Yazdır

Çocukluk Çağı Şişmanlığı : Nedenleri, Önlenmesi, Tedavisi

Çocukluk Çağı Şişmanlığı : Nedenleri, Önlenmesi, Tedavisi

Bilindiği gibi şişmanlıkta dünya sıralamasında ABD başta yer alırken Türkiye de 6. sırada yer almaktadır. Şişmanlığın tüm dünya ülkelerinde hızla artış gösterdiği de bir gerçektir. Son yıllarda yetersiz ve dengesiz beslenmeye bağlı sağlık sorunlarından biri olarak dikkat çeken şişmanlık çocuk çağlarında da sıkça karşılaştığımız bir sorun haline gelmiştir.

Çocukların büyümesinde ve gelişmesinde, sağlıklı bir yaşamın sürdürülmesinde, yeterli ve dengeli beslenme vazgeçilmez bir unsurdur. Dünyada kötü beslenme, bilgisizlik, hatalı beslenme alışkanlıkları ve buna bağlı olarak gelişen enfeksiyonlar milyonlarca çocuğun ölümüne, bir o kadar çocuğun da büyüme ve gelişmesinin geri kalmasına neden olmaktadır.

Bilindiği gibi şişmanlıkta dünya sıralamasında ABD başta yer alırken Türkiye de 6. sırada yer almaktadır. Şişmanlığın tüm dünya ülkelerinde hızla artış gösterdiği de bir gerçektir. Son yıllarda yetersiz ve dengesiz beslenmeye bağlı sağlık sorunlarından biri olarak dikkat çeken şişmanlık çocuk çağlarında da sıkça karşılaştığımız bir sorun haline gelmiştir.

İnsan yaşamında büyümenin en hızlı olduğu; kişilik ve karakter gibi özelliklerin temelinin atıldığı en önemli ve hassas dönem ise bebeklik dönemidir. Bebeklik, doğumdan itibaren çok özenli davranılması gereken ve birçok hastalığa karşı bireyin en savunmasız olduğu dönemdir. Bu dönemde beslenme gelişimde çok önemlidir. Ancak doğumdan itibaren doğru beslenmeyle sağlıklı bir nesil yetiştirilebilir.

Bebeklikten itibaren sağlıklı yaşama felsefesinin benimsenmesi; yaşam kalitesinin artmasına, sağlıklı ve üretken bir neslin yetişmesine ve başta şişmanlık olmak üzere kalp damar hastalıkları, diyabet, osteoporoz gibi hastalıkların önlenmesine katkıda bulunur.

Şişmanlığı Önlemek İçin İlk 6 Ay Yalnızca Anne Sütü Veriniz.

Süt çocuğu için en uygun besin anne sütüdür. Anne sütü ilk 6 ayda bebeğin tüm gereksinmelerini sağlayan, sindirim sistemine göre ayarlanmış ve bebek için ilk aşı niteliği olan bir besindir. En çağdaş yöntemlerle ve bilimsel ilkelere uygun olarak yapılmış en mükemmel mamalar bile anne sütünün bir çok özelliğini taşıyamamaktadır.. Bu nedenle 1970 yılından bu yana dünyada “Anne Sütüne Dönüş” dönemi başlatılmış ve bu amaçla birçok ülkede özendirici kampanyalar yapılmıştır.

Anne sütünün bir özelliği vardır ki şişmanlığın önlenmesi için kilit rol oynayan bu özelliktir.

Anne sütünün üç fazı vardır. İlk olarak su oranı yüksek süt salınır ve bu şekilde bebeğin öncelikle su ihtiyacı giderilir. İkinci fazda proteinler, karbonhidratlar, mineraller, vitaminler ve biyoaktif bileşenler yoğundur ve bu bileşenlerle bebeğin temel besin ihtiyaçları karşılanır. Son fazda ise sütün yağ oranı fazladır. Bebek emzirmenin sonlarına doğru bu yağlı kısmı alır ve gelişimi için gereken enerjisini üretir. Yağ aynı zamanda doymayı da sağladığı için bebeğin karnı doyar ve memeyi bırakır. Doyma hissi yeteri kadar beslenmenin sağlanması ve dolayısıyla şişmanlığın önüne geçilmesi açısından önemlidir.

