Yazdır

Zayıflık: Ciddi Bir Sağlık Problemi

Çevremizde formda olmak hakkında konuşulduğu zaman çoğu kişinin fazla kilolarından şikayetçi olduğunu gözlemişsinizdir. Çoğunluk aldığı kilolardan, ne yaparsa yapsın zayıflayamamaktan yakınır. Zayıflamayı başaran veya medyadan duyduğu doğru ya da yanlış bilgileri paylaşır çoğu kişi. Zayıf olanlar ise bu sohbetin dışında kalır. Zayıf kişilere gıptayla bakılır. Çoğu kişi zayıflığı şişmanlığa tercih eder. Ancak zayıflık da bir sağlık problemidir ve beraberinde birçok hastalığı beraberinde getirir. Sanılanın aksine kilo almak kilo kaybetmekten daha zorlu bir süreçtir.

Zayıflık Nedir?

Beden kitle indeksinin(boya göre olması gereken ağırlık) 18,5'un altında olması durumuna zayıflık denir. Başka bir deyişle ise boya göre ağırlığın %15-20 altında olması durumuna zayıflık denir. BKI'nin 20'nin altında olması mortalite(ölüm) riskini artırır, hastalıklara direnci azaltır. Organların işlverlerinde sorun oluşmasına neden olur.

Zayıflık Hastalığı Nedenleri Nelerdir? Zayıflık Nasıl Oluşur?

Nasıl ki şişmanlıkta enerji alımı ile enerji harcanması arasında dengesizlik söz konusu ise zayıflığın altında yatan da bu sebep de budur. Eğer kişi besinler yoluyla aldığı enerjiden daha fazlasını harcıyor ise bu kişinin ağırlık kaybetmesine, zayıflamasına neden olur. Enerji alımı ile harcanması arasındaki bu dengesizliğe neden olan şeyler;

  • İştahsızlık, kilo alma korkusu nedeniyle besin alımındaki yetersizlik
  • Aşırı fiziksel aktivite, kişinin gün içinde ağır fiziksel aktivite yapması veya gün içinde çok hareketli olması
  • Alınan besinlerin sindirim, emilim ve vücutta kullanımlarında sorun olması.
  • Kişide barsak parazitleri olması, veya barsak hasarına bağlı olarak sindirilen besinlerin emiliminin gerçekleşmesi ve feçes(dışkı) ile atılması olabilir.
  • Hipertiroid (tiroid bezlerinin aşırı çalışması) ve kanser gibi vücudun enerji harcamasını artırıcı hastalıkların var olma durumu
  • Psikolojik stres zayıflığa neden olabilir.

Zayıflığın vücuda ne gibi olumsuz etkileri vardır?

  • İlk olarak, besin tüketimindeki yetersizlikten kaynaklanıyorsa, vitamin- mineral eksikliğine bağlı olarak bağışıklık sisteminde hasar, sık enfeksiyon geçirme ve geç iyileşme gözlenir.
  • Yeterli enerji alınmamasına bağlı olarak dikkatsizlik, konsantrasyon kaybı, huzursuzluk görülebilir.
  • Derinin altındaki yağ dokusu sağlıklı bireylerde sağlığı koruyucu özellik gösterir. Ancak zayıf bireylerde bu yağ dokusu yok denecek kadar az olduğu için bu işlevi yerine getiremez. Bunun dışında yağ dokusu vücut ısısının korunmasına, düzenlenmesine yardımcıdır. Zayıf kişilerde özellikle yaşlı bireylerde üşüme, vücut ısısını koruyamamaya sık rastlanır.
  • Adet düzensizliği zayıf bireylerde sık rastlanan bir sorundur. Bunun nedeni hormonların yapısında yağ bulunması ve yeterli hormon salgılanamamasıdır. Kansızlık gözlenebilir.
  • Tüm bu etkilerinin dışında Anoreksiya Nervoza'ya gidişi de kolaylaştırır.

Zayıflık tedavi edilebilir mi? Tedavisinde hangi yöntemler izlenmelidir?

