Yazdır

Ramazanda Kimler Oruç Tutmamalı? Ramazanda Multivitamin Desteği Ve Oruç Tutarken Dikkat Edilecek Hususlar

Oruç bilindiği gibi imsak vaktinden iftar (akşam) vaktine kadar hiçbir şey yenilip içilmeden tutuluyor. Günün neredeyse aktif yaşanan tüm saatlerinde aç-susuz kalınıyor. Bu durumun, sağlıklı insanlar üzerinde hemen görünen bir etkisi olmasa bile hastalığı olan; çocuk, gebe, yaşlı gibi riskli grupta olan kimseler üzerinde çok ciddi tehlikelere davetiye çıkarmasıdır.

“Çocuk ve ergenler, hamile ve emziren kadınlar, şeker hastaları, kronik rahatsızlığı olan ve özel diyetle beslenmesi gerekenler ve yaşlılar kesinlikle oruç tutmamalı”

Kimler neden oruç tutmamalı?

Bu yıl Ramazan ayı ağustos-eylül dönemine rastlıyor. Müslüman toplumların çok önem verdiği ve oruç tuttukları bu ayda beslenme konusu da ayrı bir önem kazanıyor.

Oruç bilindiği gibi imsak vaktinden iftar (akşam) vaktine kadar hiçbir şey yenilip içilmeden tutuluyor. Günün neredeyse aktif yaşanan tüm saatlerinde aç-susuz kalınıyor. Bu durumun, sağlıklı insanlar üzerinde hemen görünen bir etkisi olmasa bile hastalığı olan; çocuk, gebe, yaşlı gibi riskli grupta olan kimseler üzerinde çok ciddi tehlikelere davetiye çıkarması olası. Bu yıl ramazan ayının Ağustos ve Eylül ayına rastlaması oruç süresini de uzatıyor. Bu sebeple riskli grupların oruç sırasında yaşayabileceği sağlık problemlerinde de artış olabileceği unutulmamalı.

Dini vecibeyi yerine getirirken başka sorunlar yaratılmamalı. Zaten tüm bilinçli din adamlarının da bu konulara her zaman dikkat çekmekte olduğu göz ardı edilmemeli. 

Kimler, neden oruç tutmamalı?

1- Çocuk ve ergenler (2–12 yaş çocuk, 13–18 yaş ergen) : Büyüme ve gelişmenin en hızlı olduğu çocuk ve ergenlik döneminde vücudun gereksinimleri yeterince karşılanamaz. Ayrıca açlığa ve su kaybına bağlı ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabilir.


2- Hamile ve emziren kadınlar: Hamilelik ve emzirme döneminde kadının enerji ve besin öğeleri ihtiyacı artar. Bu ihtiyacı karşılamak için bile yeterince önlem alınmazken bir de oruç tutulması anne karnındaki ve süt emen bebeğin gelişimini olumsuz yönde etkiler. Hamile kadının gebelik zehirlenmesi, hipoglisemi, iftar sonrası hipertansiyon gibi sağlık sorunları başlar ki bu sağlık sorunları erken doğum ve düşük riskini artırır.

3- Diyabetli (şeker hastalığı) bireyler: Diyabet insülin hormonunun yetmemesi ya da yokluğuna bağlı olarak kandaki şekerin yükselmesi şeklinde tanımlanır. Kandaki şekerin kontrol altına alınması için ilaçlar kadar 2–3 saatte bir düzenli beslenmenin ve egzersizin de önemi büyüktür. Aç kalındığında kan şekeri genellikle düşer ve iftardan sonra yüksek şeker koması kaçınılmazdır. Şeker hastalığı sinsice ilerleyen ve tüm organların faaliyetini zaman içinde bozan bir hastalıktır. Birkaç yıldır bir şey olmadı diye düşünmeyin. Her oruç dönemi hastalığınızı biraz daha ilerletiyor olabilirsiniz.

