Logo

Yeterli protein almadığınızı haber veren 8 işaret

Diyet 25.03.2020

Kendinizi dinlemek ve vücudunuzu iyi gözlemlemek ortaya çıkabilecek problemleri önceden fark edebilmenin en iyi yolu. Çünkü vücudunuz zaten size işaret gönderiyor. İşte yetersiz protein alımının en yaygın işaretleri.
Yeterli protein almadığınızı haber veren 8 işaret

Vücudu işleyen bir saat, benzinli bir araba ve daha birçok mekanizmaya benzetebiliriz. Ancak şimdi misafirleriniz için büyük bir özenle hazırladığınız tatlıya benzeteceğiz. Nasıl ki bu tatlıya her şeyi ölçüyle koyuyor ve kafanıza göre malzeme eksiltip çıkarttığınızda tadı, kokusu, kıvamı, görüntüsü her şeyi değişiyorsa vücudunuza da ihtiyacı olan besin öğelerini eksik verdiğinizde hissettiğiniz veya hissetmediğiniz bir sürü değişime sebep oluyorsunuz. Cildim niye eskisi gibi parlamıyor? Gelip geçip aynaya bakmamı sağlayan baklavalarım gözden mi kayboluyor? E peki saçlarıma ne oluyor? İşte bu sorular aslında vücudunuzun alarm sistemi. Size nerede hata yaptığınızı anlamanız için uyarı gönderiliyor. Uyarıları dikkate alıp ona daha iyi bakmanın zamanı geldi. Haydi birlikte yetersiz protein alımında vücudun ne gibi sinyaller gönderebileceğini okuyalım.

1.Yemekten kısa bir süre sonra aç hissediyorsunuz

Protein, doygunluk hissinin artmasına ve sindirim yolculuğu uzun olduğu için daha uzun süre tok hissedilmesine katkıda bulunuyor. Eğer kendinizi yemek saatinizden kısa bir süre sonra sık sık mutfağa giderken buluyorsanız bu tabağınızı çok fazla karbonhidratla (özellikle rafine karbonhidratlarla) doldurduğunuzun ve yeteri kadar protein tüketmediğinizin habercisi olabilir. Öğünlerinizde yeterli miktarda protein tüketmek, tokluk hissinizin uzamasına ve isteklerinizi kontrol altında tutmanıza yardımcı olacak. Bu yüzden tabaklarınızı çeşitli besinlerle doldurmaya özen gösterin. Mevsim sebzeleri ve tavuğunuzu fırına verebilir, rengarenk bir salata kasesine balığınızla eşlik edebilir ya da sadece sütünüzün içine yulaf katarak öğünlerinizi protein içeriği bakımından zenginleştirebilirsiniz!

2. Ödem problemi yaşıyorsunuz

Protein alımınız azaldıysa bu açığı karbonhidratla dolduruyor olmanız muhtemel. Buna bağlı olarak el ve ayaklarınızda şişmeler gözlemleyebilirsiniz. Çünkü bir gram karbonhidrat vücudunuzda üç gram suyla birlikte depolanır. Bu yüzden kanınızdaki düşük protein seviyeleri dolayısıyla fazla karbonhidrat tüketimi sıvı tutulmasına neden olarak ödem problemiyle karşılaşmanıza neden olabilir. Vücudunuzu bu şişmelerden korumak için protein tüketiminizi artırmaya ve karbonhidrat tüketiminizi sınırlamaya çalışın.

3. Egzersiz planınız etki göstermiyor

Proteinin en önemli işlevlerinden biri, düzenli egzersiz programlarından sonra kas inşa etmek ve onarmaktır. Ancak protein alımınız çok düşükse, egzersiz planınız tutarlı olsa bile sürekli kas büyümesini ve gelişmesini göremezsiniz. Çünkü diyetinizde yeterli protein yoksa, vücudunuz yağ depolarını kullanmaktan ziyade yakıt için kas kütlesini parçalamaya yönelebilir. Vücut geliştirme seansınızdan maksimum faydayı elde ettiğinizden emin olmak için uzmanlar egzersiz öncesinde ve sonrasında 3: 1 oranında karbonhidrat ve protein tüketmenizi öneriyor. Tabi bu miktarlar egzersiz türüne, süresine ve bireysel özelliklerinize göre değişim gösteriyor. Bununla birlikte egzersiz seansınızdan maksimum bir saat sonra protein alımı, optimum kas sentezi için anahtar olarak nitelendiriliyor. Eğer devamlı egzersiz yapıyor ve sonuç alamıyorsanız bir diyetisyenden beslenme programınızla ilgili görüş almayı düşünebilir ve bu sayede maksimum verime yaklaşabilirsiniz.

