Tıkınırcasına yeme bozukluğu

Diyet 13.09.2020

Hiç kendinizi durduramadan sınırsız yeme ataklarıyla karşı karşıya geldiniz mi? Arkasından hissettiğiniz pişmanlıktan bahsetmiyoruz bile. Gelin biraz tıkınırcasına yeme bozukluğunu konuşalım.
Tıkınırcasına yeme bozukluğu

Tıkınırcasına yeme bozukluğu (binge eating disorder) son yıllarda giderek artan yeme bozukluklarından biridir. Dünya çapında insanların yaklaşık %2’sini etkiler ve yüksek kolesterol seviyeleri, diyabet gibi kötü beslenmeyle tetiklenen ek sağlık sorunlarına neden olabilir. Yeme bozuklukları sadece besinler ve besinlere bakış açısı ile ilgili değildir. Bu yüzden psikiyatrik bozukluklar olarak kabul edilirler. Belki bir sınav stresi, belki ailenizle yaşadığınız bir anlaşmazlık, çektiğiniz bir aşk acısı ya da arkadaşlarınızla ettiğiniz büyük bir kavga gibi sizi üzen bir sorunla karşılaştığınızda, kaygı veya depresyon gibi başka bir psikolojik durumla başa çıkma yolu olarak geliştirilebilirler. Bu yazımızda tıkınırcasına yeme sendromunun semptomlarını, nedenlerini ve sağlık risklerini anlatırken bu durumum üstesinden gelmek için neler yapılabileceğinden bahsedeceğiz.

Tıkınırcasına yeme bozukluğu nedir?

Tıkınırcasına yeme bozukluğuna sahip insanlar aç olmasalar bile kısa sürede çok fazla yemek yiyebilirler. Duygular bu süreçte etkin rol oynar ve aşırı yeme sürecini tetikler. Kişiler tıkınma nöbetleri sırasında rahatlayarak duygularını kontrol altına alırlar ancak genellikle daha sonra utanç ve pişmanlıkla karşı karşıya kalırlar. Aynı şekilde aşırı yeme, vücut şekli ve kiloları konusunda oldukça rahatsız ve mutsuz hissederler.

Tıkınırcasına yemenin teşhis edilmesi için aşağıdaki semptomlardan üç veya daha fazlası mevcut olmalıdır:

  • Normalden çok daha hızlı yemek
  • Açlık hissetmeden aşırı miktarlarda yemek
  • Utanç duygusu nedeniyle yalnız yemek
  • Yemeğin ardından suçluluk hissetmek
  • Vücudu rahatsız edecek kadar dolana kadar yemek

Tıkınırcasına yeme bozukluğuna ne sebep olur?

Aşırı yemek yeme olayı stres, diyet, vücut ağırlığı veya vücut şekli ile ilgili olumsuz duygular, yiyeceğin mevcudiyeti veya can sıkıntısı ile tetiklenebilir. Yeme bozukluklarının nedenleri kesin olarak tespit edilememekle birlikte çeşitli birçok risk faktörü olduğu bilinmektedir.

Genetik. Tıkınırcasına yeme bozukluğuna sahip bireylerin, beyinde ödül sistemini etkinleştirmekten ve zevk duygularından sorumlu bir kimyasal olan dopamine duyarlılığı artmış olabilir. Ayrıca bozukluğun kalıtsal olduğuna dair güçlü kanıtlar bulunmaktadır.

Cinsiyet. Kadınlarda erkeklerden daha yaygındır. Amerika Birleşik Devletleri'nde yapılan araştırmaya göre kadınların % 3.6'sı, erkeklerin % 2.0'ı yaşamlarının bir noktasında tıkınırcasına yeme (binge eating disorder) tanısı almaktadır. Bu durumun altta yatan biyolojik faktörlerden kaynaklandığı düşünülmektedir. Bununla birlikte erkekler arasında diğer yeme bozukluklarından daha yaygındır.

Beyindeki değişiklikler. Bu bozuklukla başa çıkan kişilerin beyin yapısında, gıdaya daha fazla tepki ve daha az kendini kontrol duygusu ile sonuçlanan değişiklikler olabileceğine dair göstergeler vardır.

