Çiğ tüketilmemesi gereken 10 gıda

Diyet 07.02.2020

Çiğ tüketmememiz gereken ve günlük hayatta buna dikkat ettiğimiz birçok gıda var – et ve yumurta gibi. Ama bilmedikleriniz de olabilir.
Çiğ tüketilmemesi gereken 10 gıda

İşte size bunlardan birkaçı:

Un

Anneler kek yaparken çocuklar karışımın tadına bakmaktan kendini alıkoyamaz değil mi? Ama mutlaka duymuşsunuzdur çiğ yumurta yemenin zararlarını. Ne yazık ki tek sorun yumurta değil; unu çiğ bir şekilde tüketmek de en az yumurta yemek kadar zararlı olabiliyor. Son yıllarda yapılan araştırmalar, çiğ unu da potansiyel sağlık riski kategorisine soktu.

Un, tarladan market raflarına dek süren yolculuğu boyunca ecoli gibi patojenlerle temasa geçebiliyor; dolayısıyla tüketilmeden önce pişirilmesi gerekiyor.

Patates

Sınırlı zamanların ve tembelliğin en büyük kurtarıcısı: patates. Evet, patatesin kesinlikle çiğ yenmemesi gerekiyor. Aksi takdirde şişkinlik ve istenmeyen bağırsak sorunları yaşanması muhtemel. Çünkü patatesin yapısında, sindirilmeye dirençli olan, ancak pişirildiğinde tamamen parçalanan nişasta maddesinden bol miktarda bulunuyor.

Sıcak ya da nemli ortamda zaman geçiren patatesin yeşile dönmüş hali ise en kötüsü. Bu şartlarda, patates "solanin" adında toksik bir madde üretiyor ve gıda zehirlenmesi semptomlarına sebep olmaya başlıyor. Sonuç olarak üzerinde yeşil bölgeler oluşmaya başlamış patatesi, yalnızca çiğ yemekten kaçınmayı bırakın, doğrudan ortadan kaldırmak gerekiyor.

Meksika fasulyesi

Yanlış şekilde tüketildiğinde felaket getiren bir diğer masum görünümlü besin ise Meksika fasulyesi. Yapısındaki bol protein, lif ve antioksidan içeriği, sağlıklı diyetlerin ideal bir bileşeni olmasını sağlıyor; ancak çiğ bir şekilde tüketilen Meksika fasulyesi, mideniz açısından nahoş bir durum yaratabilir.

Pişmemiş Meksika fasulyesinde bulunan fitohemaglutinin maddesi, bir tür toksin olarak görev yapıyor ve gıda zehirlenmesinin semptomlarını ortaya çıkarmaya başlıyor. Bu yüzden fasulyenizi çiğ olarak tüketmekten kaçınmalı, en az 10 dk. boyunca kaynatarak hazırlamalısınız.

Kırmızı et ve kümes eti

Kırmızı et, tavuk ve hindi etlerini yeterince pişirmeden tüketmenin ne denli riskli olduğunu hepimiz biliyoruz. Çiğ kümes etlerinin çoğunda Campylobacter bakterisi bulunuyor; Salmonella ve Clostridium perfringens kapmanız da muhtemel.

Çiğ kırmızı ette ise Salmonella, E. Coli ve Yersinia bakterilerinin bulunma ihtimali çok yüksek. Alabileceğiniz en garanti yöntem, etinizi önerilen ısılarda iyice pişirmek.

Yumurta

Yumurta bakterilere açık bir besin. Yumurtanın içinde bulunan salmonella mikrobu sağlıklı kişilerde ishal yaparken bağışıklığı zayıf kişilerde ölümcül hastalıklara sebep olabiliyor. Bu neden yumurtanın pişirilerek yenmesi en sağlıklısı. Çiğ yumurta, B7’nin sindirimini engelleyen avidin proteini içerir. Bu nedenle çiğ yumurta yemek b7 vitamini eksikliğine neden olabilir.

Sosis

Sosis gibi hazır gıda ürünleri, başlı başına sağlıklı kategorisine girecek gıdalar değil zaten; ancak bir de çiğ tüketmek, son derece tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Genelde önceden pişirilmiş şekilde paketlenip piyasaya sürülen sosisler konusunda, tüketmeden önce tekrar pişirmeye gerek olmadığına dair bir kavram yanılgısı mevcut.

Ancak gerçek şu ki paket sosislerde Listeria veya Listeria monocytogenes bakterisi bulunabiliyor ve bunun önüne geçmenin tek yolu, sosisi tekrar pişirmek.

