Yazdır

Beslenmenin Bilişsel Gelişim Üzerine Etkisi

Merkezi Sinir Sistemi faaliyet gösterebilmek için; beyin ile sinir sistemi arasında bilgi alışverişini sağlayan “nörotransmitter’’lerin aktivasyonuna, sinir hücrelerinin yapısı ile kan damarları için gerekli olan besin ögelerine ve oksijene ihtiyaç duymaktadır. Buna bağlı olarak, yetersiz beslenme sonucu görülebilecek birtakım mikro besin ögeleri (iyot, demir, çinko, B vitaminleri ve çoklu doymamış yağ asitleri) eksiklikleri, bilişsel performansı ve beyin gelişimini olumsuz etkilemektedir.

İyot ve Bilişsel Gelişim

 


İyot yetersizliği hastalıkları, tiroid hormonlarının üretiminin yetersiz olması sonucu oluşan iyot eksikliğine bağlı olarak, büyüme ve gelişme açısından çeşitli etkiler yaratmasıyla ortaya çıkan klinik durumlardır. Bu etkiler, tüm yaş gruplarındaki bireylerde görülebilmekte ve iyot yetersizliğinin giderilmesiyle tamamen önlenebilmektedir.

İyot, triiodotironin (T3) ile tiroksin (T4) olarak adlandırılan tiroid hormonlarının yapımında kullanılmaktadır. Bu hormonların büyüme ve beyin gelişiminde önemli görevleri vardır. İyot yetersizliği, dünyada önlenebilir zeka geriliğinin başlıca nedenidir. Bunun yanı sıra; çocuklarda ve adölesanlarda (ergenlerde) guatr, büyüme geriliği, okulda başarısızlık, konsantrasyon eksikliği, anlama ve öğrenmede zorluklara da yol açabilmektedir.

İyot ihtiyacı hemen hemen tüm besinlerden karşılanabilir. Başta deniz ürünleri olmak üzere, birçok sebze – meyvede ve hayvansal kaynaklı besinlerde bulunur. Sofra tuzlarına iyot eklenmesi kanunla zorunlu hale getirildiğinden, iyotlu tuz tüketimi de vücudun iyot gereksinimini karşılamada önemli bir kaynaktır. Dünya Sağlık Örgütü önerileri doğrultusunda, günlük alınan tuz miktarı 6 gramı geçmemelidir.

 

 

 

Demir ve Bilişsel Gelişim

 


Demir; sinir hücreleri arasında ya da bir sinir hücresi ile başka türde bir hücre arasında iletişimi sağlayan kimyasalların sentezinde rol alır. Dolayısıyla beyindeki bazı bölgeler, demir eksikliğine karşı oldukça hassastır.

Demir yetersizliği anemisi, günümüzde en sık görülen sağlık sorunlarından biridir. Beslenmede demir kaynaklarının yetersiz olmasına bağlı olarak demirin vücutta yeterince bulunmaması, büyüme-gelişme ve menstrüasyon gibi dönemlerde artan demir ihtiyacı, kan kaybı ve parazitlerin varlığı, demir yetersizliğine neden olan etmenlerdir. Demir, hemoglobin sentezi için de gereklidir. Dolayısıyla demir yetersizliği durumunda; oksijen taşıma kapasitesinin azalması ve bağışıklık sisteminin etkilenmesiyle enfeksiyonlara karşı direnç azalmakta; özellikle bebek ve çocuklarda büyüme ve gelişme süreci olumsuz etkilenmektedir. Yorgunluk, agresiflik, uyuşukluk, duyarsızlık, alınganlık, kayıtsızlık, dikkat toplayamama ve IQ puanında azalma gibi belirtiler görülür.

Demir gereksinimi başlıca etlerden, deniz ürünlerinden ve yeşil yapraklı sebzelerden, yağlı tohumlardan ve kurubaklagillerden karşılanabilir.

Demirin vücuttaki biyoyararlılığını (etkinliğini) arttırmak için C vitamini kaynağı meyve ve sebzeler ile birlikte tüketilmelidir. Mesela kahvaltıda, yumurtanın yanında mevsimine göre domates, salatalık, biber gibi sebzeler veya portakal, çilek gibi meyveler tercih etmek; et yemeklerinin yanında salata tüketmek demirden daha fazla faydalanmayı sağlayacaktır.

