Yazdır

Beslenme Ve Kanser İlişkisi

Beslenme Ve Kanser İlişkisi

Beslenme ve sağlık hakkında belki de en çok gündeme gelen konulardan bir tanesi de, gün geçtikçe teşhisi daha yaygın bir şekilde gündelik hayatımızda karşımıza çıkan, kanser riskini artıracak veya azaltacak besinlerdir. Konuyla ilgili pek çok araştırma kitle iletişim yayınlarında yer almasına rağmen, birbiriyle çelişen araştırma sonuçları ve bilim adamlarının söylemleri, kafa karıştırmaktadır. Bu nedenle beslenme ve yaşam şeklini değiştirmeye yönelik yayınlanan haberler zamanla inandırıcılığını ve güvenilirliğini kaybetmiştir. Aşağıda yer alan soru ve önermeler beslenme ve kanser riski üzerine elde edilmiş araştırma sonuçlarından yapılmış bir derlemedir. Böylece söz konusu başlıklarlar hakkında detaylı bilgi sahibi olabilir, yaşam şeklinizde değişiklik yapıp yapmamak konusunda kendi kararlarınızı verebilirsiniz.

Beslenme ve sağlık hakkında belki de en çok gündeme gelen konulardan bir tanesi de, gün geçtikçe teşhisi daha yaygın bir şekilde gündelik hayatımızda karşımıza çıkan, kanser riskini artıracak veya azaltacak besinlerdir. Konuyla ilgili pek çok araştırma kitle iletişim yayınlarında yer almasına rağmen, birbiriyle çelişen araştırma sonuçları ve bilim adamlarının söylemleri, kafa karıştırmaktadır. Bu nedenle beslenme ve yaşam şeklini değiştirmeye yönelik yayınlanan haberler zamanla inandırıcılığını ve güvenilirliğini kaybetmiştir.
Aşağıda yer alan soru ve önermeler beslenme ve kanser riski üzerine elde edilmiş araştırma sonuçlarından yapılmış bir derlemedir. Böylece söz konusu başlıklarlar hakkında detaylı bilgi sahibi olabilir, yaşam şeklinizde değişiklik yapıp yapmamak konusunda kendi kararlarınızı verebilirsiniz.

  1. Fazla alkol tüketimi kansere riskini artırır mı?

Fazla alkol tüketimi ağız, yutak, soluk borusu, yemek borusu, karaciğer ve meme kanseri riskini artırır. Kalın bağırsak ve rektum kanseri oluşumuna da neden olabilir. Günlük alkol alımı miktarı kadınlarda 1 birim, erkeklerde ise 2 birimi geçmemelidir. 1 birim alkol 300 ml bira; 125 ml şarap, 30 ml rakı, viski, votka gibi alkol oranı yüksek içkileri ifade eder. Alkol ve sigaranın birlikte tüketimi ise sadece alkol veya sadece sigara tüketimine göre kanser riskini daha fazla artırır. Ayrıca haftada birkaç kez içki tüketimi olan kişilerde folat eksikliği görülebilir. Takviye alınmadığı takdirde folat eksikliğinin kadınlarda meme kanseri riskini arttırdığı görülmüştür. Ailesinde veya geçmişinde meme kanseri öyküsü olan risk altındaki bireyler alkol tüketiminden kaçınmalıdır.

  1. Fazla kahve tüketimi kanser riskini artırır mı?

Kahvenin içeriğindeki kafein, bazı kadınlarda meme kisti (iyi huylu) oluşumuna neden olabileceği, ancak meme kanseri veya diğer kanser türlerinin oluşumunda risk faktörü olmadığı bildirilmiştir. Eski çalışmalarda iddia edilen kafeinin pankreas kanseri riskini artırdığı önermesi, yeni yapılan çalışmalarda yalanlanmıştır.  Bu nedenle günümüzde kahve tüketimi ve kanser arasında ilişki olduğunu destekleyen herhangi bir çalışma bulunmamaktadır.

Beslenme ve Kanser İlişkisi


  1. Günümüzde hala kanser riski oluşturduğu kabul edilen faktörler; 

Fazla yağ tüketimi;
Yapılan araştırmalara göre tüketilen toplam yağ miktarının kanser oluşum riskini artırdığına dair çok az kanıt var. Fakat diyetin yağdan zengin olması kalori açısından da yüksek olduğunu gösterir. Yüksek kalori alımı obeziteye, bu nedenle dolaylı olarak da olsa kanser oluşumuna sebep olabilir.
 
