Bul

Diyetkolik'i telefonunda kullan

sitede bul

Şirket kurmak için devlet teşvikleri!

Hoşgeldin İçerik 26.01.2021

Kendi ofisinizi açmak ve danışanlarınızla yüz yüze görüşmeye başlamak istiyor olabilirsiniz. Peki gerekli araştırmaları yaptınız mı? Sizce ne kadar bütçeye ihtiyacınız var? Biz sizin için yeterince araştırdık. Üstelik bu süreçte devlet size nasıl yardımlarda bulunuyor onları da derledik. Gelin, kendi şirketimizi nasıl kuracağımızı konuşalım.
Şirket kurmak için devlet teşvikleri!

Hayatın online akmaya başlamasıyla birlikte ofis açma planlarınızı ertelemiş ya da tamamen rafa kaldırmış olabilirsiniz. Aynı şekilde tamamen sermaye eksikliği sebebiyle henüz bu konuyu gündeme getirmemiş ve herhangi bir araştırma yapmamış da olabilirsiniz. Biz de bunu düşünerek bir ofis açarken gerekli olan tüm konuları ele alarak sermaye konusunda genç diyetisyenlere sağlanan desteklerden bahsetmeye geldik. Gelin birlikte bütün koşullara göz atalım.

Sizce bir ofis kurmak yaklaşık ne kadar bütçe ister?

Ofisinizi kurmadan önce ilk olarak limited ya da şahıs şirketinin hangisini kurmak istediğinize karar verin. İki seçeneğin kuruluş giderleri farklıdır ve bu bedelleri aşağıdaki gider tablosuna sizin için ekledik. Ardından, bir diyetisyenin olmazsa olmazı tartı alımı yapmanız şart. İsterseniz sıfır isterseniz ikinci el cihaz tercih edebilirsiniz. Ofis tabii ki mobilyasız olmaz, bir mobilyacıya yolunuzun düşeceği kesin. Bu adımları uygulayarak kendi ofisinizi açmak için yaklaşık 38.600 TL ile 59.600 TL arasında bir kuruluş giderine ihtiyaç duyacaksınız. Tabii tahmin edebileceğiniz gibi ofis açtıktan sonra giderler bitmeyecek. İlk yatırımın ardından yaklaşık aylık 11.000 TL gibi bir bütçeye daha ihtiyaç duyuyor olacaksınız.

Bununla birlikte hazır ofis kiralayıp sadece cihaz alarak danışan kabul etmeniz de başlangıç için iyi bir seçenek olabilir. Bu sayede giderlerinizi büyük ölçüde azaltmış ve sermayenizi düşürmüş olacaksınız. Aynı şekilde hizmetinizi online olarak sürdürmek için sanal ofis kiralama seçeneğini de değerlendirebilirsiniz. Üç seçenek için hazırladığımız gider tablolarını inceledikten sonra devletin hangi noktalarda bize destek olduğu konusuna gelelim.

Ofisi açtım, masraflar bitiyor mu?

Başlığı okuduktan hemen sonra muhtemelen içinizden ''Tabii ki bitmiyor!'' cümlesini geçirdiniz. Haklısınız, bitmiyor. Bir ofis açtıktan ve açılım için bir miktar para harcadıktan sonra her ay düzenli olarak giderleriniz devam ediyor. Ofisinizin kirası, yanınıza alacağınız personelin maaşı, suyunuz, internetiniz gibi sabit giderlerinizin yaklaşık tutarlarını en baştan öngörebilmeniz için hesapladık. Gelin, olası aylık giderlerinizi de inceleyelim.

Kendi şirketimi kuruyorum, devlet nasıl kolaylıklar sağlıyor?

Öncelikle bu teşviklerden yararlanabilmek için 30 yaşının altında olmanız, daha önce şirket ortağı olmamanız ve başka bir şirkete sahip olmamanız gerektiğini belirtelim. Yukarıda açıkladığımız sabit yatırımlar dışında yıllık kazancınıza göre devlete vergi ödemeniz gerekiyor. Bu vergi yıllık kazancınız üzerinden belirli yüzdelik dilimlerle hesaplanıyor.

Eğer siz kendi ofisinizi açıp devlet teşviğinden yararlanırsanız faaliyete başlanan takvim yılından itibaren üç vergilendirme dönemi boyunca elde edilen kazançlardan yıllık 75.000 TL’lik kısım gelir vergisinden muaf tutuluyor. Yani 75.000 TL’lik kazancınız için vergi ödemiyor, üzerine çıktığınız kazanç üzerinden vergi dilimlerine göre vergi ödemeye başlıyorsunuz.

