Vitamin ve minerallerin ruh sağlığımıza etkileri

Diyet 02.04.2020

Nasıl ki organlarımız, kaslarımız ve iskeletimizdeki hücrelerin yenilenmesi için vitamin, mineral, yağ asitleri ve amino asitlere ihtiyacımız varsa aynı durum beynimiz için de geçerlidir.
Vitamin ve minerallerin ruh sağlığımıza etkileri

Vitaminleri katkı olarak multivitamin şeklinde almaktansa diyetimizi düzenleyip beslenme yoluyla almak çok daha faydalı. Metabolizmanın besinleri doğru parçalayamadığı durumlarda tablet vitaminlere yönelmek gerekir. Multivitamin ürünlerini kullananlar için de elbette yine beslenme yoluyla desteklenmesi gerektiğini hatırlatalım.

Yetersiz beslenme psikolojimizin düşmanı

Yediğimiz yiyeceklerin besin değerlerini önemsemek gerekli. Yetersiz beslenme zihinsel sağlığı ciddi şekilde etkileyebilir. Kişiye göre vitamin ve mineral emilimi değişkenlik gösterir. Besleyici nitelikleri yetersiz diyetlerle sinir sisteminin desteklenememesi hafif depresyonlara neden olabildiği gibi yıkıcı psikolojik rahatsızlıklara da sebep olabilir.

Sıkça görülen psikolojik sorunlar nelerdir?

Yetersiz beslenme sonucunda ortaya çıkan psikolojik rahatsızlıklar arasında en sık karşılaşılanlar stres yönetememe, aşırı kaygı ve sinirlilik hali, düşük mental enerji, konsantrasyon sorunları. Doktorlar ve beslenme uzmanlarının yiyecekler ile ruh hali arasındaki ilişki üzerine araştırmaları sürüyor. Beyin ve sinir sistemini destekleyen başlıca vitamin ve minerallerin ruh sağlığımıza etkilerini artırmak için düzenli olarak tüketilmesini öneriyorlar.

D vitamini

Yağda çözünen D vitamini, nöronların sentezlenmesini ve korunmasını sağlayan binden fazla geni düzenler. Uyanıklık, motivasyon, hafıza ve zevki etkileyen bölgelerde D vitamini reseptörleri bulunur. Kendimizi iyi hissetmemizi sağlayan, serotonin ve oksitosin gibi kimyasalları üreten genler de yine D vitamini ile düzenlenir.

Ruh halini dengede tutmaya ve uykuyu düzenlemeye yardımcı olan D vitamini, beyin hücrelerini ve sinir sistemini ayakta tutmak gibi çok önemli bir görevi üstlenir. D vitamini eksikliğinde depresyon, anksiyete, sinirlilik ve yorgunluk görülür. En zengin D vitamini kaynakları arasında süt ve süt ürünleri, morina, somon, ton balığı gibi yağlı balıklar, yumurtanın sarısı, tahıllar ve maydanozu sayabiliriz.

B12 vitamini

Nöron oluşumuna yardımcı olmanın yanı sıra serotonin, dopamin gibi ruh halini yükselten kimyasalları ve norepinefrin gibi stresi düzenleyen hormonları düzenler. B12’nin asıl benzersiz özelliği vücudu depresyonun nedeninden temizlemesi; araştırmaların depresyona sebep olduğunu belirledikleri homosistein adındaki bir nörotoksini vücuttan atabilmesi. B12 eksikliğinin semptomları yorgunluk, beyin sisi, uyuşma, karıncalanma ve nefes darlığı olarak kendini gösterir. En zengin B12 vitamini kaynakları; Karaciğer ve dalak gibi sakatatlar, kabuklu deniz ürünleri, Süt ve süt ürünleri ile uskumru ve ton balığıdır.

B6 vitami

Vücudumuzun B6 vitamini ihtiyacının çok büyük bir bölümü beyin hücrelerinden gelir, bedenimizin tamamının 100 katı B6’yı beynimiz kullanır. B6 sayesinde serotonin, dopamin başta olmak üzere iyi kimyasalları salgılayabiliriz.Tıpkı B12 gibi B6 da homosistein seviyesini kontrol altına alır, zihnin dengeli olmasını sağlar. B6 eksikliğinde böbrek hastalıkları baş gösterebilir. En zengin B6 kaynakları; kepekli tahıllar, kuru nane, kekik ve acı biber başta olmak üzere kurutulmuş baharatlar, sarımsak, derin deniz balıkları, fındık ve Antep fıstığıdır.

Magnezyum

Doğanın ruh hali düzenleyicisi olarak nam salan magnezyum strese karşı beynin direncini  artırır. Magnezyum eksikliği çok sık rastlanmaz ancak böyle bir durumda yorgunluk, bulantı, iştah kaybı ve ani ruh değişiklikleri görülebilir. En zengin magnezyum kaynakları; koyu yapraklı yeşil bitkiler, tam tahıllı ürünler, baklagiller, sert kabuklu yemişler ve muz, nar, ayva, karpuz başta olmak üzere pek çok meyve sayılabilir.

