Yazdır

Beslenme Ve İş Verimliliği : Sağlıklı Beslenmek İçin Zengin Olmak Gerekmiyor!

Peki; iş verimliliğinizin beslenme ile ilişkili olduğunu hiç düşündünüz mü?

Beslenme ve İş Verimliliği

Bir firmada pazarlama, dağıtım, satış veya tanıtım görevlisi olabilirsiniz ya da işiniz gereği gün içinde devamlı dışarıda olabilirsiniz.

Peki; verimliliğinizin beslenmeyle ilişkili olduğunu hiç düşündünüz mü?

Şimdi birkaç örnek üzerinde duralım.

1. Öğle yemeğinde önünüze gelen ilk kebapçıya girdiniz, çorba, et döner, pilav, pide ve koladan oluşan bir menü seçtiniz. Yemeğin üzerine bir de tatlı söylediniz. Yemekten yarım saat sonra da önemli bir görüşme için arabanıza binip yola çıktınız. O da ne? Kendinizi çok ağırlaşmış hissediyorsunuz. Diyet de bozuldu. İş görüşmeniz olumlu başladı, ancak zaman ilerledikçe etkinliğiniz azalmaya başladı. Muhtemelen beklenen etkiyi bırakmadığınız için işi kaçırırsınız. Satış ile ilgili bir iş ise malınızı satamama olanağınız çok yüksek diyebiliriz.

2. Gün boyu araç üzerinde birçok firmaya ziyaretlerde bulunuyorsunuz, o gün trafik felaket, öğle saatini trafikte geçirdiğiniz için yemek yiyemediniz. Kısaca öğle yemeği yemediniz. Bir de sabah kahvaltı etmediyseniz, sizden verim almak kolay olmayacaktır. Karnı aç olan kişinin kan şekeri düşer, bu da halsizlik ve yorgunluğu arttırır. Görünümünüzde de solukluk ve cansızlık hâkimdir.

3. Kahvaltı etmeden güne başladınız, öğle vakti büfeden küçük bir tost ve meyve suyu söylediniz. Hızlı bir şekilde tükettiniz ve işe devam ettiniz. Akşam olunca sofraya oturduğunuzda kendinizi kontrol etmeksizin yemek yediniz. Sonuçta kocaman bir göbeğiniz oluştu, yani şişmanladınız. Hâlbuki doğru düzgün yemiyorsunuz bile değil mi? Şişmanlamanın sonucunda uyku hali, hareketlerinizde yavaşlama oluşmaya başladı.

Örnek sorum şu:

Karşınızda esneyen, rengi solmuş, halsiz, sağlıksız görünen, heyecansız bir satıcıdan mal alır mısınız? Cevabı duyar gibiyim; HAYIR

Burada belirttiğim örnekler sadece benim şahit olduğum örnekler, her durum için geçerli olmayabilir. Ancak doğru olan şu ki: sağlıklı yeterli ve dengeli beslenen bireylerin iş verimi daha yüksektir.

İş verimini artırmak için sahada çalışanlara birkaç öneri

· Güne iyi bir kahvaltı ile başlayın. İyi bir kahvaltı evde hazırlanmış, güvenli yiyeceklerden seçilmiş klasik kahvaltıdır. Çok sık olmamakla birlikte süt ve tahıl gevreklerini de tercih edebilirsiniz.
· Yanınızdan su şişenizi eksik etmeyin. Gün boyu hareket halinde olduğunuz için su ihtiyacınız daha fazladır.
· Öğle yemeğinizi bir gün önce akşam ya da aynı gün sabah planlayın. Örneğin eşinizle akşam balık yemeğe gidecekseniz, öğle yemeğinde sebze ağırlıklı bir yemek seçin. Vaktiniz az ise sağlıklı fast food seçeneklerine yönelin. Örneğin; tavuklu sandviç, ayran ve salata sağlıklı fast food tarzı bir menüdür. Yine lahmacun, salata ve ayran da sağlıklı bir fast food menüdür.
· Küçük ara öğünler tüketin: Taze veya kuru meyve, kuru yemiş, bisküvi, galeta, ayran gibi kolay taşınıp tüketilebilen yiyecekleri çantanıza koyup, yemeklerden 2 saat sonra tüketin. Böylece kan şekeriniz gün boyu dengede kalır, enerjiniz tükenmez.
· Yiyemiyorsanız için: Süt, çorba, ayran yemek yiyemediğiniz durumlarda sizi kısa süreli de olsa tok tutacak sağlıklı besinlerdir. Her yerde kolayca bulunabilirler.