Ek Gıdalara 6. Ayda Başlanılmalıdır.

Bebeklerde sindirim sistemi çok hassastır ve her besini sindirebilecek olgunlukta değildir. Bu nedenle bebek yaklaşık 6 aylık olduğunda sindirim enzimleri bazı besinleri sindirecek duruma gelir. 6. aydan sonra bebeğin artan besin gereksinimlerini anne sütü yeteri kadar karşılayamaz. ve ağırlıkla anne karnında depolanan demir ve çinko tükenir. Bu nedenle bu aşamada ek besine başlamak gereklidir. Ek besinlere geç başlanması bebeğin besinleri reddetmesine ve gelişiminde gerilemeye neden olabilmektedir. Bu doğru olduğu kadar ek besinlere gerekmedikçe erken başlamak da doğru değildir. Bir çok anne ek besine başlama konusunda acelecidir. Başka bir yanlış ise bebeğe verilen ilk besinlerin genellikle karbonhidrattan zengin besinler olmasıdır.

Tombul çocuk sağlıklıdır inanışı, görüntüsü normal olan çocukların yakınlarında yanlış bir inanca ve endişeye neden olur. Bu inanç ve endişeyle bebeklerin daha fazla yemesini istemek ve her verileni bitirmesini beklemek de olumsuz yeme davranışlarının bebeklikten itibaren yerleşmesinde etkili olur.

1 yaşına kadar tuz , şeker , baharat ve aşırı lifli gıdalar vermeyin.

Yapılan bazı çalışmalar bebeklerin tatlı tadını daha çok sevdiklerini ve tatlıya yöneldiklerini göstermiştir. Çağımızın sorunu olan obezite-şişmanlık ile mücadeleye bebeklik döneminden itibaren başlanmalı, anne sütünün ve diğer besinlerin reddine neden olmamak açısından şeker ve şekerli gıdaları vermemeye özen gösterilmelidir.

baharat, tuz ve aşırı lifli gıdalar bebeklerin sindirim sistemi tarafından yeterince sindirilemez. Bunlar böbreklerine de aşırı yük getirebilir ve alerjilere neden olabilir.

Çocukluk Döneminde Şişmanlık Neden ve Nasıl Oluşur?

Şişmanlık vücutta yağ oranının artması olarak tanımlanabilir. Çocukların dengesiz beslenme alışkanlığı edinmeleri sonucunda, yemek seçmeleri, özellikle sebze yememeleri, fast food besinlere fazla yönelmeleri, şeker ve yağ içeriği zengin gıdalarla abur cuburları fazla tüketmeleri, şehir yaşamı nedeniyle hareketlerinin kısıtlı olması ve daha çok oturarak vakit geçirmeleri şişmanlamalarının en önemli sorumlularıdır.

Duygusal Açlık İnsanı Özellikle de Çocukları Daha Çok Yemek Yemeye Sevk Ediyor.

Doyma dürtüsü iki yönlüdür. Duygusal açlıkla doyum ve fiziksel açlıkla doyum ilişkilerine psikolojide geniş yer verilmiştir. Bir çok şişman çocuğun ruhsal dengesinde bir sorun görürsünüz. Aile, arkadaşlar, okul ve yapmak istedikleri ona yeterli gelmiyorsa tatminsizlik veya doyumsuzluk gelişir. Bu doyumsuz yönlerini fazla yiyerek doyurmaya çalışan bir çok birey aşırı kalori alımına bağlı olarak şişmanlamaktadır.

 

 

 

Her yaşta yeterli ve dengeli beslenmek başta şişmanlık olmak üzere bir çok hastalığı önlüyor.

 


Yeterli ve dengeli beslenme; vücudun büyümesi, yenilenmesi ve çalışması için gerekli olan enerji ve besin öğelerinin her birinin yeterli miktarlarda alınarak vücutta uygun şekilde kullanılmasıdır.

Besinleri, besleyici değerleri yönünden 4 ana grupta toplayabiliriz. Bunlar süt ve süt ürünleri et, tavuk, balık, yumurta ve kuru baklagiller taze sebze ve meyveler;ekmek, nişastalı besinler ve tahıllardır. Aynı gruptaki besinler birbirinin yerine tüketilebilir.
Bireyin ihtiyacına göre her besin gruplarından yeteri kadar miktarın her öğünde tüketilmesi gereklidir.

