Yazdır

Besin Kaynaklı Hastalıklar, Alerjiler, Korunma Ve Tedavide Beslenme İlkeleri

Besin kaynaklı alerjiler genellikle ailesinde bulunan kişilerde sık görülür ve küçük yaşlarda tespit edilir.Yetişkinlere göre bebek ve çocuklar çok daha duyarlı olduğu için bilinçli bir beslenme düzeni oluşturulmalıdır.

Besin Kaynaklı Hastalıklar

Birçok besin kaynaklı hastalığı oluşmadan önce doğru bilgiler ışığında önlemek sizin elinizdedir.

Bulantı, ishal, yorgunluk, şişkinlik, hazımsızlık gibi bulgular besin alerjisini ya da besin duyarlılığını işaret ediyor olabilir. Aslında en sık görülen durumlar, yiyeceklerin alınmasını takiben oluşan enfeksiyon-zehirlenme türü hastalık tablolarıdır. Çoğunlukla da bakterilerin bulaşmış olduğu yiyeceklerin alınması ile oluşur. Bu nedenle besinleri hazırlarken, saklarken ve pişirirken çok dikkatli olunmalı ve hijyen kurallarına dikkat edilmelidir. Aksi halde bakteriler yiyecekler üzerinde hızla çoğalırlar.

Besin kaynaklı hastalıkları önlemek için;

  • Soğuk yiyecekleri soğuk tutun
  • Sıcak yiyecekleri sıcak tutun
  • Tüm yiyecekleri ve yiyeceklerin konulduğu kapları temiz tutun.
  • Açıkta satılan yiyecekleri satın almayın. Satın aldığınız besinlerin etiket bilgilerini okuyun.
  • Kişisel besin duyarlılıklarınızı araştırın.

Besin Alerjileri

Besin kaynaklı alerjiler genellikle ailesinde bulunan kişilerde sık görülür ve küçük yaşlarda tespit edilir. Yetişkinlere göre bebek ve çocuklar çok daha duyarlı olduğu için bilinçli bir beslenme düzeni oluşturulmalıdır. Gerçek besin alerjileri kişi hasta olmasa bile bağışıklık sisteminde değişiklik yapar. Genellikle alerjiye neden olan besinin içinde bulunan bir tür proteindir. Alerjisi olan kişi alerjiye neden olan bir şeyi yediğinde vücudu antikor üretir ve kendini korur. Bu antikorlar histamin denilen kimyasalların salgılanmasını sağlar. Histamin burun akıntısı, kaşıntı veya kalp atış hızının artmasını sağlayarak alerji bulgularının ortaya çıkmasına neden olur. Nadiren de olsa besin alerjileri şok tablosuna yol açarak hayatı tehlikeye sokabilir. Tedavide mutlak suretle anti histaminik ilaçlar kullanılır. Antihistaminik ilaçlar bazen tabley, bazen şurup bazen de ampul şeklinde olabilir.

Alerjiye neden olan en önemli besinler; Fıstık, soya, süt, mısır, balık, buğday, yumurta ve baklagillerdir. Bu besinler dışında da alerjiye neden olanlar vardır. Bir besine karşı gelişen alerji zamanla kaybolabilir.

Bazı yiyeceklere karşı çocuğunuzun alerjisi olduğunu düşünüyorsanız vakit kaybetmeden testlerini yaptırın. Alerjisinin olduğu besin kesinleştiğinde bu besini tek başına ya da başka yiyecekler içinde de olsa kesinlikle yemesine izin vermeyin. Örneğin yumurta alerjisi olan bir çocuğa yumurta içeren kek yedirilmemelidir.

UYARI: Eğer sizde, çocuğunuzda yada yakınlarınızda bir besine karşı ciddi alerji durumu varsa, çevrenizdekileri ve sağlık personelini acil durumlarda bilgilendirecek üzerinizde taşınabilir bir künye ya da kolye bulundurun. 

İlk 6 ay tek başına anne sütü alan bebeklerde ileriki dönemlerinde alerjiye daha nadir rastlanmaktadır. Anne sütünün içinde bulunan antikorların ve besin öğelerinin bu etkiyi sağladığı ve bebeğin bağışıklık sistemini güçlendirdiği yapılan araştırmalarda kanıtlanmıştır.

