Ananasın yararları saymakla bitmiyor!

Diyet 12.06.2020

Ananas görselleri defterlerimizi, kalemlerimizi, odamızın köşelerini, ofisimizin masasını ele geçirmiş durumda. Yararlarını öğrendikten sonra görselinden daha çok kendisine yer vermeye başlayacaksınız.
Ananasın yararları saymakla bitmiyor!

Ananasın ilgi çekici bir görüntüye sahip olduğu konusunda çoğumuz hem fikiriz. Oldukça lezzetli tropikal meyvelerden biri olduğu konusunda da muhtemelen oy birliği sağlamamız mümkün. Ancak hepimizin arka plana attığı en önemli şey ananasın en faydalı meyveler arasında üst sıralarda yer alması. Antik çağlardan beri halk hekimliğinde kullanıldığını da belirtmeden geçmeyelim. Son zamanlarda tüketimi artan ananas taze, dondurulmuş veya konserve halleriyle kullanılabiliyor. Aynı şekilde bu sulu sarı meyvenin tadını çıkarmanın birçok farklı yolu da var. Dilimleri ızgara yapılabilir ve etle veya başka yiyeceklerle servis edilebilir. Farklı bir alternatif olarak dondurulmuş parçaları bir smoothiye atılabilir veya meyve tabaklarını saf haliyle süsleyebilir. Nasıl yemeyi tercih ederseniz edin, henüz yapmadıysanız ananası diyetinize dahil etmeye başlamak isteyebilirsiniz. İşte bunun için 6 neden.

1.Ananas C vitamini açısından zengindir ve bağışıklığı destekler

Ananasın içerisinde en çok göze çarpan besin öğesi bağışıklık sistemini destekleyen ve antioksidan etkileriyle dikkat çeken C vitamini olarak karşımıza çıkıyor. Bir bardak büyüklüğünde ananas 78.9 mg C vitamini içerir. Bu değer yetişkin kadınlar için önerilen günlük alım miktarından daha fazladır ve erkekler için gereken (90 mg) değere oldukça yakındır.  C vitamini vücut için önemi tartışılmayan vitaminlerdendir, büyümeyi ve iyileşmeyi destekler ve yara onarımından demir emilimine kadar birçok vücut fonksiyonunda rol oynar. Aynı şekilde antioksidan etkisinin önemi de yadsınamaz.

Yapılan çalışmalar sonucunda düzenli ananas tüketen bireylerin daha az viral ve bakteriyel enfeksiyona sahip oldukları bulundu. Bu yüzden ananas yemenin enfeksiyon olasılığını azaltabileceği veya en azından şiddetini en aza indirebileceği düşünülerek tüketimine önem verilmeli.

2.Ananas kilo vermeyi destekleyebilir

Ananasın kilo kaybına neden olabileceğini dair söylentiler duymuş olabilirsiniz. Bunun tamamen yanlış olmadığını gösteren çalışmalar bulunuyor. Şöyle ki bazı çalışmalar, ananas suyunun yağ oluşumunu azaltmaya ve yağ yıkımını artırmaya yardımcı olabileceği konusundaki görüşleri destekliyor. Ancak bu sonucu doğrulamak için insanlarda daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyuluyor.

Ananasın metabolizmanız üzerinde çok belirgin bir etkisi olmasa bile, iyi bir atıştırmalık seçimidir çünkü kalorisinin düşük olmasının yanında önemli vitamin ve mineraller açısından oldukça zengindir. Doğrudan kilo kaybına neden olan belirli bir meyve veya sebze olmadığını birçok yazıda vurgulamaya özen gösteriyoruz ancak ananas kalori sınırınızı doldurmadan midenizi doldurmaya yardımcı olacak.

Ek olarak ananasın tatlı isteğinizi baskılayan meyvelerin başında geldiğini gözlemleyebilirsiniz. Bir kase tatlıyla sağlıksız şeker yüklenip gereksiz kalori almak yerine bir dilim ananası tarçınla süsleyip tadını çıkartabilirsiniz. Ananas lif oranı yüksek meyvelerden olduğu için kan şekeri seviyenizi kontrol altında tutmanıza da yardımcı olacak.

