Yazdır

Sınav Stresi Ve Beslenme

Sağlıklı ve dengeli beslenmek, sınav stresini, sınava hazırlık sürecini ve başarıyı olumlu yönde etkiler. ''Sınava çok az kaldı, yemekle vakit kaybedemem”, “Hazır bir şeyler atıştırıp çalışmaya devam edeyim”, “Testlerim bitsin öyle yemek yerim''… Bu gibi cümleler, artan stresle birlikte sınava hazırlanan öğrencilerden duymaya alışık olduğumuz cümlelerdir. Oysa sağlıklı ve dengeli beslenme sınav stresini, sınava hazırlık sürecini ve başarıyı etkileyen en önemli faktörler arasındadır.

Bireyin sınava yüklediği anlamlar ve sınav sonrası elde edilecek kazanımlara verilen önem, sınav stresi oluşumunda etkilidir. Stresle birlikte, vücudun çeşitli sistemlerinde değişiklikler meydana gelir. Örneğin beyinde yer alan hipotalamusun etkilenmesiyle, böbrek üstü bezinden salgılanan adrenalin, noradrenalin ve kortizol gibi hormonların düzeyleri artar ve bunun sonucunda kan şekeri, kalp atışı, mide ve bağırsak faaliyetleri, metabolik hız, bağışıklık sistemi ve kaygı düzeyinde değişiklikler ortaya çıkar. Stres anında salgılanan bu hormonlar belirli bir miktarda olduğunda yararlıdır; ancak bu hormonların uzun süreli olarak ve fazla miktarlarda salgılanması zarar vericidir. Kronik stres durumunun, bronşial astma (astım), nörodermatitis (cilt hastalığı), romatoid artrit (eklemlerde iltihap), hipertansiyon, ülseratif kolit (kalın bağırsakta iltihaplanma), ülser ve treotoksikoz (endokrin bozukluk) gibi hastalıklara neden olabildiği bilinmektedir. Yapılan çalışmalarda, beslenme ile stres arasında göz ardı edilemeyecek bir ilişki olduğu ve bazı gıdaların strese karşı direnci artırırken bazı durumlarda da strese karşı daha duyarlı hale getirdiği belirlenmiştir. Örneğin kafein, alkol ve sigara gibi maddeler, metabolizmada yüksek düzeyde uyanıklık ve hareketliliğe yol açarak stres hormonlarının salgılanmasını artırır. Bu nedenle başta kahve olmak üzere çay, kola ve kakao gibi kafein içeren içeceklerin aşırı tüketiminden kaçınmak gerekir. Fazla alkol ve sigara kullanmak da stres düzeyini doğrudan artırdığından, bunlardan uzak durmak gerekir.
Stresle başa çıkabilmek için, yeterli ve dengeli beslenme uygulamanın en önemli etkenlerden biri olduğu unutulmamalıdır.
· Güne yeterli ve dengeli bir kahvaltı ile başlayın. · Rafine şeker tüketimini azaltıp, kan şekerinin dengelenebilmesi için kompleks karbonhidrat (kuru baklagiller, tam tahıl ürünleri vb.) tüketimini artırın. · Yeterli miktarda kuru baklagil, kuru meyve, tahin, pekmez ve yeşil sebzeler gibi demir açısından zengin olan besinler tüketin. · Sinir sisteminin çalışmasında görev alan B vitaminleri, magnezyum ve biotin açısından zengin olan besinleri (tam tahıllı ürünler, koyu yeşil yapraklı sebzeler ve ceviz, badem, fındık gibi yağlı tohumlar) tüketmeye özen gösterin. · C vitamini bağışıklık sistemini güçlendirir. C vitamini (portakal, yeşil biber gibi besinlerde bulunur) ve beta karotenden zengin olan besinlerin (koyu yeşil yapraklı sebzeler, sarı ve turuncu meyveler, havuç) tüketimini arttırın. · Şekerli besinler veya cips gibi yiyecekler ile gazlı içecekler tüketmek yerine süt,
yoğurt, sütlü tatlı ve taze ya da kuru meyveleri tercih edin. · Günlük kafein tüketiminizi sınırlandırın, örneğin 2 fincandan fazla kahve içmeyin. · Vücutta strese bağlı oluşan toksinlerin atılması için günde en az 8-10 bardak su için.
Stresle başa çıkabilmek ve yaşam kalitesini artırabilmek için, beslenme alışkanlıkları gözden geçirilmeli ve dengeli beslenmeye dikkat edilmelidir. Günlük beslenmede, her öğünde tüm besin gruplarından yeterli ve dengeli oranlarda tüketilmesi gerekir.