Vücut ölçüsü. Bireylerin yaklaşık %50'sinde obezite vardır ve bariatrik cerrahi isteyen hastaların %25-50'si tıkınırcasına yeme kriterlerini karşılamaktadır. Kilo problemleri bozukluğun hem nedeni hem de sonucu olabilir.

Beden imajı. Tıkınırcasına yeme bozukluğuna sahip insanlar genellikle çok olumsuz bir vücut imajına sahiptir. Vücut memnuniyetsizliği, sürekli çok düşük kalorili diyet uygulamaları ya da aşırı yeme, bozukluğun gelişimine katkıda bulunur.

Çok fazla yemek.Bireyler sıklıkla bozukluğun ilk belirtisi olarak aşırı yemek yeme öyküsü bildirir. Buna çocukluk ve gençlik yıllarında aşırı yemek yeme durumu da dahildir.

Duygusal travma. İstismar, ölüm, bir aile üyesinden ayrılma veya trafik kazası gibi stresli yaşam olayları risk faktörleri arasındadır. Kilo nedeniyle çocukluk döneminde görülen zorbalık da tıkınırcasına yemenin oluşumuna katkıda bulunabilir.

Diğer psikolojik durumlar. Kişilerin yaklaşık % 80'inde fobiler, depresyon, travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), bipolar bozukluk, anksiyete veya madde kullanımı gibi en az bir tane başka psikolojik bozukluk gözlemlenmektedir.

Tıkınırcasına yeme bozukluğu nasıl teşhis edilir?

Doğum günleri, ailecek yapılan iftarlar veya partiler gibi özel günlerde bazı insanlar aşırı yemek yeme eğiliminde olabilir ancak az önce yukarıda listelenen bazı semptomları yaşamasına rağmen tıkınırcasına yemeye (binge eating disorder) sahip oldukları anlamına gelmez.

Bu yeme bozukluğu tipik olarak gençlerde yirmili yaşların başında ortaya çıktığı gibi her yaşta görülebilir. İnsanlar genellikle bu durumun üstesinden gelmek ve besinler ile sağlıklı bir ilişki geliştirmek için desteğe ihtiyaç duyarlar. Tedavi edilmediği takdirde yıllarca sürebilir. Teşhisin kesinleşebilmesi için kişinin en az üç ay boyunca haftada en az bir tıkınırcasına yeme atağı geçirmiş olması gerekir. Şiddeti, haftada 1-3 yeme atağı ile karakterize hafif ve haftada 14 veya daha fazla atak ile karakterize edilen ağır olarak değişir.

Bir başka önemli özellik bir tıkınmayı geri almak için harekete geçmemek. Bu bulimia’nın aksine, bu atağı geçiren kişinin bu durumun kilo alımının önüne geçmesinin önüne geçmek için kusmadığı, müshil almadığı veya aşırı egzersiz yapmadığı anlamına gelir.

Sağlık riskleri nelerdir?

Tıkınırcasına yeme önemli fiziksel, duygusal ve sosyal sağlık riskleriyle ilişkilidir. Bireylerin %50’sinde obezite var olmakla birlikte obezite geliştirmek için de bağımsız bir risk faktörüdür. Bu durum tıkınma atakları sırasında artan kalori alımından kaynaklanmaktadır. Bu yüzden tıkınırcasına yeme sebep olduğu obeziteyle kalp hastalığı, inme, tip 2 diyabet ve kanser riskini artırır. Ek olarak bazı çalışmalar, bu bozukluğa sahip olan ve obez olmayan kişilerin, sahip olmayan aynı ağırlıktaki kişilere oranla bu sağlık sorunlarını geliştirme riskinin daha büyük olduğunu gösteriyor.

Kadınlarda bu durum, doğurganlık problemleri, gebelik komplikasyonları ve polikistik over sendromu (PCOS) gelişimi ile ilişkilidir. BED (binge eating disorder) ile ilişkili diğer sağlık riskleri arasında uyku sorunları, kronik vücut ağrıları, astım ve irritabl bağırsak sendromu (IBS) bulunuyor. Tüm bu sorunlar yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürerek tedaviye yönelmeyi kaçınılmaz hale getiriyor.