Sağlıklı beslenmek için zengin olmak gerekmiyor!
Evet, sağlıklı beslenmek için zengin olmak gerekmiyor!

Beslenme sadece karın doyurmak değil şüphesiz. Psikolojik, fizyolojik ve sosyal ihtiyaçlar açısından da beslenme önemli bir gereksinim. 

Beslenme; Vücudun gereksinimi olan enerji, karbonhidrat, protein, yağ, vitaminler ve minerallerin yiyeceklerle alınması ve vücutta uygun şekilde kullanılmasıdır.


Beslenme ile vücudun temel ihtiyacı olan tüm besin öğeleri yeterince alınmalı. Bu besin öğeleri karbonhidratlar, proteinler, yağlar, vitaminler, mineraller ve sudan ibaret değil, çünkü besinlerde etkinliği tespit edilememiş binlerce aktif bileşenin var olduğu biliniyor.. Besin öğelerini, bir kazağı oluşturan farklı renkteki ip yumaklarına benzetebiliriz. Tüm bu besin öğelerini karşılayabileceğimiz 5 temel yiyecek grubu var ve bu gruplardan her birinde maliyeti yüksek olan ve düşük olanlar var. Besin öğesi açısından çeşitlilik sağlarken maliyet açısından da bir denge sağlayabiliriz.

Kısa kısa örnekler verecek olursak:

Karbonhidratlar temel enerji kaynağımızdır. Karbonhidratların en kaliteli, sağlık açısından en faydalı ve besleyici kaynakları rafine edilmemiş olanlar. Örneğin geleneksel lezzetimiz olan bulgur çok besleyici ve uygun fiyatlı bir ürün.

Protein meselesine gelince, zenginlik gereken yer burası gibi görülüyor. Evet en kaliteli protein kaynağı et, tavuk, balık, hindi, yumurta, süt ve ürünleri yani hayvansal kaynaklı besinler. Eve et girmeyince iyi beslenemedik diye düşünüyor bir kesim. Halbuki anne sütünden sonra en kaliteli protein yumurta. Evet, yanlış okumadınız. Üstelik yumurta yağda kızarmadığı sürece kolesterolü de yükseltmiyor. Son günlerde YUM-BİR (Yumurta Üreticileri Birliği) bir kampanya yürütüyor, bu kampanyada da vurgu aynı, iyi kalitede protein için tonlarca para harcamaya gerek yok. Bir de bitkisel kaynaklı besinlerin proteinlerini yabana atmayalım. Kuru baklagilleri eğer tahıllarla ve sebze meyvelerle beraber tüketmeyi alışkanlık haline getirirsek protein kalitesini yükseltmiş ve beslenmemiz için gerekli posa, demir gibi maddeleri de yeteri kadar almış oluruz.

Yağlar konusuna gelelim. Bence toplumumuzun en büyük sıkıntısı bu noktada başlıyor. Dar gelirli ailelerin yemek pişirme alışkanlıklarına bakın bir tencere yemeğe 1 çay bardağından fazla yağ koyuyorlar. 1 teneke (5 kg) yağ ortalama 30–40 YTL. Ucuz gibi gözüküyor değil mi? Kullanılan miktara bakarsanız ucuza mal edilen(!) yemek hiç de ucuza çıkmıyor. Üstelik bir güzel soğan ile kavruluyor ve yağlar okside oluyor, yani kanserojen maddeler ortaya çıkıyor. Ucuza leziz yemek yapalım derken kendimize ağır faturalar çıkarmıyor muyuz sizce?

Vitaminler ve minerallere bakalım; Bence kanayan yara burada. Bazı insanlar çözümü multivitaminlerle (vitamin tabletleri) çözmeye çalışıyor (pahalı). Oysa her çeşit besinden mevsiminde yeterince yersek vitamin yetersizlikleri görülmeyecek. Örneğin B12 vitamini veya demir eksikse kansızlık görülme riski yükseliyor. Tabi ki vitamin takviyeleri gerektiğinde kullanılmalı, ama öncelik her zaman yeterli ve dengeli beslenme olmalı.

