Bayram İçin Beslenme Önerileri

Beslenme 14.06.2018

Bayram sırasında bu tavsiyelerimizi uygula, sonrasında pişmanlık yaşama
Bayram İçin Beslenme Önerileri

Ramazan Bayramı geldi çattı! Bayram demek misafirlik demek, misafirlik demek ikram demek... Eh, bu ikramların da yulaflı yoğurtlardan, meyve ve kuruyemişlerden oluşmadığı hepimizin malumu :) Bayram süresince önlem almazsan sadece çok fazla kalori almış olmakla kalmaz, mide ve sindirim sorunlarına, gaz problemlerine, ishal, reflü gibi hastalıklara ve insülin düzeylerinde bozukluğa davetiye çıkarırsın.

Baklavalara, böreklere, kızartmalara karşı gireceğin irade savaşını kazanmak için neler yapmalı, bayram sonrasında pişmanlık yaşamamak için nasıl bir yol izlemelisin? Bu süreçte ipin ucunu kaçırmamak, metabolizmanı düzene sokmak ve beslenme düzenine büyük hasarlar vermemek için alabileceğin önlemleri sıraladık...

Kahvaltı Olmazsa Olmaz

Ramazan ayında yemek yenilen zaman aralığının kısalığı gün içinde öğün sayısının ikiye düşmesine yol açtı. Bu durum uzun açlık süreleriyle birleşince elbette metabolizmanın yavaşlaması da kaçınılmaz oldu. Bu noktada bayram boyunca ilk dikkat etmen gereken öğün elbette kahvaltı öğünü. Çünkü metobolizma hızını artırmanın ve vücudu eski beslenme düzenine döndürmenin yolu ilk olarak güne dengeli ve sağlıklı bir kahvaltıyla başlamaktan geçiyor. Peki bu kahvaltı nasıl olmalı? Kalori miktarı ve yağ içeriği yüksek hamur işi, kızartma gibi besinlere yer vermediğin, bunun yerine yumurta, peynir, zeytin, yağlı tohumlar, domates, salatalık, yeşillik ve tam buğday ekmeğinden oluşan besleyici ve bolca çeşit barındıran bir kahvaltı en ideali!

Gözünü Değil, Mideni Doyur

Bir aylık oruç sürecinden sonra bayramda sunulan tatlılara, ikramlara hayır demek o kadar da kolay değil elbette. Ama “ya hep ya hiç” demek de gerekmiyor. İkramları geri çevirmesen de porsiyon kontrolü yapabilirsin. Örneğin 3 dilim değil, 1 dilim baklava yemek, önünde bir tabak çerez varsa 1 avuç değil, 7-8 adet almak önlemlerden bazıları olabilir. Her ikramda bunu yaptığında günlük kalori miktarında büyük farklılıklar olacağını aklından çıkarma!

Fazla Kafein Alımına Dikkat!

Bayram gezmelerinde neredeyse ikram edilen her şeye çay ya da kahve eşlik eder. Yiyeceklerin ve tabii sohbetin en güzel eşlikçileri olsalar da ne yazık ki kafein miktarı en yüksek olan içecekler de çay ve kahvedir. Durum böyle olunca gün içinde gidilen her misafirlikte miktarına hiç dikkat etmeden çay ya da kahve içersen çarpıntı, uykusuzluk, huzursuzluk, ritim bozukluğu, mide rahatsızlıkları ve ödem sorunuyla karşılaşma ihtimalin çok yüksek olur. Bu yüzden en iyisi gün içinde 3-4 bardak açık çay ve 1-2 fincan kahveyi geçmemeye çalış. Hatta çay ve kahveye alternatif olarak daha düşük miktarda kafein içeren bitki çaylarını tercih edersen ne ala! Böylece metabolizmanın hızlanması da kolaylaşacaktır.

Kan Şekerini Dengele

Bayramda ardı arkası kesilmeyen ikramlar genellikle yüksek şeker içeriğine ve yüksek glisemik indekse sahip besinlerden oluşur. Bu ikramların tamamına hayır diyemiyorsan süt, kefir, yoğurt gibi süt ürünleriyle ya da  fındık, ceviz, badem gibi kuruyemişlerle birlikte yiyerek kan şekerinin aniden yükselmesinin önüne geçebilirsin.

