Bul
App Store Google Play

Diyetkolik'i telefonunda kullan

sitede bul
facebooktwitterlinkedinwhatsappmail
Diyetkolik Diyetisyenim 08.09.2022 11 dakikada okunur
yorumlar
0
kaydet

Uyku apnesi nedir?

Uykularınız kalitesizse ve dinlendiğinizi hissetmiyorsanız uyku apnesiyle baş ediyor olabilirsiniz. Peki nedir bu uyku apnesi?

Uyku apnesi nedir?

Uyku apnesi, kişinin uyurken nefesinin kesilmesi sonucunda meydana gelen ciddi bir uyku bozukluğudur. Bu durum tedavi edilmediğinde  uyurken birçok kez nefes almayı bırakırlar.

Uyku apnesi tedavi edilmediği takdirde yüksek tansiyon, kalp yetmezliği, felç, kardiyomiyopati, diyabet ve kalp krizi gibi çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilir. 

Uyku apnesi olan kişiler gece boyunca birkaç kez uyanabilirler ve uykusu sık sık bölünenler ertesi gün ne yaptıklarını hatırlayamazlar. Bu durum tekrarlayan zaman dilimlerinde bireyde halsizlik ve yorgunluk hissine neden olur.

Yeterince uyuduğunu düşünen ancak yorgun uyanan, gün içinde yavaş ve uykulu uyanan kişilerde uyku apnesi sendromu bulunabilir. 

İki tür uyku apnesi bulunmaktadır. Bunlardan birincisi obstrüktif uyku apnesidir. Bu diğerine göre  daha yaygın olarak görülmektedir. Obstrüktif uyku apnesi, kişi uyurken üst solunum yolu  tekrar tekrar tamamen veya kısmen tıkandığında meydana gelir. Bir apne epizodu sırasında, basınç arttıkça diyafram ve göğüs kasları hava yolunu açmak amacıyla daha fazla çalışır. Çoğu zaman, nefes alma yüksek sesli bir iç çekme veya vücut sarsıntısı ile yeniden başlar. Bunlar, kaliteli bir gece uykusuna engel olabilir. Bununla birlikte hayati organlara giden oksijeni kesebilir ve kalp düzensizliğe yol açabilir. 

İkincisi ise santral uyku apnesidir. Santral uyku apnesinde ise hava yolu tıkalı değildir, ancak  ancak solunum kontrol merkezinde meydana gelen dengesizlik, beyinin kaslara nefes alma sinyalini iletememesine yol açar. Santral uyku apnesi, merkezi sinir sisteminin ne kadar iyi çalıştığı ile ilişkilidir.

Uyku Apnesi Belirtileri Nelerdir? 

Santral ve obstrüktif uyku apnesinin semptomları her zaman aynı olmasa da benzer semptomları bulunmaktadır. Uyku apnesi, çocuklar da dahil olmak üzere her yaştan bireyi etkileyebilir, ancak belirtiler kişinin kaç yaşında olduğuna bağlı olarak farklılık gösterebilir.

Santral ve obstrüktif uyku apnesinde görülen belirtiler şunlardır. 

  • Yüksek sesle horlama  (obstrüktif uyku apnesinde daha sık görülmektedir)

  • Başkaları tarafından görülen uyku sırasında solunum durması atakları (sıklıkla merkezi uyku apnesinde gözlemlenir)

  • Uykudan ani uyanmalar

  • Sabahları baş ağrısı, ağız kuruluğu veya boğaz ağrısı 

  • Uykusuzluk

  • Depresif ruh hali

  • Sinirlilik ve dikkati toplamada güçlük

  • Uyku sırasında huzursuzluk

  • Sık sık idrara kalkma

  • Terleme

  • Reflü

Horlama şikayeti olan çocukların yaklaşık beşte birinde uyku apnesi olabilir, bu nedenle dikkatli olunmalıdır. Çocukların yaklaşık olarak %3'ünde uyku apnesi vardır. Bu sorunu yaşayan ve doğru tedaviyi almayan çocuklar, uyum sağlama yeteneklerini, davranışlarını ve öğrenme yeteneklerini etkileyen belirtiler gösterebilir. Bu şikayetlerden bazıları, dikkat etmede güçlük, okul performansında azalma ve anlamada güçlük çekme bulunur. 

Küçük çocuklarda uyku apnesi gibi rahatsızlık bulunduğu düşünülüyorsa  çocuk uyurken aşağıdaki bazı uyarıcı belirtilerin olup olmadığına bakılabilir. 

