Duygu Nedir?

İyilik Hali 21.04.2016

Duygular, beş duyu (görme, duyma, koklama, dokunma, tad alma) aracılığıyla algılanan durumlara, olaylara, insanlara dair iç dünyanın verdiği tepkiler ve oluşturduğu izlenimlerdir.

 

Duygular ve düşünceler, zihin denilen; algıları ve bakış açısını yöneten ve depoya benzetebileceğimiz bu sistemin içinde toplanırlar. Bu sistemin nasıl çalıştığına bakacak olursak; bir defa bir olayı deneyimlediğinde, bu durum zihninde bir iz bırakır ve benzer bir durumla karşılaştığında depolandığı yerden çıkar, aynı izlenime sahip olmana ya da aynı şekilde tepki vermene neden olurlar. Örneğin, hayatında ilk defa bir köpeği gördüğünde onu korkulacak birşey olarak algılamazsın ama etrafında birileri korkman gerektiğine dair bir uyarı yaparsa ya da köpek seni ısırırsa, zihninde  “köpek tehlikelidir.” diye bir düşünce ve “köpek korkusu” diye bir duyguya sahip olursun.

 

Bu şekilde bakıldığında duyguların, bir durum karşısında anlık olarak ortaya çıkmış gibi göründüğünü ama aslında beyinde bir depodan geldiğini ve benzer durumlar karşısında hep aynı duyguların tekrar ettiğini söylemek mümkündür.

 

Temel Duygular nelerdir?

 

Psikolojide duygular üzerine yazılan ilk teorilere göre, altı temel duygu vardır; Mutluluk, Üzüntü, Korku, Öfke, Şaşkınlık, İğrenme

 

Yeni dönemde yapılan bilimsel araştırmalar ise, duyguların sadece dört temel duygudan kaynaklandığını  ve bunlar üzerinden çeşitlendiğini göstermektedir;  Mutluluk, Üzüntü, Korku, Öfke

 

Duyguların farkında olmadığında ne olur?

 

Zihin ve Beden,  tüm farkında olmadığın duyguların biriktirildiği ve geçmişte olan herşeyin bugün gibi yaşanmasına sebep olan depo merkezleridir.  Bu depo, çoğu zaman çocukluk, ergenlik döneminde ya da genetik olarak ailelerimizden gelerek oluşur. Şimdi o dönemlerde oluşan dört temel duygunun, bugünkü hayatını nasıl etkileyebileceğini örneklendirelim;

 

Mutluluk: İlk gençlik yıllarında kendini çok özgür, iyi hissettiren ve bu anlamda Mutlu olmana neden olan bir şarkı vardı. Şimdi ne zaman o şarkıya benzeyen bir şarkı duysan, ya da ona benzeyen bir ritimde, ezgide bir müzik çalsa yüzünde kocaman bir gülümseme oluşuyor, tıpkı o gün hissettiğin gibi Mutlu oluyorsun.

 

Üzüntü: Çok sevdiğin bir komşunun yaptığı yemeklere ve özellikle tarhana çorbasına bayılıyordun, o çorbanın kokusu sana kendini evinde hissettiriyordu. Bunları deneyimlediğin o mahalleden taşındın ve o tarhana çorbasını bir daha içemedin. O kokuyu bir daha duyamamak, sevdiğin insanlardan uzaklaşmak seni çok üzdü. Bunun neden kaynaklandığını fark etmezsen, hayatın boyunca tarhana çorbası kokusu duymak sana üzüntü verebilir.   

 

Korku: Ufacık bir çocukken kocaman bir koyunla oynamaya koşuyordun, o sırada teyzen bağırarak, “koyunun sana zarar vereceğini” söyledi ya da “koyun seni ittirdi ve yere düştün”, koyuna yaklaşırken ya da tüylerine dokunduğun anda oluşan bu korku sinyali, hayatının sonuna kadar tüm tüylü hayvanlardan korkmana sebep olabilir.