Su Miktarını 2.5-3 Litreye Çıkar

Ramazan ayı boyunca süre kısıtından dolayı içilen su miktarı oldukça düşer. Bir de üstüne bayram sırasında  içilen çay, kahve, asitli içecek, alkol ve meyve sularının miktarları artınca vücut ihtiyaç duyduğu su miktarına bir türlü kavuşamaz olur! Ancak unutma ki, hiçbir içecek su yerine geçmez. Üstelik bu içecekleri ne kadar içiyorsan içtiğin su miktarını da bir o kadar artırman gerekir. Bu yüzden bayram boyunca günde 2.5-3 litre su içmeyi mutlaka alışkanlık edin. Bayramdan sonra bu alışkanlığı devam ettirmek hiç de zor olmayacak.

Daha Fazla Hareket

Bayram demek tatil demek. Tatil demek dinlenmek demek. Dinlenmek demek hareket etmemek demek...  Mi acaba? Eğer böyle düşünüyorsan hemen silkinip kendine gel :) Tatil günlerini hareketsiz geçirmek dinlenmek değil, zamanını boşa harcamak ve kendine kötülük yapmakla eş. Bu günlerde zamanını iyi değerlendirerek o kadar çok şey yapabilirsin ki! Belirli bir sporla uğraşmıyor ya da spor salonuna gitmiyor olabilirsin. Bunlar kesinlikle bahane değil... Zaten havalar böyle güzelken, spor salonuna gitmekten çok daha güzeli açık havada 45-60 dakikalık yürüyüşlere çıkmak değilse nedir? Evde oturmak yerine bir türlü fırsat bulamadığın herhangi bir semtin sokaklarını arşınlayabilir, sahilde kulağında müzikle güzel bir yürüyüş yapabilirsin. Hareket miktarını artırdığında sindiriminin kolaylaştığını, metabolizmanın hızlandığını, bağırsak faaliyetlerinin düzenlendiğini fark edeceksin. Tabii bu gelişmeler kilo verme ya da kilo kontrolü sürecini de olumlu etkileyecek!

İLGİNİ ÇEKEBİLİR

YORUMLAR

Bayram İçin Beslenme Önerileri
Diyetkolik Diyetisyenim, 14/06/2018


Bayram sırasında bu tavsiyelerimizi uygula, sonrasında pişmanlık yaşama

Ramazan Bayramı geldi çattı! Bayram demek misafirlik demek, misafirlik demek ikram demek... Eh, bu ikramların da yulaflı yoğurtlardan, meyve ve kuruyemişlerden oluşmadığı hepimizin malumu :) Bayram süresince önlem almazsan sadece çok fazla kalori almış olmakla kalmaz, mide ve sindirim sorunlarına, gaz problemlerine, ishal, reflü gibi hastalıklara ve insülin düzeylerinde bozukluğa davetiye çıkarırsın.

Baklavalara, böreklere, kızartmalara karşı gireceğin irade savaşını kazanmak için neler yapmalı, bayram sonrasında pişmanlık yaşamamak için nasıl bir yol izlemelisin? Bu süreçte ipin ucunu kaçırmamak, metabolizmanı düzene sokmak ve beslenme düzenine büyük hasarlar vermemek için alabileceğin önlemleri sıraladık...

Kahvaltı Olmazsa Olmaz

Ramazan ayında yemek yenilen zaman aralığının kısalığı gün içinde öğün sayısının ikiye düşmesine yol açtı. Bu durum uzun açlık süreleriyle birleşince elbette metabolizmanın yavaşlaması da kaçınılmaz oldu. Bu noktada bayram boyunca ilk dikkat etmen gereken öğün elbette kahvaltı öğünü. Çünkü metobolizma hızını artırmanın ve vücudu eski beslenme düzenine döndürmenin yolu ilk olarak güne dengeli ve sağlıklı bir kahvaltıyla başlamaktan geçiyor. Peki bu kahvaltı nasıl olmalı? Kalori miktarı ve yağ içeriği yüksek hamur işi, kızartma gibi besinlere yer vermediğin, bunun yerine yumurta, peynir, zeytin, yağlı tohumlar, domates, salatalık, yeşillik ve tam buğday ekmeğinden oluşan besleyici ve bolca çeşit barındıran bir kahvaltı en ideali!

