Bul

Diyetkolik'i telefonunda kullan

sitede bul

COVID-19 ile Mücadelede Diyetisyenlerin Rolü

Diyet 27.05.2021

Hayatımızı ele geçiren pandeminin etkisiyle yediklerimizin önemi gün yüzüne çıkarken diyetisyenlerimizin önemini bir kez daha anladık. Yalnızca kilo yönetiminde değil, hayatların geri kazanılmasında ve sağlığın iyileştirilmesinde büyük bir rol üstlenerek Covid-19 ile mücadelede edindiğiniz konumu bir de bizden dinleyin istedik!
COVID-19 ile Mücadelede Diyetisyenlerin Rolü

Bir yılı aşkın süredir savaştığımız ve tüm dünyayı etkisi altına alan COVID-19’un hayatımızı yeni bir noktaya taşıdığı konusunda hepimiz hemfikiriz. Sağlığımızı korumak her geçen gün önem kazanıyor ve bağışıklık sisteminin bu hastalığı en hafif şekilde atlatmak için temel unsur olduğu ilk günden beri biliniyor. Bu sistemi güçlü tutan en önemli etkenlerden birinin sağlıklı beslenme olduğunun vurgulanmasıyla birlikte toplumu bu konuda bilinçlendirmek virüsle savaşta öncelikli hedeflerden biri haline geldi. Tam da bu noktada siz değerli diyetisyenlerimizin değeri gün yüzüne çıkıyor. Tüm dünyada diyetisyenlerin COVİD-19’da nasıl çalışmalar yürütmesi gerektiğiyle ilgili kılavuzlar yayınlanıyor ve normalleşmeye geçme sürecinde de toplum sağlıklı beslenme konusunda bilinçlendirilmeye çalışıyor. Biz de Diyetkolik ailesi olarak pandemide diyetisyenlerimizin çalıştığı alanlarla ilgili sizlere bir derleme sunuyoruz.

Yoğun bakımda COVID-19 tedavisi

COVID-19 sebebiyle yoğun bakım ünitesinde yatan hastalar beslenme tüpleri aracılığıyla beslenir ve gerekli sıvı takviyesi dışarıdan karşılanır. Bildiğiniz gibi beslenme tüpleri, vücuttaki talepleri karşılamak için gereken protein ve kalorileri sağlamak için kullanılır. Bazı durumlarda, besin maddeleri ve sıvı doğrudan damar içine verilerek hastalara gerekli destek sağlanır.

Diyetisyenler, beslenmenin her hasta için en güvenli ve en etkili şekilde sunulmasını sağlamak için çok önemlidir. Hastanın yaşı, cinsiyeti ve diğer altta yatan tıbbi koşulları dikkate alarak her bir hastanın beslenme taleplerini değerlendirme konusunda uzmandır. Uluslararası Beslenme Araştırması'ndan elde edilen analize göre, hastane yoğun bakımlarında görevlendirilen toplam diyetisyen sayısı ile iyileşen hasta sayısı arasında doğrudan bir ilişki olduğu gösterilmektedir. Bu sayede yoğun bakım hastalarında diyetisyenlerin rolünün ne kadar fazla olduğunu bir kez daha görmüş oluyoruz.

Maalesef yoğun bakım ünitelerindeki ve yoğun bakım tedavisi sonrası evde bakımı devam eden hastalar kötü beslenme, yeme düzenlerinde değişiklikler, tat ve koku duyusu kaybı yaşayabilir ve kritik hastalıktan önce, sırasında ve sonrasında iyileşme ve rehabilitasyonu doğrudan etkileyebilecek iştahsızlık sorunu ile karşılaşabilirler.

COVID-19 salgını sırasında, yoğun bakım diyetisyenleri, hastaneye kabul edilen veya toplumda ilgilenilen kritik hasta sayısının giderek artmasına yardımcı olmak için yoğun bakım diyetisyenliği dışındaki alanlarla ilgilenen diyetisyenlerimizin becerilerinin artırılmasında ve eğitilmesinde de büyük bir role sahiptir. Bu durum, meslektaşlarımıza kritik durumlarda beslenme durumunun nasıl değerlendirileceği ve her bir hastaya özel beslenme desteği önerme konusunda eğitim verilmesini içerir.

