Logo

En büyük motivasyon kaynağı aile

Motivasyon 18.02.2020

Arizona Üniversitesi'nden sosyal psikologlar tarafından yürütülen bir çalışma kapsamında, 27 farklı ülkeden 7000’den fazla katılımcı ile yapılan anket sonucu, ailenin motivasyon üzerindeki kritik önemi bir kez daha ortaya kondu. Çalışma sonucunda, motivasyonun genel sağlığımız ile ilişkisi üzerine de birtakım ilginç veriler elde edildi.
En büyük motivasyon kaynağı aile

Aklımıza ilk olarak romantik bağlamdaki ilişkiler gelse de görünen o ki bizi asıl teşvik eden, aile. Yani söz konusu motivasyon kaynakları olduğunda, aslında dünyanın geri kalanı ile düşündüğümüzden daha çok ortak yanımız olduğu görülüyor.

Çalışmadan elde edilen veriler

Bu kadar çok farklı ülkeden katılımcı örneğinin varlığı bile ailenin en büyük motivasyon kaynağı olması gerçeğine herhangi bir etkide bulunmuyor. İkinci sırada ise bir partnere uzun vadede bağlı kalmak anlamına gelen “eş muhafaza” bulunuyor; eş arayışından daha öncelikli olması ilginç gerçekten.

“Katılımcılar, aile ve eş muhafazayı sürekli olarak hayatlarındaki en önemli motivasyon kaynağı olarak sınıflandırdılar; 27 ülkenin her birinden aynı sonuçları elde ettik.” diyor çalışmanın yaratıcılarından psikolog Ahra Ko.

Avustralya, Uganda, Tayland ve Bulgaristan gibi ülkelerin bulunduğu katılımcı çeşitliliğinde, kültürler ne denli farklı olursa olsun, ailenin ve soydaşlığın önceliği, istisnasız ortaya kondu.

Ko’ya göre çalışma, hem Kore ve Çin gibi kolektivist ülkelerde hem de Avrupa ve ABD gibi bireyci kültürün yerleşik olduğu bölgelerde yürütüldü.

Önceki araştırmalardan farklı sonuçlar

Geçmişte yapılan araştırmalar kapsamında evrimsel psikologlar, daha çok cinsel ya da romantik partner arayışı ile motive olan davranışlar üzerine odaklanmışlardı. Bu yüzden çalışmaya katılan kişilerin, eş arayışını hayatlarındaki en önemsiz faktörlerden biri olarak değerlendirmeleri, son derece şaşırtıcı.

“Cazibe üzerine çalışmak hem kolay hem de ilgi çekici.” diyor çalışmadan psikolog Douglas Kenrick. “Ama aslında insanların rutin ilgi alanları, aile değerleri gibi daha sağlıklı bilinen faktörlere odaklanıyor.”

“Herkes, en çok ailesi ve sevdikleri ile ilgilenir. Şaşırtıcı olan bunların şimdiye dek insan davranışlarının motivasyon aracı olarak dikkatlice incelenmemiş olması.”

Kendilerinden romantik ya da cinsel bir partner bulmaları beklenen genç ve bekar katılımcıların bile aile değerleri ve eş muhafazaya öncelik vermiş olmaları, şaşırtıcı bir nokta.

Peki bu neden önemli

Çalışma sonucunda, motivasyonun genel sağlığımız ile ilişkisi üzerine de birtakım ilginç veriler elde edildi.

Aile değerlerini ve uzun süreli ilişkileri hayatlarında öncelikli motivasyon kaynağı olarak sunan kişilerin, genel anlamda hayatlarından daha memnun oldukları görüldü. Eş arayışına daha çok önem veren kişiler ise bunalıma, kaygıya ve mutsuzluğa daha eğilimliler.

“İnsanlar, cinsel partneri olduğunda daha mutlu olacaklarını varsayıyorlar.” diyor Ko. “Ama gerçek şu ki mutluluğu getiren, zaten sahip olunan insanlarla ilgilenmek.”

Araştırmacılar için sırada, motivasyon ile mutluluk arasındaki ilişkiyi global bağlamda daha da detaylı bir şekilde ortaya koymak adına çalışmaların kapsamını arttırmak var.

