Bul

Diyetkolik'i telefonunda kullan

sitede bul

Çocuk Beslenmesinin Önemi

Diyet 13.01.2021

Çocuk Beslenmesinin Önemi

Bir çocuğun hayata gelmeden önce ilk beslenmesi anne karnında başlar. Annenin gebelik öncesindeki beslenme alışkanlıkları, kalsiyum, demir vb. gerekli depolarının durumu, gebeliği boyunca sürdürdüğü beslenme şekli bebeğin sağlık durumunda en önemli belirleyicilerdir. Sağlıklı bir gebelik geçiren anne sağlıklı bir çocuk dünyaya getirir. Sağlıklı doğan bir bebek de yeterli ve dengeli beslenirse, iyi bir bakım ile büyürse sağlıklı bir çocuk olarak gelişimine devam eder. Çocuğun doğumdan sonra karşılaşabileceği ciddi sağlık riskleri annenin gebeliği boyunca kendine özen göstermesiyle ortadan kalkacaktır.

Yetersiz beslenmenin ortaya çıkmasındaki nedenler toplumdan topluma farklılık gösterebilir. Ancak en önemlileri annenin eğitim ve bilinç düzeyi ile ekonomik koşullarının yeterlilik durumudur. Aile ekonomik açıdan yeterli olsa bile eğer beslenme bilinci yoksa şartlarını elverişli kullanamayabilir.

Bir diğer konu da çocuğun büyüdüğü coğrafi çevre ve toplumun yeme alışkanlıklarıdır. Örneğin dağlık, denizden uzak bir bölgede yetişen bir çocuğun balık tüketimi yeterince olamayacağından yeme alışkanlığı ve damak tadı bu yönde gelişmeyebilir. Veya vejeteryan beslenme taraftarı olan bir ebeveyn çocuğuna da bu yönde bir beslenme şekli uygularsa yetersizlikler ortaya çıkabilir.

Günümüzde buna ek olarak ailenin bazı popüler beslenme akımlarını (glutensiz, çiğ, ketojenik vs gibi)takip edip bir uzmana danışmadan uygulaması da sorun oluşturmaktadır. Hiç bir tıbbi  gereği yokken bunların çocuk beslenmesinde yer alması ciddi sağlık riskleri doğurabilir. Her çocuk yaşadığı coğrafyanın ürünleriyle yeterli ve dengeli olacak şekilde beslenmelidir. Damak tadının gelişimi açısından da yeniliklere açık büyütülmesi faydalı olabilir. Çocuklarda yetersiz beslenme beraberinde büyüme gelişme geriliği ve vitamin-mineral yetmezliği hastalıklarını getirir.

Bir çocuğun yetersiz beslenmesi onun düşük ağırlıklı olmasına neden olabilir. Bununla beraber aşırı beslenme de şişmanlık oluşumunda etkilidir. Ekonomik koşulların iyi oluşu, alım gücünün fazlalığı, hazır besinlere yöneliş, aşırı beslenme ve hareketsizlik şişmanlamada rol alabileceği gibi düşük alım gücü ve düşük ekonomik koşullar da şişmanlamanın bir diğer nedenidir. Çünkü yetersiz-dengesiz tüketim ve yüksek karbonhidratlı beslenmeye bağlı olarak (aşırı ekmek, hamur işi, patates vb.) şişmanlama ortaya çıkmaktadır.

Her çocuk ailesinden gelen genetik özelliklere bağlı olarak büyüme gelişme açısından farklılık gösterebilir. Önemli olan duraksama veya gerilemenin olup olmadığının doğru değerlendirilmesidir. Boy uzunluğu, kilosu, baş ve göğüs çevresi, vücut bölümlerinin birbirine oranı, diş çıkma-değiştirme zamanı, kemiklerinin gelişimi, beyin ve sinir siteminin gelişimi, cinsel gelişimi ve zeka testlerindeki puanı bir çocuğun sağlık durumunun değerlendirilmesinde önemli belirleyicilerdir. Bunlar düzenli aralıklarla takip edilmeli, ölçülmeli ve çocuğun kendi büyüme eğrisi yönünden doğru değerlendirilmelidir.

Çocuğun büyüme ve gelişiminin sağlıklı devam edebilmesi için beslenmesi çok önemlidir. Bunun için her besin grubundan yeterli ve dengeli olarak yiyecek tüketilmesi gerekir. Sevmediği ve yemediği besinler sevebileceği şekillere sokularak sunulmalıdır. Örnek olması ve özenmesi bakımından beraber besin tüketmek de alışkanlık kazanması için faydalı bir yoldur. Çocuğuna balık yemesini öğütleyen ama kendi yemeyen bir ebeveyn inandırıcı olmaz.