Çinko

Beyin faaliyetlerinin çalışır durumda olmasını sağlayan çinko, B6 vitamininin de işini en iyi şekilde yaparak serotonin ve dopamin salgılanması için çalışır. Çinko eksikliği hamile ve emziren kadınlarda, vejeteryanlarda ve mide rahatsızlıkları yaşayanlarda görülebilir. En zengin çinko kaynakları; hindi ve kuzu eti, yengeç ve ıstakoz, yer fıstığı ve kabak çekirdeği kakao, kefir ve yoğurt, fasulyedir.

Demir

Vücudun oksijen dolaşımı sağlayan demir, beyindeki kimyasalların da önemli bileşenlerinden biridir. Demir eksikliği için kadınlar, özellikle ileri yaşlarda risk grubundadırlar, ayrıca veganlarda da demir eksikliği görülebilir. Demir eksikliğinde yorgunluk, konsantrasyon bozukluğu ve baş dönmesi görülebilir. En zengin demir kaynakları; kırmızı et, süt ve süt ürünleri, pekmez, yeşil sebzeler, kuru baklagiller ve kuru üzümdür.

Omega 3

DHA ve EPA adı verilen bileşikleri içeren Omega 3, beyin hücrelerinin sağlığı için kritik önem taşır. Beyindeki hücreler arasındaki iletişimin kurulmasını sağlar ve gelişmesine yardımcı olur. Omega 3 eksikliği alerji, kronik susuzluk, yorgunluk ve kuru cilt olarak ortaya çıkar. En zengin Omega 3 kaynakları; yağlı soğuk su balıkları somon, ringa, sardalya, hamsi, çiya, kendir ve keten tohumudur.

Meditasyon yapın, terapiye gidin

Sağlıklı bir zihin için sadece doğru beslenmek yeterli değil, meditasyon gibi rahatlama yöntemlerini kullanabilir, terapiye giderek doğru düşünme yetinizi geliştirebilirsiniz.

Stresi göz ardı etmeyin

Önemsemeyip geçtikçe stres sağlığınızı ciddi anlamda bozmaya başlayabilir. Baş ağrılarından saç kaybına, egzamadan bulantılara kadar çok sayıda hastalığın nedeni stres olabilir.

KAYNAK 

YORUMLAR

Vitamin ve minerallerin ruh sağlığımıza etkileri
Diyetisyen Diyetkolik Diyetisyenim, 02/04/2020


Nasıl ki organlarımız, kaslarımız ve iskeletimizdeki hücrelerin yenilenmesi için vitamin, mineral, yağ asitleri ve amino asitlere ihtiyacımız varsa aynı durum beynimiz için de geçerlidir.

Vitaminleri katkı olarak multivitamin şeklinde almaktansa diyetimizi düzenleyip beslenme yoluyla almak çok daha faydalı. Metabolizmanın besinleri doğru parçalayamadığı durumlarda tablet vitaminlere yönelmek gerekir. Multivitamin ürünlerini kullananlar için de elbette yine beslenme yoluyla desteklenmesi gerektiğini hatırlatalım.

Yetersiz beslenme psikolojimizin düşmanı

Yediğimiz yiyeceklerin besin değerlerini önemsemek gerekli. Yetersiz beslenme zihinsel sağlığı ciddi şekilde etkileyebilir. Kişiye göre vitamin ve mineral emilimi değişkenlik gösterir. Besleyici nitelikleri yetersiz diyetlerle sinir sisteminin desteklenememesi hafif depresyonlara neden olabildiği gibi yıkıcı psikolojik rahatsızlıklara da sebep olabilir.

Sıkça görülen psikolojik sorunlar nelerdir?

Yetersiz beslenme sonucunda ortaya çıkan psikolojik rahatsızlıklar arasında en sık karşılaşılanlar stres yönetememe, aşırı kaygı ve sinirlilik hali, düşük mental enerji, konsantrasyon sorunları. Doktorlar ve beslenme uzmanlarının yiyecekler ile ruh hali arasındaki ilişki üzerine araştırmaları sürüyor. Beyin ve sinir sistemini destekleyen başlıca vitamin ve minerallerin ruh sağlığımıza etkilerini artırmak için düzenli olarak tüketilmesini öneriyorlar.

D vitamini

Yağda çözünen D vitamini, nöronların sentezlenmesini ve korunmasını sağlayan binden fazla geni düzenler. Uyanıklık, motivasyon, hafıza ve zevki etkileyen bölgelerde D vitamini reseptörleri bulunur. Kendimizi iyi hissetmemizi sağlayan, serotonin ve oksitosin gibi kimyasalları üreten genler de yine D vitamini ile düzenlenir.