Süt

Çiğ süt deyince aklınıza doğal ve sağlıklı olan geliyor belki de; ama emin olun ki çok yanlış düşünüyorsunuz. Doğrudan inekten sağılan, pastörize edilmemiş sütün yapısında, E.coli ve salmonella gibi son derece tehlikeli bakterilerin bulunma ihtimali çok yüksektir.

Yapılan araştırmalara göre, süt ürünleri içerisinde gıda zehirlenmesine sebep olma riski, en çok çiğ sütte görülüyor – yaklaşık 150 kat daha fazla bir riskten bahsediyoruz. Dolayısıyla evinize pastörize sütten başka bir şey sokmadığınızdan emin olmalısınız. Çiğ süt konusunda ısrarlıysanız en az 10 dakika kaynatmanız gerekiyor.

Patlıcan

Patlıcan çiğ olarak tüketilirse ya da doğru pişirilmezse zehirleyici etkiye sahip. Üstelik bunun sıradan bir gıda zehirlenmesinden biraz daha ciddi olduğunu söylemek gerek. Patlıcanda bulunan solanin isimli bileşen kalsiyum emilimini azaltıyor ve sindirim sistemini rahatsız ediyor. Aşırı çiğ patlıcan tüketimi karın ağrısı, ishal, kusma, baş ağrısı ve mide bulantısına neden oluyor ve zehirliyor. Patlıcanı çiğ halde yedikten sonra yukarıdaki belirtileri gözlemlediyseniz acilen doktora gidin. Patlıcanı pişirmek, toksik madde olan solanini etkisiz hale getiriyor.

Filizler

Sağlıklı beslenme diyetleriniz kapsamında filizlerden bolca yararlanıyorsunuz, değil mi? Sonuçta çok sağlıklılar. Peki, alfalfa ve turp filizlerinde e.coli, salmonella ve listeria bakterilerinin bulunabildiğini biliyor musunuz? Filizler, bu bakterilerin en sevdiği yerler olan sıcak ve nemli şartlarda büyürler. Bu yüzden filizlerinizi en taze şekilde satın almaya, iyice yıkayıp pişirerek tüketmeye özen göstermelisiniz.

Elma, armut, şeftali, kayısı ve mango çekirdekleri

Evet, bunları muhtemelen yemiyorsunuzdur; ama yine de bilmekte fayda var. Bu tür meyvelerin çekirdeklerinde organik siyanüre dönüşebilen bir tür kimyasal bulunuyor.

YORUMLAR

Çiğ tüketilmemesi gereken 10 gıda
Diyetkolik Diyetisyenim, 07/02/2020


Çiğ tüketmememiz gereken ve günlük hayatta buna dikkat ettiğimiz birçok gıda var – et ve yumurta gibi. Ama bilmedikleriniz de olabilir.

İşte size bunlardan birkaçı:

Un

Anneler kek yaparken çocuklar karışımın tadına bakmaktan kendini alıkoyamaz değil mi? Ama mutlaka duymuşsunuzdur çiğ yumurta yemenin zararlarını. Ne yazık ki tek sorun yumurta değil; unu çiğ bir şekilde tüketmek de en az yumurta yemek kadar zararlı olabiliyor. Son yıllarda yapılan araştırmalar, çiğ unu da potansiyel sağlık riski kategorisine soktu.

Un, tarladan market raflarına dek süren yolculuğu boyunca ecoli gibi patojenlerle temasa geçebiliyor; dolayısıyla tüketilmeden önce pişirilmesi gerekiyor.

Patates

Sınırlı zamanların ve tembelliğin en büyük kurtarıcısı: patates. Evet, patatesin kesinlikle çiğ yenmemesi gerekiyor. Aksi takdirde şişkinlik ve istenmeyen bağırsak sorunları yaşanması muhtemel. Çünkü patatesin yapısında, sindirilmeye dirençli olan, ancak pişirildiğinde tamamen parçalanan nişasta maddesinden bol miktarda bulunuyor.

Sıcak ya da nemli ortamda zaman geçiren patatesin yeşile dönmüş hali ise en kötüsü. Bu şartlarda, patates "solanin" adında toksik bir madde üretiyor ve gıda zehirlenmesi semptomlarına sebep olmaya başlıyor. Sonuç olarak üzerinde yeşil bölgeler oluşmaya başlamış patatesi, yalnızca çiğ yemekten kaçınmayı bırakın, doğrudan ortadan kaldırmak gerekiyor.

Meksika fasulyesi

Yanlış şekilde tüketildiğinde felaket getiren bir diğer masum görünümlü besin ise Meksika fasulyesi. Yapısındaki bol protein, lif ve antioksidan içeriği, sağlıklı diyetlerin ideal bir bileşeni olmasını sağlıyor; ancak çiğ bir şekilde tüketilen Meksika fasulyesi, mideniz açısından nahoş bir durum yaratabilir.