Çocuğun büyüme ve gelişimi için öncelikli olarak tüketmesi gereken besinler:

    ✓     Kırmızı et, tavuk, hindi, balık, yumurta, süt, yoğurt, peynir, kefir, ayran gibi protein, vitamin ve mineral içeriği yüksek besinlerdir

   ✓         Beyin ve sinir sistemi gelişimi için fındık, ceviz, badem gibi yağlı tohumlar (omega 3), tereyağı, zeytinyağı (omega 9), ayçiçeği/mısır özü (omega 6) yağlarının hepsini dengeli olarak tüketmelidir

   ✓         Tümkuru baklagiller(kuru fasulye, nohut, mercimek türleri, barbunya)

   ✓         Tüm sebze ve meyveler (mevsimine uygun veya kurutulmuş)

   ✓         Ekmek, pirinç, makarna, bulgur, erişte, kuskus, karabuğday gibi karbonhidrat kaynakları da her gün mutlakabeslenmesinde yer alması gereken diğer besinlerdir.

Tüm yaşamsal faaliyetler açısından su tüketimi de yetersiz kalmamalıdır. Öğün saatleri düzenli olmalıdır.

Çocukluk çağı uzun ve her döneminde birbirinden çok farklı gelişimlerin görüldüğü bir çağdır. Dönemlere göre ihtiyaçlar değişebileceği için bu besinlerin tüketim miktarlarında da farklılıklar olmalıdır.

Ülkemiz besin çeşitliliği bakımından geniş bir yelpazeye sahiptir. Geleneksel mutfağımızda her besinden faydalanılarak yapılan, örüntüsü sağlıklı yiyecekler bulunmaktadır. Her mevsim farklı sebze ve meyvelerin taze olarak tüketimi mümkündür. Dört mevsimin yaşandığı bir coğrafyada bu topraklarda yetişmemiş ve gen kodlarımızda yer almayan besinlerin sıklıkla yer alması bir takım alerjik tabloların ortaya çıkmasında rol oynayabilir.

Bilimselliği kanıtlanmış gerçeklere dayanan (hipotezlere değil) verilerle hazırlanmış, yaş grubuna uygun, yeterli ve dengeli, çocuğun sosyo kültürel alışkanlıklarıyla örtüşen bir beslenme planı ile beslenmesi, bedensel, zihinsel ve psikolojik açıdan çocuk için tam bir iyilik hali sağlamaya uygundur.

YORUMLAR

Çocuk Beslenmesinin Önemi
Diyetisyen Serap Orak, 13/01/2021


Bir çocuğun hayata gelmeden önce ilk beslenmesi anne karnında başlar. Annenin gebelik öncesindeki beslenme alışkanlıkları, kalsiyum, demir vb. gerekli depolarının durumu, gebeliği boyunca sürdürdüğü beslenme şekli bebeğin sağlık durumunda en önemli belirleyicilerdir. Sağlıklı bir gebelik geçiren anne sağlıklı bir çocuk dünyaya getirir. Sağlıklı doğan bir bebek de yeterli ve dengeli beslenirse, iyi bir bakım ile büyürse sağlıklı bir çocuk olarak gelişimine devam eder. Çocuğun doğumdan sonra karşılaşabileceği ciddi sağlık riskleri annenin gebeliği boyunca kendine özen göstermesiyle ortadan kalkacaktır.

Yetersiz beslenmenin ortaya çıkmasındaki nedenler toplumdan topluma farklılık gösterebilir. Ancak en önemlileri annenin eğitim ve bilinç düzeyi ile ekonomik koşullarının yeterlilik durumudur. Aile ekonomik açıdan yeterli olsa bile eğer beslenme bilinci yoksa şartlarını elverişli kullanamayabilir.

Bir diğer konu da çocuğun büyüdüğü coğrafi çevre ve toplumun yeme alışkanlıklarıdır. Örneğin dağlık, denizden uzak bir bölgede yetişen bir çocuğun balık tüketimi yeterince olamayacağından yeme alışkanlığı ve damak tadı bu yönde gelişmeyebilir. Veya vejeteryan beslenme taraftarı olan bir ebeveyn çocuğuna da bu yönde bir beslenme şekli uygularsa yetersizlikler ortaya çıkabilir.

Günümüzde buna ek olarak ailenin bazı popüler beslenme akımlarını (glutensiz, çiğ, ketojenik vs gibi)takip edip bir uzmana danışmadan uygulaması da sorun oluşturmaktadır. Hiç bir tıbbi  gereği yokken bunların çocuk beslenmesinde yer alması ciddi sağlık riskleri doğurabilir. Her çocuk yaşadığı coğrafyanın ürünleriyle yeterli ve dengeli olacak şekilde beslenmelidir. Damak tadının gelişimi açısından da yeniliklere açık büyütülmesi faydalı olabilir. Çocuklarda yetersiz beslenme beraberinde büyüme gelişme geriliği ve vitamin-mineral yetmezliği hastalıklarını getirir.