Şişmanlığın tedavisinin mümkün olduğu gibi zayıflağın da tedavisi mümkündür. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli şey, zayıflığa neden olan durumların ortadan kaldırılmasıdır. Hastada barsak paraziti var ise gaita(dışkı) testi vererek varlığı doğrulanmalı gerekli ilaç tedavisi yapılmadır. Tiroid hormonlarında sorun olup olmadığı kan testi verilerek kontrol edilmelidir. Kısacası ayrıntılı bir kan, dışkı, idrar tetkikleri ve fizik muayene yapıldıktan sonra beslenme tedavisine geçilmelidir. Eğer kişinin zayıflığı psikolojik kaynaklı ise mutlaka bir uzmandan yardım alınmalıdır.
 
Zayıflığın nedeni tespit edilip, tedaviye başlandıktan sonra kişi diyetisyenden yardım almalı ve kişiye özel diyet programı uygulanmalıdır. Kişinin kendi kendine yapmaya çalıştığı diyetler durumun daha kötüye gitmesine neden olabilir. Uygulanan beslenme programının karbonhidrat, protein ve yağ bakımından dengeli olması gerekmektedir. Dengesiz bir program uygulandığında istenilenin aksine kas dokusu değil yağ dokusu kazanımı gerçekleşebilir. Bu kişinin görüşünde dengesiz bir dağılıma neden olur.

Zayıflık için uygulanan beslenme tedavisinde nelere dikkat edilmelidir?

Diyetisyenin önerdiği miktarlarda besin tüketmeye çalışınız. Hızlı ağırlık kazanımı için acele etmeyiniz. Yavaş aldığınız kiloların daha sağlıklı ve kalıcı olacağını unutmayınız. Aşırı yağlı ve şekerli besinlere yönelmeyiniz.

Sağlıklı Kilo Almak İçin Basit Öneriler

Her durumda geçerli olduğu gibi yeterli ve dengeli beslenin. Diyetinizde size kısa yoldan ağırlık kazandıracağını düşündüğünüz (patates kızartması, cipsler, çikolata, şekerler gibi) besinlere yönelmeyiniz. Bu besinler yağ dokusunda artışa neden olacağı kan yağlarınızda sorun olmasına neden olabilir.

  • Yemeklerinizde kalorisi yoğun olan yiyecekleri tercih edin. Böylece hacim olarak fazla olmayan ama enerji ve besin ögeleri yönünden zengin bir öğün tüketmiş olursunuz. Yemeklerinizde sebze yemeğiniz, tahıl gurubu ürünler(pilav/makarna, ekmek) et yemeklerini ayrı ayrı tüketmek sizi zorluyorsa bunları bir arada tüketebilirsiniz. Sebze yemekleriniz veya çorbalarınıza kıyma ekleyebilirsiniz. Veya çorbalarınız yumurta ile zenginleştirebilirsiniz. Salatalarına ekleyeceğiniz ceviz, zeytin veya peynir ile kalorisini ve içeriğiniz yükseltebilirsiniz. Iştahınız yok ise öğün sayınızı artırın. Az miktarda ama sık tüketerek toplamda almanız gereken enerjiye ulaşabilirsiniz. Ara öğünlerinizde 2 dilim ekmek ve peynirle hazırlacağınız küçük bir sandiviç veya sütlü tatlı üzerine ekleyeceğiniz fındık, badem veya ceviz hem enerji yönünden zengin hem de besin ögesi içeriği bakımından dengeli bir tercih olacaktır.
  • Sıvıları yemeklerle birlikte almak yerine öğün aralarında tüketmek doğru bir tercih olabilir. Böyle mide kapasiteni suyla doldurmamış tüketmeniz gereken yemeklere yer kalmış olur.
  • Kendinize damak tadınıza uygun olarak karışımlar hazırlayabilirsiniz. Evinizde mikser yardımı ile, 1 su bardağı süt, 2-3 adet bisküvi, 5-6 adet fındık veya 2 adet ceviz, 1 top dondurma, 1 tatlı kaşığı bal veya pekmez, 1 adet meyve koyarak bunları sıvı hale getirebilirsiniz. Ayrı ayrı bakıldığında tüketimi zor gibi gözükse de bir bardağının içine sığdığında tüketimi daha kolay olacaktır. Karışımınızı hazırlarken dikkat etmeniz gereken şey, içeriğindeki protein, yağ ve karbonhidratların dengeli olmasıdır. Bu konuda diyetisyeninizden yardım alabilirsiniz.

İştah kaybı varsa neler yapılabilir?

