Bul

Diyetkolik'i telefonunda kullan

sitede bul

Kendimi Eleştirmeyi Bırakıyorum!

Motivasyon 09.10.2021

En büyük eleştirileri kendinize yapıyor ve aslında kendi modunuzu sürekli düşürüyor olabilir misiniz? Aynaya baktığınızda yansımanıza düşman olmayı bırakıp dost olmanın vakti geldi de geçiyor.
Kendimi Eleştirmeyi Bırakıyorum!

Kimi zaman kendinizi objektif bir bakış açısıyla değerlendiriyor ve bu değerlendirmeden yapıcı eleştiriler çıkarıyorsanız kişisel gelişim yolunda önemli adımlar atmışsınız demektir. Ancak söz konusu eleştirilerin boyutu katı yargılamalara ve peşinden gelen hayal kırıklıklarına yol açıyorsa durup bir düşünmenizde yarar var. Çünkü çevrenizdeki kişilerden gelen eleştiriler şöyle dursun, kendinize en acımasız eleştirileri bizzat siz yöneltiyor olabilirsiniz. Peki, sizce kendinize karşı bu denli katı olmak ve motivasyonunuzun düşmesine yol açmak doğru mu?

Sosyal medyada ve gündelik yaşamınızda karşınıza sık sık çıkan bazı güzellik ve değer yargıları, bazen farkında bile olmadan kendinize kötü davranmanıza yol açıyor olabilir. Kendinize yönelttiğiniz acımasız eleştirilerin boyutunu nasıl değiştirebileceğinizi merak ediyorsanız gelin, bu konuyu daha detaylı değerlendirelim.

Acımasız Yargı mı, Yapıcı Eleştiri mi?

Düşüncelerimiz duygularımızı, duygularımız davranışlarımızı, davranışlarımız da gerçeklik algımızı etkiler. Özellikle sosyal medyanın hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline geldiği modern çağda, yaygın güzellik algısı nedeniyle kendinize olan bakış açınız değişebilir.

Formunuzu korumak, mümkün olduğunca sağlıklı beslenmek ve bu amaçlar doğrultusunda kendinize zaman zaman öz eleştiri getirmek daha mutlu, keyifli ve dinç bir yaşam sürmek açısından büyük önem taşır. Ancak şok diyetlerin, sıfır beden güzellemelerinin ve bu çerçevede hareket eden geleneksel/sosyal medya mesajlarının etkisiyle bu eylemleri kendinizi yoran ve yıpratan bir boyuta taşımamalısınız.

Hayat yolculuğunuzda aklınızdan hiç çıkarmamanız gereken en önemli gerçeklerden biri şudur: Siz teksiniz, özelsiniz ve değerlisiniz. Bedeninizden vazgeçemez ya da onu başka bir bedenle değiştiremezsiniz. Bu nedenle kendinizi acımasızca yargılamaktan kaçınmalı, bedeninize saygılı davranmalı ve ona iyi bakmalısınız.

Doğru Eleştiri Hangisi?

Vücut olumlama, diğer adıyla beden olumlama hareketi, bireylerin aslında hiç de gerçekçi olmayan standart güzellik algısına kapılıp gitmeden kendi bedenini sevmesini ve ona saygı duymasını temel alır. Bu algı üzerinden size yöneltilen eleştirilerin hiçbir yararı olmadığı gibi, belirli bir noktadan sonra kendinize karşı olan bakış açınızın da değişmesine yol açabilirler. Dilerseniz, söz konusu değişimi örneklerle açıklayalım ve kendinizi bu bağlamda eleştirmekten nasıl vazgeçebileceğinize göz atalım.

“Çok kilo aldım/verdim. Aynaya baktığımda berbat hissediyorum.” Bu cümleler ya da onlara benzer düşünceler size tanıdık geldi mi? Böyle düşündüğünüzü fark ettiğiniz anda zihninizdeki düşünceleri değiştirmelisiniz: “Hiç kimse her aynaya baktığında kendini harika hissetmez. Vücudumu olduğu gibi seviyor ve kabul ediyorum. Eğer istersem kilo alabilirim/verebilirim, ancak bunların hiçbirini yapma mecburiyetinde değilim.”

