Yazdır

Popüler Diyet Listeleri

Popüler Diyet Listeleri

Hangi diyet hangi amaçla yapılıyor?

Medyanın da etkisiyle isimleri sıkça duyulan ve kısa sürede sonuca ulaşmaya yönelik popüler diyetler, genellikle bireylerde Yo-Yo etkisi yaratarak verilen kiloları aynı hızda ve misli ile geri almaya neden oluyor. Bu durum da kişilerin kısır döngüye girmesine yol açıp, sağlıklı bir şekilde kilo vermelerini zorlaştırıyor. Bu tür diyet listeleri aynı zamanda içeriklerine bağlı olarak böbreklerde hasar, kan şekerinde düzensizlik, kalp ve damar hastalıkları gibi ciddi sağlık sorunlarına da neden olabiliyor.

Sağlığı riske atmadan kilo verebilmek için, diyet listelerinin bir diyetisyen tarafından kişiye özel olarak hazırlanması ve diyetin yine diyetisyen kontrolünde uygulanması gerektiğini unutmayın.

Popüler Diyetler ve Uygulanma Amaçları

Detoks Diyeti: Vücutta beslenmeye bağlı biriken toksinlerden ve zararlı maddelerden arınmak için uygulanan bir diyet türüdür. Genellikle meyve ve sebze grubu besinler ile bazı bitki çayları tüketilir.

Diyabet ve tiroid hastaları için sakıncalı olabilir. Diyet yapılırken bol bol su içilmeli ve uygulama aşamasında mutlaka bir uzmana danışılmalıdır. Detoks diyetler 3-4 gün süreyle uygulanabilir; fakat kesinlikle 1 haftadan uzun süre uygulanmamalıdır. Diyet yaparken kilo kaybında duraksama olduğu zamanlarda, kilo kaybını hızlandırmak için tercih edilebilir.

Protein Diyeti

Bu diyetin amacı ağırlıklı olarak protein tüketip tokluk hissini uzatmak ve yağ tüketimini azaltmaktır.

Vücuda alınan lif oranı azaldığı için kabızlık problemlerine sebep olabilir. Uzun süre uygulandığında ise gut hastalığına ve böbreklerde tahribata yol açabilir, ayrıca yetersiz karbonhidrat alımına bağlı olarak dikkat toplamada güçlük, yorgunluk gibi sorunlara da neden olabilir.

Alkali Diyet

Bu diyette amaç “vücudu pozitif yapmak”, yani vücudun asiditesini azaltarak pH değerini 7’nin üzerine çıkarmaktır. Vücudun alkali olduğu zaman pozitif hâle gelerek kilo vereceği savunulur. Hamur işleri, fast food ve kızartma gibi yiyeceklerin vücudun asiditesini artırdığı düşünüldüğünden bu tür besinlerden uzak durulur.

Şok Diyeti

Şok diyetlerde kişinin daha önce çok sık tüketmediği birtakım besinlere yer verilerek ödem atması sağlanır. Bu nedenle kilo kaybı çoğunlukla vücuttaki su kaybına bağlı gerçekleşir. Genellikle ketojenik (karbonhidrat içeriği düşük ve 1000 kalorinin altında) olan bu diyetler, çok düşük kalorili oldukları için vitamin ile mineral kayıplarına ve uzun süre uygulandıklarında sağlık sorunlarına sebep olabilirler.

Taş Devri Diyeti (Paleo Diyeti)

Tuz, şeker, beyaz un ve hazır gıda tüketimine kesinlikle karşı olan bir diyettir. Mevsimine göre taze ve organik besinlerle beslenmek, zeytinyağı, omega- 3 ve hayvansal gıdalarla protein tüketimini artırmak hedefleri arasındadır. Ancak protein ağırlıklı beslenmek zayıflama sürecini hızlandırsa bile, hareketsiz bir yaşam (günlük aktivite seviyesi düşük olan, egzersiz yapmayan) süren bireylerde vücut bu kadar hayvansal gıdayı tolere edemeyeceğinden ilerleyen dönemlerde kalp ve böbrek rahatsızlıklarına yol açabilir.