4. Yaşla birlikte kas kütlesini kaybediyorsunuz

Her yaşta sürdürdüğünüz hareket düzeyi ve aynı miktarda protein alımı ile orta yaştan sonra kas kaybetmeye mi başladınız? Bu aslında çok normal çünkü araştırmalar yaş aldıkça daha fazla proteine ​​ihtiyacınız olabileceğini gösteriyor. Geçen yılların bakış açımızda meydana getirdiği değişikliklerin yanında tabi vücudumuza da birtakım etkileri oluyor. Bu etkiler çoğu zaman yüzümüzü güldürmese de onlardan kaçmak veya en aza indirmek bizim elimizde. Yaşlanmaktan korkmayın. Sürekli ertelediğimiz ancak aslında çok kolay uygulayabileceğimiz doğru ve yeterli beslenme programları, daha hareketli bir yaşam tarzıyla daha sağlıklı bir siz yaratmak mümkün! Değişimi ertelemeyin.

5.Saçlarınız inceliyor ve dökülüyor

Saç sağlığında rol oynayan birçok faktör olduğu gibi protein yetersizliği de bunlardan biri. Yapılan çalışmalara göre yeterli protein almıyorsanız, vücudunuz 2-3 ay sonra saç uzamasını durdurabilir. Bu yetersizliğin devam ettiği süreçte, saç kaliteniz azalırken ciddi saç kayıplarıyla da karşılaşabilirsiniz. Eğer devam eden bir saç dökülmesi sorunu yaşıyorsanız önce vitamin mineral değerlerinizi kontrol ettirmeye ardından beslenmenizdeki eksikleri tamamlamaya ve protein miktarınızı artırmaya yönelebilirsiniz.

6. Cildinizde meydana gelen yaralar geç iyileşiyor

Protein yalnızca kas gelişimi için önemli değildir. Aynı zamanda sağlıklı cildin kilit noktalarından biridir. Proteinin cilt sağlığında oynadığı rol, yaş ilerledikçe artar. Dermatoloji uzmanları yaşlanma belirtilerini azaltmak için meyveler, sebzeler, sağlıklı yağlarla oluşturulan sağlıklı beslenme programlarında, doğru ve yeterli protein kaynaklarını kullanmanın önemini vurguluyor. Yeterli protein almadığınızda cildinizde bozulmalar, solgun görünüm ve tırnak güçsüzleşmesi gibi sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Ağır vakalarda bu eksiklik yaraların iyileşmemesine bile sebebiyet verebilir. Bu yüzden diyetinize protein kaynaklarını eklemenin yollarını arayın. Çantanıza koyduğunuz bir kutu süt veya kahvaltınıza eklediğiniz bir yumurta yardımcınız olabilir.

7. Vücudunuzda egzersiz sonrası acı hissediyorsunuz

Eğer yoğun bir spor hayatınız varsa ve vücudunuzu spor salonunda hırpalıyorsanız, kendisini onarmasına izin vermek için yeterli besin almanız gerekir. Antrenman sonrası yeterli protein alımı kas kütlesinin artmasını desteklediği gibi kas ağrılarını azaltmaya da yardımcı olacaktır. Protein kaynaklarınızı akşam öğünlerinde toplamak yerine gün içerisine yayarak tüketmeye çalışın. Bu sayede vücudunuza ihtiyaç duyduğu proteini düzenli olarak sağlayacaksınız.

8. Bağışıklığınız düşüyor

Daha sık hastalanmak mı? Maalesef bozulmuş bir bağışıklık sistemi de proteinden yetersiz beslenmeyle ilişkilidir. Vücudunuz enfeksiyonla savaşmak için antikorları kullanır. Bu antikorlar proteinlerdir. Fakat siz vücudunuza protein yakıtını ihtiyaç duyduğu miktarlarda sağlayamadığınızda bütün görevlerinden eksik kaldığı gibi antikor üretimini de azaltacaktır. Yeterli protein almıyorsanız, özellikle yoğun hareketli olduğunuz dönemlerde daha sık hastalandığınızı fark edebilirsiniz. Bu yüzden proteinden yeterli bir beslenme programı, yatağa düştüğünüz günleri azaltmaya yardımcı olur.

Kendinizde meydana gelen değişiklikleri gözlemleyin. Yorgun hissediyorsanız, bedeninizde değişimler fark ediyorsanız, saçlarınız dökülüyorsa, cildiniz kuruyorsa ve hatta mutsuz bile hissediyorsanız bütün bu sorunlar yanlış ve yetersiz beslenme düzeninizden kaynaklanıyor olabilir. Bu yüzden beslenme alışkanlıklarınızı gözden geçirmek size daha sağlıklı bir hayatın kapılarını açacak. O kapıdan adım atmak sadece sizin elinizde!

