Koronavirüs salgınına dair 4 yanlış 4 doğru bilgi

Diyet 09.04.2020

Bağışıklık sistemimiz, başta koronavirüs olmak üzere tüm hastalıklara karşı elimizdeki en güçlü silah. Sosyal medya başta olmak üzere çok sayıda kaynaktan sürekli bilgi akışı var ancak bu bilgilerin ne kadarı tam olarak doğru, ne kadarı gerçek, kafa karıştırıcı olabiliyor.
Koronavirüs salgınına dair 4 yanlış 4 doğru bilgi

Aşağıda 4 yanlış ve 4 doğru bilgiyi sizin için derledik.

Portakal sizi korumaz

Koronavirüs ile karşılaştığınızda, ne kadar portakal yemiş olursanız olun, size koruma sağlamayacaktır. Bu virüse karşı tek bir besin maddesiyle savunmanızı kuramazsınız. Bunun yolu tüm besinleri tüketeceğimiz dengeli bir yemek alışkanlığıdır. Bazı süper besinler, bağışıklık sistemini kuvvetlendirmeye yardımcı olur. Ancak tüm besinlere ihtiyacımız var. Her öğün sebze, meyve, protein açısından zengin gıdalar tüketmemiz gerekiyor. Günlük beslenme şeklimizin biraz daha ötesine geçerek mümkün olduğunca çok besin değeri almamız önemli. 

Şeker bağışıklık sistemini çökertmez

Şeker sağlığımıza çok zararlı. Başta kronik kalp rahatsızlıkları ve metabolik hastalıklar olmak üzere şekerin çok fazla tehlikesi bulunuyor. Ancak şekerin bağışıklık sistemini çökerttiği bilgisi de gerçeği yansıtmıyor.  Sağlığımız için şekerle birlikte sodyum, yağ ve işlenmiş ürünleri de hayatımızdan çıkartmamız gerekiyor,  Bunun koronavirüsle ve bağışıklık sistemiyle değil vücudumuzun genel sağlığıyla ilgili bir durum olduğunu unutmamalıyız. Bağışıklık sistemini güçlendiren besinler

Çok fazla vitamin korumaz, hatta zararlı olabilir

Vitamini dışarıdan takviye olarak almak koronavirüse karşı vücudumuzu korumaya yetmiyor. Çok yüksek dozda vitamin alınması, uzun vadede kalp rahatsızlıklarına yol açabileceğinden son derece tehlikeli. Piyasada bulunun ve yüksek miktarda A ve C vitamini içeren takviyeler, vücudun günlük ihtiyacının yaklaşık 160 katını içerir. Böyle bir yüklemede baş dönmesi, kusma ve baş ağrısı gibi yan etkiler görülebilir. Organlar zarar görebilir, özellikle böbrekte kalıcı hasara yol açabilir, koma ve ölüme bile neden olabilir. C vitamini bizi korur mu?

D vitamini eksikliğine dikkat

Tüm besin maddelerinin arasında D vitamini vücudun koruma sisteminin başlıca kaynaklarından biridir. Virüslere karşı bedenimizin savaşmasında D vitaminin çok önemli etkileri vardır. D vitamini koronavirüse karşı korumaz ama çabuk iyileşmeye yardımcı olur. Güneş, en önemli D vitamini kaynağıdır ve güneşin az göründüğü kış aylarında soğuk algınlığı ve gribin bu kadar çok görülmesinin nedenlerinden biri de D vitamini eksikliği olarak gösterilir. Balık, kırmızı et, yumurta, peynir ve mantar tüketerek D vitamini alabiliriz.

Uyumak bağışıklık sistemini kuvvetlendirir

Bir insanın günlük 7-9 saat uykuya ihtiyacı vardır. Bunun altında kalmak vücudun savunma mekanizmasını zayıflatır. Uyuduğumuzda vücudumuz kendini tamir etme ve hasarları giderme fonksiyonlarını devreye sokar. Bağışıklık sistemi de uyku sırasında güçlendirilir. Sadece bir geceyi yeterince uyumadan geçirmek bağışıklık sistemi hücrelerinin %70 oranında azalmasına neden olur.

Egzersiz vücudu kuvvetlendirir

Düzenli spor yapmak vücudun temel sistemlerinin düzgün çalışmasına, enfeksiyon ve iltihaplara karşı savaşan hücrelerin çoğalmasına yardımcı olur. Evde kapalı kalıp spor salonu ya da koşu gibi imkanların olmaması, evin içinde yapılabilecek temel egzersiz hareketleri ile çözülebilir. Ayrıca spor yaparken salgılanan endorfin, stresi azaltmaya yardımcı olur.