  • Beslenme saatlerinizi düzenleyin ve aynı saatlerde tüketmeye çalışın.
  • Kan şekeri seviyeniz bu saatlere göre düzenleneceği için bir süre sonra belirlediğiniz saat yaklaştığında açlık hissedersiniz. Bu düzeni sağlamak için açlık hissetmenizi beklemeyin, saatinde yemeniz gereken besinleri tüketmeye çalışın.
  • Besin seçimi ve hazırlama aşamalarında mümkün olduğunca yer alın. Böylece açlık merkeziniz uyarılacak, iştahınız artacaktır.
  • Yemek zamanlarınızı daha çekici bir hale getirin. Farkı günlerde değişik masa örtüleri kullanmak, renkli yemek takımları(kırmızı renk iştah artışına neden olur) kullanmak, masayı çiçekler veya mumlarla süslemek daha uzun süre masada kalmanıza, yemekten zevk almanıza ve böylece daha çok yemenize yardımcı olacaktır.
  • Çoğu kişi tek başına yemek yemekten hoşlanmaz, yemekten zevk almaz ve biran önce bitmesini ister. Bu nedenle mümkün oldukça yalnız yemek yememeye çalışınız. Arkadaşlarınız veya ailenizle sohbet ederek, beraber yemek yiyenlerin verdiği şevk ile besin tüketiminizi artırabilirsiniz.
  • Yemek zamanlarında hoş olmayan veya istemediğiniz konuları konuşmaktan kaçının. Yemeklerden önce kısa yürüyüşlere çıkmak iştahınızda artışa neden olabilir.
  • Yemek yemek için farklı ortamlar yaratabilirsiniz. Yeni restoranları deneyebilir, farklı besinleri deneyerek yeme zevkinizi artırabilirsiniz.

Sonuç olarak, zayıflık ciddi boyutları olan bir sağlık sorunudur. Beden kitle indeksinizi irdeleyerek, ağırlık denetiminizi yapınız ve altında yatan nedenleri araştırınız. Ağırlık kazanımı için bir uzmandan yardım alınız ve mutlaka yeterli ve dengeli beslenerek ağırlık kazanımını hedefleyiniz.

Zayıflık: Ciddi Bir Sağlık Problemi
Diyetisyen Yağmur Elmastaş, 12/12/2012


Çevremizde formda olmak hakkında konuşulduğu zaman çoğu kişinin fazla kilolarından şikayetçi olduğunu gözlemişsinizdir. Çoğunluk aldığı kilolardan, ne yaparsa yapsın zayıflayamamaktan yakınır. Zayıflamayı başaran veya medyadan duyduğu doğru ya da yanlış bilgileri paylaşır çoğu kişi. Zayıf olanlar ise bu sohbetin dışında kalır. Zayıf kişilere gıptayla bakılır. Çoğu kişi zayıflığı şişmanlığa tercih eder. Ancak zayıflık da bir sağlık problemidir ve beraberinde birçok hastalığı beraberinde getirir. Sanılanın aksine kilo almak kilo kaybetmekten daha zorlu bir süreçtir.

Zayıflık Nedir?

Beden kitle indeksinin(boya göre olması gereken ağırlık) 18,5'un altında olması durumuna zayıflık denir. Başka bir deyişle ise boya göre ağırlığın %15-20 altında olması durumuna zayıflık denir. BKI'nin 20'nin altında olması mortalite(ölüm) riskini artırır, hastalıklara direnci azaltır. Organların işlverlerinde sorun oluşmasına neden olur.

Zayıflık Hastalığı Nedenleri Nelerdir? Zayıflık Nasıl Oluşur?

Nasıl ki şişmanlıkta enerji alımı ile enerji harcanması arasında dengesizlik söz konusu ise zayıflığın altında yatan da bu sebep de budur. Eğer kişi besinler yoluyla aldığı enerjiden daha fazlasını harcıyor ise bu kişinin ağırlık kaybetmesine, zayıflamasına neden olur. Enerji alımı ile harcanması arasındaki bu dengesizliğe neden olan şeyler;

  • İştahsızlık, kilo alma korkusu nedeniyle besin alımındaki yetersizlik
  • Aşırı fiziksel aktivite, kişinin gün içinde ağır fiziksel aktivite yapması veya gün içinde çok hareketli olması
  • Alınan besinlerin sindirim, emilim ve vücutta kullanımlarında sorun olması.
  • Kişide barsak parazitleri olması, veya barsak hasarına bağlı olarak sindirilen besinlerin emiliminin gerçekleşmesi ve feçes(dışkı) ile atılması olabilir.
  • Hipertiroid (tiroid bezlerinin aşırı çalışması) ve kanser gibi vücudun enerji harcamasını artırıcı hastalıkların var olma durumu
  • Psikolojik stres zayıflığa neden olabilir.