KAYNAK

YORUMLAR

Yeterli protein almadığınızı haber veren 8 işaret
Diyetisyen Diyetkolik Diyetisyenim, 25/03/2020


Kendinizi dinlemek ve vücudunuzu iyi gözlemlemek ortaya çıkabilecek problemleri önceden fark edebilmenin en iyi yolu. Çünkü vücudunuz zaten size işaret gönderiyor. İşte yetersiz protein alımının en yaygın işaretleri.

Vücudu işleyen bir saat, benzinli bir araba ve daha birçok mekanizmaya benzetebiliriz. Ancak şimdi misafirleriniz için büyük bir özenle hazırladığınız tatlıya benzeteceğiz. Nasıl ki bu tatlıya her şeyi ölçüyle koyuyor ve kafanıza göre malzeme eksiltip çıkarttığınızda tadı, kokusu, kıvamı, görüntüsü her şeyi değişiyorsa vücudunuza da ihtiyacı olan besin öğelerini eksik verdiğinizde hissettiğiniz veya hissetmediğiniz bir sürü değişime sebep oluyorsunuz. Cildim niye eskisi gibi parlamıyor? Gelip geçip aynaya bakmamı sağlayan baklavalarım gözden mi kayboluyor? E peki saçlarıma ne oluyor? İşte bu sorular aslında vücudunuzun alarm sistemi. Size nerede hata yaptığınızı anlamanız için uyarı gönderiliyor. Uyarıları dikkate alıp ona daha iyi bakmanın zamanı geldi. Haydi birlikte yetersiz protein alımında vücudun ne gibi sinyaller gönderebileceğini okuyalım.

1.Yemekten kısa bir süre sonra aç hissediyorsunuz

Protein, doygunluk hissinin artmasına ve sindirim yolculuğu uzun olduğu için daha uzun süre tok hissedilmesine katkıda bulunuyor. Eğer kendinizi yemek saatinizden kısa bir süre sonra sık sık mutfağa giderken buluyorsanız bu tabağınızı çok fazla karbonhidratla (özellikle rafine karbonhidratlarla) doldurduğunuzun ve yeteri kadar protein tüketmediğinizin habercisi olabilir. Öğünlerinizde yeterli miktarda protein tüketmek, tokluk hissinizin uzamasına ve isteklerinizi kontrol altında tutmanıza yardımcı olacak. Bu yüzden tabaklarınızı çeşitli besinlerle doldurmaya özen gösterin. Mevsim sebzeleri ve tavuğunuzu fırına verebilir, rengarenk bir salata kasesine balığınızla eşlik edebilir ya da sadece sütünüzün içine yulaf katarak öğünlerinizi protein içeriği bakımından zenginleştirebilirsiniz!

2. Ödem problemi yaşıyorsunuz

Protein alımınız azaldıysa bu açığı karbonhidratla dolduruyor olmanız muhtemel. Buna bağlı olarak el ve ayaklarınızda şişmeler gözlemleyebilirsiniz. Çünkü bir gram karbonhidrat vücudunuzda üç gram suyla birlikte depolanır. Bu yüzden kanınızdaki düşük protein seviyeleri dolayısıyla fazla karbonhidrat tüketimi sıvı tutulmasına neden olarak ödem problemiyle karşılaşmanıza neden olabilir. Vücudunuzu bu şişmelerden korumak için protein tüketiminizi artırmaya ve karbonhidrat tüketiminizi sınırlamaya çalışın.

3. Egzersiz planınız etki göstermiyor

Proteinin en önemli işlevlerinden biri, düzenli egzersiz programlarından sonra kas inşa etmek ve onarmaktır. Ancak protein alımınız çok düşükse, egzersiz planınız tutarlı olsa bile sürekli kas büyümesini ve gelişmesini göremezsiniz. Çünkü diyetinizde yeterli protein yoksa, vücudunuz yağ depolarını kullanmaktan ziyade yakıt için kas kütlesini parçalamaya yönelebilir. Vücut geliştirme seansınızdan maksimum faydayı elde ettiğinizden emin olmak için uzmanlar egzersiz öncesinde ve sonrasında 3: 1 oranında karbonhidrat ve protein tüketmenizi öneriyor. Tabi bu miktarlar egzersiz türüne, süresine ve bireysel özelliklerinize göre değişim gösteriyor. Bununla birlikte egzersiz seansınızdan maksimum bir saat sonra protein alımı, optimum kas sentezi için anahtar olarak nitelendiriliyor. Eğer devamlı egzersiz yapıyor ve sonuç alamıyorsanız bir diyetisyenden beslenme programınızla ilgili görüş almayı düşünebilir ve bu sayede maksimum verime yaklaşabilirsiniz.