 

 

 

 

 

Çinko ve Bilişsel Gelişim

 


Çinko, merkezi sinir sistemi gelişimi ve fonksiyonları üzerinde etkilidir. Bu nedenle çinko eksikliği, dikkat, aktivite, davranış ve motor gelişimde yaratacağı değişikliklerle, bilişsel gelişimi olumsuz etkileyebilir.

Çinkonun ayrıca büyüme ve gelişmede, bağışıklık sisteminde, nörolojik fonksiyonlarda ve hücrelerin çoğalmasında önemli görevleri vardır. Büyüme hormonunun üretilmesindeki ve protein metabolizmasındaki rolü dolayısıyla büyüme-gelişmede ve bilişsel gelişimde önemli bir yere sahiptir.

Çinkonun temel besinsel kaynakları etler ve deniz ürünleridir.

 

 

 

 

 

B Vitaminleri ve Bilişsel Gelişim

 


B Grubu vitaminlerden olan folat, B12 ve B6 vitaminleri, merkezi sinir sisteminde akut ve uzun süreli etkileri olabilen metabolik bir yolu paylaşmaktadırlar. Bu nedenle bu vitaminlerin, çocukluk döneminde bilişsel gelişimde, yetişkinlik döneminde ise bellek performansında etkili olabileceği düşünülmektedir.

Folik asit yetersizliği, demir yetersizliğinden sonra en sık görülen anemi nedenidir. Anemi; yorgunluk, güçsüzlük, konsantrasyon eksikliği, baş ağrısı ve huzursuzluk gibi semptomlara yol açabilir. Folik asit kaynağı besinler; ıspanak, semizotu, brokoli gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler, özellikle turunçgiller gibi meyveler, kuru fasulye, nohut gibi kuru baklagiller ve yumurta sarısı olarak sayılabilir.

B6 Vitamini, santral sinir sisteminin gelişiminde olmazsa olmaz bir “kofaktör”dür (bir tepkimede rol alan enzimin aktivitesi için gerekli olan kimyasal madde). Beyin gelişimi, bilişsel fonksiyonlar, öğrenme ve hafızaya alma konularında önemli rol oynar. B6 Vitamini; etlerde, kuru baklagillerde, patates, havuç, ıspanak gibi sebzelerde ve sütte bulunur.

B12 Vitamini; sinir hücrelerinin büyümesi ve hücre onarımı için önemlidir. Folik asit ile bileşimi sinir hücrelerinin kılıflarının korunabilmesi ve DNA sentezi için gereklidir. B12 vitamini sadece hayvansal besinlerde bulunduğu için, bu besinleri tüketmeyen vejeteryan bireyler ya da az tüketen bireyler B12 vitamini yetersizliği riski altındadır.

 

 

 

 

 

 

Çoklu Doymamış Yağ Asitleri (ÇDYA) ve Bilişsel Gelişim

 


Beyin aktivitesi; büyük oranda protein ve lipitlerden oluşan sinir hücrelerinin, zarlarının bütünlüğüne bağlı olarak gelişir. Beynin %60’ı lipitlerden oluştuğundan, bu lipitlerin ÇDYA’ni yeterli oranda içermesi son derece önemlidir.

Vücutta üretilemediğinden, beslenme ile dışarıdan alınması gereken ÇDYA; omega-3 (w-3) ve bundan sentezlenen eikosapentoenoik asit (EPA) ile dekosahekzoenoik asit (DHA); ve omega-6 (w-6) yağ asitleridir. Bunların yanı sıra, omega-9 (w-9)’a da beslenmede yer verilmelidir.

Omega-3; balık, anne sütü, ceviz, keten tohumu, soya fasulyesinde,

Omega-6; anne sütü, yumurta, süt ve süt ürünleri, mısır yağı, yer fıstığı, kabak-ay çekirdeği, soya fasulyesinde,

Omega-9; zeytinyağı, avokado, badem, kayısı çekirdeğinde bulunur.

 
Beden sağlığının yanı sıra, beyin gelişiminin ve bilişsel fonksiyonların da sağlığı için, yeterli ve dengeli beslenme göz ardı edilmemelidir.