Bireylerin eski sağlıklarına kavuşmasına destek

İnsanlar COVID-19 sonrası hastaneden çıkacak kadar iyi olsa bile yolculukları tam olarak bitmiş sayılmaz. Bu noktada siz değerli diyetisyenlerimiz önemli bir rol oynar. Yapılan çalışmalar verilen doğru beslenme önerileriyle komplikasyon riskinin minimuma indirildiğini ve iyileşme süresinin kısaldığını da bizlere gösterir. COVID-19 geçirmiş ve hastaneye kaldırılmış hastalar, yetersiz beslenme riski altında oldukları ve buna bağlı olarak yatış süreleri boyunca kas kaybı riskiyle karşı karşıya kaldıkları için toparlanma süresinde beslenme desteği en önemli iyileştirici faktörlerden birini oluşturur.

Kaybedilen kilo ve kasların yeniden kazanılmasına yardımcı olmak için besin öğeleri açısından zengin, kuvvetlendirilmiş yiyecekler veya uzman beslenme tavsiyeleri önerileriyle toplumun sağlığına daha kısa sürede kavuşmasına destek olabilirsiniz. Diğer sağlık çalışanlarıyla etkileşim halinde kalarak gerekli önerileri bildirebilmenin ne kadar kişi üzerinde etkili olabileceğini unutmayın.

Savunmasız insanları teknoloji ile desteklemek

En güvenli yerin evlerimiz haline gelmesiyle birlikte bir yerlere giderek destek almaya çalışmak hepimiz için korkutucu gözükmeye başladı. Ancak bu durum yetersiz beslenen, çeşitli hastalıklarla savaşan, obezite, gıda alerjisi gibi önceden de sağlık sorunları bulunan kişilerin hala doğru beslenme desteğine ihtiyaç duydukları gerçeğini değiştirmez. Hatta her zamankinden daha çok ihtiyaç duyulur. Bu hastaların salgın süresi boyunca gıda eğitim programları aracılığıyla gerekli desteği alması sağlanmalıdır. Aynı zamanda sosyal izolasyon vakalarının belirlenmesine destek olarak gıda tedariği konusunda yerel makamları bilinçlendirmek önem kazanır. Bununla birlikte video konferanslar artık sağlıklı beslenme eğitimleri ve danışmanlık için en büyük aracı oluşturur. Biz de bu bilinci oluşturmak için siz değerli diyetisyenlerimizi webinarlarımızda ağırlamaktan mutluluk duyuyoruz.

Bütün alışkanlıklarımız gibi ruh sağlığımızın da bu salgından son derece etkilenmiş olduğu yadsınamaz bir gerçek. Bu dönemde çeşitli psikolojik yardım ağlarının işlevini tam anlamıyla yerine getirememesinden dolayı; yeme bozuklukları konusunda uzman diyetisyenlerin desteği hayati önem taşıyor. Diyetisyenler ise, mümkün olan her yerde uzaktan destek sağlamak için sivil toplum kuruluşlarıyla çalışmaya devam ediyor. Bu noktada Türkiye’nin ilk online diyet platformu olarak Diyetkolik ailesi tecrübeli olduğu bir alanda, bünyesinden bulundurduğu diyetisyenlerle COVİD-19’da beslenme desteğinin tüm şehirlere ulaşmasını sağlıyor.

Dahası, COVID-19 salgınının şiddeti azaldığında bahsettiğimiz bu gruptaki insanların ek desteğe ihtiyacının olması ise çok olağan gözüküyor. Bu insanlar sağlıklarını korumak ve sürdürmek için mücadele ediyorlar ancak enfeksiyon korkusu veya sağlık hizmetleri üzerindeki baskıyı azaltma isteği nedeniyle sağlık hizmetlerine erişimden vazgeçmiş bir haldeler. Bu nedenle salgın azaldığı andan itibaren, bozulan sağlığın optimize edilmesi için diyetisyenlere de talebin oldukça artacağı öngörülüyor.