 

Öfke: İlkokulda herkesin yaramazlık yaptığı bir anda, içeriye giren Okul Müdürü seni görüp, disipline gönderdi ve kocaman sınıfta sadece sen ceza aldın. Bu deneyim senin içinde haksızlıkla ilgili bir inanç ve yoğun bir öfke oluşturdu. Bu durumu hatırlayıp, fark etmezsen hayatın boyunca, kalabalık bir grupla birlikte birşey yaparken, ortada neden yokken birilerine öfkelenebilirsin. 

 

Özellikle olumsuz duyguları görmezden gelip, biriktirdiğinde bu duygusal depo, çoğu zaman karşılaştığın durumla baş edebilme gücünü de olumsuz yönde etkiler.

 

Bir duygu açığa çıkıp, fark edilmediğinde tabir yerindeyse hayatını “o duygunun yarattığı bir sis perdesi” ardından yaşarsın ve hayatın “bulanıklık” olur.

 

Bunların farkında olmanın faydası nedir?

 

Duygularının farkında olan kişi, kendini, davranışlarını çok daha iyi anlamaya ve davranışlarının nedenlerini görüp, ona göre davranmaya, ona göre iletişim kurmaya başlar, anı yaşar, bedenen, ruhen çok daha sağlıklı hale gelirsin.

 

Duyguları fark ettiğinde, onların olumsuz akışına kapılmaz, kendini yıpratmadan, ilişkilerini bozmadan daha huzurlu ve canlı deneyimleyebileceğin bir yaşama sahip olursun.

 

Tüm bunları özetleyecek olursak;  Duygularının farkında olmak, yaşam kaliteni yükseltir. Yaşamda takıldığın noktaları fark edebilmeni sağlar; sağlığının, ilişkilerinin,  iş ve ev hayatına yaklaşımının iyi yönde gelişmesine neden olur. BÜTÜNSEL OLARAK İYİ HİSSETMENİN kapısını açar.

 

Duygularının farkında, kendini İYİ HİSSEDECEĞİN bir hafta olsun…

İLGİNİ ÇEKEBİLİR

YORUMLAR

Duygu Nedir?
Diyetkolik Diyetisyenim, 21/04/2016


Duygular, beş duyu (görme, duyma, koklama, dokunma, tad alma) aracılığıyla algılanan durumlara, olaylara, insanlara dair iç dünyanın verdiği tepkiler ve oluşturduğu izlenimlerdir.

 

Duygular ve düşünceler, zihin denilen; algıları ve bakış açısını yöneten ve depoya benzetebileceğimiz bu sistemin içinde toplanırlar. Bu sistemin nasıl çalıştığına bakacak olursak; bir defa bir olayı deneyimlediğinde, bu durum zihninde bir iz bırakır ve benzer bir durumla karşılaştığında depolandığı yerden çıkar, aynı izlenime sahip olmana ya da aynı şekilde tepki vermene neden olurlar. Örneğin, hayatında ilk defa bir köpeği gördüğünde onu korkulacak birşey olarak algılamazsın ama etrafında birileri korkman gerektiğine dair bir uyarı yaparsa ya da köpek seni ısırırsa, zihninde  “köpek tehlikelidir.” diye bir düşünce ve “köpek korkusu” diye bir duyguya sahip olursun.

 

Bu şekilde bakıldığında duyguların, bir durum karşısında anlık olarak ortaya çıkmış gibi göründüğünü ama aslında beyinde bir depodan geldiğini ve benzer durumlar karşısında hep aynı duyguların tekrar ettiğini söylemek mümkündür.

 

Temel Duygular nelerdir?

 

Psikolojide duygular üzerine yazılan ilk teorilere göre, altı temel duygu vardır; Mutluluk, Üzüntü, Korku, Öfke, Şaşkınlık, İğrenme

 

Yeni dönemde yapılan bilimsel araştırmalar ise, duyguların sadece dört temel duygudan kaynaklandığını  ve bunlar üzerinden çeşitlendiğini göstermektedir;  Mutluluk, Üzüntü, Korku, Öfke

 

Duyguların farkında olmadığında ne olur?

