Keçiboynuzu nedir?

Diyet 16.02.2022

Her derde deva olduğu konuşulan keçiboynuzunun tüm özelliklerini araştırdık. Üstelik yazımızın devamında keçiboynuzu pekmezinin nasıl yapıldığını ve keçiboynuzu kürünün işlevlerini de bulabilirsiniz.
 

Keçiboynuzu, baklagil ailesine ait Ceratonia siliqua L. ağacının bir meyvesidir.  Keçiboynuzu, Akdeniz'de ve benzer iklimlere sahip dünyanın diğer bölgelerinde yetişen, baklaları (meyveleri) tüketilebilen, yeşil ağaç ya da çalı formunda olan bir bitki çeşididir. Baklaları 10-30 cm uzunluğundadır ve meyvenin iç kısmında posa ve tohumlar bulunur. 

Tohumlar, dondurma, şekerleme, salata sosları ve diğer gıdalarda koyulaştırıcı, gıda stabilizatörü ve emülsifiye edici ajan olarak kullanılan bir sakız meydana getirir. Bununla birlikte, keçiboynuzunun en bilinen şekli, fırınlanmış ürünlerde ve içeceklerde çikolata ikamesi olarak kullanılmak üzere yenilebilir küspenin kabuk içinde kurutulması, kavrulması ve öğütülmesi ile oluşturulan kahverengi bir tozdur. 

Keçiboynuzu Nerelerde Yetişir?

Keçiboynuzu, Akdeniz'e özgü uzun ömürlü, yaprak dökmeyen bir ağaç türüdür. Libya, Kıbrıs ve ABD de fazla yetişen keçiboynuzu ağacı, Türkiye’de Antalya Muğla ve Mersin gibi birçok şehirde yetişmektedir. Yoğun yapraklara sahiptir ve yaprakları parlak, yeşil, yuvarlak ve köseledir. Harnup ağaçları yaz aylarında çiçek açar, erkek ve dişi çiçekler ayrı ağaçlarda (dioecious) bulunur. En az beş ağaç dikmek, her bir cinsiyetten en az birinin bakla üretimi için uygun olmasını sağlar. Bir ağacın meyve vermeye başlaması 6 ila 7 yıl sürmektedir. Meyve, 13 - 30 cm uzunluğunda ve 2,5 cm genişliğinde, lezzetli, çikolata aromalı bir hamur ve birçok fasulye benzeri tohum içeren koyu kahverengi yassı bir bakladır. 

Keçiboynuzu ağacının bakımı için ağacın tam ışık alan ve iyi drene edilmiş topraklara sahip bir yere dikilmesini gereklidir. Keçiboynuzu kuraklığa ve alkaliliğe direnebilir, ancak asidik toprağa veya aşırı neme dayanıklı değildir. İklimine bağlı olarak keçiboynuzu seyrek olarak sulanmalı veya hiç sulanmamalıdır. 

Keçiboynuzu Faydaları Nedir?

Keçiboynuzunun sağlığa faydaları aşağıda listelenmiştir.

  • İyi bir antioksidan kaynağıdır: 2003 yılında yapılan bir çalışmaya göre, keçiboynuzu lifi polifenol antioksidan açısından yüksektir. Araştırmacılar, keçiboynuzu lifinde çoğunluğu gallik asit ve flavonoidler olan 24 polifenol bileşeni bulunduğunu keşfetmiştir. Oksidatif stresin gallik asit ve flavonoidler tarafından azaltıldığı bulunmuştur.

Gallik asidin ayrıca serbest radikalleri temizleyerek kanser hücrelerini öldürdüğü kanıtlanmıştır. Yapılan çalışmalarda flavonoidlerin antikanser, antiinflamatuar, nöroprotektif ve antidiyabetik özelliklere sahip olduğu kanıtlanmıştır.

