze hindistancevizi suyu

Düşük seviyede alkali besinler: badem, badem sütü, enginar, kuşkonmaz, brüksel lahanası, karnabahar, taze patates, bezelye, balkabağı, soğan, su teresi, hindistancevizi, greyfurt, nar, mercimek, susam, baharatlar, zeytinyağı, hindistancevizi yağı, omega 3 yağları  

Asidik besinler

Yüksek seviyede asidik besinler:et, tavuk,  yumurta, çiftlik balığı, kabuklu deniz ürünleri, peynir, süt ve diğer sütlü ürünler, alkol, çay, kahve, tatlandırılmış meyve suyu, yapay tatlandırıcılar, kakao, bal, reçel, marmelat, hardal, sirke, maya, kuru meyve, pirinç, mantar.

Orta seviyede asidik besinler: buğday, makarna, ketçap, mayonez, deniz balığı, doğal meyve suları, elma, kayısı, muz, böğürtlen, üzüm, mango, portakal, şeftali, yaban mersini, çilek, keçi peyniri, kabuklu pirinç, ceviz,

Düşük seviyede asidik besinler: ayçiçeği yağı, yulaf, soya fasulyesi, soya ve hindistancevizi sütü, nohut, barbunya, karabuğday, darı, kavun, kavun, taze hurma, erik, nektarin, kiraz, tatlı su balığı, keten tohumu

beslenme
facebook twitter linkedin whatsappmail

Yorumlar

Feyyaz Kaya alkali beslenmenin faydalı olduğu ortada ancak protein ağırlıklı gıdaların neredeyse hepsi asidik o zaman bu tabloya göre?

19.01.2019
Yanıtla

Sudzt Çay ve kahve olayı olmasa cidden çok iyi ve kolay bir diyet fakat çay olmazsa olmazım :-)

22.01.2019
Yanıtla

Serap Bayraktar proteini nerden alıcaz biri biliosa sylesin

06.02.2019
Yanıtla

Bu Kategoriden Diğer Yazılar

İlgini Çekebilir