 

 

 

Beslenmenin Bilişsel Gelişim Üzerine Etkisi
Uzman Diyetisyen Pınar Hamurcu, 20/12/2013


Merkezi Sinir Sistemi faaliyet gösterebilmek için; beyin ile sinir sistemi arasında bilgi alışverişini sağlayan “nörotransmitter’’lerin aktivasyonuna, sinir hücrelerinin yapısı ile kan damarları için gerekli olan besin ögelerine ve oksijene ihtiyaç duymaktadır. Buna bağlı olarak, yetersiz beslenme sonucu görülebilecek birtakım mikro besin ögeleri (iyot, demir, çinko, B vitaminleri ve çoklu doymamış yağ asitleri) eksiklikleri, bilişsel performansı ve beyin gelişimini olumsuz etkilemektedir.

İyot ve Bilişsel Gelişim

 


İyot yetersizliği hastalıkları, tiroid hormonlarının üretiminin yetersiz olması sonucu oluşan iyot eksikliğine bağlı olarak, büyüme ve gelişme açısından çeşitli etkiler yaratmasıyla ortaya çıkan klinik durumlardır. Bu etkiler, tüm yaş gruplarındaki bireylerde görülebilmekte ve iyot yetersizliğinin giderilmesiyle tamamen önlenebilmektedir.

İyot, triiodotironin (T3) ile tiroksin (T4) olarak adlandırılan tiroid hormonlarının yapımında kullanılmaktadır. Bu hormonların büyüme ve beyin gelişiminde önemli görevleri vardır. İyot yetersizliği, dünyada önlenebilir zeka geriliğinin başlıca nedenidir. Bunun yanı sıra; çocuklarda ve adölesanlarda (ergenlerde) guatr, büyüme geriliği, okulda başarısızlık, konsantrasyon eksikliği, anlama ve öğrenmede zorluklara da yol açabilmektedir.

İyot ihtiyacı hemen hemen tüm besinlerden karşılanabilir. Başta deniz ürünleri olmak üzere, birçok sebze – meyvede ve hayvansal kaynaklı besinlerde bulunur. Sofra tuzlarına iyot eklenmesi kanunla zorunlu hale getirildiğinden, iyotlu tuz tüketimi de vücudun iyot gereksinimini karşılamada önemli bir kaynaktır. Dünya Sağlık Örgütü önerileri doğrultusunda, günlük alınan tuz miktarı 6 gramı geçmemelidir.

 

 

 

Demir ve Bilişsel Gelişim

 


Demir; sinir hücreleri arasında ya da bir sinir hücresi ile başka türde bir hücre arasında iletişimi sağlayan kimyasalların sentezinde rol alır. Dolayısıyla beyindeki bazı bölgeler, demir eksikliğine karşı oldukça hassastır.

Demir yetersizliği anemisi, günümüzde en sık görülen sağlık sorunlarından biridir. Beslenmede demir kaynaklarının yetersiz olmasına bağlı olarak demirin vücutta yeterince bulunmaması, büyüme-gelişme ve menstrüasyon gibi dönemlerde artan demir ihtiyacı, kan kaybı ve parazitlerin varlığı, demir yetersizliğine neden olan etmenlerdir. Demir, hemoglobin sentezi için de gereklidir. Dolayısıyla demir yetersizliği durumunda; oksijen taşıma kapasitesinin azalması ve bağışıklık sisteminin etkilenmesiyle enfeksiyonlara karşı direnç azalmakta; özellikle bebek ve çocuklarda büyüme ve gelişme süreci olumsuz etkilenmektedir. Yorgunluk, agresiflik, uyuşukluk, duyarsızlık, alınganlık, kayıtsızlık, dikkat toplayamama ve IQ puanında azalma gibi belirtiler görülür.

Demir gereksinimi başlıca etlerden, deniz ürünlerinden ve yeşil yapraklı sebzelerden, yağlı tohumlardan ve kurubaklagillerden karşılanabilir.

Demirin vücuttaki biyoyararlılığını (etkinliğini) arttırmak için C vitamini kaynağı meyve ve sebzeler ile birlikte tüketilmelidir. Mesela kahvaltıda, yumurtanın yanında mevsimine göre domates, salatalık, biber gibi sebzeler veya portakal, çilek gibi meyveler tercih etmek; et yemeklerinin yanında salata tüketmek demirden daha fazla faydalanmayı sağlayacaktır.

