Yazdır

Stres Ve Kilo Verme Sürecine Etkisi

Stres, kilo verme sürecine başlı başına etki eden faktörlerden biridir.

Modern hayatın getirileriyle beraber çığ gibi yükselen stres, psikolojik dalgalanmalara sebep olabilmekle birlikte, bedenimizde fizyolojik olarak da değişiklikler oluşturabilir. Kimi zaman iş yerinde, kimi zaman da aile ortamında yaşanan stres, obezitenin yaygınlaşmasında büyük etki göstermektedir. Hatta henüz çocukluk dönemindeyken yaşanan sınav stresi, beğenilmeme, toplum tarafından eleştirilme endişelerinin yarattığı etkilerle, stresin hayatlarımız üzerinde ne kadar etkili olduğunu görmekteyiz.
 
Sürekli  olarak yaşanan bu  gerginlik hali, artık duygusal açlık oluşturmaya başlar. Yemek yemek de bazen sadece duygularımızın dışa vurumu olarak ortaya çıkar. Yani sadece duygularımızı doyurabilmek için, karbonhidrat ve yağlı gıdalar tüketmeyi tercih ederiz. Karbonhidrat tüketimi, serotonin hormonunun (mutluluk hormonu) seviyesini yükselttiğinden, biz de gerginlik halinden bir sakinlik ve mutluluk durumuna geçiş yaparız. Ancak, karbonhidratların ve yağlı besinlerin tüketimiyle birlikte kilo ve yağlanma sorunu da beraberinde gelir. Biz kendimizde olan bu değişimi algılayana ve dur diyene kadar, bu durum bir kısır döngü şeklinde devam eder. Durumun farkına vardığımızda ise, çoğunlukla kendimizi çoktan obezitenin kollarına bırakmış olarak buluruz.
 
Stres ve yeme atakları yaşadığımızda ne yapmalıyız?
 
Öncelikle bu tip durumlarda, stresli ortamı olabildiğince çabuk terk etmemiz gerekir. Diğer bir çözüm yolu da, duygularımızı kaleme almaktır. Stres ve duygu bozukluğu durumlarında duygularımızı yazmak, onlarla yüzleşmemizi sağlayacaktır. Böylece yüksek karbonhidrat içeren gıdalar tüketme isteğimiz de bir nebze olsun önlenmiş olacaktır.
 
Serotonin hormonunun salgılanması ve stresten uzaklaşmak için, bedenimizi sağlıklı besinlerle tanıştırmak da iyi bir yoldur. Yüksek karbonhidratlı ve yağlı gıdalar yerine omega-3 yönünden zengin fındık, ceviz, badem gibi besinler tüketmeli; şeker ihtiyacımızı da kuru erik, kuru kayısı, kuru incir gibi meyve kurularıyla gidermeliyiz. Bu şekilde hem duygusal dalgalanmalarımızı, hem de açlık hissimizi çok daha kolay bastırabilir ve mutluluk hormonunun sağlıklı besinlerden sağlanmasına olanak verebiliriz.
 
Stressiz, huzurlu ve sağlıklı günler dilerim…
 

Stres Ve Kilo Verme Sürecine Etkisi
Diyetisyen Ayse Acar, 30/04/2014


Stres, kilo verme sürecine başlı başına etki eden faktörlerden biridir.

Modern hayatın getirileriyle beraber çığ gibi yükselen stres, psikolojik dalgalanmalara sebep olabilmekle birlikte, bedenimizde fizyolojik olarak da değişiklikler oluşturabilir. Kimi zaman iş yerinde, kimi zaman da aile ortamında yaşanan stres, obezitenin yaygınlaşmasında büyük etki göstermektedir. Hatta henüz çocukluk dönemindeyken yaşanan sınav stresi, beğenilmeme, toplum tarafından eleştirilme endişelerinin yarattığı etkilerle, stresin hayatlarımız üzerinde ne kadar etkili olduğunu görmekteyiz.
 
Sürekli  olarak yaşanan bu  gerginlik hali, artık duygusal açlık oluşturmaya başlar. Yemek yemek de bazen sadece duygularımızın dışa vurumu olarak ortaya çıkar. Yani sadece duygularımızı doyurabilmek için, karbonhidrat ve yağlı gıdalar tüketmeyi tercih ederiz. Karbonhidrat tüketimi, serotonin hormonunun (mutluluk hormonu) seviyesini yükselttiğinden, biz de gerginlik halinden bir sakinlik ve mutluluk durumuna geçiş yaparız. Ancak, karbonhidratların ve yağlı besinlerin tüketimiyle birlikte kilo ve yağlanma sorunu da beraberinde gelir. Biz kendimizde olan bu değişimi algılayana ve dur diyene kadar, bu durum bir kısır döngü şeklinde devam eder. Durumun farkına vardığımızda ise, çoğunlukla kendimizi çoktan obezitenin kollarına bırakmış olarak buluruz.
 
Stres ve yeme atakları yaşadığımızda ne yapmalıyız?
 
Öncelikle bu tip durumlarda, stresli ortamı olabildiğince çabuk terk etmemiz gerekir. Diğer bir çözüm yolu da, duygularımızı kaleme almaktır. Stres ve duygu bozukluğu durumlarında duygularımızı yazmak, onlarla yüzleşmemizi sağlayacaktır. Böylece yüksek karbonhidrat içeren gıdalar tüketme isteğimiz de bir nebze olsun önlenmiş olacaktır.
 
Serotonin hormonunun salgılanması ve stresten uzaklaşmak için, bedenimizi sağlıklı besinlerle tanıştırmak da iyi bir yoldur. Yüksek karbonhidratlı ve yağlı gıdalar yerine omega-3 yönünden zengin fındık, ceviz, badem gibi besinler tüketmeli; şeker ihtiyacımızı da kuru erik, kuru kayısı, kuru incir gibi meyve kurularıyla gidermeliyiz. Bu şekilde hem duygusal dalgalanmalarımızı, hem de açlık hissimizi çok daha kolay bastırabilir ve mutluluk hormonunun sağlıklı besinlerden sağlanmasına olanak verebiliriz.
 
Stressiz, huzurlu ve sağlıklı günler dilerim…
 

Caferağa Mh. Sivastopol Sk. No:12 34710 Moda Kadıköy / İstanbul T. 0850 33 34938
Diyetkolik.com Logo