Sınav Stresi Ve Beslenme
Diyetisyen Nazlı Koşar, 04/06/2014


Sağlıklı ve dengeli beslenmek, sınav stresini, sınava hazırlık sürecini ve başarıyı olumlu yönde etkiler. ''Sınava çok az kaldı, yemekle vakit kaybedemem”, “Hazır bir şeyler atıştırıp çalışmaya devam edeyim”, “Testlerim bitsin öyle yemek yerim''… Bu gibi cümleler, artan stresle birlikte sınava hazırlanan öğrencilerden duymaya alışık olduğumuz cümlelerdir. Oysa sağlıklı ve dengeli beslenme sınav stresini, sınava hazırlık sürecini ve başarıyı etkileyen en önemli faktörler arasındadır.

Bireyin sınava yüklediği anlamlar ve sınav sonrası elde edilecek kazanımlara verilen önem, sınav stresi oluşumunda etkilidir. Stresle birlikte, vücudun çeşitli sistemlerinde değişiklikler meydana gelir. Örneğin beyinde yer alan hipotalamusun etkilenmesiyle, böbrek üstü bezinden salgılanan adrenalin, noradrenalin ve kortizol gibi hormonların düzeyleri artar ve bunun sonucunda kan şekeri, kalp atışı, mide ve bağırsak faaliyetleri, metabolik hız, bağışıklık sistemi ve kaygı düzeyinde değişiklikler ortaya çıkar. Stres anında salgılanan bu hormonlar belirli bir miktarda olduğunda yararlıdır; ancak bu hormonların uzun süreli olarak ve fazla miktarlarda salgılanması zarar vericidir. Kronik stres durumunun, bronşial astma (astım), nörodermatitis (cilt hastalığı), romatoid artrit (eklemlerde iltihap), hipertansiyon, ülseratif kolit (kalın bağırsakta iltihaplanma), ülser ve treotoksikoz (endokrin bozukluk) gibi hastalıklara neden olabildiği bilinmektedir. Yapılan çalışmalarda, beslenme ile stres arasında göz ardı edilemeyecek bir ilişki olduğu ve bazı gıdaların strese karşı direnci artırırken bazı durumlarda da strese karşı daha duyarlı hale getirdiği belirlenmiştir. Örneğin kafein, alkol ve sigara gibi maddeler, metabolizmada yüksek düzeyde uyanıklık ve hareketliliğe yol açarak stres hormonlarının salgılanmasını artırır. Bu nedenle başta kahve olmak üzere çay, kola ve kakao gibi kafein içeren içeceklerin aşırı tüketiminden kaçınmak gerekir. Fazla alkol ve sigara kullanmak da stres düzeyini doğrudan artırdığından, bunlardan uzak durmak gerekir.
Stresle başa çıkabilmek için, yeterli ve dengeli beslenme uygulamanın en önemli etkenlerden biri olduğu unutulmamalıdır.
· Güne yeterli ve dengeli bir kahvaltı ile başlayın. · Rafine şeker tüketimini azaltıp, kan şekerinin dengelenebilmesi için kompleks karbonhidrat (kuru baklagiller, tam tahıl ürünleri vb.) tüketimini artırın. · Yeterli miktarda kuru baklagil, kuru meyve, tahin, pekmez ve yeşil sebzeler gibi demir açısından zengin olan besinler tüketin. · Sinir sisteminin çalışmasında görev alan B vitaminleri, magnezyum ve biotin açısından zengin olan besinleri (tam tahıllı ürünler, koyu yeşil yapraklı sebzeler ve ceviz, badem, fındık gibi yağlı tohumlar) tüketmeye özen gösterin. · C vitamini bağışıklık sistemini güçlendirir. C vitamini (portakal, yeşil biber gibi besinlerde bulunur) ve beta karotenden zengin olan besinlerin (koyu yeşil yapraklı sebzeler, sarı ve turuncu meyveler, havuç) tüketimini arttırın. · Şekerli besinler veya cips gibi yiyecekler ile gazlı içecekler tüketmek yerine süt,
yoğurt, sütlü tatlı ve taze ya da kuru meyveleri tercih edin. · Günlük kafein tüketiminizi sınırlandırın, örneğin 2 fincandan fazla kahve içmeyin. · Vücutta strese bağlı oluşan toksinlerin atılması için günde en az 8-10 bardak su için.
Stresle başa çıkabilmek ve yaşam kalitesini artırabilmek için, beslenme alışkanlıkları gözden geçirilmeli ve dengeli beslenmeye dikkat edilmelidir. Günlük beslenmede, her öğünde tüm besin gruplarından yeterli ve dengeli oranlarda tüketilmesi gerekir.

Caferağa Mh. Sivastopol Sk. No:12 34710 Moda Kadıköy / İstanbul T. 0850 33 34938
Diyetkolik.com Logo