Bul

Diyetkolik'i telefonunda kullan

sitede bul

Diyabeti Anlamak

Diyet 3 gün önce

Diyabetle mücadele de ilk nokta hastalığın neyden kaynaklandığını ve nasıl geliştiğini farkına varmakla başlıyor. Gelin önce glikoz metabolizmasını anlayalım.
Diyabeti Anlamak

Diyabet, vücudunuzda pankreas adlı salgı bezinin yeterli miktarda insülin hormonu üretmemesi ya da ürettiği insülin hormonunun etkili bir şekilde kullanılamaması durumun da gelişen metabolik bir hastalıktır.

Yediklerimiz sindirim sistemimiz tarafından besin öğelerine parçalanır. Karbonhidratlar veya çeşitli şekerler vücut tarafından kullanılmak üzere parçalanarak glikoza dönüştürülür ve emilir. Glikoz vücudumuzdaki birçok organ için önemli bir yakıt kaynağıdır. Ancak glikozun yakıt olarak kullanılabilmesi için önce glikoz molekülünün hücreye girmesi gerekir.

Pankreastaki beta hücreleri insülin adı verilen bir hormon üretir. İnsülin, bir yemekten sonra yükselen kan şekeri seviyelerini düzenlemek için glikozun hücreye girişinde gerekli kimyasal habercidir. İnsülin kandaki glikozun hücrelere girmesini tetiklemek için kan dolaşımına salınır.

İnsülin kan şekeri seviyenizi düşürür, glikozun hücre içine girmesini sağlar. Pankreasta insülin dışında glukagon adı verilen ve kan şekeri seviyelerinde etkili olan bir başka hormon daha vardır. Eğer kan şekeri seviyeleriniz çok düştüyse ya da çok uzun süre yemek yemediyseniz glukagon karaciğere depolanmış şekerin salınmasını söyler.

Diyabette aktif olan diğer hormon GLP-1, pankreasın şekeri kandan hücrelere taşımak için doğru miktarda insülin üretmesine yardımcı olur. Kan şekeri çok yükseldiğinde GLP-1 insülin üretiminin artması için beta hücrelerini uyarır, ayrıca karaciğer tarafından dönüştürülen şeker miktarını düşürmeye yardımcı olur. Kan şekeri çok yükseldiğinde insülin üretimi artar.

Bu sistemlerdeki metabolik bozukluk diyabete yol açmaktadır.

YORUMLAR

Diyabeti Anlamak
Diyetkolik Diyetisyenim, 12/10/2021


Diyabetle mücadele de ilk nokta hastalığın neyden kaynaklandığını ve nasıl geliştiğini farkına varmakla başlıyor. Gelin önce glikoz metabolizmasını anlayalım.

Diyabet, vücudunuzda pankreas adlı salgı bezinin yeterli miktarda insülin hormonu üretmemesi ya da ürettiği insülin hormonunun etkili bir şekilde kullanılamaması durumun da gelişen metabolik bir hastalıktır.

Yediklerimiz sindirim sistemimiz tarafından besin öğelerine parçalanır. Karbonhidratlar veya çeşitli şekerler vücut tarafından kullanılmak üzere parçalanarak glikoza dönüştürülür ve emilir. Glikoz vücudumuzdaki birçok organ için önemli bir yakıt kaynağıdır. Ancak glikozun yakıt olarak kullanılabilmesi için önce glikoz molekülünün hücreye girmesi gerekir.

Pankreastaki beta hücreleri insülin adı verilen bir hormon üretir. İnsülin, bir yemekten sonra yükselen kan şekeri seviyelerini düzenlemek için glikozun hücreye girişinde gerekli kimyasal habercidir. İnsülin kandaki glikozun hücrelere girmesini tetiklemek için kan dolaşımına salınır.

İnsülin kan şekeri seviyenizi düşürür, glikozun hücre içine girmesini sağlar. Pankreasta insülin dışında glukagon adı verilen ve kan şekeri seviyelerinde etkili olan bir başka hormon daha vardır. Eğer kan şekeri seviyeleriniz çok düştüyse ya da çok uzun süre yemek yemediyseniz glukagon karaciğere depolanmış şekerin salınmasını söyler.

Diyabette aktif olan diğer hormon GLP-1, pankreasın şekeri kandan hücrelere taşımak için doğru miktarda insülin üretmesine yardımcı olur. Kan şekeri çok yükseldiğinde GLP-1 insülin üretiminin artması için beta hücrelerini uyarır, ayrıca karaciğer tarafından dönüştürülen şeker miktarını düşürmeye yardımcı olur. Kan şekeri çok yükseldiğinde insülin üretimi artar.

Bu sistemlerdeki metabolik bozukluk diyabete yol açmaktadır.