Ek olarak, BED'li kişilerin beslenme veya yeme bozukluğu olmayanlara kıyasla yüksek oranda hastaneye yatış, ayakta tedavi ve acil servis ziyaretleri vardır. Bu sağlık riskleri önemli olmakla birlikte, bozukluğu durdurabilecek bir dizi etkili tedavi olduğunu da unutmayalım.

Tıkınırcasına yeme bozukluğu tedavisi

BED için tedavi planı, yeme bozukluğunun nedenlerine ve şiddetine, ayrıca bireysel hedeflere bağlıdır. Tedavi, tıkınırcasına yeme davranışları, fazla kilo, vücut imajı, ruh sağlığı sorunları veya bunların bir kombinasyonunu hedefleyebilir.

Terapi seçenekleri arasında bilişsel davranışçı terapi, kişilerarası psikoterapi, diyalektik davranış terapisi, kilo kaybı terapisi ve ek olarak ilaç tedavisi bulunur. Bunlar bire bir, grup ortamında veya kendi kendine yardım formatında gerçekleştirilebilir. Bazı insanlarda sadece bir tür terapi gerekirken diğerinde doğru uyumu bulana kadar farklı kombinasyonları denemek gerekebilir.

Bilişsel davranışçı terapi

BED için bilişsel davranışçı terapi, yeme, vücut şekli ve kilo ile ilgili olumsuz düşünceler, duygular ve davranışlar arasındaki ilişkileri analiz etmeye odaklanır. Olumsuz duyguların ve kalıpların nedenleri belirlendikten sonra, bireylerin bunları değiştirmelerine yardımcı olacak stratejiler geliştirilebilir.

Özel müdahaleler arasında hedef belirleme, kendi kendine izleme, düzenli yemek kalıplarına ulaşma, benlik ve kilo hakkındaki düşünceleri değiştirme ve sağlıklı kilo kontrol alışkanlıklarını teşvik etme bulunur.

Bilişsel davranışçı terapi bir terapist eşliğinde veya kendi kendine yardım şeklinde ilerletilmektedir. Kendine yardım formatında bireylere bir el kitabı verilir. Buna ek olarak onlara rehberlik etmesi hedefler belirlemesi için uzun aralıklarla terapistle toplantılar ayarlanır. Kendi kendine yardım terapisi genellikle daha ucuz ve daha erişilebilirdir. Kişiye destek sunan web siteleri ve mobil uygulamalar vardır. Tıkınırcasına yeme bozukluğunda en etkili tedavisi bilişsel davranışçı terapi olarak kabul edilmektedir.

Kişilerarası psikoterapi

Kişilerarası psikoterapi (IPT), aşırı yemek yemenin keder, ilişki çatışmaları, önemli yaşam değişiklikleri veya altta yatan sosyal problemler gibi çözülmemiş kişisel sorunlar için başa çıkma mekanizması olduğu fikrine dayanmaktadır. Bu terapide amaç olumsuz yeme davranışı ile ilgili spesifik problemi tanımlamak, kabul etmek ve 12-16 hafta boyunca yapıcı değişikliklerle ilerlemektir. Terapi, ya bir grup formatında ya da bir terapist ile birebir olabilir. Bazen kişilerarası psikoterapiye bilişsel davranışçı terapi de eklenebilir. Bu tedavi şiddetli tıkınırcasına yeme ve düşük benlik saygısına sahip insanlar için özellikle etkili olabilir.

Diyalektik davranış terapisi

Diyalektik davranış terapisi (DBT), aşırı yemek yemeyi, bireylerin başa çıkacak bir yol bulamadığı olumsuz deneyimlere duygusal bir tepki olarak görür. İnsanlara duygusal tepkilerini günlük hayatta olumsuz durumlarla karşılaşmadan başa çıkabilecekleri şekilde düzenlemelerini öğretir. DBT’deki dört temel tedavi alanı dikkat, sıkıntı toleransı, duygu düzenlemesi ve kişilerarası etkililiktir. Ancak DBT tıkınırcasına yeme bozukluğundaki uzun vadeli etkileri belirsiz olduğu kullanımı diğer terapi yöntemlerine göre daha azdır.