Gelelim başka bir örneğe: “Az önce yediğim tatlı yüzünden diyeti tamamen bozdum. İrademe sahip çıkamadığım için başarısızın biriyim.” Canınızın istediği bir şeyi yapmak sizi başarısız kılmaz. Yemek yemek veya yememek iyi ya da kötü olarak nitelendirilebilecek bir eylem değildir.

Devam edelim: “Tartıya çıktım ve çok yüksek bir rakamla karşılaştım. Kilomu kontrol edemediğim için kendimi cezalandırmalıyım ve kusursuz görünene kadar uğraşmalıyım.” Sizin ne kadar kusursuz göründüğünüze standart güzellik algısı karar veremez. Ayrıca, bu cümleleri sevdiğiniz bir arkadaşınıza ya da akrabanıza söyler miydiniz? Onları çok üzeceğini bildiğiniz için asla dile getirmeyeceğiniz cümleleri kendinize, yani en çok sevmeniz ve saygı duymanız gereken kişiye neden söyleyesiniz?

Siz Kalıpların Ötesindesiniz

Siz yalnızca bir bedenden ibaret değilsiniz. Tartıda gördüğünüz rakamlar, aynadaki yansımanız ya da çevrenizden duyduğunuz cümleler, asla kendinize kötü davranmak için geçerli sebepler olamaz. Belirli bir kalıba girmeye çalışmak yerine yalnızca kendinizle barışık olduğunuz, sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürmeye odaklanmalısınız. Kendinizi sürekli eleştirdiğinizi fark ettiğiniz anda düşünce şeklinizi değiştirin. Bu sayede kendinize doğru eleştiriler getirebilir, motivasyonunuzu ve öz saygınızı her daim yüksekte tutabilirsiniz.

YORUMLAR

Kendimi Eleştirmeyi Bırakıyorum!
Diyetkolik Diyetisyenim, 09/10/2021


En büyük eleştirileri kendinize yapıyor ve aslında kendi modunuzu sürekli düşürüyor olabilir misiniz? Aynaya baktığınızda yansımanıza düşman olmayı bırakıp dost olmanın vakti geldi de geçiyor.

Kimi zaman kendinizi objektif bir bakış açısıyla değerlendiriyor ve bu değerlendirmeden yapıcı eleştiriler çıkarıyorsanız kişisel gelişim yolunda önemli adımlar atmışsınız demektir. Ancak söz konusu eleştirilerin boyutu katı yargılamalara ve peşinden gelen hayal kırıklıklarına yol açıyorsa durup bir düşünmenizde yarar var. Çünkü çevrenizdeki kişilerden gelen eleştiriler şöyle dursun, kendinize en acımasız eleştirileri bizzat siz yöneltiyor olabilirsiniz. Peki, sizce kendinize karşı bu denli katı olmak ve motivasyonunuzun düşmesine yol açmak doğru mu?

Sosyal medyada ve gündelik yaşamınızda karşınıza sık sık çıkan bazı güzellik ve değer yargıları, bazen farkında bile olmadan kendinize kötü davranmanıza yol açıyor olabilir. Kendinize yönelttiğiniz acımasız eleştirilerin boyutunu nasıl değiştirebileceğinizi merak ediyorsanız gelin, bu konuyu daha detaylı değerlendirelim.

Acımasız Yargı mı, Yapıcı Eleştiri mi?

Düşüncelerimiz duygularımızı, duygularımız davranışlarımızı, davranışlarımız da gerçeklik algımızı etkiler. Özellikle sosyal medyanın hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline geldiği modern çağda, yaygın güzellik algısı nedeniyle kendinize olan bakış açınız değişebilir.