Zayıflığın vücuda ne gibi olumsuz etkileri vardır?

  • İlk olarak, besin tüketimindeki yetersizlikten kaynaklanıyorsa, vitamin- mineral eksikliğine bağlı olarak bağışıklık sisteminde hasar, sık enfeksiyon geçirme ve geç iyileşme gözlenir.
  • Yeterli enerji alınmamasına bağlı olarak dikkatsizlik, konsantrasyon kaybı, huzursuzluk görülebilir.
  • Derinin altındaki yağ dokusu sağlıklı bireylerde sağlığı koruyucu özellik gösterir. Ancak zayıf bireylerde bu yağ dokusu yok denecek kadar az olduğu için bu işlevi yerine getiremez. Bunun dışında yağ dokusu vücut ısısının korunmasına, düzenlenmesine yardımcıdır. Zayıf kişilerde özellikle yaşlı bireylerde üşüme, vücut ısısını koruyamamaya sık rastlanır.
  • Adet düzensizliği zayıf bireylerde sık rastlanan bir sorundur. Bunun nedeni hormonların yapısında yağ bulunması ve yeterli hormon salgılanamamasıdır. Kansızlık gözlenebilir.
  • Tüm bu etkilerinin dışında Anoreksiya Nervoza'ya gidişi de kolaylaştırır.

Zayıflık tedavi edilebilir mi? Tedavisinde hangi yöntemler izlenmelidir?

Şişmanlığın tedavisinin mümkün olduğu gibi zayıflağın da tedavisi mümkündür. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli şey, zayıflığa neden olan durumların ortadan kaldırılmasıdır. Hastada barsak paraziti var ise gaita(dışkı) testi vererek varlığı doğrulanmalı gerekli ilaç tedavisi yapılmadır. Tiroid hormonlarında sorun olup olmadığı kan testi verilerek kontrol edilmelidir. Kısacası ayrıntılı bir kan, dışkı, idrar tetkikleri ve fizik muayene yapıldıktan sonra beslenme tedavisine geçilmelidir. Eğer kişinin zayıflığı psikolojik kaynaklı ise mutlaka bir uzmandan yardım alınmalıdır.
 
Zayıflığın nedeni tespit edilip, tedaviye başlandıktan sonra kişi diyetisyenden yardım almalı ve kişiye özel diyet programı uygulanmalıdır. Kişinin kendi kendine yapmaya çalıştığı diyetler durumun daha kötüye gitmesine neden olabilir. Uygulanan beslenme programının karbonhidrat, protein ve yağ bakımından dengeli olması gerekmektedir. Dengesiz bir program uygulandığında istenilenin aksine kas dokusu değil yağ dokusu kazanımı gerçekleşebilir. Bu kişinin görüşünde dengesiz bir dağılıma neden olur.

Zayıflık için uygulanan beslenme tedavisinde nelere dikkat edilmelidir?

Diyetisyenin önerdiği miktarlarda besin tüketmeye çalışınız. Hızlı ağırlık kazanımı için acele etmeyiniz. Yavaş aldığınız kiloların daha sağlıklı ve kalıcı olacağını unutmayınız. Aşırı yağlı ve şekerli besinlere yönelmeyiniz.

Sağlıklı Kilo Almak İçin Basit Öneriler

Her durumda geçerli olduğu gibi yeterli ve dengeli beslenin. Diyetinizde size kısa yoldan ağırlık kazandıracağını düşündüğünüz (patates kızartması, cipsler, çikolata, şekerler gibi) besinlere yönelmeyiniz. Bu besinler yağ dokusunda artışa neden olacağı kan yağlarınızda sorun olmasına neden olabilir.