3.Ananas sindirim sistemini düzenleyebilir

Ananas içerdiği bromelain enzimi sayesinde sindirim sistemini ciddi ölçüde destekleyerek ödem problemini ortadan kaldırabilir. Bromelain en çok ananasın orta bölümünde ve kabuklarında bulunur. Bu yüzden daha fazla bromelainden yararlanmak için yeşil çaylarınızın demlenme aşamasında ananas kabuğu ekleyebilir ananası, ortasını çıkartmamaya özen göstererek tüketebilirsiniz. Ananasın içerisinde bulunan bromelain ödem oluşumunu engelleyici etkisiyle birlikte ishalin etkilerini azaltmaya da yardımcı oluyor.

4. Ananasta bulunan mangan sağlıklı kemikler için anahtardır

Kemiklerin ana taşı olarak bilinen kalsiyumun destekçilerinden bir tanesi eser mineral manganezdir. Bu mineral güçlü kemiklerin korunması için gereklidir. Daha birçok konuda faydasını gördüğümüz ananas ise bu mineralin en iyi gıda kaynaklarından birisidir. Tek bir ananas, önerilen günlük manganez değerinin yaklaşık yüzde 76'sını içerir. Oregon State Üniversitesi'ne göre, manganez osteoporozun giderilmesine, genel kemik ve mineral yoğunluğunun iyileştirilmesine yardımcı olabilir. Yayınlanan araştırmalar, aşırıya kaçmamaya özen göstermenin önemli olduğunu söylüyor. Çünkü manganez yüksek alımla birlikte toksik etki göstererek tehlikeli olabiliyor. Günde 11 mg'dan fazlası bilişsel bozukluk riskini artırabiliyor. Ancak üzülmeyin: Bu seviyelere ulaşmak oldukça zor  çünkü ½ bardak ananas 1 mg'dan az manganez içeriyor.

5. Ananas hastalıkla mücadele antioksidanları ile doludur

Antioksidanlar vücuttaki serbest radikalleri etkisiz hale getirmeye çalışan gıda bileşikleri. Örnek olarak fenolik bileşikler, flavonoidler ve tabi C vitamini gösterilebilir. Serbest radikaller hücresel hasara neden olabilir ve kalp hastalığı, tip 2 diyabet, Alzheimer hastalığı gibi ciddi sağlık problemlerine yol açabilir. Ananas gibi antioksidan açısından zengin gıdaları beslenmemize dahil etmek, bizi bu risklerden uzak tutmakta rol oynuyor.

Bununla birlikte vücuttaki anormal hücreler çoğalarak sağlıklı dokuyu devralmaya başladığında kanser oluşumu gerçekleşebilir. Hiçbir yol kanseri önlemede garanti bir yol olmasa da uzmanlar bu riski azaltmak için serbest radikallerle savaşmanın önemini vurguluyor. Bir ara öğününüzü bir dilim ananas ve birkaç kaşık yoğurt eşliğinde yapmayı deneyerek diyetinizi yeniden düzenleyebilir ve ananasın yararlarını vücudunuza kazandırabilirsiniz.

6. Ananas iltihap önleyici diyet dostu

Fazla inflamasyonun koroner arter hastalığı, diyabet, kanser gibi birçok kronik hastalığa yol açabildiğini artık biliyoruz. Neyse ki ananas gibi iltihap önleyici besin öğeleri açısından zengin bir diyet vücuttaki iltihap miktarını azaltmaya yardımcı olabilir. Ananasın içerdiği bromelain anti-inflamatuar özellik gösterme konusunda oldukça başarılı.

Kendimize iyilik yapmayı seçip beslenmemizi doğru düzenleyerek bir sürü hastalıktan kaçabiliyoruz, haydi o zaman düzenli ananas tüketimiyle kaçış yollarından birini daha genişletelim!