4. Yaşla birlikte kas kütlesini kaybediyorsunuz

Her yaşta sürdürdüğünüz hareket düzeyi ve aynı miktarda protein alımı ile orta yaştan sonra kas kaybetmeye mi başladınız? Bu aslında çok normal çünkü araştırmalar yaş aldıkça daha fazla proteine ​​ihtiyacınız olabileceğini gösteriyor. Geçen yılların bakış açımızda meydana getirdiği değişikliklerin yanında tabi vücudumuza da birtakım etkileri oluyor. Bu etkiler çoğu zaman yüzümüzü güldürmese de onlardan kaçmak veya en aza indirmek bizim elimizde. Yaşlanmaktan korkmayın. Sürekli ertelediğimiz ancak aslında çok kolay uygulayabileceğimiz doğru ve yeterli beslenme programları, daha hareketli bir yaşam tarzıyla daha sağlıklı bir siz yaratmak mümkün! Değişimi ertelemeyin.

5.Saçlarınız inceliyor ve dökülüyor

Saç sağlığında rol oynayan birçok faktör olduğu gibi protein yetersizliği de bunlardan biri. Yapılan çalışmalara göre yeterli protein almıyorsanız, vücudunuz 2-3 ay sonra saç uzamasını durdurabilir. Bu yetersizliğin devam ettiği süreçte, saç kaliteniz azalırken ciddi saç kayıplarıyla da karşılaşabilirsiniz. Eğer devam eden bir saç dökülmesi sorunu yaşıyorsanız önce vitamin mineral değerlerinizi kontrol ettirmeye ardından beslenmenizdeki eksikleri tamamlamaya ve protein miktarınızı artırmaya yönelebilirsiniz.

6. Cildinizde meydana gelen yaralar geç iyileşiyor

Protein yalnızca kas gelişimi için önemli değildir. Aynı zamanda sağlıklı cildin kilit noktalarından biridir. Proteinin cilt sağlığında oynadığı rol, yaş ilerledikçe artar. Dermatoloji uzmanları yaşlanma belirtilerini azaltmak için meyveler, sebzeler, sağlıklı yağlarla oluşturulan sağlıklı beslenme programlarında, doğru ve yeterli protein kaynaklarını kullanmanın önemini vurguluyor. Yeterli protein almadığınızda cildinizde bozulmalar, solgun görünüm ve tırnak güçsüzleşmesi gibi sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Ağır vakalarda bu eksiklik yaraların iyileşmemesine bile sebebiyet verebilir. Bu yüzden diyetinize protein kaynaklarını eklemenin yollarını arayın. Çantanıza koyduğunuz bir kutu süt veya kahvaltınıza eklediğiniz bir yumurta yardımcınız olabilir.

7. Vücudunuzda egzersiz sonrası acı hissediyorsunuz

Eğer yoğun bir spor hayatınız varsa ve vücudunuzu spor salonunda hırpalıyorsanız, kendisini onarmasına izin vermek için yeterli besin almanız gerekir. Antrenman sonrası yeterli protein alımı kas kütlesinin artmasını desteklediği gibi kas ağrılarını azaltmaya da yardımcı olacaktır. Protein kaynaklarınızı akşam öğünlerinde toplamak yerine gün içerisine yayarak tüketmeye çalışın. Bu sayede vücudunuza ihtiyaç duyduğu proteini düzenli olarak sağlayacaksınız.

8. Bağışıklığınız düşüyor

Daha sık hastalanmak mı? Maalesef bozulmuş bir bağışıklık sistemi de proteinden yetersiz beslenmeyle ilişkilidir. Vücudunuz enfeksiyonla savaşmak için antikorları kullanır. Bu antikorlar proteinlerdir. Fakat siz vücudunuza protein yakıtını ihtiyaç duyduğu miktarlarda sağlayamadığınızda bütün görevlerinden eksik kaldığı gibi antikor üretimini de azaltacaktır. Yeterli protein almıyorsanız, özellikle yoğun hareketli olduğunuz dönemlerde daha sık hastalandığınızı fark edebilirsiniz. Bu yüzden proteinden yeterli bir beslenme programı, yatağa düştüğünüz günleri azaltmaya yardımcı olur.

Kendinizde meydana gelen değişiklikleri gözlemleyin. Yorgun hissediyorsanız, bedeninizde değişimler fark ediyorsanız, saçlarınız dökülüyorsa, cildiniz kuruyorsa ve hatta mutsuz bile hissediyorsanız bütün bu sorunlar yanlış ve yetersiz beslenme düzeninizden kaynaklanıyor olabilir. Bu yüzden beslenme alışkanlıklarınızı gözden geçirmek size daha sağlıklı bir hayatın kapılarını açacak. O kapıdan adım atmak sadece sizin elinizde!

KAYNAK