Kan Grubu Diyeti

Kan grubuna göre değişen bir beslenme programı içerir. Her kan grubunun tolere ettiği besin grubunun farklı olduğunu ve diyetin buna göre oluşturulması gerektiğini savunur. Dolayısıyla kimi gruplarda var olan besin çeşitleri diğer grupların diyet listesinde yer almaz. Örneğin bazı grupların diyet listesinden et türü besinler çıkarılırken, diğer grubun diyetinden kuru baklagiller ve sert kabuklu yemişler çıkarılır.

Sağlıklı bir diyette, bütün besin gruplarından kişiye uygun miktarlarda bulunması gerekir. Bu nedenle tüketilen besinlere kısıtlama getiren kan grubu diyetini uygulamak vücutta birtakım eksikliklere yol açabilir. Ayrıca yapılan araştırmalarda kan grubuna göre beslenmenin kilo değişimi konusunda anlamlı bir farklılık yaratmadığı görülmüştür.*

Karbonhidrat Diyeti

Karbonhidrat tüketimini en düşük seviyede tutmayı hedefler. Ancak karbonhidrat vücudun temel enerji kaynağıdır ve yetersiz alınması durumunda kas kayıpları meydana gelebilir. Karbonhidrat diyeti uzun süre uygulanırsa kilo kaybı yağlardan değil, vücuttaki sudan ve kaslardan gerçekleşir.

Karbonatlı Su Diyeti

Karbonatlı su tüketerek vücuttaki asiditeyi azaltma amacını taşıyan ve kilo vermeyi hedefleyen kürlerin hazırlanması ile uygulanan bir diyettir. Uzun süre uygulanması mide sorunlarına ve sindirim problemlerine yol açar.

Ramazan Diyeti

Ramazanda oruç tutan kişilerin sindirim sorunları yaşamaması ve bu süre boyunca kilo kontrolü sağlayabilmesi için oluşturulan beslenme düzenidir. Gün boyu aç kalındığı için mideye çok fazla yüklenmeden vücudun günlük ihtiyaçlarını sağlayacak şekilde beslenmeyi hedefler. Bu düzeni en sağlıklı şekilde sürdürebilmek için mutlaka bir uzmandan destek almak gerekir.

Ramazan diyetinde iftar ikiye bölünerek yapılmalı ve sahur ile iftar arasına en az 2 ara öğün eklenmelidir. Kısıtlı sıvı tüketimine ve vücutta sıvı kaybına bağlı olarak hâlsizlik yaşamamak için de günlük sıvı ihtiyacını iftar ile sahur arasında tamamlamak gerekir.

Vejetaryen Diyeti

Vejetaryen bireylerin et, kümes hayvanları ve balık yerine tahıl, meyve, sebze, kuru yemiş, kuru baklagil ve bitkisel yağlar tükettiği bir beslenme şeklidir. Hayvansal gıdalar yoluyla alınamayan protein, kuru baklagillerle karşılanmaya çalışılır. Bu tür bir beslenme düzeni tercih olarak veya kilo kontrolü sağlamak amacıyla uygulanıyor olabilir; ancak uzun süre vejetaryen diyeti yapmak vücutta çeşitli besin ögesi eksikliklerine ve sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu sorunların önüne geçebilmek ve besin ögesi eksiklerini en iyi şekilde karşılayabilmek için bir uzmandan destek alınmalıdır.

Glisemik İndeks Diyeti

Karbonhidratların kan şekerini yükseltme hızına glisemik indeks denir. Glisemik indeksi düşük olan besinler ise kan şekerini daha yavaş yükseltir, yani daha uzun süre tok kalmayı sağlar. Glisemik indeks diyetinin hedefi de düşük glisemik indeksli karbonhidratlar tüketerek çabuk acıkmayı önlemektir.