 

 

 

 

 

Yeterli Ve Dengeli Beslenmenin Temel İlkeleri

 

 

 

  • Doğada 40 bin çeşit besin bulunur, her birinden çeşitlilik sağlanarak tüketilmelidir.
  • Öğün atlanmamalıdır. Günde 6-8 öğün beslenmek, ara ve ana öğün düzeni kurmak çok önemlidir.
  • İdeal vücut ağırlığı korunmalıdır. Çok zayıf veya kilolu olmak dengesiz beslenmenin belirtileridir.
  • Şeker ve tatlı tüketimi azaltılmalıdır. Çok çabuk kana karışan saflaştırılmış şeker ve şekerli gıdalar kan şekerinde dalgalanmalara ve şişmanlamaya neden olur.
  • Posa alımı arttırılmalıdır. Posa barsaklarda su ile şişerek geniş hacim kaplar, uzun süre doygunluğu sağlar.
  • Sebze ve meyve tüketimi arttırılmalıdır. Günde 5-8 porsiyon sebze ve meyve tüketimi başta kanser olmak üzere bir çok hastalığın önlenmesi için gerekli olan antioksidan maddeleri içerir.
  • Düşük yağlı ve düşük kolesterollü besinler tüketilmelidir. Özellikle balık, tavuk hindi gibi beyaz etlerin tüketimi arttırılmalı, kırmızı et tüketimi haftada 1-2 kez ile sınırlandırılmalıdır.
  • Kalsiyum ihtiyacını karşılayabilmek için her gün 2-3 bardak süt ve ürünleri tüketilmelidir.
  • Tuz tüketimi azaltılmalı, tüketilen tuz İYOTLU TUZ olmalıdır.
  • Sıvı tüketimi arttırılmalıdır. Çocukların ortalama 1.5-2 lt su içmesi sıvı gereksiniminin karşılanması için şarttır.
  • Fiziksel aktivite arttırılmalıdır. Sağlıklı yaşamın temeli sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivite yapmaktır.
  • Ağız ve diş sağlığına dikkat edilmelidir.
  • Kesinlikle sigara içilmemelidir.
  • Alkol ve kafein alımı sınırlandırılmalıdır.
  • Besinler doğru hazırlanmalı ve doğru pişirilmelidir.
  • Güvenli, temiz hazırlanmış ve pişirilmiş besin tüketimine özen gösterilmeli, sokakta satılan besinler kesinlikle satın alınmamalıdır.


Şişman Çocuklar Nasıl Tedavi edilir?

Şişmanlama eğiliminde olan çocuklar öncelikle hekim tarafından değerlendirilmeli ve bunun nedeni tespit edilmelidir. Gerekli ise medikal tedavi uygulanmalıdır. Beslenme konusunda çocuklar üzerinde deneyimli bir diyetisyenden muhakkak yardım alınmalıdır.
Öncelikle aile yaşantısı ve beslenme alışkanlıkları çok iyi sorgulanmalıdır. Aileye ve çocuğa seviyesine göre beslenme eğitimi verilmelidir. Çocuklara kalıplaşmış diyet listeleri asla verilmemelidir. Zevkle uygulayabilecekleri, değişim yapabilecekleri, esnek bir program hazırlanmalıdır. Besinler iyi anlatılmalı yemek seçiyorsa öncelikle bunun önüne geçilmelidir. Tek yönlü beslenme biçimi şişmanlığın önemli nedenleri arasındadır.
Çocukların fiziksel aktivite yapmaları sağlanarak yavaş yavaş kilo vermeleri sağlanmalıdır. Çocuklar için en iyi aktivite oyundur; basketbol yüzme gibi sporlara veya eğlenceli hareketli egzersizlere yönlendirilmelidirler.
“Günde 1 saat yürüyüş yapın” önerisi çocuklar için uygun değildir. Çocuklar çabuk sıkılırlar bu nedenle ilgisini çekecek ve zevk alacakları aktivitelere yönlendirilmeleri gereklidir.