Halk sağlığını destekleme

COVID-19 salgınının ardından Dünya Sağlık Örgütü (WHO), bağışıklık sisteminin normal işlevi için yeterli ve dengeli beslenmenin önemini vurguladı. Temel besin maddelerinin yetersiz alımı, aşırı enerji alımı ya da beslenme kalitesinin kötü olması; bağışıklığı tehlikeye atabilir ve genel enfeksiyon riskini artırabilir. Toplumun çoğunluğu için; karantina uygulamaları, kısmen yaşanan yiyecek kıtlığı ve ayrıca yiyecek alışverişlerinin sıklığını azaltma gerekliliği gibi birçok zorluğu da beraberinde getirir. Böyle bir dönemde ise sağlıklı bir diyete erişmek veya bu diyeti sürdürmek, egzersiz yapmak gibi uygulamalar daha zorlayıcı olabilir ve bu yüzden sağlıksız beslenmeye eğilim gittikçe artış gösterir. Bu nedenle, halk sağlığı diyetisyenlerinin; insanları sağlıklı ve sürdürülebilir seçimlere teşvik etmeleri, erişimin olduğu gıdalardan en iyi şekilde yararlanabilmelerine yardımcı olabilmek için önerilerde bulunmaları ve halka beslenme eğitimi vererek rehberlik yapmaya devam etmeleri çok önemlidir.

Pandemi, gıda güvensizliğinin fazlaca yaşandığı ülkelerde, özellikle toplumun yoksul kesimleri üzerinde daha vurucu bir etkiye sahiptir. İngiltere Gıda Vakfı’nın yaptığı araştırmaya göre Birleşik Krallık’ taki üç milyondan fazla insan COVID-19 sebebiyle gıda yoksunluğu yaşamaktadır ve diğer Avrupa ülkeleri de benzer senaryolarla karşı karşıyadır. Bununla birlikte ülkemizde de durumun çok iç açıcı olmadığını gözlemlemek mümkün. Hem risk altında olan insanların belirlenmesine yardımcı olma noktasında hem de bu koşullarda verilebilecek en iyi beslenme eğitimi desteğinin verilmesinde diyetisyenlerin üzerinde büyük bir sorumluluk bulunuyor. Bu sorumluluk; halka verilen gıda ve beslenme eğitimi programları hakkında güncel bir bilgiye sahip olmayı, sınırlı bütçelerle yemek pişiren aileler için daha sağlıklı menüler geliştirmeyi ve sürdürülebilir bir gıda sistemi için gıda israfını azaltmanın yollarını anlatmayı içermektedir. Bu konuda çalışmalar yapan diyetisyenlerimiz, halk sağlığı ve beslenme ilişkisi ile ilgili halkı bilgilendirmekle sorumludur; uzun süre karantinada kalmış halkın D vitamini seviyesi ve bununla ilgili farkındalıklar yaratmak gibi…

Zararlı efsanelerle mücadele

Her toplumsal kriz döneminde olduğu gibi bu dönemde de, birçok insanın bu salgını anlamak ve çözümler yaratmak için mücadele ettiği süreçte; kanıtlanmamış ve “tedavi” adı altında öne sürülen yararsız önerileri paylaşmaya istekli bazı insanlarla karşılaştık. Karşılaştığımız önerilerin seviyesi gülünç olandan tehlikeli derecede inandırıcı olana kadar değişir. Medyanın da katkısıyla çok kısa bir süre içerisinde yanlış bilgiler etrafta kol gezer halde. Siz değerli diyetisyenlerimiz de bu noktada hem sosyal medyadaki hem de geleneksel medyadaki yerlerinizle bu mitleri yıkmakta önemli bir role sahipsiniz.

Özetle sağlığın iyileştirilmesinde ve mevcut sağlığın korunmasında anahtar rol oynadığınız kesin! Toplumun kilitli kapılarını açabilmek, daha fazla danışana ulaşabilmek ve Diyetkolik Diyetisyeni olmanın ayrıcalıklarını keşfetmek için bize ulaşabilirsiniz.