Kilo kaybı tedavisi                                                         

Davranışsal kilo kaybı terapisi, insanların kilo vermesine yardımcı olarak, benlik saygısını ve vücut imajını geliştirmeyi, bu sayede aşırı yeme davranışını azaltmayı hedefler. Amaç diyet ve egzersiz konusunda kademeli olarak sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri yapmak ve aynı zamanda gün boyunca yiyecek alımını ve yiyecek hakkındaki düşünceleri kontrol ederek farkındalık sağlamaktır.

Kilo kaybı tedavisi vücut imajını iyileştirip yüksek kilo ile ilişkili sağlık risklerini azaltmaya yardımcı olsa da, aşırı yemek yemeyi durdurmada CPT ve IPT kadar etkili olmadığı gösterilmiştir.

İlaçlar

Tıkınırcasına yemeyi durdurmak için çeşitli ilaç tedavileri de kullanılmaktadır. Bununla birlikte hiçbir güncel ilaç tedavide davranışsal terapiler kadar etkili değildir. Mevcut ilaç tedavileri arasında antidepresanlar, antiepileptik ilaçlar ve hiperaktif bozuklukta kullanılan ilaçlar gösterilebilir.  İştahı, takıntıları ve depresyon belirtilerini azaltarak yaşam kalitesini artırabilirler. Ancak ilaç tedavisine başlamadan önce mutlaka bir uzmanla görüşmeniz gerektiğini unutmayın.

Tıkınmanın üstesinden nasıl gelinir?

Yeme ataklarının üstesinden gelmenin ilk adımı bir doktorla görüşmektir. Doktorunuz tarafından gerekli tanıyı alabilir, bozukluğun şiddetini belirleyebilir ve en uygun tedaviye karar verebilirsiniz. Hangi tedavi stratejisi kullanılırsa kullanılsın, sağlıklı yaşam tarzı ve uygun beslenme programlarıyla desteklemek önemlidir.

İşte bazı yardımcı stratejiler:

Bir yiyecek ve ruh hali günlüğü tutun. Kişisel tetikleyicileri belirlemek, aşırı dürtüleri nasıl kontrol edeceğinizi öğrenmede önemli bir adımdır.

Farkındalık uygulayın. Düşüncelerinizi, duygularınızı ve açlığınızı gözlemleyin. Bu, kendi kendini kontrol etmeyi ve kendini kabul etmeyi sürdürmeye yardımcı olurken, tıkınma tetikleyicilerinin farkındalığını yardımcı olabilir 

Konuşacak birini bulun. Mutluluk artsa da olumsuz duygular paylaştıkça azalır. Bu yüzden kendinize duygularınızı paylaşacak destekçiler arayın.Bir eş, aile, arkadaş veya tıkınırcasına yeme terapi grupları.

Sağlıklı yiyecekler seçin. Protein ve sağlıklı yağlar, düzenli yemekler ve tüm yiyeceklerden oluşan bir diyet, açlığın giderilmesine ve gerekli besinlerin sağlanmasına yardımcı olacak ve aşırı yeme ataklarını azaltmanızı destekleyecektir.

Egzersiz yapmaya başlayın.Egzersiz, kilo kaybını artırmaya, vücut imajını iyileştirmeye, anksiyete semptomlarını azaltmaya ve ruh halini artırmaya yardımcı olarak iyileşme sürecini hızlandırabilir.

Yeterli uyuduğunuzdan emin olun. Uyku eksikliği, daha yüksek kalori alımı ve düzensiz yeme alışkanlıkları ile ilişkilidir. Gecelik en az 7-8 saat uyumaya özen gösterin.

Tıkınırcasına yeme bozukluğu (binge eating disorder) kişinin sağlığını ciddi derecede etkileyen bir yeme bozukluğu olsa da çeşitli tedavi seçenekleri olduğunu unutmayın. Siz veya çevrenizde herhangi biri bu sorunla karşı karşıyaysa öncelikle bunun bir yeme bozukluğu olduğunu ve bir uzmandan yardım almanız gerektiğini kabullenin. İyileşmek, durumu fark etmekle başlar. Fark edin ve hareke geçin. Böylece daha sağlıklı ve daha huzurlu bir hayata ilk adımı atacaksınız, inanın sonrası kolay.