4- Kronik hastalığı olan bireyler: Kalp hastalığı, hipertansiyon, böbrek yetmezliği, akciğer hastalığı, kanser gibi bazı kronik hastalığı olanlar kesinlikle oruç tutmamalı. Çünkü aniden müdahale edilecek sorunlar yaşanırsa; örneğin tansiyonunuz düştüğünde tuz tableti kullanamamak, ilaç içememek, tedavinin geciktirilmeye çalışılması yaşamı tehlikeye sokar.

5- Yaşlılar: Yaş ilerledikçe birçok insan ibadetlerini tam olarak yapmak ister. Ancak buna bedeni müsaade etmeyebilir. Yaşlılıkta doku yenilenmesi çok yavaştır. Kemiklerden kalsiyum kaybı, dokulardaki kasların yıkılması oruç döneminde artar ve sonrasında yaşlı bireyin yaşam kalitesini düşürür. Üstelik yaşlılık döneminde tanısı konulmamış birçok kronik hastalığınız olabilir. Bu durumda da oruç tutmak sağlığınızı tehlikeye sokabilir.

6- Herhangi bir nedenle özel diyet uygulayan bireyler: Obezite, zayıflık, ülser, kolit, kronik barsak hastalığı gibi sağlık sorunu olanların durumlarına uygun olarak beslenmeleri gerekir. Bu tür hastalıkların tıbbi beslenme tedavilerinde ortak özellik az ve sık yemek yenilmesi gerektiğidir. Bu sebeple özel diyet gereksinimi olan bireyler kesinlikle oruç tutmamalıdır. Aksi halde hastalık nüks edebilir, kilo artışı gözlenebilir, sindirim ve emilim bozuklulukları artabilir.

Ramazan ayı yaklaşırken mutlaka sağlık kontrolünden geçin. Yapılan tahliller ve muayeneler sonucunda doktorunuz sizi oruç tutup tutamayacağınız konusunda yönlendirecektir. Oruç tutmanızda bir sakınca yoksa mutlaka diyetisyen gözetiminde size uygun olarak hazırlanmış, dengeli beslenmenizi sağlayacak programa girin. Böylece oruç sırasında oluşabilecek komplikasyonları önlemiş olursunuz.

 

 

Ramazanı zinde geçirmek için sahurda multivitamin desteği

 

 

 

Ramazan ayında öğün sayısının ikiye düşmesi, sağlıklı ve dengeli beslenmeyi daha da önemli hale getiriyor. Bu dönemde dengeli beslenme ve metabolizmanın kusursuz çalışması için multivitamin ve mineral takviyesi gerekiyor.

Bu yıl Müslümanlar için önemli olan ramazan ayı yaz sıcaklarına rastlıyor. İmsak vaktinden iftar vaktine değin yaklaşık 14–15 saat tutulan orucun vücudun çalışması üzerine birçok etkisi oluyor. Özellikle halsizlik, yorgunluk, unutkanlık, iş veriminde azalma, uyku hali, sinirlilik gibi yan etkiler oruç tutarken kişilerin karşılaştığı başlıca sorunlar. Bu sorunların kaynağının genel olarak vitamin ve mineral eksikliğinden kaynaklandığı biliniyor.

Metabolizma ve değişen beslenme alışkanları

Ramazan orucu bilimsel araştırmalara da konu oluyor ve bu araştırmalarda uzun süreli – kontrollü kısmi açlık durumu olarak ifade ediliyor. Uzun süreli açlığın sağlık yönünden metabolik, endokrin ve davranışsal boyutta etkileri bulunuyor. Yapılan bazı araştırmalar, oruç tutan bireylerin bazı yiyecek gruplarını aşırı tükettiğini, bazılarını ise hiç tüketmediklerini gösteriyor. Örneğin ramazan ayında meyve, sebze ve süt-yoğurt grubu yiyeceklerin tüketimi anlamlı bir şekilde azalıyor. Ancak metabolizmanın kusursuz bir şekilde çalışması, yaşamın sürdürülmesi için her zaman yeterli ve dengeli beslenmek gerekiyor.