Besin alerjisi ile nasıl başa çıkılır?

Alerjiniz olan bir yiyecekten ömür boyu uzak kalmanız gerekebilir. Bu yiyeceğin türüne göre sağlıklı beslenme açısından yerine alternatifi olan besinlerin daha çok yenilmesi gerekebilir. Örneğin süt ve süt ürünlerine alerjiniz varsa kalsiyum kaynağı olana diğer yiyeceklerden daha fazla tüketmeniz gerekebilir.

  • Diyet yapıyorsanız diyetisyeninizle görüşerek yeterli ve dengeli beslenme kurallarını ve alerjiniz olan yiyeceğin yerine neyi ne kadar yemeniz gerektiğini öğrenin.
  • Yiyeceklerin etiket bilgisini dikkatli okuyun. Alerjiniz olan besine hiç ummadığınız yiyeceklerin içinde rastlayabilirsiniz.
  • Dışarıda yemek yediğinizde dikkatli olun, basit yiyecekleri tercih edin.
  • Yeni tarifler geliştirin.

Besin Duyarlılığı

Alerji ile karıştırılmaması gereken önemli bir durumdur. Her iki durum da immün sistem reaksiyonudur. Besin duyarlılığına IgG antikorları, alerjilerine ise IgE antikorları aracılık eder. Besin duyarlılığı durumunda reaksiyon yemek yendikten sonra 8 saatten 72 saate kadar gecikebilir. Yani, bugün yediğiniz bir yiyecek size dokunuyorsa etkisi 3 gün sonra görülebilir. Kötü olan ise çoğu zaman besin duyarlılığının bir ömür boyu belirlenememesidir. Günümüzde besin duyarlılığını tespit eden analiz ve testler mevcuttur. Besin duyarlılıklarına gecikmiş besin alerjisi de denilmektedir.

Mevsim Geçişlerinde Çocuğunuzun Bağışıklık Sistemini Güçlendirin!

İmmün Sistem ve Bağışıklık insan vücudunu dış etkilere karşı korumakla görevli sistemdir.İki şekli vardır; Doğumsal ve kazanılmış bağışıklık.Vücudumuzun içinde bağışıklık sistemi adı verilen şaşırtıcı ve bir o kadar da ilginç savunma mekanizması vardır. Bağışıklık sistemi insanoğlunu "mikrop" diye tanımlanan, enfeksiyona yol açabilen virüs, bakteri, mantar ve parazit gibi mikroorganizmaların zarar verici etkilerine karşı korur.

İnsan vücudu çevresinde bulunan çok sayıdaki mikrobun saldırısına uğrar ve bu organizmalar vücudumuza girebilmek için uğraş verir. Sağlıklı bir vücut; karşılaştığı hastalık etkenleriyle ve yabancı maddelerle çoğunlukla "çaktırmadan" baş eder. Mikroplarla baş edemediğimiz durumlarda da "hasta" oluruz.

Bağışıklık sisteminin görevi de; öncelikle bu organizmaların vücuda girmelerini engellemek veya girer ise vücuda girdikleri yerde yutmak, yayılmalarını engellemek ya da geciktirmektir. Bağışıklık sistemi bu görevlerini, yaşam süresi boyunca sürdürür ancak bazı koşullarda bağışıklık sistemi zayıflar.

  • Özellikle mevsim geçişlerinde, bahar mevsiminde birçok kişide, halsizlik, güçsüzlük, yorgunluk, isteksizlik, uykusuzluk, huzursuzluk gibi şikayetler görülür. Bunun da en önemli nedeni bağışıklık sisteminin güçlendirilmemiş olması, vücudu toksinlerden arındıran sistemlerin yeteli çalışmayışıdır.
  • İnsan bağırsağında 500’den fazla faydalı bakteri bulunur ve bunlar arasındaki dengenin bozulması bağışıklık sisteminin de bozulmasına neden olur.
  • Yetersiz ve dengesiz beslenme, sebze ve meyve tüketiminin azlığı, fiziksel aktivitenin azlığı bağışıklık sisteminin zayıflamasında diğer önemli etmenlerdir. Yaş, cinsiyet, aktivite durumunuz ve diğer bireysel özelliklerinize göre üretilmiş size uygun olan, bağışıklık sisteminizi güçlendirmeye ve beslenmeye destek olmak amacıyla doktor ve diyetisyen önerisi ile multivitamin ve mineral takviyelerini kullanabilirsin.