  • Sağlıklı kilo kaybını destekler: Açlık hormonu olarak bilinen ghrelin, beyin, pankreas ve ince bağırsakta da bulunabilmesine rağmen, çoğunlukla bağırsakta üretilmektedir. Araştırmacılar, yaşları 22 ile 62 arasında değişen 20 sağlıklı bireye, yemekten önce keçiboynuzu verilmiştir. Çalışmanın sonucunda, keçiboynuzu lif içeriğinin ghrelin üretimini azalttığı, yemek boyunca bireylerde daha yüksek tokluk sağladığı ve böylece aşırı yemeyi önlediği kanıtlanmıştır.
  • Sindirimi iyileştirir: Keçiboynuzu, sindirim sistemindeki toksinlerle savaşmaya yardımcı olan ve bağırsaklarda zararlı bakterilerin büyümesini engelleyen tanenler açısından yüksektir. Bu tanenler sıvı içinde çözülmek yerine, dışkıyı kurutmaya yardımcı olan bir etkiye sahiptir. Bu durum keçiboynuzunu ishal için faydalı bir gıda haline getirmektedir. Keçiboynuzu, bağırsak tarafından parçalanmayan ve kan dolaşımına emilen bir tür lif olan çözünmeyen lif açısından da zengindir. 
  • Kalsiyum içerir: Kalsiyum kalbin, sinirlerin ve kasların daha iyi çalışmasına yardımcı olur. İki yemek kaşığı keçiboynuzu tozu 42 mg kalsiyum içermektedir. Keçiboynuzu ayrıca oksalat içermemektedir. Yüksek oksalat içeren gıdaların tüketimi, böbrek taşı geliştirme riskinizi de artırır. 
  • Kan şekeri kontrolüne yardımcı olur: Keçiboynuzu doğal olarak tatlıdır, ancak kan şekerinde çikolatada olduğu gibi yükselmeye neden olmaz. Şeker içermesine rağmen, keçiboynuzu daha düşük bir glisemik indekse (GI) sahiptir ve bu da keçiboynuzunu çikolataya göre iyi bir diyabetik alternatif haline getirmektedir. 

2017 yılında Nutrition Journal’da yayınlanan bir araştırmada, keçiboynuzu lif içeriği sayesinde kan şekerini yönetmeye yardımcı olmaktadır. Araştırmacılar, 50 sağlıklı yetişkin birey öğle yemeğinden önce bir keçiboynuzu tüketmiştir. Her bireyden günün başında, kahvaltıdan iki saat sonra, keçiboynuzu tükettikten hemen önce, keçiboynuzu tükettikten iki saat ve üç saat sonra ve öğle yemeğinden hemen önce ve sonra kan örnekleri alınmıştır. Araştırmanın sonucunda, keçiboynuzunun kan şekeri seviyeleri üzerinde dengeleyici bir etkisi olması sayesinde, keçiboynuzu tüketen katılımcıların öğle yemeklerinde daha düşük bir glisemik tepkiye sahip olduklarını belirtilmiştir. 

  • Bazı kanser türlerine karşı koruma sağlar: Kimyasal Toksikoloji dergisinde yayınlanan bir araştırmada, Alman araştırmacılara göre, keçiboynuzu bazı kanser türlerinin önlenmesine yardımcı olabilir. Keçiboynuzu lifinde, yüzde 26'sı flavonoidler, güçlü antioksidan etkileri olan bitki bazlı kimyasallar olan 24 polifenol bileşeni keşfetmişlerdir. Ayrıca yüksek konsantrasyonda antioksidan kimyasallar olan mirisetin ve kuersetin içermektedir. Araştırmacılara göre keçiboynuzu lifindeki bu fenolik antioksidan bileşiklerin önemli miktarı, keçiboynuzuna kanser önleyici etki sağlayabilmektedir. 
  • Vücuda enerji sağlar: Keçiboynuzu, içerdiği mineraller sayesinde vücuda doğal yöntemlerle enerji sağlar. Bu nedenle de keçiboynuzu pekmezi ve keçiboynuzu özünü düzenli olarak tüketmek, günlük enerjinin bir kısmını karşılamaya yardımcı olur.
  • Anemi tedavisini destekler: İçerdiği yoğun demir vitaminleri sayesinde kansızlık ve demir eksikliği tedavisine yardımcı olur. 
  • Mineral ve vitamin açısından zengindir:  Keçiboynuzu çeşitli vitaminler ve mineraller içermektedir ve özellikle de kalsiyum açısından zengindir. Bununla birlikte sütten ağırlıkça 3 kat daha fazla kalsiyum içeriğine sahiptir. Ayrıca A, B1 ve B2 vitaminleri, niasin (B3), demir, magnezyum, fosfor, manganez, potasyum ve krom gibi diğer birçok temel vitamin ve minerali de içermektedir. 
  • Cinsel gücü artırır: Keçiboynuzu cinsel gücü arttırarak erkeklerde sperm miktarını çoğalttığı gözlemlenmiştir.
  • Soğuk algınlığı tedavisinde etkilidir: Keçiboynuzu, grip ve soğuk algınlığı ve gibi hastalıkların tedavisine katkı sağlayan antioksidan, E vitamini ve bitkisel besinler açısından zengindir. Keçiboynuzu, anti alerjik, antiseptik ve antibakteriyel özellikler sunan gallik asit içermektedir.
  • Anne sütünü artırır: Uzmanlar, keçiboynuzun anne sütünü artırmada yardımcı olabileceğini belirtmektedir. 