 

Etiketler: Çocuk Beslenmesi

İlgili İçerikler

Çocukluk Çağı Şişmanlığı : Nedenleri, Önlenmesi, Tedavisi
Öğrenci Diyetisyen Aysen Arıcan, 07/06/2012


Bilindiği gibi şişmanlıkta dünya sıralamasında ABD başta yer alırken Türkiye de 6. sırada yer almaktadır. Şişmanlığın tüm dünya ülkelerinde hızla artış gösterdiği de bir gerçektir. Son yıllarda yetersiz ve dengesiz beslenmeye bağlı sağlık sorunlarından biri olarak dikkat çeken şişmanlık çocuk çağlarında da sıkça karşılaştığımız bir sorun haline gelmiştir.

Çocukların büyümesinde ve gelişmesinde, sağlıklı bir yaşamın sürdürülmesinde, yeterli ve dengeli beslenme vazgeçilmez bir unsurdur. Dünyada kötü beslenme, bilgisizlik, hatalı beslenme alışkanlıkları ve buna bağlı olarak gelişen enfeksiyonlar milyonlarca çocuğun ölümüne, bir o kadar çocuğun da büyüme ve gelişmesinin geri kalmasına neden olmaktadır.

Bilindiği gibi şişmanlıkta dünya sıralamasında ABD başta yer alırken Türkiye de 6. sırada yer almaktadır. Şişmanlığın tüm dünya ülkelerinde hızla artış gösterdiği de bir gerçektir. Son yıllarda yetersiz ve dengesiz beslenmeye bağlı sağlık sorunlarından biri olarak dikkat çeken şişmanlık çocuk çağlarında da sıkça karşılaştığımız bir sorun haline gelmiştir.

İnsan yaşamında büyümenin en hızlı olduğu; kişilik ve karakter gibi özelliklerin temelinin atıldığı en önemli ve hassas dönem ise bebeklik dönemidir. Bebeklik, doğumdan itibaren çok özenli davranılması gereken ve birçok hastalığa karşı bireyin en savunmasız olduğu dönemdir. Bu dönemde beslenme gelişimde çok önemlidir. Ancak doğumdan itibaren doğru beslenmeyle sağlıklı bir nesil yetiştirilebilir.

Bebeklikten itibaren sağlıklı yaşama felsefesinin benimsenmesi; yaşam kalitesinin artmasına, sağlıklı ve üretken bir neslin yetişmesine ve başta şişmanlık olmak üzere kalp damar hastalıkları, diyabet, osteoporoz gibi hastalıkların önlenmesine katkıda bulunur.

Şişmanlığı Önlemek İçin İlk 6 Ay Yalnızca Anne Sütü Veriniz.

Süt çocuğu için en uygun besin anne sütüdür. Anne sütü ilk 6 ayda bebeğin tüm gereksinmelerini sağlayan, sindirim sistemine göre ayarlanmış ve bebek için ilk aşı niteliği olan bir besindir. En çağdaş yöntemlerle ve bilimsel ilkelere uygun olarak yapılmış en mükemmel mamalar bile anne sütünün bir çok özelliğini taşıyamamaktadır.. Bu nedenle 1970 yılından bu yana dünyada “Anne Sütüne Dönüş” dönemi başlatılmış ve bu amaçla birçok ülkede özendirici kampanyalar yapılmıştır.

Anne sütünün bir özelliği vardır ki şişmanlığın önlenmesi için kilit rol oynayan bu özelliktir.

Anne sütünün üç fazı vardır. İlk olarak su oranı yüksek süt salınır ve bu şekilde bebeğin öncelikle su ihtiyacı giderilir. İkinci fazda proteinler, karbonhidratlar, mineraller, vitaminler ve biyoaktif bileşenler yoğundur ve bu bileşenlerle bebeğin temel besin ihtiyaçları karşılanır. Son fazda ise sütün yağ oranı fazladır. Bebek emzirmenin sonlarına doğru bu yağlı kısmı alır ve gelişimi için gereken enerjisini üretir. Yağ aynı zamanda doymayı da sağladığı için bebeğin karnı doyar ve memeyi bırakır. Doyma hissi yeteri kadar beslenmenin sağlanması ve dolayısıyla şişmanlığın önüne geçilmesi açısından önemlidir.

Ek Gıdalara 6. Ayda Başlanılmalıdır.