Diyetisyenlerin kişiye özel olarak hazırladığı “normal” diyet listeleri aslında bu dengeyi tutturmak üzerine kuruludur. Uzman denetiminde olduğu sürece uygulanabilir.

Akdeniz Diyeti

Yeşil sebze ve meyve, mercimek, bezelye, fasulye gibi taneli sebze ve baklagillerin sıkça tüketilmesi üzerine kuruludur. Ayrıca kırmızı et yerine daha çok balık ve tavuk tüketmeyi, az yağlı süt ile süt ürünlerinin ve zeytinyağının diyete dâhil edilmesini öneren bir diyettir.

Akdeniz Diyeti, bahsedilen diğer diyetlerden farklı olarak hem sağlıklı, hem de Türk kültürüne uygun bir beslenme biçimidir. Bu nedenle uzun süre uygulanabilecek ve hatta yaşam biçimi olarak benimsenebilecek bir diyettir.

*Bilgiyi Hayata Geçir:

Tek tip beslenme, sağlıklı ve dengeli beslenme ilkelerine aykırı bir beslenme tarzıdır. Eğer bu diyetlerden birini uygulamayı düşünüyorsanız, öncelikle hangi beslenme tipinin size uygun olup olmayacağını anlamak ve sağlığınızı riske atmadığınızdan emin olmak için mutlaka bir uzmana danışmalısınız.

Her besin grubundan yeterli ve dengeli bir şekilde tüketmek, hem sağlığınızı korumanız hem de kalıcı bir şekilde kilo vermeniz açısından size yardımcı olacaktır. Kendinize uygun beslenme programını öğrenmek ve uygulamak için Diyetkolik.com’dan uzman desteği alabilirsiniz.

Kaynaklar:

*https://tspace.library.utoronto.ca/bitstream/1807/44071/4/Wang_Jingzhou_201403_MSc_thesis.pdf

Etiketler: Diyet Listeleri
Popüler Diyet Listeleri
Diyetisyen Diğdem Özkahya, 22/06/2015


Hangi diyet hangi amaçla yapılıyor?

Medyanın da etkisiyle isimleri sıkça duyulan ve kısa sürede sonuca ulaşmaya yönelik popüler diyetler, genellikle bireylerde Yo-Yo etkisi yaratarak verilen kiloları aynı hızda ve misli ile geri almaya neden oluyor. Bu durum da kişilerin kısır döngüye girmesine yol açıp, sağlıklı bir şekilde kilo vermelerini zorlaştırıyor. Bu tür diyet listeleri aynı zamanda içeriklerine bağlı olarak böbreklerde hasar, kan şekerinde düzensizlik, kalp ve damar hastalıkları gibi ciddi sağlık sorunlarına da neden olabiliyor.

Sağlığı riske atmadan kilo verebilmek için, diyet listelerinin bir diyetisyen tarafından kişiye özel olarak hazırlanması ve diyetin yine diyetisyen kontrolünde uygulanması gerektiğini unutmayın.

Popüler Diyetler ve Uygulanma Amaçları

Detoks Diyeti: Vücutta beslenmeye bağlı biriken toksinlerden ve zararlı maddelerden arınmak için uygulanan bir diyet türüdür. Genellikle meyve ve sebze grubu besinler ile bazı bitki çayları tüketilir.

Diyabet ve tiroid hastaları için sakıncalı olabilir. Diyet yapılırken bol bol su içilmeli ve uygulama aşamasında mutlaka bir uzmana danışılmalıdır. Detoks diyetler 3-4 gün süreyle uygulanabilir; fakat kesinlikle 1 haftadan uzun süre uygulanmamalıdır. Diyet yaparken kilo kaybında duraksama olduğu zamanlarda, kilo kaybını hızlandırmak için tercih edilebilir.

Protein Diyeti

Bu diyetin amacı ağırlıklı olarak protein tüketip tokluk hissini uzatmak ve yağ tüketimini azaltmaktır.