Stresi kontrol altına alın

Bağışıklık sisteminin en önemli zayıflatıcılarından biri strestir. Stres anında vücudun alarm mekanizmasını çalıştırması bağışıklık sisteminin ihtiyacı olan besinlerin kesilmesi anlamına gelir. Koronavirüsten korkmak, insanları koronavirüse karşı daha da savunmasız hale getiriyor. Sosyal medyayla ve haber bültenleri ile araya biraz mesafe koymak, hem panik duygusunu azaltır hem de yanlış bilgilerden kaynaklanan korkudan korur. Stresle başa çıkma yöntemleri kişiden kişiye değişir. Yürüyüş, okumak, film seyretmek, konuşmak, meditasyon ve yoga gibi yöntemler son derece faydalıdır. Hayvan beslemek de strese karşı etkili bir yöntemdir. Koronavirüse karşı sizi ayakta tutacak öneriler

Kolloidal gümüş koronavirüsün çaresi değil

Takviye edici olarak kullanılan kolloidal gümüş suyunun hastalıklara karşı iyileştirici etkisinden bahsedilir. Bakteri, virüs ve kanser gibi hastalıkların tedavisinde kullanıldığına dair bilgiler bulunuyor. Ancak bu bilgilerin hiçbiri bilim tarafından kanıtlanmış değil. Arjiri, aşırı gümüş tüketimi nedeniyle morarmaya neden olan bir hastalık, derinin rengini değiştiriyor ve kolloidal gümüş suyunun da bir yan etkisi. Ayrıca böbreklere de zarar verebiliyor. ABD’de kolloidal gümüş suyunun satışının yasaklandığını da ekleyelim.

Çamaşır suyu ile gargara yapmayın

Sosyal medya üzerinde koronavirüsü temizlediği iddia edilen klor dioksit ile gargara yapmayın. Klor dioksit endüstriyel çamaşır suyudur. Uzmanlar, piyasada bulunan ve koronavirüsü tedavi ettiğini iddia eden hiçbir ürünün satın alınmaması konusunda uyarıyorlar. İlaç henüz bulunmadı, bulunduğunda da hepimizin haberi olacak.

KAYNAK

YORUMLAR

Koronavirüs salgınına dair 4 yanlış 4 doğru bilgi
Diyetisyen Diyetkolik Diyetisyenim, 09/04/2020


Bağışıklık sistemimiz, başta koronavirüs olmak üzere tüm hastalıklara karşı elimizdeki en güçlü silah. Sosyal medya başta olmak üzere çok sayıda kaynaktan sürekli bilgi akışı var ancak bu bilgilerin ne kadarı tam olarak doğru, ne kadarı gerçek, kafa karıştırıcı olabiliyor.

Aşağıda 4 yanlış ve 4 doğru bilgiyi sizin için derledik.

Portakal sizi korumaz

Koronavirüs ile karşılaştığınızda, ne kadar portakal yemiş olursanız olun, size koruma sağlamayacaktır. Bu virüse karşı tek bir besin maddesiyle savunmanızı kuramazsınız. Bunun yolu tüm besinleri tüketeceğimiz dengeli bir yemek alışkanlığıdır. Bazı süper besinler, bağışıklık sistemini kuvvetlendirmeye yardımcı olur. Ancak tüm besinlere ihtiyacımız var. Her öğün sebze, meyve, protein açısından zengin gıdalar tüketmemiz gerekiyor. Günlük beslenme şeklimizin biraz daha ötesine geçerek mümkün olduğunca çok besin değeri almamız önemli. 

Şeker bağışıklık sistemini çökertmez

Şeker sağlığımıza çok zararlı. Başta kronik kalp rahatsızlıkları ve metabolik hastalıklar olmak üzere şekerin çok fazla tehlikesi bulunuyor. Ancak şekerin bağışıklık sistemini çökerttiği bilgisi de gerçeği yansıtmıyor.  Sağlığımız için şekerle birlikte sodyum, yağ ve işlenmiş ürünleri de hayatımızdan çıkartmamız gerekiyor,  Bunun koronavirüsle ve bağışıklık sistemiyle değil vücudumuzun genel sağlığıyla ilgili bir durum olduğunu unutmamalıyız. Bağışıklık sistemini güçlendiren besinler

Çok fazla vitamin korumaz, hatta zararlı olabilir

Vitamini dışarıdan takviye olarak almak koronavirüse karşı vücudumuzu korumaya yetmiyor. Çok yüksek dozda vitamin alınması, uzun vadede kalp rahatsızlıklarına yol açabileceğinden son derece tehlikeli. Piyasada bulunun ve yüksek miktarda A ve C vitamini içeren takviyeler, vücudun günlük ihtiyacının yaklaşık 160 katını içerir. Böyle bir yüklemede baş dönmesi, kusma ve baş ağrısı gibi yan etkiler görülebilir. Organlar zarar görebilir, özellikle böbrekte kalıcı hasara yol açabilir, koma ve ölüme bile neden olabilir. C vitamini bizi korur mu?