 

 

 

 

 

Çinko ve Bilişsel Gelişim

 


Çinko, merkezi sinir sistemi gelişimi ve fonksiyonları üzerinde etkilidir. Bu nedenle çinko eksikliği, dikkat, aktivite, davranış ve motor gelişimde yaratacağı değişikliklerle, bilişsel gelişimi olumsuz etkileyebilir.

Çinkonun ayrıca büyüme ve gelişmede, bağışıklık sisteminde, nörolojik fonksiyonlarda ve hücrelerin çoğalmasında önemli görevleri vardır. Büyüme hormonunun üretilmesindeki ve protein metabolizmasındaki rolü dolayısıyla büyüme-gelişmede ve bilişsel gelişimde önemli bir yere sahiptir.

Çinkonun temel besinsel kaynakları etler ve deniz ürünleridir.

 

 

 

 

 

B Vitaminleri ve Bilişsel Gelişim

 


B Grubu vitaminlerden olan folat, B12 ve B6 vitaminleri, merkezi sinir sisteminde akut ve uzun süreli etkileri olabilen metabolik bir yolu paylaşmaktadırlar. Bu nedenle bu vitaminlerin, çocukluk döneminde bilişsel gelişimde, yetişkinlik döneminde ise bellek performansında etkili olabileceği düşünülmektedir.

Folik asit yetersizliği, demir yetersizliğinden sonra en sık görülen anemi nedenidir. Anemi; yorgunluk, güçsüzlük, konsantrasyon eksikliği, baş ağrısı ve huzursuzluk gibi semptomlara yol açabilir. Folik asit kaynağı besinler; ıspanak, semizotu, brokoli gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler, özellikle turunçgiller gibi meyveler, kuru fasulye, nohut gibi kuru baklagiller ve yumurta sarısı olarak sayılabilir.

B6 Vitamini, santral sinir sisteminin gelişiminde olmazsa olmaz bir “kofaktör”dür (bir tepkimede rol alan enzimin aktivitesi için gerekli olan kimyasal madde). Beyin gelişimi, bilişsel fonksiyonlar, öğrenme ve hafızaya alma konularında önemli rol oynar. B6 Vitamini; etlerde, kuru baklagillerde, patates, havuç, ıspanak gibi sebzelerde ve sütte bulunur.

B12 Vitamini; sinir hücrelerinin büyümesi ve hücre onarımı için önemlidir. Folik asit ile bileşimi sinir hücrelerinin kılıflarının korunabilmesi ve DNA sentezi için gereklidir. B12 vitamini sadece hayvansal besinlerde bulunduğu için, bu besinleri tüketmeyen vejeteryan bireyler ya da az tüketen bireyler B12 vitamini yetersizliği riski altındadır.

 

 

 

 

 

 

Çoklu Doymamış Yağ Asitleri (ÇDYA) ve Bilişsel Gelişim

 


Beyin aktivitesi; büyük oranda protein ve lipitlerden oluşan sinir hücrelerinin, zarlarının bütünlüğüne bağlı olarak gelişir. Beynin %60’ı lipitlerden oluştuğundan, bu lipitlerin ÇDYA’ni yeterli oranda içermesi son derece önemlidir.

Vücutta üretilemediğinden, beslenme ile dışarıdan alınması gereken ÇDYA; omega-3 (w-3) ve bundan sentezlenen eikosapentoenoik asit (EPA) ile dekosahekzoenoik asit (DHA); ve omega-6 (w-6) yağ asitleridir. Bunların yanı sıra, omega-9 (w-9)’a da beslenmede yer verilmelidir.

Omega-3; balık, anne sütü, ceviz, keten tohumu, soya fasulyesinde,

Omega-6; anne sütü, yumurta, süt ve süt ürünleri, mısır yağı, yer fıstığı, kabak-ay çekirdeği, soya fasulyesinde,

Omega-9; zeytinyağı, avokado, badem, kayısı çekirdeğinde bulunur.

 
Beden sağlığının yanı sıra, beyin gelişiminin ve bilişsel fonksiyonların da sağlığı için, yeterli ve dengeli beslenme göz ardı edilmemelidir.

 

 

 

Caferağa Mh. Sivastopol Sk. No:12 34710 Moda Kadıköy / İstanbul T. 0850 33 34938
Diyetkolik.com Logo