Vücuda alınan lif oranı azaldığı için kabızlık problemlerine sebep olabilir. Uzun süre uygulandığında ise gut hastalığına ve böbreklerde tahribata yol açabilir, ayrıca yetersiz karbonhidrat alımına bağlı olarak dikkat toplamada güçlük, yorgunluk gibi sorunlara da neden olabilir.

Alkali Diyet

Bu diyette amaç “vücudu pozitif yapmak”, yani vücudun asiditesini azaltarak pH değerini 7’nin üzerine çıkarmaktır. Vücudun alkali olduğu zaman pozitif hâle gelerek kilo vereceği savunulur. Hamur işleri, fast food ve kızartma gibi yiyeceklerin vücudun asiditesini artırdığı düşünüldüğünden bu tür besinlerden uzak durulur.

Şok Diyeti

Şok diyetlerde kişinin daha önce çok sık tüketmediği birtakım besinlere yer verilerek ödem atması sağlanır. Bu nedenle kilo kaybı çoğunlukla vücuttaki su kaybına bağlı gerçekleşir. Genellikle ketojenik (karbonhidrat içeriği düşük ve 1000 kalorinin altında) olan bu diyetler, çok düşük kalorili oldukları için vitamin ile mineral kayıplarına ve uzun süre uygulandıklarında sağlık sorunlarına sebep olabilirler.

Taş Devri Diyeti (Paleo Diyeti)

Tuz, şeker, beyaz un ve hazır gıda tüketimine kesinlikle karşı olan bir diyettir. Mevsimine göre taze ve organik besinlerle beslenmek, zeytinyağı, omega- 3 ve hayvansal gıdalarla protein tüketimini artırmak hedefleri arasındadır. Ancak protein ağırlıklı beslenmek zayıflama sürecini hızlandırsa bile, hareketsiz bir yaşam (günlük aktivite seviyesi düşük olan, egzersiz yapmayan) süren bireylerde vücut bu kadar hayvansal gıdayı tolere edemeyeceğinden ilerleyen dönemlerde kalp ve böbrek rahatsızlıklarına yol açabilir.

Kan Grubu Diyeti

Kan grubuna göre değişen bir beslenme programı içerir. Her kan grubunun tolere ettiği besin grubunun farklı olduğunu ve diyetin buna göre oluşturulması gerektiğini savunur. Dolayısıyla kimi gruplarda var olan besin çeşitleri diğer grupların diyet listesinde yer almaz. Örneğin bazı grupların diyet listesinden et türü besinler çıkarılırken, diğer grubun diyetinden kuru baklagiller ve sert kabuklu yemişler çıkarılır.

Sağlıklı bir diyette, bütün besin gruplarından kişiye uygun miktarlarda bulunması gerekir. Bu nedenle tüketilen besinlere kısıtlama getiren kan grubu diyetini uygulamak vücutta birtakım eksikliklere yol açabilir. Ayrıca yapılan araştırmalarda kan grubuna göre beslenmenin kilo değişimi konusunda anlamlı bir farklılık yaratmadığı görülmüştür.*

Karbonhidrat Diyeti

Karbonhidrat tüketimini en düşük seviyede tutmayı hedefler. Ancak karbonhidrat vücudun temel enerji kaynağıdır ve yetersiz alınması durumunda kas kayıpları meydana gelebilir. Karbonhidrat diyeti uzun süre uygulanırsa kilo kaybı yağlardan değil, vücuttaki sudan ve kaslardan gerçekleşir.

Karbonatlı Su Diyeti

Karbonatlı su tüketerek vücuttaki asiditeyi azaltma amacını taşıyan ve kilo vermeyi hedefleyen kürlerin hazırlanması ile uygulanan bir diyettir. Uzun süre uygulanması mide sorunlarına ve sindirim problemlerine yol açar.