Gıda katkı maddeleri;
Besinlere tat, koku, kıvam vermek amaçlı birçok madde ilave edilir. Yeni gıda katkı maddeleri Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) tarafından kontrol edilir ve sağlığa uygunluğu deney hayvanları üzerinde yapılan araştırmalarla test edilir. Kulağa zararlı gelse de hazır ürünlerle alınan bu maddelerin kansere neden olduğunu gösteren herhangi inandırıcı kanıta rastlanmamıştır.
 
Işınlanmış gıda;
Bu besinler kanser oluşumuna neden olmaz. Işın genellikle besinlerin raf ömrünü uzatmak ve zararlı organizmaları etkisiz hale getirmek amacıyla kullanılır.
 
İşlenmiş etler;
Bazı araştırmalarda işlenmiş etlerin kolon ve mide kanseri riskini artırabileceği sonucuna ulaşılmıştır. İşlenmiş etlerdeki nitrit ve nitratın buna sebep olabileceği düşünülmektedir. Tütsülenmiş ve tuz içeriği yüksek etler de kanser nedeni olarak gösterilmektedir.
 
Obezite; 
Kanser riskini artıran sebeplerden biri de obezitedir. Fazla kilolu veya obez kişilerde meme, kolon, endometrium, yemek borusu ve böbrek kanseri oluşum riskinin daha fazla olduğu bulunmuştur. Kilo kaybı özellikle meme kanseri riskini azaltır.
 
İlaç kalıntıları; 
Sebze ve meyvelerde bulunan az miktarda ilaç kalıntısı toksik olabilir ve kanser riskini artırabilir. Bu nedenle tüketilmeden önce sebze ve meyveler mutlaka yıkanmalıdır.
 
Tuz; 
Yapılan pek çok çalışmada tuzlanmış konserve besinlerin mide, yutak ve boğaz kanseri riskini artırdığı önermesi desteklenmiştir. Ancak orta düzeyde tuz tüketiminin kanser oluşumuna bir etkisi yoktur. Bu nedenle günde 6 gram tuz tüketimi yeterli olacaktır.
 
Şeker; 
Yüksek şeker alımı obezite riskini artırarak ve insülin seviyesini yükselterek kanser oluşum riskini artırabilir. Bal ve esmer şeker, kalori miktarı ve insülin seviyesini artırmak açısından beyaz şekerden farklı değildir.
 
  1. Kanser oluşumu önlediği kabul edilen besinler;
 
Sarımsak;
Sarımsağın içeriğindeki allium isimli maddenin kanser oluşum riskini azaltılabileceğine dair kanıtlar bulunmaktadır.
 
Likopen;
Kırmızı ve turuncu renkli sebzelerde bulunan ve antioksidan özelliği olan bir maddedir. En fazla domateste bulunan likopen pişirildiğinde daha da artar. Ayrıca greyfurt, karpuz gibi meyvelerde de bir miktar bulunur. Bazı araştırmalar likopenin kanser oluşum riskini azalttığını destekler niteliktedir.
 
Lif;
Diyet lifi karbonhidratların vücutta sindirilemeyen kısmıdır. Lifin kanser oluşumu riskini azalttığına dair çok az kanıt vardır. Ancak genel sağlığı iyileştirdiği ve obezite riskini azalttığı için önerilir. Sebze, meyve, kuru baklagiller, tahıllar ve tahıl ürünleri diyet lifi içerir.
 
Antioksidan maddeler;
Vücut, metabolizmanın işlevleri sırasında açığa çıkan zararlı maddeleri (oksidan) bağlamak amacıyla sebze ve meyvelerde yüksek miktarda bulunan antioksidan adı verilen yararlı maddeleri kullanır. Antioksidan maddeler; A, C, E vitamini, bakır, selenyum, çinko, sebze ve meyvelere renk veren maddelerdir (flavonoid, likopen gibi). Bu maddelerin sebze ve meyve içeren bir diyetin de yardımıyla kanser riskini azaltabileceğini gösteren araştırmalar vardır. Ancak vitamin ve mineralleri dışarıdan kapsül şeklinde alan bireylerde aynı etkiyi gösterip göstermediği kanıtlanmamıştır.
 