YORUMLAR

Tıkınırcasına yeme bozukluğu
Diyetkolik Diyetisyenim, 13/09/2020


Hiç kendinizi durduramadan sınırsız yeme ataklarıyla karşı karşıya geldiniz mi? Arkasından hissettiğiniz pişmanlıktan bahsetmiyoruz bile. Gelin biraz tıkınırcasına yeme bozukluğunu konuşalım.

Tıkınırcasına yeme bozukluğu (binge eating disorder) son yıllarda giderek artan yeme bozukluklarından biridir. Dünya çapında insanların yaklaşık %2’sini etkiler ve yüksek kolesterol seviyeleri, diyabet gibi kötü beslenmeyle tetiklenen ek sağlık sorunlarına neden olabilir. Yeme bozuklukları sadece besinler ve besinlere bakış açısı ile ilgili değildir. Bu yüzden psikiyatrik bozukluklar olarak kabul edilirler. Belki bir sınav stresi, belki ailenizle yaşadığınız bir anlaşmazlık, çektiğiniz bir aşk acısı ya da arkadaşlarınızla ettiğiniz büyük bir kavga gibi sizi üzen bir sorunla karşılaştığınızda, kaygı veya depresyon gibi başka bir psikolojik durumla başa çıkma yolu olarak geliştirilebilirler. Bu yazımızda tıkınırcasına yeme sendromunun semptomlarını, nedenlerini ve sağlık risklerini anlatırken bu durumum üstesinden gelmek için neler yapılabileceğinden bahsedeceğiz.

Tıkınırcasına yeme bozukluğu nedir?

Tıkınırcasına yeme bozukluğuna sahip insanlar aç olmasalar bile kısa sürede çok fazla yemek yiyebilirler. Duygular bu süreçte etkin rol oynar ve aşırı yeme sürecini tetikler. Kişiler tıkınma nöbetleri sırasında rahatlayarak duygularını kontrol altına alırlar ancak genellikle daha sonra utanç ve pişmanlıkla karşı karşıya kalırlar. Aynı şekilde aşırı yeme, vücut şekli ve kiloları konusunda oldukça rahatsız ve mutsuz hissederler.

Tıkınırcasına yemenin teşhis edilmesi için aşağıdaki semptomlardan üç veya daha fazlası mevcut olmalıdır:

  • Normalden çok daha hızlı yemek
  • Açlık hissetmeden aşırı miktarlarda yemek
  • Utanç duygusu nedeniyle yalnız yemek
  • Yemeğin ardından suçluluk hissetmek
  • Vücudu rahatsız edecek kadar dolana kadar yemek

Tıkınırcasına yeme bozukluğuna ne sebep olur?

Aşırı yemek yeme olayı stres, diyet, vücut ağırlığı veya vücut şekli ile ilgili olumsuz duygular, yiyeceğin mevcudiyeti veya can sıkıntısı ile tetiklenebilir. Yeme bozukluklarının nedenleri kesin olarak tespit edilememekle birlikte çeşitli birçok risk faktörü olduğu bilinmektedir.

Genetik. Tıkınırcasına yeme bozukluğuna sahip bireylerin, beyinde ödül sistemini etkinleştirmekten ve zevk duygularından sorumlu bir kimyasal olan dopamine duyarlılığı artmış olabilir. Ayrıca bozukluğun kalıtsal olduğuna dair güçlü kanıtlar bulunmaktadır.

Cinsiyet. Kadınlarda erkeklerden daha yaygındır. Amerika Birleşik Devletleri'nde yapılan araştırmaya göre kadınların % 3.6'sı, erkeklerin % 2.0'ı yaşamlarının bir noktasında tıkınırcasına yeme (binge eating disorder) tanısı almaktadır. Bu durumun altta yatan biyolojik faktörlerden kaynaklandığı düşünülmektedir. Bununla birlikte erkekler arasında diğer yeme bozukluklarından daha yaygındır.

Beyindeki değişiklikler. Bu bozuklukla başa çıkan kişilerin beyin yapısında, gıdaya daha fazla tepki ve daha az kendini kontrol duygusu ile sonuçlanan değişiklikler olabileceğine dair göstergeler vardır.