Ruh halini dengede tutmaya ve uykuyu düzenlemeye yardımcı olan D vitamini, beyin hücrelerini ve sinir sistemini ayakta tutmak gibi çok önemli bir görevi üstlenir. D vitamini eksikliğinde depresyon, anksiyete, sinirlilik ve yorgunluk görülür. En zengin D vitamini kaynakları arasında süt ve süt ürünleri, morina, somon, ton balığı gibi yağlı balıklar, yumurtanın sarısı, tahıllar ve maydanozu sayabiliriz.

B12 vitamini

Nöron oluşumuna yardımcı olmanın yanı sıra serotonin, dopamin gibi ruh halini yükselten kimyasalları ve norepinefrin gibi stresi düzenleyen hormonları düzenler. B12’nin asıl benzersiz özelliği vücudu depresyonun nedeninden temizlemesi; araştırmaların depresyona sebep olduğunu belirledikleri homosistein adındaki bir nörotoksini vücuttan atabilmesi. B12 eksikliğinin semptomları yorgunluk, beyin sisi, uyuşma, karıncalanma ve nefes darlığı olarak kendini gösterir. En zengin B12 vitamini kaynakları; Karaciğer ve dalak gibi sakatatlar, kabuklu deniz ürünleri, Süt ve süt ürünleri ile uskumru ve ton balığıdır.

B6 vitami

Vücudumuzun B6 vitamini ihtiyacının çok büyük bir bölümü beyin hücrelerinden gelir, bedenimizin tamamının 100 katı B6’yı beynimiz kullanır. B6 sayesinde serotonin, dopamin başta olmak üzere iyi kimyasalları salgılayabiliriz.Tıpkı B12 gibi B6 da homosistein seviyesini kontrol altına alır, zihnin dengeli olmasını sağlar. B6 eksikliğinde böbrek hastalıkları baş gösterebilir. En zengin B6 kaynakları; kepekli tahıllar, kuru nane, kekik ve acı biber başta olmak üzere kurutulmuş baharatlar, sarımsak, derin deniz balıkları, fındık ve Antep fıstığıdır.

Magnezyum

Doğanın ruh hali düzenleyicisi olarak nam salan magnezyum strese karşı beynin direncini  artırır. Magnezyum eksikliği çok sık rastlanmaz ancak böyle bir durumda yorgunluk, bulantı, iştah kaybı ve ani ruh değişiklikleri görülebilir. En zengin magnezyum kaynakları; koyu yapraklı yeşil bitkiler, tam tahıllı ürünler, baklagiller, sert kabuklu yemişler ve muz, nar, ayva, karpuz başta olmak üzere pek çok meyve sayılabilir.

Çinko

Beyin faaliyetlerinin çalışır durumda olmasını sağlayan çinko, B6 vitamininin de işini en iyi şekilde yaparak serotonin ve dopamin salgılanması için çalışır. Çinko eksikliği hamile ve emziren kadınlarda, vejeteryanlarda ve mide rahatsızlıkları yaşayanlarda görülebilir. En zengin çinko kaynakları; hindi ve kuzu eti, yengeç ve ıstakoz, yer fıstığı ve kabak çekirdeği kakao, kefir ve yoğurt, fasulyedir.

Demir

Vücudun oksijen dolaşımı sağlayan demir, beyindeki kimyasalların da önemli bileşenlerinden biridir. Demir eksikliği için kadınlar, özellikle ileri yaşlarda risk grubundadırlar, ayrıca veganlarda da demir eksikliği görülebilir. Demir eksikliğinde yorgunluk, konsantrasyon bozukluğu ve baş dönmesi görülebilir. En zengin demir kaynakları; kırmızı et, süt ve süt ürünleri, pekmez, yeşil sebzeler, kuru baklagiller ve kuru üzümdür.

Omega 3

DHA ve EPA adı verilen bileşikleri içeren Omega 3, beyin hücrelerinin sağlığı için kritik önem taşır. Beyindeki hücreler arasındaki iletişimin kurulmasını sağlar ve gelişmesine yardımcı olur. Omega 3 eksikliği alerji, kronik susuzluk, yorgunluk ve kuru cilt olarak ortaya çıkar. En zengin Omega 3 kaynakları; yağlı soğuk su balıkları somon, ringa, sardalya, hamsi, çiya, kendir ve keten tohumudur.

Meditasyon yapın, terapiye gidin

Sağlıklı bir zihin için sadece doğru beslenmek yeterli değil, meditasyon gibi rahatlama yöntemlerini kullanabilir, terapiye giderek doğru düşünme yetinizi geliştirebilirsiniz.

Stresi göz ardı etmeyin

Önemsemeyip geçtikçe stres sağlığınızı ciddi anlamda bozmaya başlayabilir. Baş ağrılarından saç kaybına, egzamadan bulantılara kadar çok sayıda hastalığın nedeni stres olabilir.

KAYNAK