YORUMLAR

Ananasın yararları saymakla bitmiyor!
Diyetisyen Diyetkolik Diyetisyenim, 12/06/2020


Ananas görselleri defterlerimizi, kalemlerimizi, odamızın köşelerini, ofisimizin masasını ele geçirmiş durumda. Yararlarını öğrendikten sonra görselinden daha çok kendisine yer vermeye başlayacaksınız.

Ananasın ilgi çekici bir görüntüye sahip olduğu konusunda çoğumuz hem fikiriz. Oldukça lezzetli tropikal meyvelerden biri olduğu konusunda da muhtemelen oy birliği sağlamamız mümkün. Ancak hepimizin arka plana attığı en önemli şey ananasın en faydalı meyveler arasında üst sıralarda yer alması. Antik çağlardan beri halk hekimliğinde kullanıldığını da belirtmeden geçmeyelim. Son zamanlarda tüketimi artan ananas taze, dondurulmuş veya konserve halleriyle kullanılabiliyor. Aynı şekilde bu sulu sarı meyvenin tadını çıkarmanın birçok farklı yolu da var. Dilimleri ızgara yapılabilir ve etle veya başka yiyeceklerle servis edilebilir. Farklı bir alternatif olarak dondurulmuş parçaları bir smoothiye atılabilir veya meyve tabaklarını saf haliyle süsleyebilir. Nasıl yemeyi tercih ederseniz edin, henüz yapmadıysanız ananası diyetinize dahil etmeye başlamak isteyebilirsiniz. İşte bunun için 6 neden.

1.Ananas C vitamini açısından zengindir ve bağışıklığı destekler

Ananasın içerisinde en çok göze çarpan besin öğesi bağışıklık sistemini destekleyen ve antioksidan etkileriyle dikkat çeken C vitamini olarak karşımıza çıkıyor. Bir bardak büyüklüğünde ananas 78.9 mg C vitamini içerir. Bu değer yetişkin kadınlar için önerilen günlük alım miktarından daha fazladır ve erkekler için gereken (90 mg) değere oldukça yakındır.  C vitamini vücut için önemi tartışılmayan vitaminlerdendir, büyümeyi ve iyileşmeyi destekler ve yara onarımından demir emilimine kadar birçok vücut fonksiyonunda rol oynar. Aynı şekilde antioksidan etkisinin önemi de yadsınamaz.

Yapılan çalışmalar sonucunda düzenli ananas tüketen bireylerin daha az viral ve bakteriyel enfeksiyona sahip oldukları bulundu. Bu yüzden ananas yemenin enfeksiyon olasılığını azaltabileceği veya en azından şiddetini en aza indirebileceği düşünülerek tüketimine önem verilmeli.

2.Ananas kilo vermeyi destekleyebilir

Ananasın kilo kaybına neden olabileceğini dair söylentiler duymuş olabilirsiniz. Bunun tamamen yanlış olmadığını gösteren çalışmalar bulunuyor. Şöyle ki bazı çalışmalar, ananas suyunun yağ oluşumunu azaltmaya ve yağ yıkımını artırmaya yardımcı olabileceği konusundaki görüşleri destekliyor. Ancak bu sonucu doğrulamak için insanlarda daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyuluyor.

Ananasın metabolizmanız üzerinde çok belirgin bir etkisi olmasa bile, iyi bir atıştırmalık seçimidir çünkü kalorisinin düşük olmasının yanında önemli vitamin ve mineraller açısından oldukça zengindir. Doğrudan kilo kaybına neden olan belirli bir meyve veya sebze olmadığını birçok yazıda vurgulamaya özen gösteriyoruz ancak ananas kalori sınırınızı doldurmadan midenizi doldurmaya yardımcı olacak.

Ek olarak ananasın tatlı isteğinizi baskılayan meyvelerin başında geldiğini gözlemleyebilirsiniz. Bir kase tatlıyla sağlıksız şeker yüklenip gereksiz kalori almak yerine bir dilim ananası tarçınla süsleyip tadını çıkartabilirsiniz. Ananas lif oranı yüksek meyvelerden olduğu için kan şekeri seviyenizi kontrol altında tutmanıza da yardımcı olacak.