YORUMLAR

COVID-19 ile Mücadelede Diyetisyenlerin Rolü
Diyetkolik Diyetisyenim, 27/05/2021


Hayatımızı ele geçiren pandeminin etkisiyle yediklerimizin önemi gün yüzüne çıkarken diyetisyenlerimizin önemini bir kez daha anladık. Yalnızca kilo yönetiminde değil, hayatların geri kazanılmasında ve sağlığın iyileştirilmesinde büyük bir rol üstlenerek Covid-19 ile mücadelede edindiğiniz konumu bir de bizden dinleyin istedik!

Bir yılı aşkın süredir savaştığımız ve tüm dünyayı etkisi altına alan COVID-19’un hayatımızı yeni bir noktaya taşıdığı konusunda hepimiz hemfikiriz. Sağlığımızı korumak her geçen gün önem kazanıyor ve bağışıklık sisteminin bu hastalığı en hafif şekilde atlatmak için temel unsur olduğu ilk günden beri biliniyor. Bu sistemi güçlü tutan en önemli etkenlerden birinin sağlıklı beslenme olduğunun vurgulanmasıyla birlikte toplumu bu konuda bilinçlendirmek virüsle savaşta öncelikli hedeflerden biri haline geldi. Tam da bu noktada siz değerli diyetisyenlerimizin değeri gün yüzüne çıkıyor. Tüm dünyada diyetisyenlerin COVİD-19’da nasıl çalışmalar yürütmesi gerektiğiyle ilgili kılavuzlar yayınlanıyor ve normalleşmeye geçme sürecinde de toplum sağlıklı beslenme konusunda bilinçlendirilmeye çalışıyor. Biz de Diyetkolik ailesi olarak pandemide diyetisyenlerimizin çalıştığı alanlarla ilgili sizlere bir derleme sunuyoruz.

Yoğun bakımda COVID-19 tedavisi

COVID-19 sebebiyle yoğun bakım ünitesinde yatan hastalar beslenme tüpleri aracılığıyla beslenir ve gerekli sıvı takviyesi dışarıdan karşılanır. Bildiğiniz gibi beslenme tüpleri, vücuttaki talepleri karşılamak için gereken protein ve kalorileri sağlamak için kullanılır. Bazı durumlarda, besin maddeleri ve sıvı doğrudan damar içine verilerek hastalara gerekli destek sağlanır.

Diyetisyenler, beslenmenin her hasta için en güvenli ve en etkili şekilde sunulmasını sağlamak için çok önemlidir. Hastanın yaşı, cinsiyeti ve diğer altta yatan tıbbi koşulları dikkate alarak her bir hastanın beslenme taleplerini değerlendirme konusunda uzmandır. Uluslararası Beslenme Araştırması'ndan elde edilen analize göre, hastane yoğun bakımlarında görevlendirilen toplam diyetisyen sayısı ile iyileşen hasta sayısı arasında doğrudan bir ilişki olduğu gösterilmektedir. Bu sayede yoğun bakım hastalarında diyetisyenlerin rolünün ne kadar fazla olduğunu bir kez daha görmüş oluyoruz.

Maalesef yoğun bakım ünitelerindeki ve yoğun bakım tedavisi sonrası evde bakımı devam eden hastalar kötü beslenme, yeme düzenlerinde değişiklikler, tat ve koku duyusu kaybı yaşayabilir ve kritik hastalıktan önce, sırasında ve sonrasında iyileşme ve rehabilitasyonu doğrudan etkileyebilecek iştahsızlık sorunu ile karşılaşabilirler.

COVID-19 salgını sırasında, yoğun bakım diyetisyenleri, hastaneye kabul edilen veya toplumda ilgilenilen kritik hasta sayısının giderek artmasına yardımcı olmak için yoğun bakım diyetisyenliği dışındaki alanlarla ilgilenen diyetisyenlerimizin becerilerinin artırılmasında ve eğitilmesinde de büyük bir role sahiptir. Bu durum, meslektaşlarımıza kritik durumlarda beslenme durumunun nasıl değerlendirileceği ve her bir hastaya özel beslenme desteği önerme konusunda eğitim verilmesini içerir.