Gözünü Değil, Mideni Doyur

Bir aylık oruç sürecinden sonra bayramda sunulan tatlılara, ikramlara hayır demek o kadar da kolay değil elbette. Ama “ya hep ya hiç” demek de gerekmiyor. İkramları geri çevirmesen de porsiyon kontrolü yapabilirsin. Örneğin 3 dilim değil, 1 dilim baklava yemek, önünde bir tabak çerez varsa 1 avuç değil, 7-8 adet almak önlemlerden bazıları olabilir. Her ikramda bunu yaptığında günlük kalori miktarında büyük farklılıklar olacağını aklından çıkarma!

Fazla Kafein Alımına Dikkat!

Bayram gezmelerinde neredeyse ikram edilen her şeye çay ya da kahve eşlik eder. Yiyeceklerin ve tabii sohbetin en güzel eşlikçileri olsalar da ne yazık ki kafein miktarı en yüksek olan içecekler de çay ve kahvedir. Durum böyle olunca gün içinde gidilen her misafirlikte miktarına hiç dikkat etmeden çay ya da kahve içersen çarpıntı, uykusuzluk, huzursuzluk, ritim bozukluğu, mide rahatsızlıkları ve ödem sorunuyla karşılaşma ihtimalin çok yüksek olur. Bu yüzden en iyisi gün içinde 3-4 bardak açık çay ve 1-2 fincan kahveyi geçmemeye çalış. Hatta çay ve kahveye alternatif olarak daha düşük miktarda kafein içeren bitki çaylarını tercih edersen ne ala! Böylece metabolizmanın hızlanması da kolaylaşacaktır.

Kan Şekerini Dengele

Bayramda ardı arkası kesilmeyen ikramlar genellikle yüksek şeker içeriğine ve yüksek glisemik indekse sahip besinlerden oluşur. Bu ikramların tamamına hayır diyemiyorsan süt, kefir, yoğurt gibi süt ürünleriyle ya da  fındık, ceviz, badem gibi kuruyemişlerle birlikte yiyerek kan şekerinin aniden yükselmesinin önüne geçebilirsin.

Su Miktarını 2.5-3 Litreye Çıkar

Ramazan ayı boyunca süre kısıtından dolayı içilen su miktarı oldukça düşer. Bir de üstüne bayram sırasında  içilen çay, kahve, asitli içecek, alkol ve meyve sularının miktarları artınca vücut ihtiyaç duyduğu su miktarına bir türlü kavuşamaz olur! Ancak unutma ki, hiçbir içecek su yerine geçmez. Üstelik bu içecekleri ne kadar içiyorsan içtiğin su miktarını da bir o kadar artırman gerekir. Bu yüzden bayram boyunca günde 2.5-3 litre su içmeyi mutlaka alışkanlık edin. Bayramdan sonra bu alışkanlığı devam ettirmek hiç de zor olmayacak.

Daha Fazla Hareket

Bayram demek tatil demek. Tatil demek dinlenmek demek. Dinlenmek demek hareket etmemek demek...  Mi acaba? Eğer böyle düşünüyorsan hemen silkinip kendine gel :) Tatil günlerini hareketsiz geçirmek dinlenmek değil, zamanını boşa harcamak ve kendine kötülük yapmakla eş. Bu günlerde zamanını iyi değerlendirerek o kadar çok şey yapabilirsin ki! Belirli bir sporla uğraşmıyor ya da spor salonuna gitmiyor olabilirsin. Bunlar kesinlikle bahane değil... Zaten havalar böyle güzelken, spor salonuna gitmekten çok daha güzeli açık havada 45-60 dakikalık yürüyüşlere çıkmak değilse nedir? Evde oturmak yerine bir türlü fırsat bulamadığın herhangi bir semtin sokaklarını arşınlayabilir, sahilde kulağında müzikle güzel bir yürüyüş yapabilirsin. Hareket miktarını artırdığında sindiriminin kolaylaştığını, metabolizmanın hızlandığını, bağırsak faaliyetlerinin düzenlendiğini fark edeceksin. Tabii bu gelişmeler kilo verme ya da kilo kontrolü sürecini de olumlu etkileyecek!