Çocuk sahibi olmanın önündeki engeller nelerdir?

Motivasyon 09.11.2018

Polikistik Over Sendromu gibi sağlığınıza ilişkin pek çok konunu doğurganlığınızı etkilediğini biliyor muydunuz?
Çocuk sahibi olmanın önündeki engeller nelerdir?

Hamilelik sürecini yaşamış pek çok kadın belki de yumurtlama sürecinde vücudunda neler olup bittiğinden bihaberdir. Karmaşık bir olaylar zincirine benzeyen bu süreçte neler oluyor? Yumurtlama sürecinden yaşananlara ve doğurganlığı etkileyen faktörlere değindik.

Yumurtlama sürecinde vücudumuzda neler olur?

yumurtlama

Kadınlar doğdukları zaman yumurtalıklarında 1-2 milyon yumurta bulunur. İlk adet dönemine gelindiğinde bu yumurtaların yaklaşık 400 bini kalmış olur ve bir kadının hayatı boyunca bunların sadece yaklaşık 300-500 kadarı yumurtlamaya bırakılacak kadar olgunlaşır.

Yumurtlamanın gerçekleşmesi için yumurtalıklarınızdan birinin bir yumurta bırakması gerekir. Bu durum beyniniz folikül uyarıcı hormonu (FSH) ürettiği zaman yaşanır. Bu da folikülleri uyarır ve östrojenin yükselmesini beraberinde getirir. Folikül yumurta hücresini sarmalayıp besleyen ve koruyan yapıdır ve her yumurtlama döneminde bir folikül olgunlaşarak yumurta hücresini serbest bırakır. Her ay gelişen folikül sayısı farklılık göstermekle beraber genellikle diğerlerinden daha hızlı büyüyen ve baskın folikül haline gelen bir yumurta bulunur. İki dominant folikülün yumurta bırakması da mümkündür. Dominant folikül büyüdükçe östrojen seviyesi yükselir. FSH düştüğündeyse diğer küçük foliküller ölür ve sadece baskın folikül olgunlaşmaya devam eder.

Östrojen zirveye ulaştığı zaman olgunlaşmayı bitirmek ve yumurtasını serbest bırakmak için dominant folikülü tetikleyen lüteinizan hormonun (LH) artmasına sağlar. Bu yumurta daha sonra 12-24 saat boyunca fallop tüpünden geçer. Yumurtanın sperm hücresi tarafından döllenmesi halinde rahim duvarına yerleşir ve hamilelik süreci başlamış olur. Döllenmediği takdirde ise regl döneminde vücuttan atılır.

Doğurganlığı etkileyen faktörler nelerdir?

Sağlığınıza ilişkin pek çok konu ve yaşam şekliniz doğurganlığınızı etkileyebilir. Polikistik Over Sendromu ya da endometriozis, pelvik inflamatuar hastalık gibi fallop tüplerinde yumurta ve spermlerin hareketini etkileyen veya bu tüplerde bir tıkanmaya neden olan durumlar doğurganlığı doğrudan etkiler.

Yaşın da doğurganlık üzerinde etkisi vardır. Doğurganlık genellikle 30'lu yaşların başına gelindiğinde azalmaya başlar. Bu durum yumurtalıkları etkileyen ve kalitesini bozan doğal değişikliklerden kaynaklanır. Menopoza yaklaştıkça, her döngüde yumurtlama ve hamile kalma oranı azalır ve hamilelik ve doğum sırasında sağlık sorunlarıyla karşılaşılma ihtimali artar. Ancak 40'lı yaşlarda doğum yapan pek çok kadının hamilelik sürecini başarılı bir şekilde geçirdiğini de unutmamak gerekir.

Yaşam tarzına ilişkin birçok konu da hamile kalma şansını etkiler. Sigara ve alkol kullanımı, ideal kilonun çok üstünde ya da çok altında olmak, yeme bozukluğu, aşırı egzersiz yapmak ve stresli bir yaşam sürdürmek gibi etkenlerin de doğurganlık üzerinde olumsuz etkileri vardır.

