Bilime göre dans tıpkı parmak izleri gibi kişiye özgü

Egzersiz 11.02.2020

Dans ederken hangi figürleri kullandığınızı düşündünüz mü hiç? Yalnızca kafa sallayanlardan mısınız, yoksa topuklarınızla ritm tutanlardan mı? Belki de kendinizden geçip çılgınca hareketler yapıyorsunuzdur?
Bilime göre dans tıpkı parmak izleri gibi kişiye özgü

Görünen o ki dans ederken kullandığınız figürler, tıpkı parmak izleriniz gibi, tamamen size özgü.

Journal of New Music Research dergisinde yayınlanan yeni bir çalışma kapsamında, dans ediş şeklimizin ne kadar bireysel olduğu üzerine incelemeler yapıldı. Dans ile kimlik arasındaki ilişkiyi inceleyen ilk çalışma bu değil; daha önceki araştırmalar, kişinin ne denli dışa dönük ya da sinirli olduğunun, ruh hali ve hatta empati düzeyinin dans figürleri ile belirlenip belirlenemeyeceğini irdelemişti. Ancak figürlerin ne denli kişiye özgü oldukları – yapay zekanın sadece bu verilerle eşleştirme yapabileceği düzeyde – üzerine ilk kez odaklanıldı.

Araştırmacılar aslında bilgisayarların, insanların dans figürlerinden yola çıkıp müzik türünü belirleyip belirleyemeyeceklerini anlamaya çalışıyorlardı. Blues, folk, elektronik, caz, metal, pop, reggae ve rap olmak üzere 8 farklı müzik türünde dans eden 73 katılımcı ile çalıştılar. Katılımcıların yapmaları gereken tek şey, müziğe içlerinden geldiği gibi, doğal akışın içerisinde eşlik etmekti.

Çaktırmadan kalori yaktıran düşük etkili 5 egzersiz çeşidi

Doğru müzik türünü belirlemesi beklenen bilgisayarın, bunun yerine 73 katılımcıdan hangisinin dans ettiğini % 94 isabetle bilmiş olması, araştırmayı yapan ekibin şaşkınlığına sebep oldu. Yani dans figürlerinin kişiye özgünlüğü, tamamen rastlantı sonucu öğrenilmiş oldu.

Kişinin dans figürleri, bir tür parmak izi gibi.” diyor çalışmadan Pasi Saari. “Her insan, müziğin türü ne olursa olsun aynı kalan özgün bir hareket akışına sahip.”

Bir arkadaşınızla ya da aileden bir üye ile benzer şekilde dans ettiğinizi düşünüyor olabilirsiniz; ancak bilgisayarın sizi saptamasını sağlayan küçük nüanslar, her insanda farklılık gösteriyor.

Araştırmacılara göre, bilgisayar sistemleri, benzer hareketleri akla getiren müzik türleri söz konusu olduğunda – heavy metaldeki kafa sallama hareketi gibi – katılımcıların kimliğini saptamakta daha fazla güçlük çekiyor.

Gün içinde daha fazla hareket etmek için hayatınıza katmanız gereken 10 alışkanlık

“Bunun sebebi, metal müziğin dinleyenleri aynı hareketleri yapmaya teşvik etmesi.” diyor çalışmadan Emily Carlson. “Bu şekilde hareket ettiklerinde, ayırt edilmeleri güçleşiyor.”

Sırada ne var?

Evet, araştırma, bilgisayar-tanıma yazılımlarının gelecekteki etkilerine dair merak uyandırıyor; ancak bilim insanları, bu bulguların toplumsal ve kültürel sonuçları ile daha ilgililer.

“Daha soracak çok sorumuz var: Özgün figürlerimiz ömür boyu bu şekilde mi kalıyor, bu hareketler üzerinden kültürler arası farklılıkları saptayabilir miyiz ya da insanlar bilgisayarlara kıyasla kişileri dans aracılığıyla birbirinden ayırmada ne kadar başarılılar gibi.” diyor Carlson.

Görünen o ki kişinin varlığına özgü olan yalnızca parmak izleri değil.İnsanların yalnızca dans figürleri ile birinin kimliğini saptamaya çalıştıkları yeni araştırmalarla, insanoğlunun gizemlerinden bir yenisi daha açığa çıkarılabilir belki de.