Bireylerin eski sağlıklarına kavuşmasına destek

İnsanlar COVID-19 sonrası hastaneden çıkacak kadar iyi olsa bile yolculukları tam olarak bitmiş sayılmaz. Bu noktada siz değerli diyetisyenlerimiz önemli bir rol oynar. Yapılan çalışmalar verilen doğru beslenme önerileriyle komplikasyon riskinin minimuma indirildiğini ve iyileşme süresinin kısaldığını da bizlere gösterir. COVID-19 geçirmiş ve hastaneye kaldırılmış hastalar, yetersiz beslenme riski altında oldukları ve buna bağlı olarak yatış süreleri boyunca kas kaybı riskiyle karşı karşıya kaldıkları için toparlanma süresinde beslenme desteği en önemli iyileştirici faktörlerden birini oluşturur.

Kaybedilen kilo ve kasların yeniden kazanılmasına yardımcı olmak için besin öğeleri açısından zengin, kuvvetlendirilmiş yiyecekler veya uzman beslenme tavsiyeleri önerileriyle toplumun sağlığına daha kısa sürede kavuşmasına destek olabilirsiniz. Diğer sağlık çalışanlarıyla etkileşim halinde kalarak gerekli önerileri bildirebilmenin ne kadar kişi üzerinde etkili olabileceğini unutmayın.

Savunmasız insanları teknoloji ile desteklemek

En güvenli yerin evlerimiz haline gelmesiyle birlikte bir yerlere giderek destek almaya çalışmak hepimiz için korkutucu gözükmeye başladı. Ancak bu durum yetersiz beslenen, çeşitli hastalıklarla savaşan, obezite, gıda alerjisi gibi önceden de sağlık sorunları bulunan kişilerin hala doğru beslenme desteğine ihtiyaç duydukları gerçeğini değiştirmez. Hatta her zamankinden daha çok ihtiyaç duyulur. Bu hastaların salgın süresi boyunca gıda eğitim programları aracılığıyla gerekli desteği alması sağlanmalıdır. Aynı zamanda sosyal izolasyon vakalarının belirlenmesine destek olarak gıda tedariği konusunda yerel makamları bilinçlendirmek önem kazanır. Bununla birlikte video konferanslar artık sağlıklı beslenme eğitimleri ve danışmanlık için en büyük aracı oluşturur. Biz de bu bilinci oluşturmak için siz değerli diyetisyenlerimizi webinarlarımızda ağırlamaktan mutluluk duyuyoruz.

Bütün alışkanlıklarımız gibi ruh sağlığımızın da bu salgından son derece etkilenmiş olduğu yadsınamaz bir gerçek. Bu dönemde çeşitli psikolojik yardım ağlarının işlevini tam anlamıyla yerine getirememesinden dolayı; yeme bozuklukları konusunda uzman diyetisyenlerin desteği hayati önem taşıyor. Diyetisyenler ise, mümkün olan her yerde uzaktan destek sağlamak için sivil toplum kuruluşlarıyla çalışmaya devam ediyor. Bu noktada Türkiye’nin ilk online diyet platformu olarak Diyetkolik ailesi tecrübeli olduğu bir alanda, bünyesinden bulundurduğu diyetisyenlerle COVİD-19’da beslenme desteğinin tüm şehirlere ulaşmasını sağlıyor.

Dahası, COVID-19 salgınının şiddeti azaldığında bahsettiğimiz bu gruptaki insanların ek desteğe ihtiyacının olması ise çok olağan gözüküyor. Bu insanlar sağlıklarını korumak ve sürdürmek için mücadele ediyorlar ancak enfeksiyon korkusu veya sağlık hizmetleri üzerindeki baskıyı azaltma isteği nedeniyle sağlık hizmetlerine erişimden vazgeçmiş bir haldeler. Bu nedenle salgın azaldığı andan itibaren, bozulan sağlığın optimize edilmesi için diyetisyenlere de talebin oldukça artacağı öngörülüyor.