Kaynak

YORUMLAR

İLGİNİ ÇEKEBİLİR

Çocuk sahibi olmanın önündeki engeller nelerdir?
Diyetkolik Diyetisyenim, 09/11/2018


Polikistik Over Sendromu gibi sağlığınıza ilişkin pek çok konunu doğurganlığınızı etkilediğini biliyor muydunuz?

Hamilelik sürecini yaşamış pek çok kadın belki de yumurtlama sürecinde vücudunda neler olup bittiğinden bihaberdir. Karmaşık bir olaylar zincirine benzeyen bu süreçte neler oluyor? Yumurtlama sürecinden yaşananlara ve doğurganlığı etkileyen faktörlere değindik.

Yumurtlama sürecinde vücudumuzda neler olur?

yumurtlama

Kadınlar doğdukları zaman yumurtalıklarında 1-2 milyon yumurta bulunur. İlk adet dönemine gelindiğinde bu yumurtaların yaklaşık 400 bini kalmış olur ve bir kadının hayatı boyunca bunların sadece yaklaşık 300-500 kadarı yumurtlamaya bırakılacak kadar olgunlaşır.

Yumurtlamanın gerçekleşmesi için yumurtalıklarınızdan birinin bir yumurta bırakması gerekir. Bu durum beyniniz folikül uyarıcı hormonu (FSH) ürettiği zaman yaşanır. Bu da folikülleri uyarır ve östrojenin yükselmesini beraberinde getirir. Folikül yumurta hücresini sarmalayıp besleyen ve koruyan yapıdır ve her yumurtlama döneminde bir folikül olgunlaşarak yumurta hücresini serbest bırakır. Her ay gelişen folikül sayısı farklılık göstermekle beraber genellikle diğerlerinden daha hızlı büyüyen ve baskın folikül haline gelen bir yumurta bulunur. İki dominant folikülün yumurta bırakması da mümkündür. Dominant folikül büyüdükçe östrojen seviyesi yükselir. FSH düştüğündeyse diğer küçük foliküller ölür ve sadece baskın folikül olgunlaşmaya devam eder.

Östrojen zirveye ulaştığı zaman olgunlaşmayı bitirmek ve yumurtasını serbest bırakmak için dominant folikülü tetikleyen lüteinizan hormonun (LH) artmasına sağlar. Bu yumurta daha sonra 12-24 saat boyunca fallop tüpünden geçer. Yumurtanın sperm hücresi tarafından döllenmesi halinde rahim duvarına yerleşir ve hamilelik süreci başlamış olur. Döllenmediği takdirde ise regl döneminde vücuttan atılır.

Doğurganlığı etkileyen faktörler nelerdir?

Sağlığınıza ilişkin pek çok konu ve yaşam şekliniz doğurganlığınızı etkileyebilir. Polikistik Over Sendromu ya da endometriozis, pelvik inflamatuar hastalık gibi fallop tüplerinde yumurta ve spermlerin hareketini etkileyen veya bu tüplerde bir tıkanmaya neden olan durumlar doğurganlığı doğrudan etkiler.

Yaşın da doğurganlık üzerinde etkisi vardır. Doğurganlık genellikle 30'lu yaşların başına gelindiğinde azalmaya başlar. Bu durum yumurtalıkları etkileyen ve kalitesini bozan doğal değişikliklerden kaynaklanır. Menopoza yaklaştıkça, her döngüde yumurtlama ve hamile kalma oranı azalır ve hamilelik ve doğum sırasında sağlık sorunlarıyla karşılaşılma ihtimali artar. Ancak 40'lı yaşlarda doğum yapan pek çok kadının hamilelik sürecini başarılı bir şekilde geçirdiğini de unutmamak gerekir.

Yaşam tarzına ilişkin birçok konu da hamile kalma şansını etkiler. Sigara ve alkol kullanımı, ideal kilonun çok üstünde ya da çok altında olmak, yeme bozukluğu, aşırı egzersiz yapmak ve stresli bir yaşam sürdürmek gibi etkenlerin de doğurganlık üzerinde olumsuz etkileri vardır.

Kaynak