Bebeklerde sindirim sistemi çok hassastır ve her besini sindirebilecek olgunlukta değildir. Bu nedenle bebek yaklaşık 6 aylık olduğunda sindirim enzimleri bazı besinleri sindirecek duruma gelir. 6. aydan sonra bebeğin artan besin gereksinimlerini anne sütü yeteri kadar karşılayamaz. ve ağırlıkla anne karnında depolanan demir ve çinko tükenir. Bu nedenle bu aşamada ek besine başlamak gereklidir. Ek besinlere geç başlanması bebeğin besinleri reddetmesine ve gelişiminde gerilemeye neden olabilmektedir. Bu doğru olduğu kadar ek besinlere gerekmedikçe erken başlamak da doğru değildir. Bir çok anne ek besine başlama konusunda acelecidir. Başka bir yanlış ise bebeğe verilen ilk besinlerin genellikle karbonhidrattan zengin besinler olmasıdır.

Tombul çocuk sağlıklıdır inanışı, görüntüsü normal olan çocukların yakınlarında yanlış bir inanca ve endişeye neden olur. Bu inanç ve endişeyle bebeklerin daha fazla yemesini istemek ve her verileni bitirmesini beklemek de olumsuz yeme davranışlarının bebeklikten itibaren yerleşmesinde etkili olur.

1 yaşına kadar tuz , şeker , baharat ve aşırı lifli gıdalar vermeyin.

Yapılan bazı çalışmalar bebeklerin tatlı tadını daha çok sevdiklerini ve tatlıya yöneldiklerini göstermiştir. Çağımızın sorunu olan obezite-şişmanlık ile mücadeleye bebeklik döneminden itibaren başlanmalı, anne sütünün ve diğer besinlerin reddine neden olmamak açısından şeker ve şekerli gıdaları vermemeye özen gösterilmelidir.

baharat, tuz ve aşırı lifli gıdalar bebeklerin sindirim sistemi tarafından yeterince sindirilemez. Bunlar böbreklerine de aşırı yük getirebilir ve alerjilere neden olabilir.

Çocukluk Döneminde Şişmanlık Neden ve Nasıl Oluşur?

Şişmanlık vücutta yağ oranının artması olarak tanımlanabilir. Çocukların dengesiz beslenme alışkanlığı edinmeleri sonucunda, yemek seçmeleri, özellikle sebze yememeleri, fast food besinlere fazla yönelmeleri, şeker ve yağ içeriği zengin gıdalarla abur cuburları fazla tüketmeleri, şehir yaşamı nedeniyle hareketlerinin kısıtlı olması ve daha çok oturarak vakit geçirmeleri şişmanlamalarının en önemli sorumlularıdır.

Duygusal Açlık İnsanı Özellikle de Çocukları Daha Çok Yemek Yemeye Sevk Ediyor.

Doyma dürtüsü iki yönlüdür. Duygusal açlıkla doyum ve fiziksel açlıkla doyum ilişkilerine psikolojide geniş yer verilmiştir. Bir çok şişman çocuğun ruhsal dengesinde bir sorun görürsünüz. Aile, arkadaşlar, okul ve yapmak istedikleri ona yeterli gelmiyorsa tatminsizlik veya doyumsuzluk gelişir. Bu doyumsuz yönlerini fazla yiyerek doyurmaya çalışan bir çok birey aşırı kalori alımına bağlı olarak şişmanlamaktadır.

 

 

 

Her yaşta yeterli ve dengeli beslenmek başta şişmanlık olmak üzere bir çok hastalığı önlüyor.

 


Yeterli ve dengeli beslenme; vücudun büyümesi, yenilenmesi ve çalışması için gerekli olan enerji ve besin öğelerinin her birinin yeterli miktarlarda alınarak vücutta uygun şekilde kullanılmasıdır.

Besinleri, besleyici değerleri yönünden 4 ana grupta toplayabiliriz. Bunlar süt ve süt ürünleri et, tavuk, balık, yumurta ve kuru baklagiller taze sebze ve meyveler;ekmek, nişastalı besinler ve tahıllardır. Aynı gruptaki besinler birbirinin yerine tüketilebilir.
Bireyin ihtiyacına göre her besin gruplarından yeteri kadar miktarın her öğünde tüketilmesi gereklidir.