Yeterli ve dengeli beslenme ile vücudun ihtiyacı olan enerji, karbonhidrat, protein, yağ, su, vitamin ve mineraller karşılanabiliyor. Ancak ramazan ayında günün önemli bir bölümünde aç kalınıyor, akşam saatlerinde kısıtlı bir zaman içinde genellikle karbonhidrat ve yağdan zengin yiyecekler aşırı tüketiliyor. Sebze, meyve, süt, yoğurt, balık gibi sağlıklı beslenme için eksiksiz alınması gereken yiyecekler tüketilmiyor. Bu durumda da vücudun ihtiyaçları yeterince karşılanmamış oluyor.

Metabolizmanın çalışması için besin öğelerinin dengeli bir şekilde vücutta kullanılmasını sağlayan vitamin ve mineraller eksik alındığında ciddi bazı sorunlarla karşılaşılıyor. Bunu önlemek için mümkün olduğunca besin çeşitliliğinin sağlanması, öğünlerin sayısının arttırılması ve özellikle sahurda multivitamin mineral takviyelerinin kullanılması gerekiyor.

Yaz sıcakları + oruç enerjinizi götürmesin

Yaz aylarında vücudun daha fazla suya, antioksidan vitaminlere ve bazı minerallere gereksinimi artıyor. Bunu karşılamak için de daha çok su, meyve, sebze tüketmek gerekiyor. 
Ramazan ayının yaz aylarına rastlaması ve iftar vaktinin çok geç saatlerde olması nedeniyle oruç tutan bireylerin artan ihtiyaçlarını sadece yiyeceklerle karşılaması mümkün olmayabilir. Bu durumda yaz sıcakları ve orucun enerjinizi azaltmaması için suyla birlikte alınan efervesan multivitamin mineral kombinasyonlarını, sahurda 1 bardak suyla almanız daha enerjik, daha sağlıklı olmanıza katkıda bulunur.

 

 

Etiketler: Ramazan

İlgili İçerikler

Ramazanda Kimler Oruç Tutmamalı? Ramazanda Multivitamin Desteği Ve Oruç Tutarken Dikkat Edilecek Hususlar
Öğrenci Diyetisyen Aysen Arıcan, 07/06/2012


Oruç bilindiği gibi imsak vaktinden iftar (akşam) vaktine kadar hiçbir şey yenilip içilmeden tutuluyor. Günün neredeyse aktif yaşanan tüm saatlerinde aç-susuz kalınıyor. Bu durumun, sağlıklı insanlar üzerinde hemen görünen bir etkisi olmasa bile hastalığı olan; çocuk, gebe, yaşlı gibi riskli grupta olan kimseler üzerinde çok ciddi tehlikelere davetiye çıkarmasıdır.

“Çocuk ve ergenler, hamile ve emziren kadınlar, şeker hastaları, kronik rahatsızlığı olan ve özel diyetle beslenmesi gerekenler ve yaşlılar kesinlikle oruç tutmamalı”

Kimler neden oruç tutmamalı?

Bu yıl Ramazan ayı ağustos-eylül dönemine rastlıyor. Müslüman toplumların çok önem verdiği ve oruç tuttukları bu ayda beslenme konusu da ayrı bir önem kazanıyor.

Oruç bilindiği gibi imsak vaktinden iftar (akşam) vaktine kadar hiçbir şey yenilip içilmeden tutuluyor. Günün neredeyse aktif yaşanan tüm saatlerinde aç-susuz kalınıyor. Bu durumun, sağlıklı insanlar üzerinde hemen görünen bir etkisi olmasa bile hastalığı olan; çocuk, gebe, yaşlı gibi riskli grupta olan kimseler üzerinde çok ciddi tehlikelere davetiye çıkarması olası. Bu yıl ramazan ayının Ağustos ve Eylül ayına rastlaması oruç süresini de uzatıyor. Bu sebeple riskli grupların oruç sırasında yaşayabileceği sağlık problemlerinde de artış olabileceği unutulmamalı.