Vücut ölçüsü. Bireylerin yaklaşık %50'sinde obezite vardır ve bariatrik cerrahi isteyen hastaların %25-50'si tıkınırcasına yeme kriterlerini karşılamaktadır. Kilo problemleri bozukluğun hem nedeni hem de sonucu olabilir.

Beden imajı. Tıkınırcasına yeme bozukluğuna sahip insanlar genellikle çok olumsuz bir vücut imajına sahiptir. Vücut memnuniyetsizliği, sürekli çok düşük kalorili diyet uygulamaları ya da aşırı yeme, bozukluğun gelişimine katkıda bulunur.

Çok fazla yemek.Bireyler sıklıkla bozukluğun ilk belirtisi olarak aşırı yemek yeme öyküsü bildirir. Buna çocukluk ve gençlik yıllarında aşırı yemek yeme durumu da dahildir.

Duygusal travma. İstismar, ölüm, bir aile üyesinden ayrılma veya trafik kazası gibi stresli yaşam olayları risk faktörleri arasındadır. Kilo nedeniyle çocukluk döneminde görülen zorbalık da tıkınırcasına yemenin oluşumuna katkıda bulunabilir.

Diğer psikolojik durumlar. Kişilerin yaklaşık % 80'inde fobiler, depresyon, travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), bipolar bozukluk, anksiyete veya madde kullanımı gibi en az bir tane başka psikolojik bozukluk gözlemlenmektedir.

Tıkınırcasına yeme bozukluğu nasıl teşhis edilir?

Doğum günleri, ailecek yapılan iftarlar veya partiler gibi özel günlerde bazı insanlar aşırı yemek yeme eğiliminde olabilir ancak az önce yukarıda listelenen bazı semptomları yaşamasına rağmen tıkınırcasına yemeye (binge eating disorder) sahip oldukları anlamına gelmez.

Bu yeme bozukluğu tipik olarak gençlerde yirmili yaşların başında ortaya çıktığı gibi her yaşta görülebilir. İnsanlar genellikle bu durumun üstesinden gelmek ve besinler ile sağlıklı bir ilişki geliştirmek için desteğe ihtiyaç duyarlar. Tedavi edilmediği takdirde yıllarca sürebilir. Teşhisin kesinleşebilmesi için kişinin en az üç ay boyunca haftada en az bir tıkınırcasına yeme atağı geçirmiş olması gerekir. Şiddeti, haftada 1-3 yeme atağı ile karakterize hafif ve haftada 14 veya daha fazla atak ile karakterize edilen ağır olarak değişir.

Bir başka önemli özellik bir tıkınmayı geri almak için harekete geçmemek. Bu bulimia’nın aksine, bu atağı geçiren kişinin bu durumun kilo alımının önüne geçmesinin önüne geçmek için kusmadığı, müshil almadığı veya aşırı egzersiz yapmadığı anlamına gelir.

Sağlık riskleri nelerdir?

Tıkınırcasına yeme önemli fiziksel, duygusal ve sosyal sağlık riskleriyle ilişkilidir. Bireylerin %50’sinde obezite var olmakla birlikte obezite geliştirmek için de bağımsız bir risk faktörüdür. Bu durum tıkınma atakları sırasında artan kalori alımından kaynaklanmaktadır. Bu yüzden tıkınırcasına yeme sebep olduğu obeziteyle kalp hastalığı, inme, tip 2 diyabet ve kanser riskini artırır. Ek olarak bazı çalışmalar, bu bozukluğa sahip olan ve obez olmayan kişilerin, sahip olmayan aynı ağırlıktaki kişilere oranla bu sağlık sorunlarını geliştirme riskinin daha büyük olduğunu gösteriyor.

Kadınlarda bu durum, doğurganlık problemleri, gebelik komplikasyonları ve polikistik over sendromu (PCOS) gelişimi ile ilişkilidir. BED (binge eating disorder) ile ilişkili diğer sağlık riskleri arasında uyku sorunları, kronik vücut ağrıları, astım ve irritabl bağırsak sendromu (IBS) bulunuyor. Tüm bu sorunlar yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürerek tedaviye yönelmeyi kaçınılmaz hale getiriyor.