Etiketler: Beslenme

İlgili İçerikler

Beslenme Ve İş Verimliliği : Sağlıklı Beslenmek İçin Zengin Olmak Gerekmiyor!
Öğrenci Diyetisyen Aysen Arıcan, 07/06/2012


Peki; iş verimliliğinizin beslenme ile ilişkili olduğunu hiç düşündünüz mü?

Beslenme ve İş Verimliliği

Bir firmada pazarlama, dağıtım, satış veya tanıtım görevlisi olabilirsiniz ya da işiniz gereği gün içinde devamlı dışarıda olabilirsiniz.

Peki; verimliliğinizin beslenmeyle ilişkili olduğunu hiç düşündünüz mü?

Şimdi birkaç örnek üzerinde duralım.

1. Öğle yemeğinde önünüze gelen ilk kebapçıya girdiniz, çorba, et döner, pilav, pide ve koladan oluşan bir menü seçtiniz. Yemeğin üzerine bir de tatlı söylediniz. Yemekten yarım saat sonra da önemli bir görüşme için arabanıza binip yola çıktınız. O da ne? Kendinizi çok ağırlaşmış hissediyorsunuz. Diyet de bozuldu. İş görüşmeniz olumlu başladı, ancak zaman ilerledikçe etkinliğiniz azalmaya başladı. Muhtemelen beklenen etkiyi bırakmadığınız için işi kaçırırsınız. Satış ile ilgili bir iş ise malınızı satamama olanağınız çok yüksek diyebiliriz.

2. Gün boyu araç üzerinde birçok firmaya ziyaretlerde bulunuyorsunuz, o gün trafik felaket, öğle saatini trafikte geçirdiğiniz için yemek yiyemediniz. Kısaca öğle yemeği yemediniz. Bir de sabah kahvaltı etmediyseniz, sizden verim almak kolay olmayacaktır. Karnı aç olan kişinin kan şekeri düşer, bu da halsizlik ve yorgunluğu arttırır. Görünümünüzde de solukluk ve cansızlık hâkimdir.

3. Kahvaltı etmeden güne başladınız, öğle vakti büfeden küçük bir tost ve meyve suyu söylediniz. Hızlı bir şekilde tükettiniz ve işe devam ettiniz. Akşam olunca sofraya oturduğunuzda kendinizi kontrol etmeksizin yemek yediniz. Sonuçta kocaman bir göbeğiniz oluştu, yani şişmanladınız. Hâlbuki doğru düzgün yemiyorsunuz bile değil mi? Şişmanlamanın sonucunda uyku hali, hareketlerinizde yavaşlama oluşmaya başladı.

Örnek sorum şu:

Karşınızda esneyen, rengi solmuş, halsiz, sağlıksız görünen, heyecansız bir satıcıdan mal alır mısınız? Cevabı duyar gibiyim; HAYIR

Burada belirttiğim örnekler sadece benim şahit olduğum örnekler, her durum için geçerli olmayabilir. Ancak doğru olan şu ki: sağlıklı yeterli ve dengeli beslenen bireylerin iş verimi daha yüksektir.

İş verimini artırmak için sahada çalışanlara birkaç öneri

· Güne iyi bir kahvaltı ile başlayın. İyi bir kahvaltı evde hazırlanmış, güvenli yiyeceklerden seçilmiş klasik kahvaltıdır. Çok sık olmamakla birlikte süt ve tahıl gevreklerini de tercih edebilirsiniz.
· Yanınızdan su şişenizi eksik etmeyin. Gün boyu hareket halinde olduğunuz için su ihtiyacınız daha fazladır.
· Öğle yemeğinizi bir gün önce akşam ya da aynı gün sabah planlayın. Örneğin eşinizle akşam balık yemeğe gidecekseniz, öğle yemeğinde sebze ağırlıklı bir yemek seçin. Vaktiniz az ise sağlıklı fast food seçeneklerine yönelin. Örneğin; tavuklu sandviç, ayran ve salata sağlıklı fast food tarzı bir menüdür. Yine lahmacun, salata ve ayran da sağlıklı bir fast food menüdür.
· Küçük ara öğünler tüketin: Taze veya kuru meyve, kuru yemiş, bisküvi, galeta, ayran gibi kolay taşınıp tüketilebilen yiyecekleri çantanıza koyup, yemeklerden 2 saat sonra tüketin. Böylece kan şekeriniz gün boyu dengede kalır, enerjiniz tükenmez.
· Yiyemiyorsanız için: Süt, çorba, ayran yemek yiyemediğiniz durumlarda sizi kısa süreli de olsa tok tutacak sağlıklı besinlerdir. Her yerde kolayca bulunabilirler.