Dini vecibeyi yerine getirirken başka sorunlar yaratılmamalı. Zaten tüm bilinçli din adamlarının da bu konulara her zaman dikkat çekmekte olduğu göz ardı edilmemeli. 

Kimler, neden oruç tutmamalı?

1- Çocuk ve ergenler (2–12 yaş çocuk, 13–18 yaş ergen) : Büyüme ve gelişmenin en hızlı olduğu çocuk ve ergenlik döneminde vücudun gereksinimleri yeterince karşılanamaz. Ayrıca açlığa ve su kaybına bağlı ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabilir.


2- Hamile ve emziren kadınlar: Hamilelik ve emzirme döneminde kadının enerji ve besin öğeleri ihtiyacı artar. Bu ihtiyacı karşılamak için bile yeterince önlem alınmazken bir de oruç tutulması anne karnındaki ve süt emen bebeğin gelişimini olumsuz yönde etkiler. Hamile kadının gebelik zehirlenmesi, hipoglisemi, iftar sonrası hipertansiyon gibi sağlık sorunları başlar ki bu sağlık sorunları erken doğum ve düşük riskini artırır.

3- Diyabetli (şeker hastalığı) bireyler: Diyabet insülin hormonunun yetmemesi ya da yokluğuna bağlı olarak kandaki şekerin yükselmesi şeklinde tanımlanır. Kandaki şekerin kontrol altına alınması için ilaçlar kadar 2–3 saatte bir düzenli beslenmenin ve egzersizin de önemi büyüktür. Aç kalındığında kan şekeri genellikle düşer ve iftardan sonra yüksek şeker koması kaçınılmazdır. Şeker hastalığı sinsice ilerleyen ve tüm organların faaliyetini zaman içinde bozan bir hastalıktır. Birkaç yıldır bir şey olmadı diye düşünmeyin. Her oruç dönemi hastalığınızı biraz daha ilerletiyor olabilirsiniz.

4- Kronik hastalığı olan bireyler: Kalp hastalığı, hipertansiyon, böbrek yetmezliği, akciğer hastalığı, kanser gibi bazı kronik hastalığı olanlar kesinlikle oruç tutmamalı. Çünkü aniden müdahale edilecek sorunlar yaşanırsa; örneğin tansiyonunuz düştüğünde tuz tableti kullanamamak, ilaç içememek, tedavinin geciktirilmeye çalışılması yaşamı tehlikeye sokar.

5- Yaşlılar: Yaş ilerledikçe birçok insan ibadetlerini tam olarak yapmak ister. Ancak buna bedeni müsaade etmeyebilir. Yaşlılıkta doku yenilenmesi çok yavaştır. Kemiklerden kalsiyum kaybı, dokulardaki kasların yıkılması oruç döneminde artar ve sonrasında yaşlı bireyin yaşam kalitesini düşürür. Üstelik yaşlılık döneminde tanısı konulmamış birçok kronik hastalığınız olabilir. Bu durumda da oruç tutmak sağlığınızı tehlikeye sokabilir.

6- Herhangi bir nedenle özel diyet uygulayan bireyler: Obezite, zayıflık, ülser, kolit, kronik barsak hastalığı gibi sağlık sorunu olanların durumlarına uygun olarak beslenmeleri gerekir. Bu tür hastalıkların tıbbi beslenme tedavilerinde ortak özellik az ve sık yemek yenilmesi gerektiğidir. Bu sebeple özel diyet gereksinimi olan bireyler kesinlikle oruç tutmamalıdır. Aksi halde hastalık nüks edebilir, kilo artışı gözlenebilir, sindirim ve emilim bozuklulukları artabilir.

Ramazan ayı yaklaşırken mutlaka sağlık kontrolünden geçin. Yapılan tahliller ve muayeneler sonucunda doktorunuz sizi oruç tutup tutamayacağınız konusunda yönlendirecektir. Oruç tutmanızda bir sakınca yoksa mutlaka diyetisyen gözetiminde size uygun olarak hazırlanmış, dengeli beslenmenizi sağlayacak programa girin. Böylece oruç sırasında oluşabilecek komplikasyonları önlemiş olursunuz.