Ek olarak, BED'li kişilerin beslenme veya yeme bozukluğu olmayanlara kıyasla yüksek oranda hastaneye yatış, ayakta tedavi ve acil servis ziyaretleri vardır. Bu sağlık riskleri önemli olmakla birlikte, bozukluğu durdurabilecek bir dizi etkili tedavi olduğunu da unutmayalım.

Tıkınırcasına yeme bozukluğu tedavisi

BED için tedavi planı, yeme bozukluğunun nedenlerine ve şiddetine, ayrıca bireysel hedeflere bağlıdır. Tedavi, tıkınırcasına yeme davranışları, fazla kilo, vücut imajı, ruh sağlığı sorunları veya bunların bir kombinasyonunu hedefleyebilir.

Terapi seçenekleri arasında bilişsel davranışçı terapi, kişilerarası psikoterapi, diyalektik davranış terapisi, kilo kaybı terapisi ve ek olarak ilaç tedavisi bulunur. Bunlar bire bir, grup ortamında veya kendi kendine yardım formatında gerçekleştirilebilir. Bazı insanlarda sadece bir tür terapi gerekirken diğerinde doğru uyumu bulana kadar farklı kombinasyonları denemek gerekebilir.

Bilişsel davranışçı terapi

BED için bilişsel davranışçı terapi, yeme, vücut şekli ve kilo ile ilgili olumsuz düşünceler, duygular ve davranışlar arasındaki ilişkileri analiz etmeye odaklanır. Olumsuz duyguların ve kalıpların nedenleri belirlendikten sonra, bireylerin bunları değiştirmelerine yardımcı olacak stratejiler geliştirilebilir.

Özel müdahaleler arasında hedef belirleme, kendi kendine izleme, düzenli yemek kalıplarına ulaşma, benlik ve kilo hakkındaki düşünceleri değiştirme ve sağlıklı kilo kontrol alışkanlıklarını teşvik etme bulunur.

Bilişsel davranışçı terapi bir terapist eşliğinde veya kendi kendine yardım şeklinde ilerletilmektedir. Kendine yardım formatında bireylere bir el kitabı verilir. Buna ek olarak onlara rehberlik etmesi hedefler belirlemesi için uzun aralıklarla terapistle toplantılar ayarlanır. Kendi kendine yardım terapisi genellikle daha ucuz ve daha erişilebilirdir. Kişiye destek sunan web siteleri ve mobil uygulamalar vardır. Tıkınırcasına yeme bozukluğunda en etkili tedavisi bilişsel davranışçı terapi olarak kabul edilmektedir.

Kişilerarası psikoterapi

Kişilerarası psikoterapi (IPT), aşırı yemek yemenin keder, ilişki çatışmaları, önemli yaşam değişiklikleri veya altta yatan sosyal problemler gibi çözülmemiş kişisel sorunlar için başa çıkma mekanizması olduğu fikrine dayanmaktadır. Bu terapide amaç olumsuz yeme davranışı ile ilgili spesifik problemi tanımlamak, kabul etmek ve 12-16 hafta boyunca yapıcı değişikliklerle ilerlemektir. Terapi, ya bir grup formatında ya da bir terapist ile birebir olabilir. Bazen kişilerarası psikoterapiye bilişsel davranışçı terapi de eklenebilir. Bu tedavi şiddetli tıkınırcasına yeme ve düşük benlik saygısına sahip insanlar için özellikle etkili olabilir.

Diyalektik davranış terapisi

Diyalektik davranış terapisi (DBT), aşırı yemek yemeyi, bireylerin başa çıkacak bir yol bulamadığı olumsuz deneyimlere duygusal bir tepki olarak görür. İnsanlara duygusal tepkilerini günlük hayatta olumsuz durumlarla karşılaşmadan başa çıkabilecekleri şekilde düzenlemelerini öğretir. DBT’deki dört temel tedavi alanı dikkat, sıkıntı toleransı, duygu düzenlemesi ve kişilerarası etkililiktir. Ancak DBT tıkınırcasına yeme bozukluğundaki uzun vadeli etkileri belirsiz olduğu kullanımı diğer terapi yöntemlerine göre daha azdır.