Bağışıklık Sistemini Güçlendirmek İçin 

  • Yeterli ve dengeli beslenin
  • Güvenli gıda tüketmeye özen gösterin. Açıkta satılan, içeriğine güvenmediğiniz hiçbir şeyi yemeyin.
  • Nedenini tespit edemediğiniz rahatsızlıklarınızın nedeninin beslenme kaynaklı olabileceğini unutmayın.
  • Antioksidan vitaminlerden zengin olan taze sebze ve meyvelerin tüketimini artırın. Her meyve ve sebzeyi kendi mevsiminde tüketmeye özen gösterin.
  • Rafine şeker tüketimini azaltıp, tam taneli tahıllar gibi kompleks şeker içeren besinlerin tüketimini artırın.
  • Aktif bir yaşam sürün, düzenli egzersiz yapın.
  • Kişisel temizliğinize öne gösterin.
  • Yiyeceklerinizi sağlıklı pişirme yöntemleri ile hazırlayın.
  • Çiğ et içeren gıdalardan uzak durun.
  • Probiyotik bakteriler (bağırsaklarımıza dost bakteriler) içeren gıdaları düzenli olarak tüketin. Bebekler için probiyotik mamalar, çocuk ve yetişkinler için probiyotik süt ve süt ürünleri, kefir gibi besinler bulunmaktadır.
  • Uyku düzeninize ve stresten uzak durmaya özen gösterin.
  • Her gün 1,5-2 litre su için ve sıvı alımınızı ihmal etmeyin.

İlgili İçerikler

Besin Kaynaklı Hastalıklar, Alerjiler, Korunma Ve Tedavide Beslenme İlkeleri
Öğrenci Diyetisyen Aysen Arıcan, 07/06/2012


Besin kaynaklı alerjiler genellikle ailesinde bulunan kişilerde sık görülür ve küçük yaşlarda tespit edilir.Yetişkinlere göre bebek ve çocuklar çok daha duyarlı olduğu için bilinçli bir beslenme düzeni oluşturulmalıdır.

Besin Kaynaklı Hastalıklar

Birçok besin kaynaklı hastalığı oluşmadan önce doğru bilgiler ışığında önlemek sizin elinizdedir.

Bulantı, ishal, yorgunluk, şişkinlik, hazımsızlık gibi bulgular besin alerjisini ya da besin duyarlılığını işaret ediyor olabilir. Aslında en sık görülen durumlar, yiyeceklerin alınmasını takiben oluşan enfeksiyon-zehirlenme türü hastalık tablolarıdır. Çoğunlukla da bakterilerin bulaşmış olduğu yiyeceklerin alınması ile oluşur. Bu nedenle besinleri hazırlarken, saklarken ve pişirirken çok dikkatli olunmalı ve hijyen kurallarına dikkat edilmelidir. Aksi halde bakteriler yiyecekler üzerinde hızla çoğalırlar.

Besin kaynaklı hastalıkları önlemek için;

  • Soğuk yiyecekleri soğuk tutun
  • Sıcak yiyecekleri sıcak tutun
  • Tüm yiyecekleri ve yiyeceklerin konulduğu kapları temiz tutun.
  • Açıkta satılan yiyecekleri satın almayın. Satın aldığınız besinlerin etiket bilgilerini okuyun.
  • Kişisel besin duyarlılıklarınızı araştırın.