 

 

Ramazanı zinde geçirmek için sahurda multivitamin desteği

 

 

 

Ramazan ayında öğün sayısının ikiye düşmesi, sağlıklı ve dengeli beslenmeyi daha da önemli hale getiriyor. Bu dönemde dengeli beslenme ve metabolizmanın kusursuz çalışması için multivitamin ve mineral takviyesi gerekiyor.

Bu yıl Müslümanlar için önemli olan ramazan ayı yaz sıcaklarına rastlıyor. İmsak vaktinden iftar vaktine değin yaklaşık 14–15 saat tutulan orucun vücudun çalışması üzerine birçok etkisi oluyor. Özellikle halsizlik, yorgunluk, unutkanlık, iş veriminde azalma, uyku hali, sinirlilik gibi yan etkiler oruç tutarken kişilerin karşılaştığı başlıca sorunlar. Bu sorunların kaynağının genel olarak vitamin ve mineral eksikliğinden kaynaklandığı biliniyor.

Metabolizma ve değişen beslenme alışkanları

Ramazan orucu bilimsel araştırmalara da konu oluyor ve bu araştırmalarda uzun süreli – kontrollü kısmi açlık durumu olarak ifade ediliyor. Uzun süreli açlığın sağlık yönünden metabolik, endokrin ve davranışsal boyutta etkileri bulunuyor. Yapılan bazı araştırmalar, oruç tutan bireylerin bazı yiyecek gruplarını aşırı tükettiğini, bazılarını ise hiç tüketmediklerini gösteriyor. Örneğin ramazan ayında meyve, sebze ve süt-yoğurt grubu yiyeceklerin tüketimi anlamlı bir şekilde azalıyor. Ancak metabolizmanın kusursuz bir şekilde çalışması, yaşamın sürdürülmesi için her zaman yeterli ve dengeli beslenmek gerekiyor.

Yeterli ve dengeli beslenme ile vücudun ihtiyacı olan enerji, karbonhidrat, protein, yağ, su, vitamin ve mineraller karşılanabiliyor. Ancak ramazan ayında günün önemli bir bölümünde aç kalınıyor, akşam saatlerinde kısıtlı bir zaman içinde genellikle karbonhidrat ve yağdan zengin yiyecekler aşırı tüketiliyor. Sebze, meyve, süt, yoğurt, balık gibi sağlıklı beslenme için eksiksiz alınması gereken yiyecekler tüketilmiyor. Bu durumda da vücudun ihtiyaçları yeterince karşılanmamış oluyor.

Metabolizmanın çalışması için besin öğelerinin dengeli bir şekilde vücutta kullanılmasını sağlayan vitamin ve mineraller eksik alındığında ciddi bazı sorunlarla karşılaşılıyor. Bunu önlemek için mümkün olduğunca besin çeşitliliğinin sağlanması, öğünlerin sayısının arttırılması ve özellikle sahurda multivitamin mineral takviyelerinin kullanılması gerekiyor.

Yaz sıcakları + oruç enerjinizi götürmesin

Yaz aylarında vücudun daha fazla suya, antioksidan vitaminlere ve bazı minerallere gereksinimi artıyor. Bunu karşılamak için de daha çok su, meyve, sebze tüketmek gerekiyor. 
Ramazan ayının yaz aylarına rastlaması ve iftar vaktinin çok geç saatlerde olması nedeniyle oruç tutan bireylerin artan ihtiyaçlarını sadece yiyeceklerle karşılaması mümkün olmayabilir. Bu durumda yaz sıcakları ve orucun enerjinizi azaltmaması için suyla birlikte alınan efervesan multivitamin mineral kombinasyonlarını, sahurda 1 bardak suyla almanız daha enerjik, daha sağlıklı olmanıza katkıda bulunur.

 

 

Caferağa Mh. Sivastopol Sk. No:12 34710 Moda Kadıköy / İstanbul T. 0850 33 34938
Diyetkolik.com Logo