Bir çocuğun yetersiz beslenmesi onun düşük ağırlıklı olmasına neden olabilir. Bununla beraber aşırı beslenme de şişmanlık oluşumunda etkilidir. Ekonomik koşulların iyi oluşu, alım gücünün fazlalığı, hazır besinlere yöneliş, aşırı beslenme ve hareketsizlik şişmanlamada rol alabileceği gibi düşük alım gücü ve düşük ekonomik koşullar da şişmanlamanın bir diğer nedenidir. Çünkü yetersiz-dengesiz tüketim ve yüksek karbonhidratlı beslenmeye bağlı olarak (aşırı ekmek, hamur işi, patates vb.) şişmanlama ortaya çıkmaktadır.

Her çocuk ailesinden gelen genetik özelliklere bağlı olarak büyüme gelişme açısından farklılık gösterebilir. Önemli olan duraksama veya gerilemenin olup olmadığının doğru değerlendirilmesidir. Boy uzunluğu, kilosu, baş ve göğüs çevresi, vücut bölümlerinin birbirine oranı, diş çıkma-değiştirme zamanı, kemiklerinin gelişimi, beyin ve sinir siteminin gelişimi, cinsel gelişimi ve zeka testlerindeki puanı bir çocuğun sağlık durumunun değerlendirilmesinde önemli belirleyicilerdir. Bunlar düzenli aralıklarla takip edilmeli, ölçülmeli ve çocuğun kendi büyüme eğrisi yönünden doğru değerlendirilmelidir.

Çocuğun büyüme ve gelişiminin sağlıklı devam edebilmesi için beslenmesi çok önemlidir. Bunun için her besin grubundan yeterli ve dengeli olarak yiyecek tüketilmesi gerekir. Sevmediği ve yemediği besinler sevebileceği şekillere sokularak sunulmalıdır. Örnek olması ve özenmesi bakımından beraber besin tüketmek de alışkanlık kazanması için faydalı bir yoldur. Çocuğuna balık yemesini öğütleyen ama kendi yemeyen bir ebeveyn inandırıcı olmaz.

Çocuğun büyüme ve gelişimi için öncelikli olarak tüketmesi gereken besinler:

    ✓     Kırmızı et, tavuk, hindi, balık, yumurta, süt, yoğurt, peynir, kefir, ayran gibi protein, vitamin ve mineral içeriği yüksek besinlerdir

   ✓         Beyin ve sinir sistemi gelişimi için fındık, ceviz, badem gibi yağlı tohumlar (omega 3), tereyağı, zeytinyağı (omega 9), ayçiçeği/mısır özü (omega 6) yağlarının hepsini dengeli olarak tüketmelidir

   ✓         Tümkuru baklagiller(kuru fasulye, nohut, mercimek türleri, barbunya)

   ✓         Tüm sebze ve meyveler (mevsimine uygun veya kurutulmuş)

   ✓         Ekmek, pirinç, makarna, bulgur, erişte, kuskus, karabuğday gibi karbonhidrat kaynakları da her gün mutlakabeslenmesinde yer alması gereken diğer besinlerdir.

Tüm yaşamsal faaliyetler açısından su tüketimi de yetersiz kalmamalıdır. Öğün saatleri düzenli olmalıdır.

Çocukluk çağı uzun ve her döneminde birbirinden çok farklı gelişimlerin görüldüğü bir çağdır. Dönemlere göre ihtiyaçlar değişebileceği için bu besinlerin tüketim miktarlarında da farklılıklar olmalıdır.

Ülkemiz besin çeşitliliği bakımından geniş bir yelpazeye sahiptir. Geleneksel mutfağımızda her besinden faydalanılarak yapılan, örüntüsü sağlıklı yiyecekler bulunmaktadır. Her mevsim farklı sebze ve meyvelerin taze olarak tüketimi mümkündür. Dört mevsimin yaşandığı bir coğrafyada bu topraklarda yetişmemiş ve gen kodlarımızda yer almayan besinlerin sıklıkla yer alması bir takım alerjik tabloların ortaya çıkmasında rol oynayabilir.

Bilimselliği kanıtlanmış gerçeklere dayanan (hipotezlere değil) verilerle hazırlanmış, yaş grubuna uygun, yeterli ve dengeli, çocuğun sosyo kültürel alışkanlıklarıyla örtüşen bir beslenme planı ile beslenmesi, bedensel, zihinsel ve psikolojik açıdan çocuk için tam bir iyilik hali sağlamaya uygundur.