Ramazan Diyeti

Ramazanda oruç tutan kişilerin sindirim sorunları yaşamaması ve bu süre boyunca kilo kontrolü sağlayabilmesi için oluşturulan beslenme düzenidir. Gün boyu aç kalındığı için mideye çok fazla yüklenmeden vücudun günlük ihtiyaçlarını sağlayacak şekilde beslenmeyi hedefler. Bu düzeni en sağlıklı şekilde sürdürebilmek için mutlaka bir uzmandan destek almak gerekir.

Ramazan diyetinde iftar ikiye bölünerek yapılmalı ve sahur ile iftar arasına en az 2 ara öğün eklenmelidir. Kısıtlı sıvı tüketimine ve vücutta sıvı kaybına bağlı olarak hâlsizlik yaşamamak için de günlük sıvı ihtiyacını iftar ile sahur arasında tamamlamak gerekir.

Vejetaryen Diyeti

Vejetaryen bireylerin et, kümes hayvanları ve balık yerine tahıl, meyve, sebze, kuru yemiş, kuru baklagil ve bitkisel yağlar tükettiği bir beslenme şeklidir. Hayvansal gıdalar yoluyla alınamayan protein, kuru baklagillerle karşılanmaya çalışılır. Bu tür bir beslenme düzeni tercih olarak veya kilo kontrolü sağlamak amacıyla uygulanıyor olabilir; ancak uzun süre vejetaryen diyeti yapmak vücutta çeşitli besin ögesi eksikliklerine ve sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu sorunların önüne geçebilmek ve besin ögesi eksiklerini en iyi şekilde karşılayabilmek için bir uzmandan destek alınmalıdır.

Glisemik İndeks Diyeti

Karbonhidratların kan şekerini yükseltme hızına glisemik indeks denir. Glisemik indeksi düşük olan besinler ise kan şekerini daha yavaş yükseltir, yani daha uzun süre tok kalmayı sağlar. Glisemik indeks diyetinin hedefi de düşük glisemik indeksli karbonhidratlar tüketerek çabuk acıkmayı önlemektir.

Diyetisyenlerin kişiye özel olarak hazırladığı “normal” diyet listeleri aslında bu dengeyi tutturmak üzerine kuruludur. Uzman denetiminde olduğu sürece uygulanabilir.

Akdeniz Diyeti

Yeşil sebze ve meyve, mercimek, bezelye, fasulye gibi taneli sebze ve baklagillerin sıkça tüketilmesi üzerine kuruludur. Ayrıca kırmızı et yerine daha çok balık ve tavuk tüketmeyi, az yağlı süt ile süt ürünlerinin ve zeytinyağının diyete dâhil edilmesini öneren bir diyettir.

Akdeniz Diyeti, bahsedilen diğer diyetlerden farklı olarak hem sağlıklı, hem de Türk kültürüne uygun bir beslenme biçimidir. Bu nedenle uzun süre uygulanabilecek ve hatta yaşam biçimi olarak benimsenebilecek bir diyettir.

*Bilgiyi Hayata Geçir:

Tek tip beslenme, sağlıklı ve dengeli beslenme ilkelerine aykırı bir beslenme tarzıdır. Eğer bu diyetlerden birini uygulamayı düşünüyorsanız, öncelikle hangi beslenme tipinin size uygun olup olmayacağını anlamak ve sağlığınızı riske atmadığınızdan emin olmak için mutlaka bir uzmana danışmalısınız.

Her besin grubundan yeterli ve dengeli bir şekilde tüketmek, hem sağlığınızı korumanız hem de kalıcı bir şekilde kilo vermeniz açısından size yardımcı olacaktır. Kendinize uygun beslenme programını öğrenmek ve uygulamak için Diyetkolik.com’dan uzman desteği alabilirsiniz.

Kaynaklar:

*https://tspace.library.utoronto.ca/bitstream/1807/44071/4/Wang_Jingzhou_201403_MSc_thesis.pdf

Caferağa Mh. Sivastopol Sk. No:12 34710 Moda Kadıköy / İstanbul T. 0850 33 34938
Diyetkolik.com Logo