GELİR MATRAHI

VERGİ ORANI

GELİR VERGİSİ

 18.000 TL

 %15

 2.700 TL

 22.000 TL

 %20

 4.400 TL

 58.000 TL

 %27

 15.660 TL

 150.000 TL

 40.960 TL

Bununla birlikte bu teşvikten yararlanırken, 4/1-b kapsamında ilk defa sigorta girişi yaptırdığınızda yani işveren olarak sigortalı olduğunuzda tescil tarihinden itibaren priminiz bir yıl süreyle 5510 sayılı Kanun’un 82. maddesine göre belirlenen prime esas kazanç alt sınır üzerinden Hazinece karşılanıyor. Daha açık bir şekilde anlatmak gerekirse ilk defa 4/1-b sgk girişi yapıldığında 1 yıl boyunca 1000 lira sgk’yı devlet sizin yerinize ödüyor. Ancak faaliyetin adi ortaklık veya şahıs şirketi bünyesinde yapılması halinde, ortaklar arasında sadece en genç ortak sigorta prim teşvikinden faydalanabiliyor.

Özetle; sigorta ve vergi gibi hususlar ofisinizi açtığınız ilk yıllarda sizin için büyük bir külfet olmaktan çıkıyor.

Ofis açmadan daha iyi ilerlemek mümkün mü?

Günümüzde bir diyetisyenin bir sürü danışana sahip olması için ofise sahip olması gerekmediğini zaten biliyoruz. Halihazırda Diyetkolik diyetisyeni olarak bunu deneyimlediğinize eminiz. Dijitalleşme çağındayız ve artık her şey online olarak hayatımızda. Bu yüzden tüm bu sabit yatırımları yapmadan önce online’ın avantajlarını tekrar gözden geçirmenizde fayda var.

Tabii bu avantajları gözden geçirirken unutmamanız gereken bir konudan bahsetmek isteriz. Online diyetisyenlik sayesinde geniş bir kesime hitap etmek ve lokasyon bağımsız gelir elde etmek mümkün. Ancak temel sorun şirket kurmadan elde edilen gelirin dijital olarak banka hesaplarına geçmesinden sonra başlıyor. Geçmiş dönemde vergilendirilmemiş bu gelirler cezai yaptırıma giriyor. Özetle faturasız hizmet veren herkes gibi şirket sahibi olmadan online hizmet veren diyetisyenler de risk almakta.Bu yüzden online hizmetlerinizin ödemeleri ve faturalandırılması noktasında özenli olmanızı tavsiye ederiz.

Son olarak, online diyetisyenlikteki tüm gelişmelere hakim olmak ve çeşitli alanlarda çalışan meslektaşlarınızın sunumlarını dinlemek için Diyetkolik webinarlarını takip etmeyi ve bilgi sahibi olmak istediğiniz farklı konularda bizimle iletişime geçmeyi unutmayın.

YORUMLAR

Şirket kurmak için devlet teşvikleri!
Diyetkolik Diyetisyenim, 26/01/2021


Kendi ofisinizi açmak ve danışanlarınızla yüz yüze görüşmeye başlamak istiyor olabilirsiniz. Peki gerekli araştırmaları yaptınız mı? Sizce ne kadar bütçeye ihtiyacınız var? Biz sizin için yeterince araştırdık. Üstelik bu süreçte devlet size nasıl yardımlarda bulunuyor onları da derledik. Gelin, kendi şirketimizi nasıl kuracağımızı konuşalım.

Hayatın online akmaya başlamasıyla birlikte ofis açma planlarınızı ertelemiş ya da tamamen rafa kaldırmış olabilirsiniz. Aynı şekilde tamamen sermaye eksikliği sebebiyle henüz bu konuyu gündeme getirmemiş ve herhangi bir araştırma yapmamış da olabilirsiniz. Biz de bunu düşünerek bir ofis açarken gerekli olan tüm konuları ele alarak sermaye konusunda genç diyetisyenlere sağlanan desteklerden bahsetmeye geldik. Gelin birlikte bütün koşullara göz atalım.

Sizce bir ofis kurmak yaklaşık ne kadar bütçe ister?

Ofisinizi kurmadan önce ilk olarak limited ya da şahıs şirketinin hangisini kurmak istediğinize karar verin. İki seçeneğin kuruluş giderleri farklıdır ve bu bedelleri aşağıdaki gider tablosuna sizin için ekledik. Ardından, bir diyetisyenin olmazsa olmazı tartı alımı yapmanız şart. İsterseniz sıfır isterseniz ikinci el cihaz tercih edebilirsiniz. Ofis tabii ki mobilyasız olmaz, bir mobilyacıya yolunuzun düşeceği kesin. Bu adımları uygulayarak kendi ofisinizi açmak için yaklaşık 38.600 TL ile 59.600 TL arasında bir kuruluş giderine ihtiyaç duyacaksınız. Tabii tahmin edebileceğiniz gibi ofis açtıktan sonra giderler bitmeyecek. İlk yatırımın ardından yaklaşık aylık 11.000 TL gibi bir bütçeye daha ihtiyaç duyuyor olacaksınız.