  • Horlama ve nefes almakta güçlük çekme

  • Huzursuzluk

  • Boğulur biçimde öksürme  

  • Çok fazla terleme

Çocuklar uyanık olduklarında da farklı belirtiler gösterebilir. Uyku apnesi olan çocuklarda, normal olmayan zamanlarda uykuya dalma, sinirlilik, bademcik veya geniz eti nedeniyle sağlık sorunları yaşama veya yaşıtlarına göre daha yavaş büyüme ve gelişme gibi başka belirtiler de görülebilir. 

Uyku Apnesi Neden Olur?

Obstrüktif uyku apnesi ve santral uyku apnesi farklı nedenlerle ortaya çıkabilir. Boğazın arka bölümündeki kaslar gevşediğinde, obstrüktif  uyku apnesine yol açabilir. Bu kasların asıl görevi yumuşak damağı desteklemek ve küçük dil ile bademciklerin yan kısmında  tutulmasını sağlamaktır. Bu kaslar gevşedikten sonra kişi nefes aldıkça hava yolu küçülür ve tamamen kapanmaya neden olur. Bir kişi yeterince nefes alamadığında oksijeni de tükenmeye başlar. Kandaki oksijen miktarı düştüğünde beyin, kişiyi uyandırmak için sinyaller gönderir. Böylece kişi uyanarak hava yollarını açabilir. Bireyler genellikle sadece kısa bir süre için uyanırlar ve daha sonra bu zamanı hatırlamakta zorluk çekerler. Gece boyunca, bu 5 ila 30 kez tekrarlanabilir. Bu durumu yaşayan kişiler derin uykuda olduklarını ve yeterince dinlendiklerini hissetmezler.

Fazla kilolu olmak, kalın boyun çevresi (boyun çevresi 43 cm'den fazla olan erkeklerin uyku apnesi olma olasılığı daha yüksektir), erkek cinsiyet, solunum yollarının dar olması, uyku hapı veya sakinleştirici kullanmak, alkol almak, sigara içmek, burun tıkanıklığına sahip olmak, ailede uyku apnesi olması gibi faktörler obstrüktif uyku apnesinin sebepleri arasında bulunmaktadır. 

Daha az sıklıkla meydana gelen santral uyku apnesi, beyinden solunumu kontrol eden kaslara giden sinyaller doğru şekilde ulaşmadığında ortaya çıkar. Bu tip apnede solunum fonksiyonu kısa bir süre durur ve kişi nefes darlığı hissederek uyanır. Santral uyku apnesi, obstrüktif uyku apnesinden farklıdır, çünkü ensefalit,  beyin felci, beyin sapı ile ilgili problemler, kalp hastalığı ve narkotik ağrı kesici kullanımı gibi nedenlerden kaynaklanır.

Uyku Apnesi Kimlerde Görülür?

Uyku apnesi her yaşta ve her cinste görülebilen bir durumdur. Kadınların üst solunum yollarındaki kaslar, bir erkeğinkinden farklı olduğundan, kadınlarda uyku apnesi erkeklere göre daha az görülür. Çocuklarda geniz eti veya bademcik yapısının büyüklüğü sebebiyle uyku apnesi görülebilir. 

Uyku apnesi, kişinin nefes alma şekline bağlı olarak uykuya dalarken, uyandığında veya rüya gördüğü sırasında ortaya çıkabilir.

Alkol veya sigara bağımlılığı, yanlış pozisyonda uyumak, fazla kilolu olmak, alt çenenin tam gelişmemiş olması veya boyun yüksekliği kısa olan kişilerde uyku apnesi olma olasılığı daha yüksektir. Ayrıca alerji ilaçları, antihistaminikler, kas gevşeticiler veya sakinleştiriciler kullanan kişilerde uyku apnesinin görülme sıklığı daha fazladır. 

Uyku Apnesi için Hangi Doktora Gidilir?

Uyku apnesi genellikle kulak burun boğaz uzmanları tarafından fark edilir. Uyku sırasında horlayan veya nefes almakta güçlük çeken kişilerin sıklıkla önce bir kulak burun boğaz uzmanına giderler. Kulak burun boğaz doktoru hastanın uyku apnesi olduğunu düşünürse hastayı önce nöroloğa sonra da uyku laboratuvarına gönderir.

Nörologlar uyku apnesi konusunda gerekenleri uygular. Hastayı uyku laboratuvarına göndererek, uyku apnesi veya başka bir uyku sorunu olup olmadığını anlayarak kolay bir şekilde teşhis edilebilir. 

Uyku Apnesi Nasıl Önlenir?

