Bul

Diyetkolik'i telefonunda kullan

sitede bul

Şekeri Hayatımızdan Nasıl Çıkartabiliriz?

Diyet 13.01.2021

Şekeri Hayatımızdan Nasıl Çıkartabiliriz?

Bu yazıda bahsedilen şeker bazı besinleri tatlandırmak için kullanılan ve her hangi bir temel besin grubuna ait olmayan basit sofra şekeridir. Yapısal anlamda şekerden bahsedersek, içinde moleküler düzeyde gilkoz, fruktoz veya galaktoz bulunduran her besin şekerlidir diyebiliriz. Örneğin sütte, balda, nohutta ve tüm meyvelerde şeker vardır.  Yani  şekeri beslenmemizden teknik olarak tam anlamıyla çıkaramayız. Özellikle kanımızda yakıt olarak glikoza sahip olduğumuz için tamamen çıkarmaya uğraşmamız da sağlıksız olur. Her gün mutlaka belirli bir düzeyde karbonhidrat tüketmemiz gereklidir. İşte bu nedenle karbonhidratın tamamen çıkarıldığı beslenme şekillleri son derece sağlıksızdır.

Söz konusu işlenmiş, şeker içeriği yüksek besinlere gelince (bal, reçel, pekmez, bitkisel şuruplar, sütlü veya hamurlu tatlılar, şekerli gazlı içecekler, meyve suları, kek, kurabiye, pasta, çikolata vb.) tabi ki  bunlardan kaçınmamızda fayda vardır. Şeker yerine pekmez, bal veya bir takım bitkilerin şuruplarını kullanmak o besinin kalorisini ve şeker içeriğini düşürmez, sadece besin değerini ve tadını değiştirir. Hatta bazı yanlış uygulamalar o besini daha da zararlı hale getirebilir. Örneğin keklerde veya kurabiyelerde şeker yerine pekmez kullanmak sakıncalıdır.

Şeker ağız içi reseptörleri şımartan ve bağımlı hale getiren bir maddedir. Çünkü şekerli besinleri sık ve yoğun tükettikçe tad algınız değişir. Yani şekerli besinleri sıkça yerseniz şeker yeme dürtünüzü daha da tetiklersiniz. Üstelik bir süre sonra şeker eklenmemiş besinleri veya taze meyveleri daha az tatlı bulmaya başlarsınız.

Tatlı ve şeker tüketimizini azaltmak veya ortadan kaldırmak isterseniz yerine mutlaka doğal şeker içeren  meyve (kuru meyveler, taze meyveler, meyveli yoğurtlar vb.) ve süt gibi bazı yiyecekleri koymanız faydalı olacaktır. Bunları ara öğün olarak yiyebilirsiniz. Ayrıca ana öğünlerde de karbonhidrat (ekmek,  tahıl ürünleri, baklagiller vb.) tüketiminizi yeterli ve dengeli tutmanız gerekmektedir. Ana öğününde karbonhidrat tüketmeyen bireylerin ilerleyen saatlerde kan şekeri daha fazla düşer ve canları mutlaka şekerli besinler ister. Bu durum hipoglisemi atakları şeklinde sonuçlanabilir. Ayrıca yoğun çay/kahve tüketimi hipoglisemiye neden olabileceğı için tatlı yeme eğilimi yaratabilir. Çay ve kahve tüketim yoğunluğunuzu azaltarak kan şekerinizi dengelemek için daha iyi bir düzen sağlayabilirsiniz.

Bir süre basit şeker tüketmeyerek ağız içi reseptörlerinizin algısını değiştirebilir ve şeker konusundaki iştahınızı dengeleyebilirsiniz. Ancak bu sürede şeker yerine geçen besinleri kullanarak yeni ve faydalı bir yaşam tarzı değişikliği yapmanız gerekmektedir. Eğer böyle bir önlem almazsanız şekersizliğin sonu daha kötü bir tatlı yeme krizi ile son bulacaktır.

Hayatımızdan basit şekeri tamamen çıkarmak sağlıklı bir beslenme şekli olabilir. Ancak şeker tüketmemek adına tahılları, meyveleri, sütü ve bazı kök sebzeleri çıkartmak doğru bir beslenme şekli olmaz. Besinlerdeki doğal şeker formuna dengeli bir beslenme için ihtiyacımız vardır. Düşük karbonhidratlı beslenme şekillerinin uzun vadede vitamin, mineral eksikliklerine, metabolik sorunlara ve bir takım organ hasarlarına yol açtığı bilinmektedir.