 

Zihin ve Beden,  tüm farkında olmadığın duyguların biriktirildiği ve geçmişte olan herşeyin bugün gibi yaşanmasına sebep olan depo merkezleridir.  Bu depo, çoğu zaman çocukluk, ergenlik döneminde ya da genetik olarak ailelerimizden gelerek oluşur. Şimdi o dönemlerde oluşan dört temel duygunun, bugünkü hayatını nasıl etkileyebileceğini örneklendirelim;

 

Mutluluk: İlk gençlik yıllarında kendini çok özgür, iyi hissettiren ve bu anlamda Mutlu olmana neden olan bir şarkı vardı. Şimdi ne zaman o şarkıya benzeyen bir şarkı duysan, ya da ona benzeyen bir ritimde, ezgide bir müzik çalsa yüzünde kocaman bir gülümseme oluşuyor, tıpkı o gün hissettiğin gibi Mutlu oluyorsun.

 

Üzüntü: Çok sevdiğin bir komşunun yaptığı yemeklere ve özellikle tarhana çorbasına bayılıyordun, o çorbanın kokusu sana kendini evinde hissettiriyordu. Bunları deneyimlediğin o mahalleden taşındın ve o tarhana çorbasını bir daha içemedin. O kokuyu bir daha duyamamak, sevdiğin insanlardan uzaklaşmak seni çok üzdü. Bunun neden kaynaklandığını fark etmezsen, hayatın boyunca tarhana çorbası kokusu duymak sana üzüntü verebilir.   

 

Korku: Ufacık bir çocukken kocaman bir koyunla oynamaya koşuyordun, o sırada teyzen bağırarak, “koyunun sana zarar vereceğini” söyledi ya da “koyun seni ittirdi ve yere düştün”, koyuna yaklaşırken ya da tüylerine dokunduğun anda oluşan bu korku sinyali, hayatının sonuna kadar tüm tüylü hayvanlardan korkmana sebep olabilir.

 

Öfke: İlkokulda herkesin yaramazlık yaptığı bir anda, içeriye giren Okul Müdürü seni görüp, disipline gönderdi ve kocaman sınıfta sadece sen ceza aldın. Bu deneyim senin içinde haksızlıkla ilgili bir inanç ve yoğun bir öfke oluşturdu. Bu durumu hatırlayıp, fark etmezsen hayatın boyunca, kalabalık bir grupla birlikte birşey yaparken, ortada neden yokken birilerine öfkelenebilirsin. 

 

Özellikle olumsuz duyguları görmezden gelip, biriktirdiğinde bu duygusal depo, çoğu zaman karşılaştığın durumla baş edebilme gücünü de olumsuz yönde etkiler.

 

Bir duygu açığa çıkıp, fark edilmediğinde tabir yerindeyse hayatını “o duygunun yarattığı bir sis perdesi” ardından yaşarsın ve hayatın “bulanıklık” olur.

 

Bunların farkında olmanın faydası nedir?

 

Duygularının farkında olan kişi, kendini, davranışlarını çok daha iyi anlamaya ve davranışlarının nedenlerini görüp, ona göre davranmaya, ona göre iletişim kurmaya başlar, anı yaşar, bedenen, ruhen çok daha sağlıklı hale gelirsin.

 

Duyguları fark ettiğinde, onların olumsuz akışına kapılmaz, kendini yıpratmadan, ilişkilerini bozmadan daha huzurlu ve canlı deneyimleyebileceğin bir yaşama sahip olursun.

 

Tüm bunları özetleyecek olursak;  Duygularının farkında olmak, yaşam kaliteni yükseltir. Yaşamda takıldığın noktaları fark edebilmeni sağlar; sağlığının, ilişkilerinin,  iş ve ev hayatına yaklaşımının iyi yönde gelişmesine neden olur. BÜTÜNSEL OLARAK İYİ HİSSETMENİN kapısını açar.

 

Duygularının farkında, kendini İYİ HİSSEDECEĞİN bir hafta olsun…