Keçiboynuzunun Zararları Var mıdır?

Evet, keçiboynuzunun yanlış kullanımı ve herhangi bir vücut yapısına uyum sağlamaması sebebiyle bazı olumsuz etkilere sahip olabilir. Bu olumsuz etkiler şunlardır.

  • Özellikle aşırı tüketildiğinde ishal gibi sindirim sorunlarına yol açabilir. 
  • Bazı bireylerde bulantı ve kusmaya neden olabilir.
  • Çocuklarda ve bebeklerde çeşitli cilt tahrişlerine, alerjilere ve kızarıklıklara yol açabilir. Bu nedenle az miktarda ve düzenli olarak tüketilmelidir. 
  • Kan inceltici ilaç kullanan bireylerin ve diyabetli hastaların keçiboynuzu tüketmeden önce doktorlara danışmaları tavsiye edilmektedir. 
  • Fındık ve baklagil alerjisi olan kişiler keçiboynuzu sakızına karşı alerjik reaksiyonlar gösterebilir. 

Keçiboynuzu Nasıl Tüketilir?

Keçiboynuzu çeşitli şekillerde tüketilebilen doğal bir üründür. Karbonhidrat, lif ve mineraller açısından zengin olan keçiboynuzunun bir adedi 14 kaloriye içermektedir. Keçiboynuzu taze haliyle çiğnenerek tüketilebilir. Sert bir dokuya sahip olması nedeniyle tüketmeden öncelikle bir süre ılık suda bekletilmelidir. Ancak, uzmanlar tarafından keçiboynuzunun çiğ haliyle tüketimi çok fazla tavsiye edilmemektedir. Keçiboynuzu aynı zamanda toz haline getirilerek de tüketilebilir.  Keçiboynuzu unu, genellikle kilo almak isteyenler için önerilir. Kurabiye gibi tatlıların yanı sıra süt gibi yararlı yiyecek ve içeceklere de eklenebilir. Keçiboynuzu pekmezi, keçiboynuzunun en çok kullanıldığı formudur. Özellikle de kış aylarında düzenli olarak bir yemek kaşığı keçiboynuzu tüketilmesi önerilir. Buna ek olarak keçiboynuzunun herhangi bir kimyasal madde kullanılmadan çeşitli süreçlerden geçirilmesiyle elde edilen keçiboynuzu özü de sıklıkla kullanılmaktadır. Kemik, diş ve diş eti sağlığına olan faydaları nedeniyle de keçiboynuzu özünün düzenli olarak tüketilmesi tavsiye edilir. Keçiboynuzu çayı ve keçiboynuzu kürü de bu ürünün diğer kullanım alanlarındandır. 

Keçi Boynuzu Günde Kaç Adet Tüketilmelidir?

Keçiboynuzu, günde 2-3 adet tüketilebilir, ancak keçiboynuzunun çiğ tüketimi çok fazla tavsiye edilmemektedir. Bu nedenle pekmez, toz ve kür olarak tüketmek, sağlık için daha faydalıdır. 

Keçi Boynuzu Çiğ Yenir mi?

Keçiboynuzu kabuğu çiğ olarak yenilebilir ve sıklıkla işlenir. Keçiboynuzunun kabuğu, kakaonun aksine, doğal olarak tatlıdır ve vitamin ve mineraller açısından zengindir. Bu besleyici özelliklere sahip baklalar, ağaçtan çiğ şekliyle de tüketilebilir. Keçiboynuzunun kabukları, taze ve sulu olduklarından lezzetlidir ve doğrudan çiğnenebilir. 