Kilo kaybı tedavisi                                                         

Davranışsal kilo kaybı terapisi, insanların kilo vermesine yardımcı olarak, benlik saygısını ve vücut imajını geliştirmeyi, bu sayede aşırı yeme davranışını azaltmayı hedefler. Amaç diyet ve egzersiz konusunda kademeli olarak sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri yapmak ve aynı zamanda gün boyunca yiyecek alımını ve yiyecek hakkındaki düşünceleri kontrol ederek farkındalık sağlamaktır.

Kilo kaybı tedavisi vücut imajını iyileştirip yüksek kilo ile ilişkili sağlık risklerini azaltmaya yardımcı olsa da, aşırı yemek yemeyi durdurmada CPT ve IPT kadar etkili olmadığı gösterilmiştir.

İlaçlar

Tıkınırcasına yemeyi durdurmak için çeşitli ilaç tedavileri de kullanılmaktadır. Bununla birlikte hiçbir güncel ilaç tedavide davranışsal terapiler kadar etkili değildir. Mevcut ilaç tedavileri arasında antidepresanlar, antiepileptik ilaçlar ve hiperaktif bozuklukta kullanılan ilaçlar gösterilebilir.  İştahı, takıntıları ve depresyon belirtilerini azaltarak yaşam kalitesini artırabilirler. Ancak ilaç tedavisine başlamadan önce mutlaka bir uzmanla görüşmeniz gerektiğini unutmayın.

Tıkınmanın üstesinden nasıl gelinir?

Yeme ataklarının üstesinden gelmenin ilk adımı bir doktorla görüşmektir. Doktorunuz tarafından gerekli tanıyı alabilir, bozukluğun şiddetini belirleyebilir ve en uygun tedaviye karar verebilirsiniz. Hangi tedavi stratejisi kullanılırsa kullanılsın, sağlıklı yaşam tarzı ve uygun beslenme programlarıyla desteklemek önemlidir.

İşte bazı yardımcı stratejiler:

Bir yiyecek ve ruh hali günlüğü tutun. Kişisel tetikleyicileri belirlemek, aşırı dürtüleri nasıl kontrol edeceğinizi öğrenmede önemli bir adımdır.

Farkındalık uygulayın. Düşüncelerinizi, duygularınızı ve açlığınızı gözlemleyin. Bu, kendi kendini kontrol etmeyi ve kendini kabul etmeyi sürdürmeye yardımcı olurken, tıkınma tetikleyicilerinin farkındalığını yardımcı olabilir 

Konuşacak birini bulun. Mutluluk artsa da olumsuz duygular paylaştıkça azalır. Bu yüzden kendinize duygularınızı paylaşacak destekçiler arayın.Bir eş, aile, arkadaş veya tıkınırcasına yeme terapi grupları.

Sağlıklı yiyecekler seçin. Protein ve sağlıklı yağlar, düzenli yemekler ve tüm yiyeceklerden oluşan bir diyet, açlığın giderilmesine ve gerekli besinlerin sağlanmasına yardımcı olacak ve aşırı yeme ataklarını azaltmanızı destekleyecektir.

Egzersiz yapmaya başlayın.Egzersiz, kilo kaybını artırmaya, vücut imajını iyileştirmeye, anksiyete semptomlarını azaltmaya ve ruh halini artırmaya yardımcı olarak iyileşme sürecini hızlandırabilir.

Yeterli uyuduğunuzdan emin olun. Uyku eksikliği, daha yüksek kalori alımı ve düzensiz yeme alışkanlıkları ile ilişkilidir. Gecelik en az 7-8 saat uyumaya özen gösterin.

Tıkınırcasına yeme bozukluğu (binge eating disorder) kişinin sağlığını ciddi derecede etkileyen bir yeme bozukluğu olsa da çeşitli tedavi seçenekleri olduğunu unutmayın. Siz veya çevrenizde herhangi biri bu sorunla karşı karşıyaysa öncelikle bunun bir yeme bozukluğu olduğunu ve bir uzmandan yardım almanız gerektiğini kabullenin. İyileşmek, durumu fark etmekle başlar. Fark edin ve hareke geçin. Böylece daha sağlıklı ve daha huzurlu bir hayata ilk adımı atacaksınız, inanın sonrası kolay.