Bununla birlikte hazır ofis kiralayıp sadece cihaz alarak danışan kabul etmeniz de başlangıç için iyi bir seçenek olabilir. Bu sayede giderlerinizi büyük ölçüde azaltmış ve sermayenizi düşürmüş olacaksınız. Aynı şekilde hizmetinizi online olarak sürdürmek için sanal ofis kiralama seçeneğini de değerlendirebilirsiniz. Üç seçenek için hazırladığımız gider tablolarını inceledikten sonra devletin hangi noktalarda bize destek olduğu konusuna gelelim.

Ofisi açtım, masraflar bitiyor mu?

Başlığı okuduktan hemen sonra muhtemelen içinizden ''Tabii ki bitmiyor!'' cümlesini geçirdiniz. Haklısınız, bitmiyor. Bir ofis açtıktan ve açılım için bir miktar para harcadıktan sonra her ay düzenli olarak giderleriniz devam ediyor. Ofisinizin kirası, yanınıza alacağınız personelin maaşı, suyunuz, internetiniz gibi sabit giderlerinizin yaklaşık tutarlarını en baştan öngörebilmeniz için hesapladık. Gelin, olası aylık giderlerinizi de inceleyelim.

Kendi şirketimi kuruyorum, devlet nasıl kolaylıklar sağlıyor?

Öncelikle bu teşviklerden yararlanabilmek için 30 yaşının altında olmanız, daha önce şirket ortağı olmamanız ve başka bir şirkete sahip olmamanız gerektiğini belirtelim. Yukarıda açıkladığımız sabit yatırımlar dışında yıllık kazancınıza göre devlete vergi ödemeniz gerekiyor. Bu vergi yıllık kazancınız üzerinden belirli yüzdelik dilimlerle hesaplanıyor.

Eğer siz kendi ofisinizi açıp devlet teşviğinden yararlanırsanız faaliyete başlanan takvim yılından itibaren üç vergilendirme dönemi boyunca elde edilen kazançlardan yıllık 75.000 TL’lik kısım gelir vergisinden muaf tutuluyor. Yani 75.000 TL’lik kazancınız için vergi ödemiyor, üzerine çıktığınız kazanç üzerinden vergi dilimlerine göre vergi ödemeye başlıyorsunuz.

GELİR MATRAHI

VERGİ ORANI

GELİR VERGİSİ

 18.000 TL

 %15

 2.700 TL

 22.000 TL

 %20

 4.400 TL

 58.000 TL

 %27

 15.660 TL

 150.000 TL

 40.960 TL

Bununla birlikte bu teşvikten yararlanırken, 4/1-b kapsamında ilk defa sigorta girişi yaptırdığınızda yani işveren olarak sigortalı olduğunuzda tescil tarihinden itibaren priminiz bir yıl süreyle 5510 sayılı Kanun’un 82. maddesine göre belirlenen prime esas kazanç alt sınır üzerinden Hazinece karşılanıyor. Daha açık bir şekilde anlatmak gerekirse ilk defa 4/1-b sgk girişi yapıldığında 1 yıl boyunca 1000 lira sgk’yı devlet sizin yerinize ödüyor. Ancak faaliyetin adi ortaklık veya şahıs şirketi bünyesinde yapılması halinde, ortaklar arasında sadece en genç ortak sigorta prim teşvikinden faydalanabiliyor.

Özetle; sigorta ve vergi gibi hususlar ofisinizi açtığınız ilk yıllarda sizin için büyük bir külfet olmaktan çıkıyor.

Ofis açmadan daha iyi ilerlemek mümkün mü?

Günümüzde bir diyetisyenin bir sürü danışana sahip olması için ofise sahip olması gerekmediğini zaten biliyoruz. Halihazırda Diyetkolik diyetisyeni olarak bunu deneyimlediğinize eminiz. Dijitalleşme çağındayız ve artık her şey online olarak hayatımızda. Bu yüzden tüm bu sabit yatırımları yapmadan önce online’ın avantajlarını tekrar gözden geçirmenizde fayda var.

Tabii bu avantajları gözden geçirirken unutmamanız gereken bir konudan bahsetmek isteriz. Online diyetisyenlik sayesinde geniş bir kesime hitap etmek ve lokasyon bağımsız gelir elde etmek mümkün. Ancak temel sorun şirket kurmadan elde edilen gelirin dijital olarak banka hesaplarına geçmesinden sonra başlıyor. Geçmiş dönemde vergilendirilmemiş bu gelirler cezai yaptırıma giriyor. Özetle faturasız hizmet veren herkes gibi şirket sahibi olmadan online hizmet veren diyetisyenler de risk almakta.Bu yüzden online hizmetlerinizin ödemeleri ve faturalandırılması noktasında özenli olmanızı tavsiye ederiz.

Son olarak, online diyetisyenlikteki tüm gelişmelere hakim olmak ve çeşitli alanlarda çalışan meslektaşlarınızın sunumlarını dinlemek için Diyetkolik webinarlarını takip etmeyi ve bilgi sahibi olmak istediğiniz farklı konularda bizimle iletişime geçmeyi unutmayın.