Keçiboynuzu Hangi Besinlerle Birlikte Tüketilir?

Keçiboynuzu tozu süt ve yoğurt ile karıştırılarak tüketilebilir. Bununla birlikte keçiboynuzu tozu doğrudan içeceklere ilave edilebilir veya kurabiye ve kek gibi çeşitli hamur işlerine eklenerek de tüketilebilir. 

Keçiboynuzu Çok Fazla Tüketilirse Ne Olur?

Keçiboynuzu fazla tüketildiğine baş dönmesi ve mide bulantısına yol açabilir. Buna ek olarak keçiboynuzu aşırı tüketildiğinde sivilce oluşumuna ve ishale neden olabilir. Aynı zamanda bebeklerde ve çocuklarda çeşitli alerji ve kızarıklık gibi çeşitli cilt problemlerine durumlara sebep olabilir. Bu nedenle düzenli bir şekilde ve az miktarda kullanılması gerekmektedir.

Keçiboynuzu İle Neler Yapılır? 

Çeşitli şekillerde tüketilebilen keçiboynuzu, kişilerin kendi ihtiyaç ve zevklerine göre tüketilmesine olanak verir. Nektar, kür, toz ve pekmez dahil olmak üzere çeşitli şekillerde tüketilebilir. Buna ek olarak diğer meyveler gibi çiğ haliyle de doğrudan yenebilir.

Uzmanlar tarafından önerilen keçiboynuzu tüketimi ise keçiboynuzu tozudur. Çay olarak tüketimi ise güçlü antioksidan içeriği nedeniyle çay olarak yaşlanma etkilerini geciktirmede etkilidir.

1. Keçiboynuzu Pekmezi Nasıl Yapılır?

Keçiboynuzu pekmezi için malzemeler

  • Keçiboynuzu
  • Limon
  • Şeker

Yapılışı

Keçiboynuzu pekmezi yapmak için ilk olarak keçiboynuzları su ile iyi bir şekilde temizlenir. Ardından geniş bir tencereye alınır ve üzerini geçecek kadar su eklenerek kaynatılır. Keçiboynuzu sert bir dokuya sahip olduğu için yumuşaması için minimum 1 saat kaynatılmalıdır. Daha hızlı yumuşaması için kaynatmadan önce bir veya iki gün soğuk suda bekletilebilir. Keçiboynuzları yumuşadığında bir tülbent yardımıyla posası ayrılır. Ayrılan posa tekrar tencereye alınır ve üzerine şeker ve limon suyu ilave edilir. Kullanılan şeker oranının keçiboynuzu ile aynı olmasına dikkat edilmelidir. Karışım yüksek ateşte koyu bir kıvam alana kadar ara ara karıştırılarak pişirilir. Koyu bir kıvama kavuştuktan sonra ocaktan alınır ve bir süre dinlendirildikten sonra cam kavanozlara aktarılır. Hazırlanan keçiboynuzu pekmezi serin bir yerde saklanmalıdır. 

Keçiboynuzu pekmezi hazırlamanın bazı püf noktaları bulunmaktadır. Bunlardan ilki keçiboynuzlarının daha hızlı yumuşaması için iki gece soğuk suda bekletilmesidir. Keçiboynuzlarının üzerinde toz kalmasının önüne geçmek için ise hazırlamaya başlamadan önce iyi bir şekilde yıkanması gerekmektedir. Diğer bir önemli nokta ise kullanılan malzemelerin miktarıdır. Bunun için en iyi yöntem  1'e 1 ölçü kullanmaktadır. Örneğin bir kilogram keçiboynuzu için bir kilogram şeker kullanmaktır.

Keçiboynuzunun püre haline getirilmesinde tülbent yerine elek de tercih edilebilir. Hazır hale gelen keçiboynuzu, kavanoza aktarılmadan önce kavanozların temiz ve kuru olduğundan emin olunmalıdır.

Keçiboynuzu pekmezi, düzenli ve yeterli miktarda tüketildiğinde vücuda birçok faydası bulunmaktadır. Kan yapıcı etkisi sayesinde kansızlık tedavisinde tercih edilmektedir. Kalsiyum açısından zengin olması sayesinde kemik erimesi rahatsızlığının tedavisine katkı sağlar. Aynı zamanda kalp çarpıntısını önleme özelliği sayesinde kalp krizi riskini azaltmayı sağlamaktadır. Keçiboynuzu pekmezinin önemli faydalarından biri de öksürüğü kesici ve balgam söktürücü role sahip olmasıdır. Aynı zamanda da cinsel gücü artırma etkisine sahiptir. 