D vitamini eksikliğine dikkat

Tüm besin maddelerinin arasında D vitamini vücudun koruma sisteminin başlıca kaynaklarından biridir. Virüslere karşı bedenimizin savaşmasında D vitaminin çok önemli etkileri vardır. D vitamini koronavirüse karşı korumaz ama çabuk iyileşmeye yardımcı olur. Güneş, en önemli D vitamini kaynağıdır ve güneşin az göründüğü kış aylarında soğuk algınlığı ve gribin bu kadar çok görülmesinin nedenlerinden biri de D vitamini eksikliği olarak gösterilir. Balık, kırmızı et, yumurta, peynir ve mantar tüketerek D vitamini alabiliriz.

Uyumak bağışıklık sistemini kuvvetlendirir

Bir insanın günlük 7-9 saat uykuya ihtiyacı vardır. Bunun altında kalmak vücudun savunma mekanizmasını zayıflatır. Uyuduğumuzda vücudumuz kendini tamir etme ve hasarları giderme fonksiyonlarını devreye sokar. Bağışıklık sistemi de uyku sırasında güçlendirilir. Sadece bir geceyi yeterince uyumadan geçirmek bağışıklık sistemi hücrelerinin %70 oranında azalmasına neden olur.

Egzersiz vücudu kuvvetlendirir

Düzenli spor yapmak vücudun temel sistemlerinin düzgün çalışmasına, enfeksiyon ve iltihaplara karşı savaşan hücrelerin çoğalmasına yardımcı olur. Evde kapalı kalıp spor salonu ya da koşu gibi imkanların olmaması, evin içinde yapılabilecek temel egzersiz hareketleri ile çözülebilir. Ayrıca spor yaparken salgılanan endorfin, stresi azaltmaya yardımcı olur.

Stresi kontrol altına alın

Bağışıklık sisteminin en önemli zayıflatıcılarından biri strestir. Stres anında vücudun alarm mekanizmasını çalıştırması bağışıklık sisteminin ihtiyacı olan besinlerin kesilmesi anlamına gelir. Koronavirüsten korkmak, insanları koronavirüse karşı daha da savunmasız hale getiriyor. Sosyal medyayla ve haber bültenleri ile araya biraz mesafe koymak, hem panik duygusunu azaltır hem de yanlış bilgilerden kaynaklanan korkudan korur. Stresle başa çıkma yöntemleri kişiden kişiye değişir. Yürüyüş, okumak, film seyretmek, konuşmak, meditasyon ve yoga gibi yöntemler son derece faydalıdır. Hayvan beslemek de strese karşı etkili bir yöntemdir. Koronavirüse karşı sizi ayakta tutacak öneriler

Kolloidal gümüş koronavirüsün çaresi değil

Takviye edici olarak kullanılan kolloidal gümüş suyunun hastalıklara karşı iyileştirici etkisinden bahsedilir. Bakteri, virüs ve kanser gibi hastalıkların tedavisinde kullanıldığına dair bilgiler bulunuyor. Ancak bu bilgilerin hiçbiri bilim tarafından kanıtlanmış değil. Arjiri, aşırı gümüş tüketimi nedeniyle morarmaya neden olan bir hastalık, derinin rengini değiştiriyor ve kolloidal gümüş suyunun da bir yan etkisi. Ayrıca böbreklere de zarar verebiliyor. ABD’de kolloidal gümüş suyunun satışının yasaklandığını da ekleyelim.

Çamaşır suyu ile gargara yapmayın

Sosyal medya üzerinde koronavirüsü temizlediği iddia edilen klor dioksit ile gargara yapmayın. Klor dioksit endüstriyel çamaşır suyudur. Uzmanlar, piyasada bulunan ve koronavirüsü tedavi ettiğini iddia eden hiçbir ürünün satın alınmaması konusunda uyarıyorlar. İlaç henüz bulunmadı, bulunduğunda da hepimizin haberi olacak.

KAYNAK