Çay;
Bazı araştırmalar çayın antioksidan içeriği sayesinde kansere karşı koruyucu olabileceğini desteklemektedir. Ancak kanser riskini azalttığına dair net bir bilgi bulunmamaktadır.
 
Vejetaryen diyet
Vejetaryen diyet sağlığa faydalı birçok uygulamayı içerir. Vejetaryenler, düşük doymuş yağ, yüksek vitamin, mineral ve lif içeren bir diyet uygularlar. Ancak kanseri önlemek amacıyla uygulanacak bir diyet olarak görülmemektedir. Dengeli bir şekilde tüketilen yağsız et içeren diyet de sağlıklı olabilir. Vejetaryen diyet uygulayan kişilerde et ve et ürünlerinin tüketilmemesine bağlı olarak B12, demir ve çinko eksikliği görülebilir.
 
Görüldüğü gibi bilinenin aksine pek çok gıdanın kanser riskini artırmada rol oynamadığı ve beklenmeyen pek çok faktörün de kanseri tetiklediği ortaya çıkmıştır. Ancak bilimsel olarak direkt etkisi kanıtlanamayan pek çok faktör de kanser riskini dolaylı yoldan artırıyor olabilir. Bu nedenle kanserle savaşmanın ve daha kaliteli bir hayatın formülü olan üç alışkanlığı yaşam şekli olarak benimsemekte yarar var. Ömür boyu sağlıklı bir kiloda kalmaya çalışmak, gün boyunca aktif olmaya, her gün en az 30 dakika kadar düzenli spor yapmaya dikkat etmek ve işlenmiş yiyeceklerden kaçınarak doğal beslenmeye çalışmak, tüm besinlerden yeterli ve dengeli şekilde almaya özen göstermek ve mevsim sebze ve meyvelerini tercih etmek doğru beslenmenin anahtar kuralıdır.
Etiketler: Beslenme

İlgili İçerikler

Beslenme Ve Kanser İlişkisi
Diyetkolik Diyetisyenim, 10/04/2013


Beslenme ve sağlık hakkında belki de en çok gündeme gelen konulardan bir tanesi de, gün geçtikçe teşhisi daha yaygın bir şekilde gündelik hayatımızda karşımıza çıkan, kanser riskini artıracak veya azaltacak besinlerdir. Konuyla ilgili pek çok araştırma kitle iletişim yayınlarında yer almasına rağmen, birbiriyle çelişen araştırma sonuçları ve bilim adamlarının söylemleri, kafa karıştırmaktadır. Bu nedenle beslenme ve yaşam şeklini değiştirmeye yönelik yayınlanan haberler zamanla inandırıcılığını ve güvenilirliğini kaybetmiştir. Aşağıda yer alan soru ve önermeler beslenme ve kanser riski üzerine elde edilmiş araştırma sonuçlarından yapılmış bir derlemedir. Böylece söz konusu başlıklarlar hakkında detaylı bilgi sahibi olabilir, yaşam şeklinizde değişiklik yapıp yapmamak konusunda kendi kararlarınızı verebilirsiniz.

Beslenme ve sağlık hakkında belki de en çok gündeme gelen konulardan bir tanesi de, gün geçtikçe teşhisi daha yaygın bir şekilde gündelik hayatımızda karşımıza çıkan, kanser riskini artıracak veya azaltacak besinlerdir. Konuyla ilgili pek çok araştırma kitle iletişim yayınlarında yer almasına rağmen, birbiriyle çelişen araştırma sonuçları ve bilim adamlarının söylemleri, kafa karıştırmaktadır. Bu nedenle beslenme ve yaşam şeklini değiştirmeye yönelik yayınlanan haberler zamanla inandırıcılığını ve güvenilirliğini kaybetmiştir.
Aşağıda yer alan soru ve önermeler beslenme ve kanser riski üzerine elde edilmiş araştırma sonuçlarından yapılmış bir derlemedir. Böylece söz konusu başlıklarlar hakkında detaylı bilgi sahibi olabilir, yaşam şeklinizde değişiklik yapıp yapmamak konusunda kendi kararlarınızı verebilirsiniz.