Formunuzu korumak, mümkün olduğunca sağlıklı beslenmek ve bu amaçlar doğrultusunda kendinize zaman zaman öz eleştiri getirmek daha mutlu, keyifli ve dinç bir yaşam sürmek açısından büyük önem taşır. Ancak şok diyetlerin, sıfır beden güzellemelerinin ve bu çerçevede hareket eden geleneksel/sosyal medya mesajlarının etkisiyle bu eylemleri kendinizi yoran ve yıpratan bir boyuta taşımamalısınız.

Hayat yolculuğunuzda aklınızdan hiç çıkarmamanız gereken en önemli gerçeklerden biri şudur: Siz teksiniz, özelsiniz ve değerlisiniz. Bedeninizden vazgeçemez ya da onu başka bir bedenle değiştiremezsiniz. Bu nedenle kendinizi acımasızca yargılamaktan kaçınmalı, bedeninize saygılı davranmalı ve ona iyi bakmalısınız.

Doğru Eleştiri Hangisi?

Vücut olumlama, diğer adıyla beden olumlama hareketi, bireylerin aslında hiç de gerçekçi olmayan standart güzellik algısına kapılıp gitmeden kendi bedenini sevmesini ve ona saygı duymasını temel alır. Bu algı üzerinden size yöneltilen eleştirilerin hiçbir yararı olmadığı gibi, belirli bir noktadan sonra kendinize karşı olan bakış açınızın da değişmesine yol açabilirler. Dilerseniz, söz konusu değişimi örneklerle açıklayalım ve kendinizi bu bağlamda eleştirmekten nasıl vazgeçebileceğinize göz atalım.

“Çok kilo aldım/verdim. Aynaya baktığımda berbat hissediyorum.” Bu cümleler ya da onlara benzer düşünceler size tanıdık geldi mi? Böyle düşündüğünüzü fark ettiğiniz anda zihninizdeki düşünceleri değiştirmelisiniz: “Hiç kimse her aynaya baktığında kendini harika hissetmez. Vücudumu olduğu gibi seviyor ve kabul ediyorum. Eğer istersem kilo alabilirim/verebilirim, ancak bunların hiçbirini yapma mecburiyetinde değilim.”

Gelelim başka bir örneğe: “Az önce yediğim tatlı yüzünden diyeti tamamen bozdum. İrademe sahip çıkamadığım için başarısızın biriyim.” Canınızın istediği bir şeyi yapmak sizi başarısız kılmaz. Yemek yemek veya yememek iyi ya da kötü olarak nitelendirilebilecek bir eylem değildir.

Devam edelim: “Tartıya çıktım ve çok yüksek bir rakamla karşılaştım. Kilomu kontrol edemediğim için kendimi cezalandırmalıyım ve kusursuz görünene kadar uğraşmalıyım.” Sizin ne kadar kusursuz göründüğünüze standart güzellik algısı karar veremez. Ayrıca, bu cümleleri sevdiğiniz bir arkadaşınıza ya da akrabanıza söyler miydiniz? Onları çok üzeceğini bildiğiniz için asla dile getirmeyeceğiniz cümleleri kendinize, yani en çok sevmeniz ve saygı duymanız gereken kişiye neden söyleyesiniz?

Siz Kalıpların Ötesindesiniz

Siz yalnızca bir bedenden ibaret değilsiniz. Tartıda gördüğünüz rakamlar, aynadaki yansımanız ya da çevrenizden duyduğunuz cümleler, asla kendinize kötü davranmak için geçerli sebepler olamaz. Belirli bir kalıba girmeye çalışmak yerine yalnızca kendinizle barışık olduğunuz, sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürmeye odaklanmalısınız. Kendinizi sürekli eleştirdiğinizi fark ettiğiniz anda düşünce şeklinizi değiştirin. Bu sayede kendinize doğru eleştiriler getirebilir, motivasyonunuzu ve öz saygınızı her daim yüksekte tutabilirsiniz.