Besin Alerjileri

Besin kaynaklı alerjiler genellikle ailesinde bulunan kişilerde sık görülür ve küçük yaşlarda tespit edilir. Yetişkinlere göre bebek ve çocuklar çok daha duyarlı olduğu için bilinçli bir beslenme düzeni oluşturulmalıdır. Gerçek besin alerjileri kişi hasta olmasa bile bağışıklık sisteminde değişiklik yapar. Genellikle alerjiye neden olan besinin içinde bulunan bir tür proteindir. Alerjisi olan kişi alerjiye neden olan bir şeyi yediğinde vücudu antikor üretir ve kendini korur. Bu antikorlar histamin denilen kimyasalların salgılanmasını sağlar. Histamin burun akıntısı, kaşıntı veya kalp atış hızının artmasını sağlayarak alerji bulgularının ortaya çıkmasına neden olur. Nadiren de olsa besin alerjileri şok tablosuna yol açarak hayatı tehlikeye sokabilir. Tedavide mutlak suretle anti histaminik ilaçlar kullanılır. Antihistaminik ilaçlar bazen tabley, bazen şurup bazen de ampul şeklinde olabilir.

Alerjiye neden olan en önemli besinler; Fıstık, soya, süt, mısır, balık, buğday, yumurta ve baklagillerdir. Bu besinler dışında da alerjiye neden olanlar vardır. Bir besine karşı gelişen alerji zamanla kaybolabilir.

Bazı yiyeceklere karşı çocuğunuzun alerjisi olduğunu düşünüyorsanız vakit kaybetmeden testlerini yaptırın. Alerjisinin olduğu besin kesinleştiğinde bu besini tek başına ya da başka yiyecekler içinde de olsa kesinlikle yemesine izin vermeyin. Örneğin yumurta alerjisi olan bir çocuğa yumurta içeren kek yedirilmemelidir.

UYARI: Eğer sizde, çocuğunuzda yada yakınlarınızda bir besine karşı ciddi alerji durumu varsa, çevrenizdekileri ve sağlık personelini acil durumlarda bilgilendirecek üzerinizde taşınabilir bir künye ya da kolye bulundurun. 

İlk 6 ay tek başına anne sütü alan bebeklerde ileriki dönemlerinde alerjiye daha nadir rastlanmaktadır. Anne sütünün içinde bulunan antikorların ve besin öğelerinin bu etkiyi sağladığı ve bebeğin bağışıklık sistemini güçlendirdiği yapılan araştırmalarda kanıtlanmıştır.

Besin alerjisi ile nasıl başa çıkılır?

Alerjiniz olan bir yiyecekten ömür boyu uzak kalmanız gerekebilir. Bu yiyeceğin türüne göre sağlıklı beslenme açısından yerine alternatifi olan besinlerin daha çok yenilmesi gerekebilir. Örneğin süt ve süt ürünlerine alerjiniz varsa kalsiyum kaynağı olana diğer yiyeceklerden daha fazla tüketmeniz gerekebilir.

  • Diyet yapıyorsanız diyetisyeninizle görüşerek yeterli ve dengeli beslenme kurallarını ve alerjiniz olan yiyeceğin yerine neyi ne kadar yemeniz gerektiğini öğrenin.
  • Yiyeceklerin etiket bilgisini dikkatli okuyun. Alerjiniz olan besine hiç ummadığınız yiyeceklerin içinde rastlayabilirsiniz.
  • Dışarıda yemek yediğinizde dikkatli olun, basit yiyecekleri tercih edin.
  • Yeni tarifler geliştirin.

Besin Duyarlılığı

Alerji ile karıştırılmaması gereken önemli bir durumdur. Her iki durum da immün sistem reaksiyonudur. Besin duyarlılığına IgG antikorları, alerjilerine ise IgE antikorları aracılık eder. Besin duyarlılığı durumunda reaksiyon yemek yendikten sonra 8 saatten 72 saate kadar gecikebilir. Yani, bugün yediğiniz bir yiyecek size dokunuyorsa etkisi 3 gün sonra görülebilir. Kötü olan ise çoğu zaman besin duyarlılığının bir ömür boyu belirlenememesidir. Günümüzde besin duyarlılığını tespit eden analiz ve testler mevcuttur. Besin duyarlılıklarına gecikmiş besin alerjisi de denilmektedir.

Mevsim Geçişlerinde Çocuğunuzun Bağışıklık Sistemini Güçlendirin!