 

 

 

 

 

Yeterli Ve Dengeli Beslenmenin Temel İlkeleri

 

 

 

  • Doğada 40 bin çeşit besin bulunur, her birinden çeşitlilik sağlanarak tüketilmelidir.
  • Öğün atlanmamalıdır. Günde 6-8 öğün beslenmek, ara ve ana öğün düzeni kurmak çok önemlidir.
  • İdeal vücut ağırlığı korunmalıdır. Çok zayıf veya kilolu olmak dengesiz beslenmenin belirtileridir.
  • Şeker ve tatlı tüketimi azaltılmalıdır. Çok çabuk kana karışan saflaştırılmış şeker ve şekerli gıdalar kan şekerinde dalgalanmalara ve şişmanlamaya neden olur.
  • Posa alımı arttırılmalıdır. Posa barsaklarda su ile şişerek geniş hacim kaplar, uzun süre doygunluğu sağlar.
  • Sebze ve meyve tüketimi arttırılmalıdır. Günde 5-8 porsiyon sebze ve meyve tüketimi başta kanser olmak üzere bir çok hastalığın önlenmesi için gerekli olan antioksidan maddeleri içerir.
  • Düşük yağlı ve düşük kolesterollü besinler tüketilmelidir. Özellikle balık, tavuk hindi gibi beyaz etlerin tüketimi arttırılmalı, kırmızı et tüketimi haftada 1-2 kez ile sınırlandırılmalıdır.
  • Kalsiyum ihtiyacını karşılayabilmek için her gün 2-3 bardak süt ve ürünleri tüketilmelidir.
  • Tuz tüketimi azaltılmalı, tüketilen tuz İYOTLU TUZ olmalıdır.
  • Sıvı tüketimi arttırılmalıdır. Çocukların ortalama 1.5-2 lt su içmesi sıvı gereksiniminin karşılanması için şarttır.
  • Fiziksel aktivite arttırılmalıdır. Sağlıklı yaşamın temeli sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivite yapmaktır.
  • Ağız ve diş sağlığına dikkat edilmelidir.
  • Kesinlikle sigara içilmemelidir.
  • Alkol ve kafein alımı sınırlandırılmalıdır.
  • Besinler doğru hazırlanmalı ve doğru pişirilmelidir.
  • Güvenli, temiz hazırlanmış ve pişirilmiş besin tüketimine özen gösterilmeli, sokakta satılan besinler kesinlikle satın alınmamalıdır.


Şişman Çocuklar Nasıl Tedavi edilir?

Şişmanlama eğiliminde olan çocuklar öncelikle hekim tarafından değerlendirilmeli ve bunun nedeni tespit edilmelidir. Gerekli ise medikal tedavi uygulanmalıdır. Beslenme konusunda çocuklar üzerinde deneyimli bir diyetisyenden muhakkak yardım alınmalıdır.
Öncelikle aile yaşantısı ve beslenme alışkanlıkları çok iyi sorgulanmalıdır. Aileye ve çocuğa seviyesine göre beslenme eğitimi verilmelidir. Çocuklara kalıplaşmış diyet listeleri asla verilmemelidir. Zevkle uygulayabilecekleri, değişim yapabilecekleri, esnek bir program hazırlanmalıdır. Besinler iyi anlatılmalı yemek seçiyorsa öncelikle bunun önüne geçilmelidir. Tek yönlü beslenme biçimi şişmanlığın önemli nedenleri arasındadır.
Çocukların fiziksel aktivite yapmaları sağlanarak yavaş yavaş kilo vermeleri sağlanmalıdır. Çocuklar için en iyi aktivite oyundur; basketbol yüzme gibi sporlara veya eğlenceli hareketli egzersizlere yönlendirilmelidirler.
“Günde 1 saat yürüyüş yapın” önerisi çocuklar için uygun değildir. Çocuklar çabuk sıkılırlar bu nedenle ilgisini çekecek ve zevk alacakları aktivitelere yönlendirilmeleri gereklidir.

 

Caferağa Mh. Sivastopol Sk. No:12 34710 Moda Kadıköy / İstanbul T. 0850 33 34938
Diyetkolik.com Logo