Sağlıklı beslenmek için zengin olmak gerekmiyor!
Evet, sağlıklı beslenmek için zengin olmak gerekmiyor!

Beslenme sadece karın doyurmak değil şüphesiz. Psikolojik, fizyolojik ve sosyal ihtiyaçlar açısından da beslenme önemli bir gereksinim. 

Beslenme; Vücudun gereksinimi olan enerji, karbonhidrat, protein, yağ, vitaminler ve minerallerin yiyeceklerle alınması ve vücutta uygun şekilde kullanılmasıdır.


Beslenme ile vücudun temel ihtiyacı olan tüm besin öğeleri yeterince alınmalı. Bu besin öğeleri karbonhidratlar, proteinler, yağlar, vitaminler, mineraller ve sudan ibaret değil, çünkü besinlerde etkinliği tespit edilememiş binlerce aktif bileşenin var olduğu biliniyor.. Besin öğelerini, bir kazağı oluşturan farklı renkteki ip yumaklarına benzetebiliriz. Tüm bu besin öğelerini karşılayabileceğimiz 5 temel yiyecek grubu var ve bu gruplardan her birinde maliyeti yüksek olan ve düşük olanlar var. Besin öğesi açısından çeşitlilik sağlarken maliyet açısından da bir denge sağlayabiliriz.

Kısa kısa örnekler verecek olursak:

Karbonhidratlar temel enerji kaynağımızdır. Karbonhidratların en kaliteli, sağlık açısından en faydalı ve besleyici kaynakları rafine edilmemiş olanlar. Örneğin geleneksel lezzetimiz olan bulgur çok besleyici ve uygun fiyatlı bir ürün.

Protein meselesine gelince, zenginlik gereken yer burası gibi görülüyor. Evet en kaliteli protein kaynağı et, tavuk, balık, hindi, yumurta, süt ve ürünleri yani hayvansal kaynaklı besinler. Eve et girmeyince iyi beslenemedik diye düşünüyor bir kesim. Halbuki anne sütünden sonra en kaliteli protein yumurta. Evet, yanlış okumadınız. Üstelik yumurta yağda kızarmadığı sürece kolesterolü de yükseltmiyor. Son günlerde YUM-BİR (Yumurta Üreticileri Birliği) bir kampanya yürütüyor, bu kampanyada da vurgu aynı, iyi kalitede protein için tonlarca para harcamaya gerek yok. Bir de bitkisel kaynaklı besinlerin proteinlerini yabana atmayalım. Kuru baklagilleri eğer tahıllarla ve sebze meyvelerle beraber tüketmeyi alışkanlık haline getirirsek protein kalitesini yükseltmiş ve beslenmemiz için gerekli posa, demir gibi maddeleri de yeteri kadar almış oluruz.

Yağlar konusuna gelelim. Bence toplumumuzun en büyük sıkıntısı bu noktada başlıyor. Dar gelirli ailelerin yemek pişirme alışkanlıklarına bakın bir tencere yemeğe 1 çay bardağından fazla yağ koyuyorlar. 1 teneke (5 kg) yağ ortalama 30–40 YTL. Ucuz gibi gözüküyor değil mi? Kullanılan miktara bakarsanız ucuza mal edilen(!) yemek hiç de ucuza çıkmıyor. Üstelik bir güzel soğan ile kavruluyor ve yağlar okside oluyor, yani kanserojen maddeler ortaya çıkıyor. Ucuza leziz yemek yapalım derken kendimize ağır faturalar çıkarmıyor muyuz sizce?

Vitaminler ve minerallere bakalım; Bence kanayan yara burada. Bazı insanlar çözümü multivitaminlerle (vitamin tabletleri) çözmeye çalışıyor (pahalı). Oysa her çeşit besinden mevsiminde yeterince yersek vitamin yetersizlikleri görülmeyecek. Örneğin B12 vitamini veya demir eksikse kansızlık görülme riski yükseliyor. Tabi ki vitamin takviyeleri gerektiğinde kullanılmalı, ama öncelik her zaman yeterli ve dengeli beslenme olmalı.

Caferağa Mh. Sivastopol Sk. No:12 34710 Moda Kadıköy / İstanbul T. 0850 33 34938
Diyetkolik.com Logo