Amaç bağımlılık duyulan tatlı tadı ortadan kaldırmaksa o zaman doğal bile olsa tüm tatlandırıcılara da bir sınır koymalıyız. Günde birkaç tableti geçmeyen tatlandırıcı tüketiminin bilinen kanıtlanmış büyük bir hasarı mevcut değildir. Ancak yine de büyüme gelişme çağındaki çocuklarda, bebeklerde ve hamilelerde suni tatlandırıcı kullanımı sağlıklı değildir. Bunun için çocuklarda özellikle tatlandırıcılı sakız tüketimi kontrol altına alınmalıdır ve suni tatlandırıcı içeren meşrubatlar tüketilmemelidir.

Standart bir zayıflama diyetinde basit şekerin yeri yoktur. Ancak tek şekerli bir kahve veya 1 kare bitter çikolata gibi ufak tefek esneklikler sağlanabilir. Sağlıklı bireylerde ara öğünlerde meyve tüketerek kan şekerinin düşmemesi sağlanabilir. Diyetin sürekliliği veya motivasyon açısından zaman zaman ufak tefek tatlı kaçamaklarına müsade edilebilir.

Diyabetik bireyler için diyet programı çok önemlidir ve basit şeker içermemesi gerekir. Vücut şekeri tolere edemediği için şekeri arttırabilecek her besin kontrollü tüketilmelidir. Şeker ihtiyacı meyvelerle giderilebilir. Suni tatlandırıcılarla yapılmış besin ve içecekler de kullanılabilir.

Tamamen şekersiz, tahılsız, kök meyvesiz beslenme şekilleri son yıllarda çok moda olmakla beraber bilimsel açıdan uzun süreli uygulanması doğru bulunmayan beslenme modelleridir. Kişi yaşadığı coğrafyada yetişen ve kültüründe yer alan besinlerle daha sağlıklı ve dengeli bir hayat sürebilir.

YORUMLAR

Şekeri Hayatımızdan Nasıl Çıkartabiliriz?
Diyetisyen Serap Orak, 13/01/2021


Bu yazıda bahsedilen şeker bazı besinleri tatlandırmak için kullanılan ve her hangi bir temel besin grubuna ait olmayan basit sofra şekeridir. Yapısal anlamda şekerden bahsedersek, içinde moleküler düzeyde gilkoz, fruktoz veya galaktoz bulunduran her besin şekerlidir diyebiliriz. Örneğin sütte, balda, nohutta ve tüm meyvelerde şeker vardır.  Yani  şekeri beslenmemizden teknik olarak tam anlamıyla çıkaramayız. Özellikle kanımızda yakıt olarak glikoza sahip olduğumuz için tamamen çıkarmaya uğraşmamız da sağlıksız olur. Her gün mutlaka belirli bir düzeyde karbonhidrat tüketmemiz gereklidir. İşte bu nedenle karbonhidratın tamamen çıkarıldığı beslenme şekillleri son derece sağlıksızdır.

Söz konusu işlenmiş, şeker içeriği yüksek besinlere gelince (bal, reçel, pekmez, bitkisel şuruplar, sütlü veya hamurlu tatlılar, şekerli gazlı içecekler, meyve suları, kek, kurabiye, pasta, çikolata vb.) tabi ki  bunlardan kaçınmamızda fayda vardır. Şeker yerine pekmez, bal veya bir takım bitkilerin şuruplarını kullanmak o besinin kalorisini ve şeker içeriğini düşürmez, sadece besin değerini ve tadını değiştirir. Hatta bazı yanlış uygulamalar o besini daha da zararlı hale getirebilir. Örneğin keklerde veya kurabiyelerde şeker yerine pekmez kullanmak sakıncalıdır.

Şeker ağız içi reseptörleri şımartan ve bağımlı hale getiren bir maddedir. Çünkü şekerli besinleri sık ve yoğun tükettikçe tad algınız değişir. Yani şekerli besinleri sıkça yerseniz şeker yeme dürtünüzü daha da tetiklersiniz. Üstelik bir süre sonra şeker eklenmemiş besinleri veya taze meyveleri daha az tatlı bulmaya başlarsınız.