Uyku apnesinin oluşmasını önlemek için basit adımlar izlenebilir. Uyku apnesi için değiştirilebilecek en önemli risk faktörü aşırı kilolu olmaktır. Kilo vermek uyku apnesi semptomları yarıya indirilebilir. Ayrıca alkol ve uyku haplarından uzak durmak, sigarayı bırakmak ve sırt üstü uyumamak da kendini daha iyi hissetmeyi sağlayabilir. Horlamayı durduran ve burnu açık tutan spreyler veya lastik bantlar uyku apnesini tedavi etmek için yeterli değildir.

Aşağıda uyku apnesini önlemek için yapılacakların listesi verilmiştir. 

  • Kilo kaybı: Kilo alımı uyku apnesinin ana nedenidir. Kilo almak daha çok horlamaya ve bir süre sonra nefes nefese uyanmaya neden olur. Kilo aldıkça horlama kötüleşir. Ancak kişi istediği halde kilo veremiyorsa ya da birden çok fazla kilo verip daha sonra kısa sürede geri alıyorsa bu uyku apne hastalığının bir belirtisi olabilir.

  • Burun ve boğazı kontrol ettirmek: Burun etleri büyüklüğü, burun kıkırdak eğriliğ, büyk bademcik ve geniz eti burun ve boğazda tıkanıklık sebeplerinden biridir. Küçük cerrahi işlemler kullanılarak solunum yolunu açmak, hem sağlık açısından hem de uyku kalitesi açısından büyük fayda sağlıyor. Bu nedenle de en kısa sürede Kulak burun boğaz hekimine başvurulmalıdır. 

  • Yorgun uyumaktan kaçınmak: Yorgunluktan dolayı kaslar çok gevşer, bu da bütün gece horlamaya neden olabilir. Bu nedenle, kişi kendini çok yorgun hissettiğinde, yatmadan önce 30 dakika ila bir saat koltukta oturarak dinlenmeli ve sonra uyumaya çalışmalıdır. 

  • Alkol tüketmemek: Alkol kullanımı horlamayı tetikler. Özellikle yatmadan önce midede alkol içilmemelidir. Alkol tüketildiğinde tüm kaslar gevşer ve bu da horlamaya yol açar.

  • Spor yapmak: Sporla bütün vücut kaslarının esnekliğini artırır. Kaslar esnekliğinde kaybettiğinde boğaz kendi kendini tıkayacak hale geliyor. Egzersiz yapan bireylerde uyku apnesi daha az görülür.  

  • İlaçları saatinde almak: Uyku ilaçları horlamayı arttırır. Bu etkisi nedeniyle de uyku apnesine sahip kişilerin uyku ilacı kullanmaması tavsiye edilir.  

  • Doğru yastık seçimi: Uyku apnesinin önlenmesinde uygun yastık seçimi önemlidir. Sırt üstü yatıldığında kişi horluyorsa yan yatmaya çalışmalıdır. 

Uyku Apnesi Tehlikeli midir?

Uyku apnesi tedavi edilmediği takdirde ciddi etkileri olabilen bir hastalıktır. Uyumakta güçlük çeken kişilerin en kısa sürede bir uzmana danışmaları gerekmektedir.  Uyku apnesi tedavi edilmediğinde kalp krizi, felç, geceleri kan basıncında ani yükselmeler ve kalp ritminde sorunlara neden olabilir. Bunlara ek olarak uyku apnesinin vücuda etkileri şu şekildedir. 

Solunum sistemi: Uyku apnesi, uyurken vücudun yeterli oksijen almasını engelleyebilir. Bu da astım ve kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) semptomlarını daha da kötüleştirebilir. Tüm bunlar egzersiz yaparken nefes almakta veya normalden daha fazla enerji kullanmakta zorluğa yol açabilir. 

Endokrin sistemi: Uyku apnesi olan kişilerde, hücrelerin insülin hormonuna yanıt vermediği bir durum olan insülin direnci geliştirme olasılığı daha yüksektir. Hücreler yeterince insülin alamadığında, kan şekeri seviyesi yükselir ve tip 2 diyabet gelişebilir. Uyku apnesi ayrıca metabolik sendrom, yüksek tansiyon, yüksek LDL kolesterol seviyeleri, yüksek kan şekeri seviyeleri ve kalp hastalığı gibi bir grup risk faktörü ile ilişkilidir. 

Sindirim sistemi: Uyku apnesi olan kişilerin normalden daha yüksek karaciğer yağlanması, karaciğer skarlaşması ve karaciğer enzim seviyelerine sahip olma olasılığı daha yüksektir. Uyku apnesi ayrıca mide ekşimesi ve gastroözofageal reflü hastalığının diğer semptomlarını daha da kötüleştirebilir ve bu da uyumayı zorlaştırabilir.