Halk sağlığını destekleme

COVID-19 salgınının ardından Dünya Sağlık Örgütü (WHO), bağışıklık sisteminin normal işlevi için yeterli ve dengeli beslenmenin önemini vurguladı. Temel besin maddelerinin yetersiz alımı, aşırı enerji alımı ya da beslenme kalitesinin kötü olması; bağışıklığı tehlikeye atabilir ve genel enfeksiyon riskini artırabilir. Toplumun çoğunluğu için; karantina uygulamaları, kısmen yaşanan yiyecek kıtlığı ve ayrıca yiyecek alışverişlerinin sıklığını azaltma gerekliliği gibi birçok zorluğu da beraberinde getirir. Böyle bir dönemde ise sağlıklı bir diyete erişmek veya bu diyeti sürdürmek, egzersiz yapmak gibi uygulamalar daha zorlayıcı olabilir ve bu yüzden sağlıksız beslenmeye eğilim gittikçe artış gösterir. Bu nedenle, halk sağlığı diyetisyenlerinin; insanları sağlıklı ve sürdürülebilir seçimlere teşvik etmeleri, erişimin olduğu gıdalardan en iyi şekilde yararlanabilmelerine yardımcı olabilmek için önerilerde bulunmaları ve halka beslenme eğitimi vererek rehberlik yapmaya devam etmeleri çok önemlidir.

Pandemi, gıda güvensizliğinin fazlaca yaşandığı ülkelerde, özellikle toplumun yoksul kesimleri üzerinde daha vurucu bir etkiye sahiptir. İngiltere Gıda Vakfı’nın yaptığı araştırmaya göre Birleşik Krallık’ taki üç milyondan fazla insan COVID-19 sebebiyle gıda yoksunluğu yaşamaktadır ve diğer Avrupa ülkeleri de benzer senaryolarla karşı karşıyadır. Bununla birlikte ülkemizde de durumun çok iç açıcı olmadığını gözlemlemek mümkün. Hem risk altında olan insanların belirlenmesine yardımcı olma noktasında hem de bu koşullarda verilebilecek en iyi beslenme eğitimi desteğinin verilmesinde diyetisyenlerin üzerinde büyük bir sorumluluk bulunuyor. Bu sorumluluk; halka verilen gıda ve beslenme eğitimi programları hakkında güncel bir bilgiye sahip olmayı, sınırlı bütçelerle yemek pişiren aileler için daha sağlıklı menüler geliştirmeyi ve sürdürülebilir bir gıda sistemi için gıda israfını azaltmanın yollarını anlatmayı içermektedir. Bu konuda çalışmalar yapan diyetisyenlerimiz, halk sağlığı ve beslenme ilişkisi ile ilgili halkı bilgilendirmekle sorumludur; uzun süre karantinada kalmış halkın D vitamini seviyesi ve bununla ilgili farkındalıklar yaratmak gibi…

Zararlı efsanelerle mücadele

Her toplumsal kriz döneminde olduğu gibi bu dönemde de, birçok insanın bu salgını anlamak ve çözümler yaratmak için mücadele ettiği süreçte; kanıtlanmamış ve “tedavi” adı altında öne sürülen yararsız önerileri paylaşmaya istekli bazı insanlarla karşılaştık. Karşılaştığımız önerilerin seviyesi gülünç olandan tehlikeli derecede inandırıcı olana kadar değişir. Medyanın da katkısıyla çok kısa bir süre içerisinde yanlış bilgiler etrafta kol gezer halde. Siz değerli diyetisyenlerimiz de bu noktada hem sosyal medyadaki hem de geleneksel medyadaki yerlerinizle bu mitleri yıkmakta önemli bir role sahipsiniz.

Özetle sağlığın iyileştirilmesinde ve mevcut sağlığın korunmasında anahtar rol oynadığınız kesin! Toplumun kilitli kapılarını açabilmek, daha fazla danışana ulaşabilmek ve Diyetkolik Diyetisyeni olmanın ayrıcalıklarını keşfetmek için bize ulaşabilirsiniz.