  1. Fazla alkol tüketimi kansere riskini artırır mı?

Fazla alkol tüketimi ağız, yutak, soluk borusu, yemek borusu, karaciğer ve meme kanseri riskini artırır. Kalın bağırsak ve rektum kanseri oluşumuna da neden olabilir. Günlük alkol alımı miktarı kadınlarda 1 birim, erkeklerde ise 2 birimi geçmemelidir. 1 birim alkol 300 ml bira; 125 ml şarap, 30 ml rakı, viski, votka gibi alkol oranı yüksek içkileri ifade eder. Alkol ve sigaranın birlikte tüketimi ise sadece alkol veya sadece sigara tüketimine göre kanser riskini daha fazla artırır. Ayrıca haftada birkaç kez içki tüketimi olan kişilerde folat eksikliği görülebilir. Takviye alınmadığı takdirde folat eksikliğinin kadınlarda meme kanseri riskini arttırdığı görülmüştür. Ailesinde veya geçmişinde meme kanseri öyküsü olan risk altındaki bireyler alkol tüketiminden kaçınmalıdır.

  1. Fazla kahve tüketimi kanser riskini artırır mı?

Kahvenin içeriğindeki kafein, bazı kadınlarda meme kisti (iyi huylu) oluşumuna neden olabileceği, ancak meme kanseri veya diğer kanser türlerinin oluşumunda risk faktörü olmadığı bildirilmiştir. Eski çalışmalarda iddia edilen kafeinin pankreas kanseri riskini artırdığı önermesi, yeni yapılan çalışmalarda yalanlanmıştır.  Bu nedenle günümüzde kahve tüketimi ve kanser arasında ilişki olduğunu destekleyen herhangi bir çalışma bulunmamaktadır.

Beslenme ve Kanser İlişkisi


  1. Günümüzde hala kanser riski oluşturduğu kabul edilen faktörler; 

Fazla yağ tüketimi;
Yapılan araştırmalara göre tüketilen toplam yağ miktarının kanser oluşum riskini artırdığına dair çok az kanıt var. Fakat diyetin yağdan zengin olması kalori açısından da yüksek olduğunu gösterir. Yüksek kalori alımı obeziteye, bu nedenle dolaylı olarak da olsa kanser oluşumuna sebep olabilir.
 
Gıda katkı maddeleri;
Besinlere tat, koku, kıvam vermek amaçlı birçok madde ilave edilir. Yeni gıda katkı maddeleri Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) tarafından kontrol edilir ve sağlığa uygunluğu deney hayvanları üzerinde yapılan araştırmalarla test edilir. Kulağa zararlı gelse de hazır ürünlerle alınan bu maddelerin kansere neden olduğunu gösteren herhangi inandırıcı kanıta rastlanmamıştır.
 
Işınlanmış gıda;
Bu besinler kanser oluşumuna neden olmaz. Işın genellikle besinlerin raf ömrünü uzatmak ve zararlı organizmaları etkisiz hale getirmek amacıyla kullanılır.
 
İşlenmiş etler;
Bazı araştırmalarda işlenmiş etlerin kolon ve mide kanseri riskini artırabileceği sonucuna ulaşılmıştır. İşlenmiş etlerdeki nitrit ve nitratın buna sebep olabileceği düşünülmektedir. Tütsülenmiş ve tuz içeriği yüksek etler de kanser nedeni olarak gösterilmektedir.
 
Obezite; 
Kanser riskini artıran sebeplerden biri de obezitedir. Fazla kilolu veya obez kişilerde meme, kolon, endometrium, yemek borusu ve böbrek kanseri oluşum riskinin daha fazla olduğu bulunmuştur. Kilo kaybı özellikle meme kanseri riskini azaltır.
 
İlaç kalıntıları; 
Sebze ve meyvelerde bulunan az miktarda ilaç kalıntısı toksik olabilir ve kanser riskini artırabilir. Bu nedenle tüketilmeden önce sebze ve meyveler mutlaka yıkanmalıdır.
 
Tuz; 
Yapılan pek çok çalışmada tuzlanmış konserve besinlerin mide, yutak ve boğaz kanseri riskini artırdığı önermesi desteklenmiştir. Ancak orta düzeyde tuz tüketiminin kanser oluşumuna bir etkisi yoktur. Bu nedenle günde 6 gram tuz tüketimi yeterli olacaktır.
 