  • Yemeklerinizde kalorisi yoğun olan yiyecekleri tercih edin. Böylece hacim olarak fazla olmayan ama enerji ve besin ögeleri yönünden zengin bir öğün tüketmiş olursunuz. Yemeklerinizde sebze yemeğiniz, tahıl gurubu ürünler(pilav/makarna, ekmek) et yemeklerini ayrı ayrı tüketmek sizi zorluyorsa bunları bir arada tüketebilirsiniz. Sebze yemekleriniz veya çorbalarınıza kıyma ekleyebilirsiniz. Veya çorbalarınız yumurta ile zenginleştirebilirsiniz. Salatalarına ekleyeceğiniz ceviz, zeytin veya peynir ile kalorisini ve içeriğiniz yükseltebilirsiniz. Iştahınız yok ise öğün sayınızı artırın. Az miktarda ama sık tüketerek toplamda almanız gereken enerjiye ulaşabilirsiniz. Ara öğünlerinizde 2 dilim ekmek ve peynirle hazırlacağınız küçük bir sandiviç veya sütlü tatlı üzerine ekleyeceğiniz fındık, badem veya ceviz hem enerji yönünden zengin hem de besin ögesi içeriği bakımından dengeli bir tercih olacaktır.
  • Sıvıları yemeklerle birlikte almak yerine öğün aralarında tüketmek doğru bir tercih olabilir. Böyle mide kapasiteni suyla doldurmamış tüketmeniz gereken yemeklere yer kalmış olur.
  • Kendinize damak tadınıza uygun olarak karışımlar hazırlayabilirsiniz. Evinizde mikser yardımı ile, 1 su bardağı süt, 2-3 adet bisküvi, 5-6 adet fındık veya 2 adet ceviz, 1 top dondurma, 1 tatlı kaşığı bal veya pekmez, 1 adet meyve koyarak bunları sıvı hale getirebilirsiniz. Ayrı ayrı bakıldığında tüketimi zor gibi gözükse de bir bardağının içine sığdığında tüketimi daha kolay olacaktır. Karışımınızı hazırlarken dikkat etmeniz gereken şey, içeriğindeki protein, yağ ve karbonhidratların dengeli olmasıdır. Bu konuda diyetisyeninizden yardım alabilirsiniz.

İştah kaybı varsa neler yapılabilir?

  • Beslenme saatlerinizi düzenleyin ve aynı saatlerde tüketmeye çalışın.
  • Kan şekeri seviyeniz bu saatlere göre düzenleneceği için bir süre sonra belirlediğiniz saat yaklaştığında açlık hissedersiniz. Bu düzeni sağlamak için açlık hissetmenizi beklemeyin, saatinde yemeniz gereken besinleri tüketmeye çalışın.
  • Besin seçimi ve hazırlama aşamalarında mümkün olduğunca yer alın. Böylece açlık merkeziniz uyarılacak, iştahınız artacaktır.
  • Yemek zamanlarınızı daha çekici bir hale getirin. Farkı günlerde değişik masa örtüleri kullanmak, renkli yemek takımları(kırmızı renk iştah artışına neden olur) kullanmak, masayı çiçekler veya mumlarla süslemek daha uzun süre masada kalmanıza, yemekten zevk almanıza ve böylece daha çok yemenize yardımcı olacaktır.
  • Çoğu kişi tek başına yemek yemekten hoşlanmaz, yemekten zevk almaz ve biran önce bitmesini ister. Bu nedenle mümkün oldukça yalnız yemek yememeye çalışınız. Arkadaşlarınız veya ailenizle sohbet ederek, beraber yemek yiyenlerin verdiği şevk ile besin tüketiminizi artırabilirsiniz.
  • Yemek zamanlarında hoş olmayan veya istemediğiniz konuları konuşmaktan kaçının. Yemeklerden önce kısa yürüyüşlere çıkmak iştahınızda artışa neden olabilir.
  • Yemek yemek için farklı ortamlar yaratabilirsiniz. Yeni restoranları deneyebilir, farklı besinleri deneyerek yeme zevkinizi artırabilirsiniz.

Sonuç olarak, zayıflık ciddi boyutları olan bir sağlık sorunudur. Beden kitle indeksinizi irdeleyerek, ağırlık denetiminizi yapınız ve altında yatan nedenleri araştırınız. Ağırlık kazanımı için bir uzmandan yardım alınız ve mutlaka yeterli ve dengeli beslenerek ağırlık kazanımını hedefleyiniz.

Caferağa Mh. Sivastopol Sk. No:12 34710 Moda Kadıköy / İstanbul T. 0850 33 34938
Diyetkolik.com Logo