Tatlı ve şeker tüketimizini azaltmak veya ortadan kaldırmak isterseniz yerine mutlaka doğal şeker içeren  meyve (kuru meyveler, taze meyveler, meyveli yoğurtlar vb.) ve süt gibi bazı yiyecekleri koymanız faydalı olacaktır. Bunları ara öğün olarak yiyebilirsiniz. Ayrıca ana öğünlerde de karbonhidrat (ekmek,  tahıl ürünleri, baklagiller vb.) tüketiminizi yeterli ve dengeli tutmanız gerekmektedir. Ana öğününde karbonhidrat tüketmeyen bireylerin ilerleyen saatlerde kan şekeri daha fazla düşer ve canları mutlaka şekerli besinler ister. Bu durum hipoglisemi atakları şeklinde sonuçlanabilir. Ayrıca yoğun çay/kahve tüketimi hipoglisemiye neden olabileceğı için tatlı yeme eğilimi yaratabilir. Çay ve kahve tüketim yoğunluğunuzu azaltarak kan şekerinizi dengelemek için daha iyi bir düzen sağlayabilirsiniz.

Bir süre basit şeker tüketmeyerek ağız içi reseptörlerinizin algısını değiştirebilir ve şeker konusundaki iştahınızı dengeleyebilirsiniz. Ancak bu sürede şeker yerine geçen besinleri kullanarak yeni ve faydalı bir yaşam tarzı değişikliği yapmanız gerekmektedir. Eğer böyle bir önlem almazsanız şekersizliğin sonu daha kötü bir tatlı yeme krizi ile son bulacaktır.

Hayatımızdan basit şekeri tamamen çıkarmak sağlıklı bir beslenme şekli olabilir. Ancak şeker tüketmemek adına tahılları, meyveleri, sütü ve bazı kök sebzeleri çıkartmak doğru bir beslenme şekli olmaz. Besinlerdeki doğal şeker formuna dengeli bir beslenme için ihtiyacımız vardır. Düşük karbonhidratlı beslenme şekillerinin uzun vadede vitamin, mineral eksikliklerine, metabolik sorunlara ve bir takım organ hasarlarına yol açtığı bilinmektedir.

Amaç bağımlılık duyulan tatlı tadı ortadan kaldırmaksa o zaman doğal bile olsa tüm tatlandırıcılara da bir sınır koymalıyız. Günde birkaç tableti geçmeyen tatlandırıcı tüketiminin bilinen kanıtlanmış büyük bir hasarı mevcut değildir. Ancak yine de büyüme gelişme çağındaki çocuklarda, bebeklerde ve hamilelerde suni tatlandırıcı kullanımı sağlıklı değildir. Bunun için çocuklarda özellikle tatlandırıcılı sakız tüketimi kontrol altına alınmalıdır ve suni tatlandırıcı içeren meşrubatlar tüketilmemelidir.

Standart bir zayıflama diyetinde basit şekerin yeri yoktur. Ancak tek şekerli bir kahve veya 1 kare bitter çikolata gibi ufak tefek esneklikler sağlanabilir. Sağlıklı bireylerde ara öğünlerde meyve tüketerek kan şekerinin düşmemesi sağlanabilir. Diyetin sürekliliği veya motivasyon açısından zaman zaman ufak tefek tatlı kaçamaklarına müsade edilebilir.

Diyabetik bireyler için diyet programı çok önemlidir ve basit şeker içermemesi gerekir. Vücut şekeri tolere edemediği için şekeri arttırabilecek her besin kontrollü tüketilmelidir. Şeker ihtiyacı meyvelerle giderilebilir. Suni tatlandırıcılarla yapılmış besin ve içecekler de kullanılabilir.

Tamamen şekersiz, tahılsız, kök meyvesiz beslenme şekilleri son yıllarda çok moda olmakla beraber bilimsel açıdan uzun süreli uygulanması doğru bulunmayan beslenme modelleridir. Kişi yaşadığı coğrafyada yetişen ve kültüründe yer alan besinlerle daha sağlıklı ve dengeli bir hayat sürebilir.