Sevilmenin ve sevgiyi korumanın, zihin ve ruh sağlığından iyileşmeyi getirdiği bir gerçek.

https://www.mindbodygreen.com/articles/family-is-what-motivates-people-most-new-study-finds

YORUMLAR

En büyük motivasyon kaynağı aile
Diyetisyen Diyetkolik Diyetisyenim, 18/02/2020


Arizona Üniversitesi'nden sosyal psikologlar tarafından yürütülen bir çalışma kapsamında, 27 farklı ülkeden 7000’den fazla katılımcı ile yapılan anket sonucu, ailenin motivasyon üzerindeki kritik önemi bir kez daha ortaya kondu. Çalışma sonucunda, motivasyonun genel sağlığımız ile ilişkisi üzerine de birtakım ilginç veriler elde edildi.

Aklımıza ilk olarak romantik bağlamdaki ilişkiler gelse de görünen o ki bizi asıl teşvik eden, aile. Yani söz konusu motivasyon kaynakları olduğunda, aslında dünyanın geri kalanı ile düşündüğümüzden daha çok ortak yanımız olduğu görülüyor.

Çalışmadan elde edilen veriler

Bu kadar çok farklı ülkeden katılımcı örneğinin varlığı bile ailenin en büyük motivasyon kaynağı olması gerçeğine herhangi bir etkide bulunmuyor. İkinci sırada ise bir partnere uzun vadede bağlı kalmak anlamına gelen “eş muhafaza” bulunuyor; eş arayışından daha öncelikli olması ilginç gerçekten.

“Katılımcılar, aile ve eş muhafazayı sürekli olarak hayatlarındaki en önemli motivasyon kaynağı olarak sınıflandırdılar; 27 ülkenin her birinden aynı sonuçları elde ettik.” diyor çalışmanın yaratıcılarından psikolog Ahra Ko.

Avustralya, Uganda, Tayland ve Bulgaristan gibi ülkelerin bulunduğu katılımcı çeşitliliğinde, kültürler ne denli farklı olursa olsun, ailenin ve soydaşlığın önceliği, istisnasız ortaya kondu.

Ko’ya göre çalışma, hem Kore ve Çin gibi kolektivist ülkelerde hem de Avrupa ve ABD gibi bireyci kültürün yerleşik olduğu bölgelerde yürütüldü.

Önceki araştırmalardan farklı sonuçlar

Geçmişte yapılan araştırmalar kapsamında evrimsel psikologlar, daha çok cinsel ya da romantik partner arayışı ile motive olan davranışlar üzerine odaklanmışlardı. Bu yüzden çalışmaya katılan kişilerin, eş arayışını hayatlarındaki en önemsiz faktörlerden biri olarak değerlendirmeleri, son derece şaşırtıcı.

“Cazibe üzerine çalışmak hem kolay hem de ilgi çekici.” diyor çalışmadan psikolog Douglas Kenrick. “Ama aslında insanların rutin ilgi alanları, aile değerleri gibi daha sağlıklı bilinen faktörlere odaklanıyor.”

“Herkes, en çok ailesi ve sevdikleri ile ilgilenir. Şaşırtıcı olan bunların şimdiye dek insan davranışlarının motivasyon aracı olarak dikkatlice incelenmemiş olması.”

Kendilerinden romantik ya da cinsel bir partner bulmaları beklenen genç ve bekar katılımcıların bile aile değerleri ve eş muhafazaya öncelik vermiş olmaları, şaşırtıcı bir nokta.

Peki bu neden önemli

Çalışma sonucunda, motivasyonun genel sağlığımız ile ilişkisi üzerine de birtakım ilginç veriler elde edildi.

Aile değerlerini ve uzun süreli ilişkileri hayatlarında öncelikli motivasyon kaynağı olarak sunan kişilerin, genel anlamda hayatlarından daha memnun oldukları görüldü. Eş arayışına daha çok önem veren kişiler ise bunalıma, kaygıya ve mutsuzluğa daha eğilimliler.

“İnsanlar, cinsel partneri olduğunda daha mutlu olacaklarını varsayıyorlar.” diyor Ko. “Ama gerçek şu ki mutluluğu getiren, zaten sahip olunan insanlarla ilgilenmek.”

Araştırmacılar için sırada, motivasyon ile mutluluk arasındaki ilişkiyi global bağlamda daha da detaylı bir şekilde ortaya koymak adına çalışmaların kapsamını arttırmak var.

Sevilmenin ve sevgiyi korumanın, zihin ve ruh sağlığından iyileşmeyi getirdiği bir gerçek.

https://www.mindbodygreen.com/articles/family-is-what-motivates-people-most-new-study-finds