KAYNAK

YORUMLAR

Bilime göre dans tıpkı parmak izleri gibi kişiye özgü
Diyetisyen Diyetkolik Diyetisyenim, 11/02/2020


Dans ederken hangi figürleri kullandığınızı düşündünüz mü hiç? Yalnızca kafa sallayanlardan mısınız, yoksa topuklarınızla ritm tutanlardan mı? Belki de kendinizden geçip çılgınca hareketler yapıyorsunuzdur?

Görünen o ki dans ederken kullandığınız figürler, tıpkı parmak izleriniz gibi, tamamen size özgü.

Journal of New Music Research dergisinde yayınlanan yeni bir çalışma kapsamında, dans ediş şeklimizin ne kadar bireysel olduğu üzerine incelemeler yapıldı. Dans ile kimlik arasındaki ilişkiyi inceleyen ilk çalışma bu değil; daha önceki araştırmalar, kişinin ne denli dışa dönük ya da sinirli olduğunun, ruh hali ve hatta empati düzeyinin dans figürleri ile belirlenip belirlenemeyeceğini irdelemişti. Ancak figürlerin ne denli kişiye özgü oldukları – yapay zekanın sadece bu verilerle eşleştirme yapabileceği düzeyde – üzerine ilk kez odaklanıldı.

Araştırmacılar aslında bilgisayarların, insanların dans figürlerinden yola çıkıp müzik türünü belirleyip belirleyemeyeceklerini anlamaya çalışıyorlardı. Blues, folk, elektronik, caz, metal, pop, reggae ve rap olmak üzere 8 farklı müzik türünde dans eden 73 katılımcı ile çalıştılar. Katılımcıların yapmaları gereken tek şey, müziğe içlerinden geldiği gibi, doğal akışın içerisinde eşlik etmekti.

Çaktırmadan kalori yaktıran düşük etkili 5 egzersiz çeşidi

Doğru müzik türünü belirlemesi beklenen bilgisayarın, bunun yerine 73 katılımcıdan hangisinin dans ettiğini % 94 isabetle bilmiş olması, araştırmayı yapan ekibin şaşkınlığına sebep oldu. Yani dans figürlerinin kişiye özgünlüğü, tamamen rastlantı sonucu öğrenilmiş oldu.

Kişinin dans figürleri, bir tür parmak izi gibi.” diyor çalışmadan Pasi Saari. “Her insan, müziğin türü ne olursa olsun aynı kalan özgün bir hareket akışına sahip.”

Bir arkadaşınızla ya da aileden bir üye ile benzer şekilde dans ettiğinizi düşünüyor olabilirsiniz; ancak bilgisayarın sizi saptamasını sağlayan küçük nüanslar, her insanda farklılık gösteriyor.

Araştırmacılara göre, bilgisayar sistemleri, benzer hareketleri akla getiren müzik türleri söz konusu olduğunda – heavy metaldeki kafa sallama hareketi gibi – katılımcıların kimliğini saptamakta daha fazla güçlük çekiyor.

Gün içinde daha fazla hareket etmek için hayatınıza katmanız gereken 10 alışkanlık

“Bunun sebebi, metal müziğin dinleyenleri aynı hareketleri yapmaya teşvik etmesi.” diyor çalışmadan Emily Carlson. “Bu şekilde hareket ettiklerinde, ayırt edilmeleri güçleşiyor.”

Sırada ne var?

Evet, araştırma, bilgisayar-tanıma yazılımlarının gelecekteki etkilerine dair merak uyandırıyor; ancak bilim insanları, bu bulguların toplumsal ve kültürel sonuçları ile daha ilgililer.

“Daha soracak çok sorumuz var: Özgün figürlerimiz ömür boyu bu şekilde mi kalıyor, bu hareketler üzerinden kültürler arası farklılıkları saptayabilir miyiz ya da insanlar bilgisayarlara kıyasla kişileri dans aracılığıyla birbirinden ayırmada ne kadar başarılılar gibi.” diyor Carlson.

Görünen o ki kişinin varlığına özgü olan yalnızca parmak izleri değil.İnsanların yalnızca dans figürleri ile birinin kimliğini saptamaya çalıştıkları yeni araştırmalarla, insanoğlunun gizemlerinden bir yenisi daha açığa çıkarılabilir belki de.

KAYNAK