Hangi Besinlerde Doğal Östrojen Bulunur?

Beslenme 08.02.2018

Kadınlar toplanın! İşte doğal östrojen kaynakları ve insan vücuduna sağladığı yararlar...
Hangi Besinlerde Doğal Östrojen Bulunur?

Doğal östrojen olarak tanımladığımız besinlere fitoöstrojenler diyoruz. Fitoöstrojen ismi, fito (bitki) ve östrojen kelimelerinin bir araya gelmesinden oluşur. Fitoöstrojen, kadın vücudunun doğal olarak ürettiği östrojen molekülüne benzeyen yapıdaki molekülü içeren bitkilere verilen isimdir.

Fitoöstrojenlerin işlevleri östrojenlerinkine benzer niteliktedir. Doğal yapıda olan fitoöstrojenler, vücutta kullanıldıktan sonra idrar yoluyla kolayca atılırlar.

FİTOÖSTROJEN KAYNAKLARI NELERDİR?

Kuş üzümü, kuru üzüm, tofu, keten tohumu, keten tohumu unu, susam, kurubaklagiller, tam tahıllı besinler, bezelye, kırmızı yonca otu, yulaf ve yulaf kepeği, sarımsak, kuşkonmaz, havuç, patates, pırasa, brokoli, armut, erik, kuru kayısı, şeftali, hurma, portakal, kurutulmuş erik, çilek,elma, lahana, ıspanak ve tüm soya besinleri fitoöstrojen kaynağıdır.

FİTOÖSTROJENLERİN ETKİLERİ

—Fitoöstrojen besinlerde bulunan izoflavon bileşikleri antioksidan aktiviteye sahiptir. Bu özelliklerinden ötürü izoflavonlar DNA hasarını önlemede etkili olurlar.

—Fitoöstrojenlerce zengin olan bir diyetin, menopoz öncesi dönemde hormonal değişikliklere neden olduğu ve menstrual dönemin uzunluğunu etkilediği gözlemlenmiştir.

—Fitoöstrojen desteğinin, menopozun ilk dönemlerinde görülen ateş basması, gece terlemesi, uyku düzensizliği, vajinal kuruluk, depresyon  gibi semptomları azalttığı görülmüştür.

—Fitoöstrojenlerin yağ profilini düzenleyici, kötü kolesterolü önleyici ve iyi huylu kolesterol düzeyini artırıcı etki yapabileceği tespit edilmiştir. Ayrıca kardiyovasküler hastalıklara karşı koruyucu olduğu da bilinmektedir.

—Klinik çalışmalar fitoöstrojenlerin kemik sağlığı üzerine çeşitli yararlı etkileri olduğunu göstermiştir. Fitoöstrojen olan bazı besinlerin yapısındaki ipriflavon bileşiği de kemik kaybını azaltıcı olarak tedavilerde kullanılmaktadır.

—Yapılan çalışmaların bir kısmı, fitoöstrojenlerin göğüs kanseri riskini azaltabileceğini gösterirken, bir kısım çalışma ise bu bileşiklerin gögüs kanseri gelişimini uyararak riski artırdığını göstermektedir. Bu çalışmaların sonuçları birbirleriyle çeliştiği için, göğüs kanserinden korunmada ya da tedavisinde fitoöstrojen alımıyla ilgili önerilerde bulunmak doğru olmayacaktır.

—Fitoöstrojenlerin erkekler üzerindeki etkilerini araştıran çalışma sayısı oldukça azdır. Yapılan sınırlı sayıdaki araştırmada, fitoöstrojen alımının yüksek olduğu ülkelerde prostat kanserinin daha düşük olduğu gözlemlenmiştir.

İLGİNİ ÇEKEBİLİR

YORUMLAR

Hangi Besinlerde Doğal Östrojen Bulunur?
Diyetkolik Diyetisyenim, 08/02/2018


Kadınlar toplanın! İşte doğal östrojen kaynakları ve insan vücuduna sağladığı yararlar...

Doğal östrojen olarak tanımladığımız besinlere fitoöstrojenler diyoruz. Fitoöstrojen ismi, fito (bitki) ve östrojen kelimelerinin bir araya gelmesinden oluşur. Fitoöstrojen, kadın vücudunun doğal olarak ürettiği östrojen molekülüne benzeyen yapıdaki molekülü içeren bitkilere verilen isimdir.

Fitoöstrojenlerin işlevleri östrojenlerinkine benzer niteliktedir. Doğal yapıda olan fitoöstrojenler, vücutta kullanıldıktan sonra idrar yoluyla kolayca atılırlar.

FİTOÖSTROJEN KAYNAKLARI NELERDİR?

Kuş üzümü, kuru üzüm, tofu, keten tohumu, keten tohumu unu, susam, kurubaklagiller, tam tahıllı besinler, bezelye, kırmızı yonca otu, yulaf ve yulaf kepeği, sarımsak, kuşkonmaz, havuç, patates, pırasa, brokoli, armut, erik, kuru kayısı, şeftali, hurma, portakal, kurutulmuş erik, çilek,elma, lahana, ıspanak ve tüm soya besinleri fitoöstrojen kaynağıdır.

FİTOÖSTROJENLERİN ETKİLERİ

—Fitoöstrojen besinlerde bulunan izoflavon bileşikleri antioksidan aktiviteye sahiptir. Bu özelliklerinden ötürü izoflavonlar DNA hasarını önlemede etkili olurlar.

—Fitoöstrojenlerce zengin olan bir diyetin, menopoz öncesi dönemde hormonal değişikliklere neden olduğu ve menstrual dönemin uzunluğunu etkilediği gözlemlenmiştir.

—Fitoöstrojen desteğinin, menopozun ilk dönemlerinde görülen ateş basması, gece terlemesi, uyku düzensizliği, vajinal kuruluk, depresyon  gibi semptomları azalttığı görülmüştür.

—Fitoöstrojenlerin yağ profilini düzenleyici, kötü kolesterolü önleyici ve iyi huylu kolesterol düzeyini artırıcı etki yapabileceği tespit edilmiştir. Ayrıca kardiyovasküler hastalıklara karşı koruyucu olduğu da bilinmektedir.

—Klinik çalışmalar fitoöstrojenlerin kemik sağlığı üzerine çeşitli yararlı etkileri olduğunu göstermiştir. Fitoöstrojen olan bazı besinlerin yapısındaki ipriflavon bileşiği de kemik kaybını azaltıcı olarak tedavilerde kullanılmaktadır.

—Yapılan çalışmaların bir kısmı, fitoöstrojenlerin göğüs kanseri riskini azaltabileceğini gösterirken, bir kısım çalışma ise bu bileşiklerin gögüs kanseri gelişimini uyararak riski artırdığını göstermektedir. Bu çalışmaların sonuçları birbirleriyle çeliştiği için, göğüs kanserinden korunmada ya da tedavisinde fitoöstrojen alımıyla ilgili önerilerde bulunmak doğru olmayacaktır.

—Fitoöstrojenlerin erkekler üzerindeki etkilerini araştıran çalışma sayısı oldukça azdır. Yapılan sınırlı sayıdaki araştırmada, fitoöstrojen alımının yüksek olduğu ülkelerde prostat kanserinin daha düşük olduğu gözlemlenmiştir.