İmmün Sistem ve Bağışıklık insan vücudunu dış etkilere karşı korumakla görevli sistemdir.İki şekli vardır; Doğumsal ve kazanılmış bağışıklık.Vücudumuzun içinde bağışıklık sistemi adı verilen şaşırtıcı ve bir o kadar da ilginç savunma mekanizması vardır. Bağışıklık sistemi insanoğlunu "mikrop" diye tanımlanan, enfeksiyona yol açabilen virüs, bakteri, mantar ve parazit gibi mikroorganizmaların zarar verici etkilerine karşı korur.

İnsan vücudu çevresinde bulunan çok sayıdaki mikrobun saldırısına uğrar ve bu organizmalar vücudumuza girebilmek için uğraş verir. Sağlıklı bir vücut; karşılaştığı hastalık etkenleriyle ve yabancı maddelerle çoğunlukla "çaktırmadan" baş eder. Mikroplarla baş edemediğimiz durumlarda da "hasta" oluruz.

Bağışıklık sisteminin görevi de; öncelikle bu organizmaların vücuda girmelerini engellemek veya girer ise vücuda girdikleri yerde yutmak, yayılmalarını engellemek ya da geciktirmektir. Bağışıklık sistemi bu görevlerini, yaşam süresi boyunca sürdürür ancak bazı koşullarda bağışıklık sistemi zayıflar.

  • Özellikle mevsim geçişlerinde, bahar mevsiminde birçok kişide, halsizlik, güçsüzlük, yorgunluk, isteksizlik, uykusuzluk, huzursuzluk gibi şikayetler görülür. Bunun da en önemli nedeni bağışıklık sisteminin güçlendirilmemiş olması, vücudu toksinlerden arındıran sistemlerin yeteli çalışmayışıdır.
  • İnsan bağırsağında 500’den fazla faydalı bakteri bulunur ve bunlar arasındaki dengenin bozulması bağışıklık sisteminin de bozulmasına neden olur.
  • Yetersiz ve dengesiz beslenme, sebze ve meyve tüketiminin azlığı, fiziksel aktivitenin azlığı bağışıklık sisteminin zayıflamasında diğer önemli etmenlerdir. Yaş, cinsiyet, aktivite durumunuz ve diğer bireysel özelliklerinize göre üretilmiş size uygun olan, bağışıklık sisteminizi güçlendirmeye ve beslenmeye destek olmak amacıyla doktor ve diyetisyen önerisi ile multivitamin ve mineral takviyelerini kullanabilirsin.

Bağışıklık Sistemini Güçlendirmek İçin 

  • Yeterli ve dengeli beslenin
  • Güvenli gıda tüketmeye özen gösterin. Açıkta satılan, içeriğine güvenmediğiniz hiçbir şeyi yemeyin.
  • Nedenini tespit edemediğiniz rahatsızlıklarınızın nedeninin beslenme kaynaklı olabileceğini unutmayın.
  • Antioksidan vitaminlerden zengin olan taze sebze ve meyvelerin tüketimini artırın. Her meyve ve sebzeyi kendi mevsiminde tüketmeye özen gösterin.
  • Rafine şeker tüketimini azaltıp, tam taneli tahıllar gibi kompleks şeker içeren besinlerin tüketimini artırın.
  • Aktif bir yaşam sürün, düzenli egzersiz yapın.
  • Kişisel temizliğinize öne gösterin.
  • Yiyeceklerinizi sağlıklı pişirme yöntemleri ile hazırlayın.
  • Çiğ et içeren gıdalardan uzak durun.
  • Probiyotik bakteriler (bağırsaklarımıza dost bakteriler) içeren gıdaları düzenli olarak tüketin. Bebekler için probiyotik mamalar, çocuk ve yetişkinler için probiyotik süt ve süt ürünleri, kefir gibi besinler bulunmaktadır.
  • Uyku düzeninize ve stresten uzak durmaya özen gösterin.
  • Her gün 1,5-2 litre su için ve sıvı alımınızı ihmal etmeyin.
Caferağa Mh. Sivastopol Sk. No:12 34710 Moda Kadıköy / İstanbul T. 0850 33 34938
Diyetkolik.com Logo