Dolaşım ve kalp sistemleri: Obezite ve yüksek tansiyon, kalbe baskı yapan uyku apnesiyle ilişkilidir. Bu hastalığa sahip kişilerin düzensiz kalp atışına sahip olma olasılığı daha yüksektir. Bu da felç geçirme olasılığını artırabilir. Uyku apnesi bulunan kişilerde kalp yetmezliği olma olasılığı daha yüksektir.

Üreme sistemi: Uyku apnesi, cinsel isteksizliği ve doğurganlığı etkileyebilir. 

Uyku Apnesi Tedavisi Nasıl Olur? 

Uyku apnesini tedavi etmek için yapılacak ilk şey kişi obezite ise kilo vermektir. Üst solunum yollarında çok fazla anatomik darlık varsa, hasta bir kulak burun boğaz uzmanı tarafından ameliyat gerekip gerekmediğine bakılmalıdır. 

Bunlardan biri de bipolar radyofrekans termoterapi ve plazma ile cerrahi tedavi olarak da adlandırılan Celon yöntemidir. Horlama ve uyku apnesinin tedavisinde ameliyatın başarısı, hastanın ameliyat için uygun bir aday olup olmamasına ve ameliyat sırasında kullanılan cihazlarla ilişkilidir. Ameliyatta kullanılan aletlerin dokulara çok fazla zarar vermemesi ve bunun ameliyat sonrasında hastanın daha az ağrı hissetmesinde oldukça önemlidir. 

Uyku apnesi cihazları bu rahatsızlığın tedavisinde kullanılmaktadır. Gelişmiş uyku apnesi olan kişileri tedavi etmek için pozitif hava basıncı (CPAP) tedavisi kullanılmalıdır. Tedavinin ne kadar işe yaradığına ve hastanın tercihine bağlı olarak ya otomatik ayarlarda değişiklik yapılarak ya da basıncı sabit tutan bir cihaza geçilerek hasta izlenmelidir. 

Bir  ağız içi aparey ile dilin geriye düşmesini ve üst hava yolunu tıkamasını önlemek için alt çene ileri hareket ettirilebilir. Bu, uyku apnesi makinesi olarak da adlandırılan CPAP makinesini kullanmakta sorun yaşayan kişiler için faydalı olmaktadır.

Uyku apnesi, hava yolunu her zaman açık tutmak için basınçlı hava üfleyen makineler kullanılarak tedavi edilmektedir. Uyku apnesi maskesi olarak da adlandırılan pozitif hava yolu basıncı (PAP) cihazları, kişi uyurken üst solunum yollarını açık tutarak uyku apnesini engellemeyi sağlar.

Geceleri yüze sıkı bir şekilde oturan bir silikon maske aracılığıyla basınçlı hava veren bu cihazlardan hasta ilk başta rahatsızlık duyabilir. Ancak sabah uyandığında uykusunu almış ve kendini dinlenmiş hisseden kişiler cihaza alışmakta genellikle zorluk çekmezler. 

Hasta için hangi cihazın en iyi sonucu verdiğini görmek ve uyku apnesinin ortadan kalktığından veya en azından çok daha az sıklıkta olduğundan emin olmak için uyku laboratuvarında ikinci bir geceye ihtiyaç duyulmaktadır. Uyku apnesi cihazla tedavi edildikten sonra kişiler tekrar daha iyi bir yaşam kalitesine sahip olmaktadır. 

Uyku Apnesi Hastaları Nasıl Beslenmeli?

Uyku apnesi ve uyku bozukluğundan kurtulmak için beslenme ve yaşam tarzında değişiklik yapmak gereklidir. Vücut ağırlığını ve yağ oranı sağlıklı ve optimal düzeye getirmek daha iyi uyumaya yardımcı olur. Bu, sağlıklı bir diyet izleyerek ve doğru miktarda egzersiz ile gerçekleştirilebilir. Diyetin amacı, kas kütlesini korumak veya kazanmak ve vücuttaki yağ miktarını azaltmak olmalıdır.  

Uyku apnesi yaşayan kişilerin hem uyku hem de vücut sağlığı için uyku ile yemek arasında 4 ila 5 saat bırakması gerekmektedir. Gece geç saatlerde yemek yemek uyku apnesi ve horlamayı tetikledinden gece yatmadan hemen önce yemek yemekten uzak durulmalıdır. Bununla birlikte yemekten sonra gece boyunca meyve, kuruyemiş ve tatlı tüketiminden de kaçınılmalıdır. Ayrıca geç saatte çay, alkol, kahve ve gazlı içecekler tüketilmemelidir.


 
facebook twitter linkedin whatsappmail

Yorumlar

Henüz yorum yok.

Bu Kategoriden Diğer Yazılar

İlgini Çekebilir