Şeker; 
Yüksek şeker alımı obezite riskini artırarak ve insülin seviyesini yükselterek kanser oluşum riskini artırabilir. Bal ve esmer şeker, kalori miktarı ve insülin seviyesini artırmak açısından beyaz şekerden farklı değildir.
 
  1. Kanser oluşumu önlediği kabul edilen besinler;
 
Sarımsak;
Sarımsağın içeriğindeki allium isimli maddenin kanser oluşum riskini azaltılabileceğine dair kanıtlar bulunmaktadır.
 
Likopen;
Kırmızı ve turuncu renkli sebzelerde bulunan ve antioksidan özelliği olan bir maddedir. En fazla domateste bulunan likopen pişirildiğinde daha da artar. Ayrıca greyfurt, karpuz gibi meyvelerde de bir miktar bulunur. Bazı araştırmalar likopenin kanser oluşum riskini azalttığını destekler niteliktedir.
 
Lif;
Diyet lifi karbonhidratların vücutta sindirilemeyen kısmıdır. Lifin kanser oluşumu riskini azalttığına dair çok az kanıt vardır. Ancak genel sağlığı iyileştirdiği ve obezite riskini azalttığı için önerilir. Sebze, meyve, kuru baklagiller, tahıllar ve tahıl ürünleri diyet lifi içerir.
 
Antioksidan maddeler;
Vücut, metabolizmanın işlevleri sırasında açığa çıkan zararlı maddeleri (oksidan) bağlamak amacıyla sebze ve meyvelerde yüksek miktarda bulunan antioksidan adı verilen yararlı maddeleri kullanır. Antioksidan maddeler; A, C, E vitamini, bakır, selenyum, çinko, sebze ve meyvelere renk veren maddelerdir (flavonoid, likopen gibi). Bu maddelerin sebze ve meyve içeren bir diyetin de yardımıyla kanser riskini azaltabileceğini gösteren araştırmalar vardır. Ancak vitamin ve mineralleri dışarıdan kapsül şeklinde alan bireylerde aynı etkiyi gösterip göstermediği kanıtlanmamıştır.
 
Çay;
Bazı araştırmalar çayın antioksidan içeriği sayesinde kansere karşı koruyucu olabileceğini desteklemektedir. Ancak kanser riskini azalttığına dair net bir bilgi bulunmamaktadır.
 
Vejetaryen diyet
Vejetaryen diyet sağlığa faydalı birçok uygulamayı içerir. Vejetaryenler, düşük doymuş yağ, yüksek vitamin, mineral ve lif içeren bir diyet uygularlar. Ancak kanseri önlemek amacıyla uygulanacak bir diyet olarak görülmemektedir. Dengeli bir şekilde tüketilen yağsız et içeren diyet de sağlıklı olabilir. Vejetaryen diyet uygulayan kişilerde et ve et ürünlerinin tüketilmemesine bağlı olarak B12, demir ve çinko eksikliği görülebilir.
 
Görüldüğü gibi bilinenin aksine pek çok gıdanın kanser riskini artırmada rol oynamadığı ve beklenmeyen pek çok faktörün de kanseri tetiklediği ortaya çıkmıştır. Ancak bilimsel olarak direkt etkisi kanıtlanamayan pek çok faktör de kanser riskini dolaylı yoldan artırıyor olabilir. Bu nedenle kanserle savaşmanın ve daha kaliteli bir hayatın formülü olan üç alışkanlığı yaşam şekli olarak benimsemekte yarar var. Ömür boyu sağlıklı bir kiloda kalmaya çalışmak, gün boyunca aktif olmaya, her gün en az 30 dakika kadar düzenli spor yapmaya dikkat etmek ve işlenmiş yiyeceklerden kaçınarak doğal beslenmeye çalışmak, tüm besinlerden yeterli ve dengeli şekilde almaya özen göstermek ve mevsim sebze ve meyvelerini tercih etmek doğru beslenmenin anahtar kuralıdır.
Caferağa Mh. Sivastopol Sk. No:12 34710 Moda Kadıköy / İstanbul T. 0850 33 34938
Diyetkolik.com Logo