Pişmemiş Meksika fasulyesinde bulunan fitohemaglutinin maddesi, bir tür toksin olarak görev yapıyor ve gıda zehirlenmesinin semptomlarını ortaya çıkarmaya başlıyor. Bu yüzden fasulyenizi çiğ olarak tüketmekten kaçınmalı, en az 10 dk. boyunca kaynatarak hazırlamalısınız.

Kırmızı et ve kümes eti

Kırmızı et, tavuk ve hindi etlerini yeterince pişirmeden tüketmenin ne denli riskli olduğunu hepimiz biliyoruz. Çiğ kümes etlerinin çoğunda Campylobacter bakterisi bulunuyor; Salmonella ve Clostridium perfringens kapmanız da muhtemel.

Çiğ kırmızı ette ise Salmonella, E. Coli ve Yersinia bakterilerinin bulunma ihtimali çok yüksek. Alabileceğiniz en garanti yöntem, etinizi önerilen ısılarda iyice pişirmek.

Yumurta

Yumurta bakterilere açık bir besin. Yumurtanın içinde bulunan salmonella mikrobu sağlıklı kişilerde ishal yaparken bağışıklığı zayıf kişilerde ölümcül hastalıklara sebep olabiliyor. Bu neden yumurtanın pişirilerek yenmesi en sağlıklısı. Çiğ yumurta, B7’nin sindirimini engelleyen avidin proteini içerir. Bu nedenle çiğ yumurta yemek b7 vitamini eksikliğine neden olabilir.

Sosis

Sosis gibi hazır gıda ürünleri, başlı başına sağlıklı kategorisine girecek gıdalar değil zaten; ancak bir de çiğ tüketmek, son derece tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Genelde önceden pişirilmiş şekilde paketlenip piyasaya sürülen sosisler konusunda, tüketmeden önce tekrar pişirmeye gerek olmadığına dair bir kavram yanılgısı mevcut.

Ancak gerçek şu ki paket sosislerde Listeria veya Listeria monocytogenes bakterisi bulunabiliyor ve bunun önüne geçmenin tek yolu, sosisi tekrar pişirmek.

Süt

Çiğ süt deyince aklınıza doğal ve sağlıklı olan geliyor belki de; ama emin olun ki çok yanlış düşünüyorsunuz. Doğrudan inekten sağılan, pastörize edilmemiş sütün yapısında, E.coli ve salmonella gibi son derece tehlikeli bakterilerin bulunma ihtimali çok yüksektir.

Yapılan araştırmalara göre, süt ürünleri içerisinde gıda zehirlenmesine sebep olma riski, en çok çiğ sütte görülüyor – yaklaşık 150 kat daha fazla bir riskten bahsediyoruz. Dolayısıyla evinize pastörize sütten başka bir şey sokmadığınızdan emin olmalısınız. Çiğ süt konusunda ısrarlıysanız en az 10 dakika kaynatmanız gerekiyor.

Patlıcan

Patlıcan çiğ olarak tüketilirse ya da doğru pişirilmezse zehirleyici etkiye sahip. Üstelik bunun sıradan bir gıda zehirlenmesinden biraz daha ciddi olduğunu söylemek gerek. Patlıcanda bulunan solanin isimli bileşen kalsiyum emilimini azaltıyor ve sindirim sistemini rahatsız ediyor. Aşırı çiğ patlıcan tüketimi karın ağrısı, ishal, kusma, baş ağrısı ve mide bulantısına neden oluyor ve zehirliyor. Patlıcanı çiğ halde yedikten sonra yukarıdaki belirtileri gözlemlediyseniz acilen doktora gidin. Patlıcanı pişirmek, toksik madde olan solanini etkisiz hale getiriyor.

Filizler

Sağlıklı beslenme diyetleriniz kapsamında filizlerden bolca yararlanıyorsunuz, değil mi? Sonuçta çok sağlıklılar. Peki, alfalfa ve turp filizlerinde e.coli, salmonella ve listeria bakterilerinin bulunabildiğini biliyor musunuz? Filizler, bu bakterilerin en sevdiği yerler olan sıcak ve nemli şartlarda büyürler. Bu yüzden filizlerinizi en taze şekilde satın almaya, iyice yıkayıp pişirerek tüketmeye özen göstermelisiniz.

Elma, armut, şeftali, kayısı ve mango çekirdekleri

Evet, bunları muhtemelen yemiyorsunuzdur; ama yine de bilmekte fayda var. Bu tür meyvelerin çekirdeklerinde organik siyanüre dönüşebilen bir tür kimyasal bulunuyor.