3.Ananas sindirim sistemini düzenleyebilir

Ananas içerdiği bromelain enzimi sayesinde sindirim sistemini ciddi ölçüde destekleyerek ödem problemini ortadan kaldırabilir. Bromelain en çok ananasın orta bölümünde ve kabuklarında bulunur. Bu yüzden daha fazla bromelainden yararlanmak için yeşil çaylarınızın demlenme aşamasında ananas kabuğu ekleyebilir ananası, ortasını çıkartmamaya özen göstererek tüketebilirsiniz. Ananasın içerisinde bulunan bromelain ödem oluşumunu engelleyici etkisiyle birlikte ishalin etkilerini azaltmaya da yardımcı oluyor.

4. Ananasta bulunan mangan sağlıklı kemikler için anahtardır

Kemiklerin ana taşı olarak bilinen kalsiyumun destekçilerinden bir tanesi eser mineral manganezdir. Bu mineral güçlü kemiklerin korunması için gereklidir. Daha birçok konuda faydasını gördüğümüz ananas ise bu mineralin en iyi gıda kaynaklarından birisidir. Tek bir ananas, önerilen günlük manganez değerinin yaklaşık yüzde 76'sını içerir. Oregon State Üniversitesi'ne göre, manganez osteoporozun giderilmesine, genel kemik ve mineral yoğunluğunun iyileştirilmesine yardımcı olabilir. Yayınlanan araştırmalar, aşırıya kaçmamaya özen göstermenin önemli olduğunu söylüyor. Çünkü manganez yüksek alımla birlikte toksik etki göstererek tehlikeli olabiliyor. Günde 11 mg'dan fazlası bilişsel bozukluk riskini artırabiliyor. Ancak üzülmeyin: Bu seviyelere ulaşmak oldukça zor  çünkü ½ bardak ananas 1 mg'dan az manganez içeriyor.

5. Ananas hastalıkla mücadele antioksidanları ile doludur

Antioksidanlar vücuttaki serbest radikalleri etkisiz hale getirmeye çalışan gıda bileşikleri. Örnek olarak fenolik bileşikler, flavonoidler ve tabi C vitamini gösterilebilir. Serbest radikaller hücresel hasara neden olabilir ve kalp hastalığı, tip 2 diyabet, Alzheimer hastalığı gibi ciddi sağlık problemlerine yol açabilir. Ananas gibi antioksidan açısından zengin gıdaları beslenmemize dahil etmek, bizi bu risklerden uzak tutmakta rol oynuyor.

Bununla birlikte vücuttaki anormal hücreler çoğalarak sağlıklı dokuyu devralmaya başladığında kanser oluşumu gerçekleşebilir. Hiçbir yol kanseri önlemede garanti bir yol olmasa da uzmanlar bu riski azaltmak için serbest radikallerle savaşmanın önemini vurguluyor. Bir ara öğününüzü bir dilim ananas ve birkaç kaşık yoğurt eşliğinde yapmayı deneyerek diyetinizi yeniden düzenleyebilir ve ananasın yararlarını vücudunuza kazandırabilirsiniz.

6. Ananas iltihap önleyici diyet dostu

Fazla inflamasyonun koroner arter hastalığı, diyabet, kanser gibi birçok kronik hastalığa yol açabildiğini artık biliyoruz. Neyse ki ananas gibi iltihap önleyici besin öğeleri açısından zengin bir diyet vücuttaki iltihap miktarını azaltmaya yardımcı olabilir. Ananasın içerdiği bromelain anti-inflamatuar özellik gösterme konusunda oldukça başarılı.

Kendimize iyilik yapmayı seçip beslenmemizi doğru düzenleyerek bir sürü hastalıktan kaçabiliyoruz, haydi o zaman düzenli ananas tüketimiyle kaçış yollarından birini daha genişletelim!