2. Keçi Boynuzu Çayı Nasıl Yapılır?

Keçiboynuzu çayı hazırlamak için gereken malzemeler

  • 5 adet keçiboynuzu
  • Su

Yapılışı

Keçiboynuzu çayını hazırlamak için iki yöntem bulunmaktadır. İlk yöntemde 4 – 5 adet suyla temizlenmiş keçiboynuzunun üzerine 1 litre kaynamış su eklenerek 45 dakika bekletilir. Keçiboynuzu çayı hazırlamanın ikinci yöntemi ise haşlama yöntemidir. Bunun için 500 ml su bir tencereye alınarak kaynatılır. Ardından üzerine 5 adet keçiboynuzu atılır ve kısık ateşte 10 dakika kaynatılır. Son olarak süzülür ve sıcak veya soğuk olarak tüketilebilir. 

Keçiboynuzu çayı, kemik güçlendirici özelliklerinden dolayı anti-osteoporoz faydası bulunmaktadır. Çinko, potasyum ve demir içeren ve kan hücrelerinin sentezine yardımcı olduğuna inanılan keçiboynuzu çayı, aşırı kilo kaybı, kansızlık ve demir eksikliği tedavisinde etkilidir. Balgam söktürücü özelliği akciğerleri rahatlamasına, bronşların açılmasına ve solunumun düzenlenmesine yardımcı olur. Bununla birlikte çocuklarda ve yetişkinlerde ishal tedavisinde kullanılan keçiboynuzu çayı, bağırsak parazitlerine karşı da etkili olmaktadır. Sindirime yardımcı olan keçiboynuzu çayı mide şişkinliğini ve yanmasını hafifletmede faydalıdır. Buna ek olarak, keçiboynuzu çayının prostat enfeksiyonlarının tedavisinde ve erkek cinsel sorunlarının önlenmesinde faydalı olduğu düşünülmektedir

3. Keçiboynuzu Kürü Nasıl Yapılır?

Keçiboynuzu kürü hazırlamak için gereken malzemeler

  • 5-6 adet keçiboynuzu
  • 500 ml içme su

Yapılışı

Keçiboynuzu kürü hazırlamak için ilk olarak bir tencerenin içine su eklenir. Ardından kaynayan suyun altı kısılır ve keçiboynuzları parçalara ayrılarak ilave edilir. Karışım kısık ateşte 2-3 dakika bekletilir ve ardından ocaktan alınarak yine bir 15-20 dakika demlenmesi için bekletilir. Karışım demlendikten ve ılık hale geldikten sonra süzülerek bir kavanoza aktarılır. Elde edilen keçiboynuzu kürü, sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez, aç karnına tüketilebilir. Keçiboynuzu kürünün bir hafta boyunca düzenli olarak tüketilmesi ve sonraki hafta ara  tüketimine ara verilerek 3 ay boyunca kullanılmaya devam edilmelidir. 

Keçiboynuzu kürü balgam söktürücü özelliğinden dolayı akciğer hastalıkları tedavisini destekler. Vücutta biriken radyasyonu ve diğer kirleticileri ortadan kaldırmaya yardımcı olur.  

Keçiboynuzu kürü ayrıca cinsel gücü artırır ve iktidarsızlığın tedavisine yardımcı olur. Sperm sayısını ve hareketliliğini artırarak hamile kalma sürecine destek olur. Keçiboynuzu kürü detoks özelliğine sahiptir. Bu nedenle de kilo kaybını desteklemeye yardımcı olur. Bağışıklık sistemini güçlendirir ve anemi tedavisine katkı sağlar. Keçiboynuzu kürünün en bilinen faydalarından biri de doğal bir antioksidan ve antibiyotik açısından zengin olması olan ve soğuk algınlığına, gribe ve öksürüğe karşı etkili olmasıdır.

Keçi Boynuzu Fiyatı Nedir?

Bir kilogram keçiboynuzunun fiyatı 30 tl ile 75 tl arasında değişiklik göstermektedir. 

YORUMLAR